Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/157 E. 2015/4750 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem şartı↗ genel işlem koşulu↗ dürüstlük kuralı↗ tbk 99↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut kredi sözleşmesine istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya masrafı kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem koşulu olduğu, davacının aleyhine ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine istinaden davacıdan alınan masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen masrafları alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Öncelikle, sözleşmenin tamamı celb edilerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiden, davacının talebinin sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme varsa bu hususların TBK'nın 20. vd maddelerine göre genel işlem şartı olup olmadığnıın tartışılması gerekirken sadece 20. maddeye aykırılıktan bahsedilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9902 E. 2015/9514 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu kararda3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille «temsil» ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Mahkemece itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline ve davacı-karşı davalının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı lehine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6977 E. 2012/9882 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18589 E. 2013/647 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya «masrafı» kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem koşulu» olduğu, davacının aleyhine ve «dürüstlük kuralına» aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut «kredi sözleşmesinin» sadece ilk ve «son» sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen «masrafları» alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «kefalet limitinin» bulunmadığından bahisle davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyası içinde bulunan "Verilecek Kredi Kartı Cinsi" başlıklı belgede kredi kartı limiti 200.000.000 TL ve 1000 $ olarak gösterilmiş olup, davacının kefili olduğu «kredi sözleşmesinin» tüm sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu belgenin sözleşme eki olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:garanti sözleşmesi · kefalet limiti · müteselsil kefil · kefalet · garantörlük · kefil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmede kullanılan ifadelerin bir «garanti sözleşmesi» olduğu izlenimini doğursa da, sözcüklere dayanılarak sözleşmenin niteliğinin belirlenemeyeceği, taraf iradesinin garanti vermeye yönelik değil «kefalet» amacına yönelik olduğu ve fakat sözleşmede «kefalet limitinin» de açıkça gösterilmemiş olmasından davalının «kefil» sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «kefalet limitinin» bulunmadığından bahisle davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyası içinde bulunan "Verilecek Kredi Kartı Cinsi" başlıklı belgede kredi kartı limiti 200.000.000 TL ve 1000 $ olarak gösterilmiş olup, davacının kefili olduğu «kredi sözleşmesinin» tüm sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu belgenin sözleşme eki olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Bu nedenle, sözleşme ve eklerinin toplamının dosyaya celbi ile davalının «kefil» olduğu sözleşmede kart limitinin gösterilmiş olması halinde bu limitin «kefalet limiti» olarak da kabulü gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken sözleşmenin tamamı celbedilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15469 E. 2014/4628 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davalı bankanın321/5 maddesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle daval. hakkındaki davanın kabulü ile 6.769,27 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/157 E. , 2015/4750 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/116-2014/701 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullanırken haksız yere 3.769,50 TL dosya masrafı alındığını ileri sürerek 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ticari kredi kullandığını, sözleşme serbestisi kapsamında davacıdan tahsil edilen ücretin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut kredi sözleşmesine istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya masrafı kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre genel işlem koşulu olduğu, davacının aleyhine ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesine istinaden davacıdan alınan masrafların iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen masrafları alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Öncelikle, sözleşmenin tamamı celb edilerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiden, davacının talebinin sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme varsa bu hususların TBK'nın 20.
vd maddelerine göre genel işlem şartı olup olmadığnıın tartışılması gerekirken sadece 20. maddeye aykırılıktan bahsedilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/400777900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz