İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/18589 E. 2013/647 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
garanti sözleşmesi↗ kefalet limiti↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ garantörlük↗ kefil↗ kredi sözleşmesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmede kullanılan ifadelerin bir garanti sözleşmesi olduğu izlenimini doğursa da, sözcüklere dayanılarak sözleşmenin niteliğinin belirlenemeyeceği, taraf iradesinin garanti vermeye yönelik değil kefalet amacına yönelik olduğu ve fakat sözleşmede kefalet limitinin de açıkça gösterilmemiş olmasından davalının kefil sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece kefalet limitinin bulunmadığından bahisle davalının müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyası içinde bulunan "Verilecek Kredi Kartı Cinsi" başlıklı belgede kredi kartı limiti 200.000.000 TL ve 1000 $ olarak gösterilmiş olup, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinin tüm sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu belgenin sözleşme eki olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, sözleşme ve eklerinin toplamının dosyaya celbi ile davalının kefil olduğu sözleşmede kart limitinin gösterilmiş olması halinde bu limitin kefalet limiti olarak da kabulü gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken sözleşmenin tamamı celbedilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/157 E. 2015/4750 K.
Ortak:kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece «kefalet limitinin» bulunmadığından bahisle davalının «müteselsil kefil» sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyası içinde bulunan "Verilecek Kredi Kartı Cinsi" başlıklı belgede kredi kartı limiti 200.000.000 TL ve 1000 $ olarak gösterilmiş olup, davacının kefili olduğu «kredi sözleşmesinin» tüm sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu belgenin sözleşme eki olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya «masrafı» kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem koşulu» olduğu, davacının aleyhine ve «dürüstlük kuralına» aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut «kredi sözleşmesinin» sadece ilk ve «son» sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen «masrafları» alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel işlem şartı · genel işlem koşulu · dürüstlük kuralı · dosya masrafı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre taraflar arasında imzalanan konut «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan 3.769,50 TL dosya «masrafı» kesintisi yapıldığı, davalının dosya masrafının içeriğini belgelendiremediği, sözleşmedeki hükmün Borçlar Kanunu'nun 20 ve devamı maddelerine göre «genel işlem koşulu» olduğu, davacının aleyhine ve «dürüstlük kuralına» aykırı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3.769,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça tahsil edilen paranın taraflar arasındaki sözleşmeler uyurınca tahsil edildiği savunulmuş olmasına rağmen, dosyada mevcut «kredi sözleşmesinin» sadece ilk ve «son» sayfaları bulunmakta olup, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmeler ve ekleri getirtilerek davalı Bankanın, dava konusu edilen «masrafları» alıp alamayacağına ilişkin bir hüküm bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Dava, «kredi sözleşmesine» istinaden davacıdan alınan «masrafların» iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle, sözleşmenin tamamı celb edilerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiden, davacının talebinin sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği, düzenleme varsa bu hususların TBK'nın 20. vd maddelerine göre «genel işlem şartı» olup olmadığnıın tartışılması gerekirken sadece 20. maddeye aykırılıktan bahsedilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15010 E. 2015/4489 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde sigorta poliçe ve ekleri de getirtilerek poliçe hükümlerinin de değerlendirilecek bulunmasına, mahkeme kararında davalı ...Aracılık Hizmetleri Limited Şirketi'nin isminin ...olarak gösterilmesinin «maddi hata» niteliğinde bulunup, mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4209 E. 2013/6761 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/18589 E. , 2013/647 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.01.2011 tarih ve 2010/316-2011/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... arasında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmeyi garantör sıfatıyla imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine garantör olan davalıya önce ihtar çekildiğini, ardından icra takibi başlatıldığını, davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2010/201 esas sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan sözleşmede kullanılan ifadelerin bir garanti sözleşmesi olduğu izlenimini doğursa da, sözcüklere dayanılarak sözleşmenin niteliğinin belirlenemeyeceği, taraf iradesinin garanti vermeye yönelik değil kefalet amacına yönelik olduğu ve fakat sözleşmede kefalet limitinin de açıkça gösterilmemiş olmasından davalının kefil sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece kefalet limitinin bulunmadığından bahisle davalının müteselsil kefil sıfatıyla da sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, icra dosyası içinde bulunan "Verilecek Kredi Kartı Cinsi" başlıklı belgede kredi kartı limiti 200.000.000 TL ve 1000 $ olarak gösterilmiş olup, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinin tüm sayfaları dosya içinde bulunmadığından bu belgenin sözleşme eki olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, sözleşme ve eklerinin toplamının dosyaya celbi ile davalının kefil olduğu sözleşmede kart limitinin gösterilmiş olması halinde bu limitin kefalet limiti olarak da kabulü gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken sözleşmenin tamamı celbedilmeden yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/252483500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz