Resen terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6179 E. 2016/7490 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
resen terkin↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ emredici hüküm↗ şirketin ihyası↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ yargılama gideri↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ vekalet ücreti↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ... Tekstil İnşaat Taşımacılık Gıda Turz. San. ve Ltd. Şti'nin TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen prosedür yerine getirilmek suretiyle davalı tarafından sicilden resen terkin edildiği, şirketin faaliyetini devam ettirdiği gibi mal varlığının da bulunduğu, şirket ortağı olan davacıların ihya isteminde hukuki menfaatlerinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı yasanın geçici 7. Madedesi gereğince Ticaret Sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin gerekçesinde davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığının açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında bakiye karar ve ilam harcı ile davacı taraf yararına vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verildiğine göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin Kanun'un emredici hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/252 E. 2015/4730 K.
Ortak:infaz · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin gerekçesinde davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakıldığının açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında bakiye karar ve ilam harcı ile davacı taraf yararına «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Somut olayda mahkemece gerekçeli kararda, davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle “davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddedildiğinin” belirtilmesine rağmen tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde esas yönden hüküm kurulması ve buna göre davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · taşıyıcı
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece gerekçeli kararda, davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle “davanın dava «şartı yokluğundan» usulden reddedildiğinin” belirtilmesine rağmen tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında “kanıtlanamayan davanın reddine” şeklinde esas yönden hüküm kurulması ve buna göre davalı yararına «nispi vekalet ücreti takdir» edilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «taşıyıcının» taşıma sırasında meydana gelen zararla ilgili olarak zarar görene veya onun emtia sigortacısına herhangi bir ödeme yapmadığı, buna göre davacının zararının söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1939 E. 2018/7427 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zeyilname · avans faizi
Benzer bu karardaSigorta A.Ş açısından zararın meydana geldiği dönemde «zeyilnamenin» düzenlenmiş olduğu ve zararın sigorta kapsamında kalmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın reddine, davalılardan ...
Bankası'nın kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsiline karar verilmiştir.
Yapı İnşaat AŞ açısından davanın kabulü ile talep edilen 20.060,28 TL tazminatın 09/06/2008 karar tarihinden itibaren ...z Bankası'nın kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsili ile davacıya ödenmesine' karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13364 E. 2013/15870 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk
Benzer bu kararda… , davacının bizzat bankaya gitmeyerek davalı çalışan ile olan dostluğuna güven duyarak bir çok işlemi bu davalıya bıraktığı, davalı bankanın istihdam eden sıfatıyla «kusursuz sorumluluğu» mevcut ise de davacının zararın doğmasında davalının en az yarı oranda kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 33.000 TL'nin 30.07.2007 tarihinden itibaren m …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6725 E. 2013/6058 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · iltibas
Benzer bu kararda… n malların mal satım hizmeti kapsamında satılabileceği ve bu hali ile davalının markasının kapsadığı tüm mallar açısından 556 Sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, ayrıca davacıya ait “KOTON + Şekil” ibareli markanın tanınmış marka statüsünde olup kararnamenin 8/4 maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiği, ... ... kararının iptali ve davalıya ait markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile ... ...’nun 2011-M-9 sayılı kararının iptaline ve davalıya ait markanın «hükümsüzlüğünün tespiti» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2773 E. 2016/3056 K.
Ortak:ticaret sicilinden terkin · emredici hüküm · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · terkin · ilan
İncelediğiniz karardaKabule göre de; «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere «ihya» kararı verildiğine göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ek tasfiye işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
Şti'nin TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen prosedür yerine getirilmek suretiyle davalı tarafından sicilden «resen terkin» edildiği, şirketin faaliyetini devam ettirdiği gibi mal varlığının da bulunduğu, şirket ortağı olan davacıların «ihya» isteminde «hukuki menfaatlerinin» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Madedesi gereğince Ticaret Sicilinden «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; «ticaret sicilinden terkin» edilen şirket aleyhine terkin tarihinden önce davacı tarafından başlatılan icra takibinin bulunduğu ve takibe konu alacakla ilgili borcun ödenmediği böylece «ihya» şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle...'nin ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil
Benzer bu kararda2- Ancak; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8311 E. 2015/9187 K.
Ortak:emredici hüküm · şirketin ihyası · ihya · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaKabule göre de; «tasfiye» ile sınırlı olmak üzere «ihya» kararı verildiğine göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ek tasfiye işlemlerini yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin Kanun'un «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
Madedesi gereğince Ticaret Sicilinden «terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Şti'nin TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen prosedür yerine getirilmek suretiyle davalı tarafından sicilden «resen terkin» edildiği, şirketin faaliyetini devam ettirdiği gibi mal varlığının da bulunduğu, şirket ortağı olan davacıların «ihya» isteminde «hukuki menfaatlerinin» bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · limited şirket
Benzer bu kararda2-Dava, davalı «limited şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, «ihya» («yeniden tescil») isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek «tasfiye» işlemlerinin yapması için «son» «tasfiye memuru» yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve «ilanına» karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya «olumsuz» karar verilmeksizin kanunun «emredici» hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının re'sen bozulmasına karar vermek gerekmişt …
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Ortak:infaz
İncelediğiniz karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6179 E. , 2016/7490 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2016 tarih ve 2015/1011-2016/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava konusu şirketin ortakları olduğunu, davacılardan ...'ın ise aynı zamanda müdürlük görevini ifa ettiğini, sicilden terkin edilen ... Tekstil İnşaat Taşımacılık Gıda Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti'nin faaliyetine devam etmesine ve kayıtlı malvarlığı bulunmasına rağmen sermaye artırımı yapmamış olması nedeniyle TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin edildiğini ileri sürerek, ... Tekstil İnşaat Taşımacılık Gıda San ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin Yasa'ya uygun şekilde işlem yaptığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; ... Tekstil İnşaat Taşımacılık Gıda Turz. San. ve Ltd. Şti'nin TTK'nın geçici 7.maddesinde öngörülen prosedür yerine getirilmek suretiyle davalı tarafından sicilden resen terkin edildiği, şirketin faaliyetini devam ettirdiği gibi mal varlığının da bulunduğu, şirket ortağı olan davacıların ihya isteminde hukuki menfaatlerinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6102 sayılı yasanın geçici 7. Madedesi gereğince Ticaret Sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, yargılamanın açıklığı ilkesini kabul etmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 294 ve devamı (Mülga HUMK’nın 382 ve devamı) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması, tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş ve mahkeme kararlarına güven sarsılmış olacaktır.
Öte yandan, yazılacak kararın gerekçesiyle hüküm kısmı arasında bütünsellik esastır. Başka bir anlatımla, gerekçe ile hüküm birbirine bağlı olup, çelişki bulunmaması gerekir. Nitekim, HMK’nın 298/2. maddesinde de gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin gerekçesinde davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakıldığının açıklanmasına rağmen hüküm fıkrasında bakiye karar ve ilam harcı ile davacı taraf yararına vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki meydana getirilmiş olması nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihya kararı verildiğine göre, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince mahkemece, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerekirken bu hususlarda olumlu veya olumsuz karar verilmeksizin Kanun'un emredici hükümlerine aykırı olarak sadece, şirketin ihyasına karar verilmesiyle yetinilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının KABULÜ ile kararın, BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329517600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz