Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9902 E. 2015/9514 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aaüt↗ vekalet ücreti takdiri↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalıdan 59.769,80 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline, alacak likit olmadığı için icra inkar talebinin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, faturadan kaynaklanan alacakla ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline ve davacı-karşı davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, takibe konu alacak faturaya dayalı olup davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir özellikte olduğu kuşkusuzdur. O halde, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6977 E. 2012/9882 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/157 E. 2015/4750 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · dürüstlük kuralı · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya «masrafı» kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem koşulu» olduğu, davacının aleyhine ve «dürüstlük kuralına» aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut «kredi sözleşmesinin» sadece ilk ve «son» sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen «masrafları» alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle, sözleşmenin tamamı celb edilerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiden, davacının talebinin sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme varsa bu hususların TBK'nın 20. vd maddelerine göre «genel işlem şartı» olup olmadığnıın tartışılması gerekirken sadece 20. maddeye aykırılıktan bahsedilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15469 E. 2014/4628 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · reeskont faizi · açılmamış sayılma · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, «hakim ortaklarına» ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, davalı bankanın321/5 maddesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle daval. hakkındaki davanın kabulü ile 6.769,27 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalı tahsiline, davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince «açılmamış sayılmasına», davalılar aleyhinde açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar «verilmesine yer olmadığına», davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava «şartı yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9902 E. , 2015/9514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ EŞME ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 18/11/2014
NUMARASI 2010/175-2014/354
Taraflar arasında görülen davada Eşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2014 tarih ve 2010/175-2014/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı- karşı davalı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket için dökme yem nakil işini yaptığını, müvekkili şirketin takibe konu faturaları kestikten sonra davalı şirkete ibraz ettiğini, davalı şirketin faturayı kabul ettiğini ve ticari defterlerine işlediğini, ancak daha sonra bir türlü fatura bedelini ödemeye yanaşmadığını, müvekkili şirketin davalı şirketten 61.524,02 TL alacaklı olduğunu, bütün taleplere rağmen davalı şirket borcunu ödemediğini, bunun üzerine davalı hakkında Eşme İcra Müdürlüğü 2010/176 Esas sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davalı şirketin borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek karşı davanın reddini, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı- karşı davacı vekili, müvekkili tarafından davacıya yapılan ödemelerin avans niteliğinde olduğunu, cari hesap bakiyesi gereği müvekkili şirketin davacı taraftan 44.968,28 TL alacaklı olduğunu savunarak asıl davanın reddini, karşı davada ise 44.968,28 TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafın davalıdan 59.769,80 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı şirketin icra dosyasına yaptığı itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline, alacak likit olmadığı için icra inkar talebinin reddine ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl dava, faturadan kaynaklanan alacakla ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece itirazın 59.769,80 TL yönünden iptaline ve davacı-karşı davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Ancak, takibe konu alacak faturaya dayalı olup davalının sorumlu olduğu borç tutarının belirlenebilir özellikte olduğu kuşkusuzdur. O halde, mahkemece, alacağın likit olduğu kabul edilerek davacı-karşı davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, mahkemece davalı-karşı davacı tarafça açılan karşı davanın reddine karar verildiği halde, kendisini bir vekille temsil ettiren davacı-karşı davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken sadece asıl dava için vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle de davacı-karşı davalı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.057,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı-karşı davalıya iadesine, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/130965300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz