6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız rekabet meni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/1591 E. 2015/6025 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerçek kişi tacir kat mülkiyeti çekişmesiz yargı esnaf ticari işletme ticaret sicili tacir haksız rekabet

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 4TTK 5TTK 12 · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının eczanesini davalıdan sonra açtığı, mevcut durumdan haberdar olarak işe başladığı, dolayısı ile mevcut durumu zımnen kabul ettiği, ayrıca kat mülkiyeti kanunun 19. maddesine göre bir kimse ana hatlara dokunmadan kendi mülkiyetinde olan taşınmazına tadilat yapabileceğinden ortada haksız rekabet teşkil edecek bir durumun da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir.

Dava dosyasında mevcut belgeler itibariyle, davalının şahıs işletmesi olarak ticaret siciline kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde gerçek kişi tacirler aynı Kanun'un 15. maddesinde ise esnaflık mesleği hükme bağlanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilmiş, aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca da bu tür davaların çözüm yeri olarak asliye ticaret mahkemesi belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/3. fıkrası uyarınca asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir.

Bu durumda öncelikle, ezcacı olan tarafların arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri bakımından tarafların tacir ya da esnaf sayılıp sayılmayacakları incelenmek suretiyle, tacir olduklarının kabulü halinde resen görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11242 E. 2016/4976 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8567 E. 2013/7958 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/1591 E.  ,  2015/6025 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/06/2014 tarih ve 2013/771-2014/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalının eczane olarak kullandığı taşınmazın bitişik dükkanında aynı iş kolunda yani eczane olarak faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın taşınmazın planına göre duvar olan yeri yıkmak sureti ile cephe boyunca cam vitrin yaptırdığını ve böylece hastaneden çıkan hastaları kendi eczanesine çekmeye çalıştığını, davalı tarafın davranışının Kat Mülkiyeti Kanunu 18. ve BK'nın 57. maddesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminin sonlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, tadilatların eczanenin kullanım amacına uygun olarak yapıldığını, davacının müvekkilinin eczanesinin bitişiğine daha sonra gelip dükkan açtığını, zımmi kabul bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının eczanesini davalıdan sonra açtığı, mevcut durumdan haberdar olarak işe başladığı, dolayısı ile mevcut durumu zımnen kabul ettiği, ayrıca kat mülkiyeti kanunun 19. maddesine göre bir kimse ana hatlara dokunmadan kendi mülkiyetinde olan taşınmazına tadilat yapabileceğinden ortada haksız rekabet teşkil edecek bir durumun da bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir.

Dava dosyasında mevcut belgeler itibariyle, davalının şahıs işletmesi olarak ticaret siciline kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 12. maddesinde gerçek kişi tacirler aynı Kanun'un 15. maddesinde ise esnaflık mesleği hükme bağlanmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı belirtilmiş, aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca da bu tür davaların çözüm yeri olarak asliye ticaret mahkemesi belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 5/3. fıkrası uyarınca asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi arasındaki ilişki ise görev ilişkisidir.

Bu durumda öncelikle, ezcacı olan tarafların arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri bakımından tarafların tacir ya da esnaf sayılıp sayılmayacakları incelenmek suretiyle, tacir olduklarının kabulü halinde resen görev hususunun değerlendirilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün re'sen göreve ilişkin olarak BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/401534800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.