Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8413 E. 2015/5663 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin haklı feshi↗ sözleşmenin ifa yeri↗ ifa yeri↗ menfi zarar↗ distribütörlük sözleşmesi↗ müspet zarar↗ kar mahrumiyeti↗ yetki itirazı↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ sözleşmeye aykırılık↗ ifa↗ fesih↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin ifa yerinin ... olması nedeniyle davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak fesh edilmediği, fesih için imzası davacıya ait olmayan bir sözleşme dışında herhangi bir sebep gösteremediği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği sebepsiz ve bildirimsiz bu fesih nedeniyle oluşacak zararını istemekte haklı olduğu, davalı tarafından sözleşmenin feshine esas aldığını beyan ettiği, 21/12/2009 tarihli karşılıklı feshe ilişkin belgenin, imzanın davacı yetkilisine ait olmaması nedeniyle, davacı açısından hüküm ifade etmediği, ancak davalının açıkça bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin beyanı
karşısında, davacının da bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğini kabul etmekte haklı olduğu, ancak feshe ilişkin bu belge dışında haklılılığı gösterir herhangi bir neden ve sebep davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının tazmini gereken zararının 65.344,06 TL kâr mahrumiyeti, 9.793,03 TL demirbaş zararı olmak üzere toplam 74.983,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulün karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, taraflar arasındaki 03/08/2007 tarihli distribütörlük sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle doğduğu iddia edilen müspet ve menfi zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıdan kar mahrumiyeti ve demirbaş zararını isteyebileceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalının feshinin sözleşmeye aykırılığı ve feshin haksız olduğu isabetle saptanmış ise de mahkemece davacının sözleşme çerçevesinde ve esasen müspet zararın oluşması için yapmak zorunda olduğu demirbaş zarar kalemini isteyemeyeceği gözardı edilerek bu kalem isteğin dahi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Bu nedenle demirbaş zararları «teminat» altına alınmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, demirbaş zararlarının teminat altına alındığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8525 E. 2013/11078 K.
Ortak:menfi zarar · müspet zarar · kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi
İncelediğiniz kararda2)Dava, taraflar arasındaki 03/08/2007 tarihli «distribütörlük sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle doğduğu iddia edilen müspet ve «menfi zararın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıdan «kar mahrumiyeti» ve demirbaş zararını isteyebileceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sözleşmenin ifa yerinin» ... olması nedeniyle davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak fesh edilmediği, «fesih» için imzası davacıya ait olmayan bir sözleşme dışında herhangi bir sebep gösteremediği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği sebepsiz ve bildirimsiz bu fesih nedeniyle oluşacak zararını istemekte haklı olduğu, davalı tarafından «sözleşmenin feshine» esas aldığını beyan ettiği, 21/12/2009 tarihli karşılıklı feshe ilişkin belgenin, imzanın davacı yetkilisine ait olmaması nedeniyle, davacı açısından hüküm ifade etmediği, ancak davalının açıkça bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin beyanı karşısında, davacının da bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğini kabul etmekte haklı olduğu, ancak feshe ilişkin bu belge dışında haklılılığı gösterir herhangi bir neden ve sebep davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının tazmini gereken zararının 65.344,06 TL kâr «mahrumiyeti», 9.793,03 TL demirbaş zararı olmak üzere toplam 74.983,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulün karar verilmiştir.
Oysa, davalının feshinin «sözleşmeye aykırılığı» ve feshin haksız olduğu isabetle saptanmış ise de mahkemece davacının sözleşme çerçevesinde ve esasen «müspet zararın» oluşması için yapmak zorunda olduğu demirbaş zarar kalemini isteyemeyeceği gözardı edilerek bu kalem isteğin dahi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavacının 28.780 Euro demirbaş bedeli talebi dışındaki diğer talebi olumlu zarar kapsamında bulunan «kar mahrumiyetine» ilişkindir.
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının feshetmesi nedeniyle ve aralarındaki sözleşmede de aksine bir hüküm bulunmamasına göre 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarında davacı taraf ancak «menfi zararını» isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · sözleşmenin ihlali · acentelik sözleşmesi · acentelik · taahhütname · ihtarname · hasar · ibraz
Benzer bu kararda… belirten beyanına dayanarak davacının sözleşme imzaladığı, sözleşmenin demirbaşlara ilişkin maddesine göre demirbaşların sözleşmenin sona ermesinden sonra davalıya «teslim» edileceği veya bedelinin ödeneceğinin düzenlendiği, sözleşme hükmünde demirbaşlardan «amortisman» kesintisi yapılacağı yolunda bir düzenleme bulunmadığı, davacının feshe ilişkin «ihtarnamesinde» EURO artışının yüksek olması, uçak hatlarının iptali, kırık ve hasarlı kargoların yol açtığı sorunlar ile gecikmeler nedeniyle müşterilerin başka firmalarla çalışması gerekçe gösterildiği, sözleşmenin 4. maddesinde hak edişlerin hesaplanmasının düzenlendiği, davacının demirbaşlar için 28.780 Euro ödediği, söz konusu demirbaşların 02.05.2007 tarihinde davalıya teslim edildiği, davacının fesihte haklı olduğu, sözleşmenin tamamen davalının çıkarına uygun hazırlandığı, davacı tarafından taşınırken «hasara» uğradığı belli olmayan mallardan dolayı davacının hak edişinden kesinti yapılmasının haklı bir dayanağı bulunmadığı, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları olduğunun kabulü gerektiği, dosyaya «ibraz» edilen gazete ilanları incelendiğinde MNG Kargo’nun ayda 7.000 EURO’yu aşan gelir elde edilebileceği yolunda ilanları bulunduğu, uçak filosunun olduğu yolunda açıklamaların yer aldığı, buna göre davalının uçakta taşımayı dahi «taahhüt» ettiği ve bunu yerine getirmemekle «sözleşmeyi ihlal» ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu demirbaş ücreti olan 28.780 EURO'nun ve 11.520 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilm …
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8413 E. , 2015/5663 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/02/2014 tarih ve 2010/388-2014/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/04/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında 24/01/2007 tarihli hizmet sözleşmesi ile 03/08/2007 tarihli distribütörlük sözleşmesi imzalanmasına rağmen davalının distribütörlük sözleşmesine aykırı davranarak sözleşmeyi haksız biçimde fesh ettiğini, davacının bu nedenle müspet ve menfi zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin haksız fesih tarihi olan 21/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline istemiş, ıslah dilekçesi ile istemini 84.766,06 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin davacıya gönderdiği bir fesih bildiriminin bulunmadığını, aksine tarafların ortak iradeleri ile fesih protokolü yaptığını, bu protokol ile de birbirlerini ibra ettiklerini, fesih protokolü öncesinde ticari ilişkiyi sonlandırma kararı alındıktan sonra, davacının sözleşme gereği elinde bulunan 70.746,25 TL değerindeki ürünleri 02/11/2009 tarihinde müvekkil şirkete iade ettiğini, 18/12/2009 tarihinde de müvekkil şirketteki cari hesabında bulunan borcun tamamını kapattığını, davacının tek taraflı fesih bildirimi iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının mal varlığına katmış olduğu araç ve demirbaşların bedelini talep etmesinin kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki fesih protokolü bulunduğunu savunarak, davanın yetki ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin ifa yerinin ... olması nedeniyle davalının yetki itirazının yerinde görülmediği, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak fesh edilmediği, fesih için imzası davacıya ait olmayan bir sözleşme dışında herhangi bir sebep gösteremediği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği sebepsiz ve bildirimsiz bu fesih nedeniyle oluşacak zararını istemekte haklı olduğu, davalı tarafından sözleşmenin feshine esas aldığını beyan ettiği, 21/12/2009 tarihli karşılıklı feshe ilişkin belgenin, imzanın davacı yetkilisine ait olmaması nedeniyle, davacı açısından hüküm ifade etmediği, ancak davalının açıkça bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin beyanı
karşısında, davacının da bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğini kabul etmekte haklı olduğu, ancak feshe ilişkin bu belge dışında haklılılığı gösterir herhangi bir neden ve sebep davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının tazmini gereken zararının 65.344,06 TL kâr mahrumiyeti, 9.793,03 TL demirbaş zararı olmak üzere toplam 74.983,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulün karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, taraflar arasındaki 03/08/2007 tarihli distribütörlük sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle doğduğu iddia edilen müspet ve menfi zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıdan kar mahrumiyeti ve demirbaş zararını isteyebileceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalının feshinin sözleşmeye aykırılığı ve feshin haksız olduğu isabetle saptanmış ise de mahkemece davacının sözleşme çerçevesinde ve esasen müspet zararın oluşması için yapmak zorunda olduğu demirbaş zarar kalemini isteyemeyeceği gözardı edilerek bu kalem isteğin dahi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398222900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz