Sözleşmenin feshi | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8525 E. 2013/11078 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
amortisman↗ menfi zarar↗ müspet zarar↗ kar mahrumiyeti↗ sözleşmenin ihlali↗ acentelik sözleşmesi↗ kâr mahrumiyeti↗ sözleşmenin feshi↗ acentelik↗ maddi ve manevi tazminat↗ taahhütname↗ ihtarname↗ hasar↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aylık 7.000 EURO kazanma olasılığını belirten beyanına dayanarak davacının sözleşme imzaladığı, sözleşmenin demirbaşlara ilişkin maddesine göre demirbaşların sözleşmenin sona ermesinden sonra davalıya teslim edileceği veya bedelinin ödeneceğinin düzenlendiği, sözleşme hükmünde demirbaşlardan amortisman kesintisi yapılacağı yolunda bir düzenleme bulunmadığı, davacının feshe ilişkin ihtarnamesinde EURO artışının yüksek olması, uçak hatlarının iptali, kırık ve hasarlı kargoların yol açtığı sorunlar ile gecikmeler nedeniyle müşterilerin başka firmalarla çalışması gerekçe gösterildiği, sözleşmenin 4. maddesinde hak edişlerin hesaplanmasının düzenlendiği, davacının demirbaşlar için 28.780 Euro ödediği, söz konusu demirbaşların 02.05.2007 tarihinde davalıya teslim edildiği, davacının fesihte haklı olduğu, sözleşmenin tamamen davalının çıkarına uygun hazırlandığı, davacı tarafından taşınırken hasara uğradığı belli olmayan mallardan dolayı davacının hak edişinden kesinti yapılmasının haklı bir dayanağı bulunmadığı, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları olduğunun kabulü gerektiği, dosyaya ibraz edilen gazete ilanları incelendiğinde MNG Kargo’nun ayda 7.000 EURO’yu aşan gelir elde edilebileceği yolunda ilanları bulunduğu, uçak filosunun olduğu yolunda açıklamaların yer aldığı, buna göre davalının uçakta taşımayı dahi taahhüt ettiği ve bunu yerine getirmemekle sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu demirbaş ücreti olan 28.780 EURO'nun ve 11.520 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının 28.780 Euro demirbaş bedeli talebi dışındaki diğer talebi olumlu zarar kapsamında bulunan kar mahrumiyetine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının feshetmesi nedeniyle ve aralarındaki sözleşmede de aksine bir hüküm bulunmamasına göre 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarında davacı taraf ancak menfi zararını isteyebilir. Müspet zararını isteyemez. Mahkemece, anılan husus nazara alınmadan müspet zarar kapsamındaki 11.520 TL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Ortak:acentelik
İncelediğiniz kararda2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · reeskont faizi · sigorta poliçesi · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Bu nedenle demirbaş zararları «teminat» altına alınmadığı için davanın reddine karar verilmesi gerekirken, demirbaş zararlarının teminat altına alındığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8413 E. 2015/5663 K.
Ortak:menfi zarar · müspet zarar · kar mahrumiyeti · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi
İncelediğiniz karardaDavacının 28.780 Euro demirbaş bedeli talebi dışındaki diğer talebi olumlu zarar kapsamında bulunan «kar mahrumiyetine» ilişkindir.
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin feshi» nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının feshetmesi nedeniyle ve aralarındaki sözleşmede de aksine bir hüküm bulunmamasına göre 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarında davacı taraf ancak «menfi zararını» isteyebilir.
Benzer bu kararda2)Dava, taraflar arasındaki 03/08/2007 tarihli «distribütörlük sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle doğduğu iddia edilen müspet ve «menfi zararın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıdan «kar mahrumiyeti» ve demirbaş zararını isteyebileceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sözleşmenin ifa yerinin» ... olması nedeniyle davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak fesh edilmediği, «fesih» için imzası davacıya ait olmayan bir sözleşme dışında herhangi bir sebep gösteremediği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği sebepsiz ve bildirimsiz bu fesih nedeniyle oluşacak zararını istemekte haklı olduğu, davalı tarafından «sözleşmenin feshine» esas aldığını beyan ettiği, 21/12/2009 tarihli karşılıklı feshe ilişkin belgenin, imzanın davacı yetkilisine ait olmaması nedeniyle, davacı açısından hüküm ifade etmediği, ancak davalının açıkça bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin beyanı karşısında, davacının da bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğini kabul etmekte haklı olduğu, ancak feshe ilişkin bu belge dışında haklılılığı gösterir herhangi bir neden ve sebep davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının tazmini gereken zararının 65.344,06 TL kâr «mahrumiyeti», 9.793,03 TL demirbaş zararı olmak üzere toplam 74.983,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulün karar verilmiştir.
Oysa, davalının feshinin «sözleşmeye aykırılığı» ve feshin haksız olduğu isabetle saptanmış ise de mahkemece davacının sözleşme çerçevesinde ve esasen «müspet zararın» oluşması için yapmak zorunda olduğu demirbaş zarar kalemini isteyemeyeceği gözardı edilerek bu kalem isteğin dahi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ifa yeri · ifa yeri · distribütörlük sözleşmesi · yetki itirazı · sözleşmeye aykırılık · ifa · fesih · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, «sözleşmenin ifa yerinin» ... olması nedeniyle davalının «yetki itirazının» yerinde görülmediği, davalı tarafından sözleşmenin haklı olarak fesh edilmediği, «fesih» için imzası davacıya ait olmayan bir sözleşme dışında herhangi bir sebep gösteremediği, dolayısıyla davacının sözleşme gereği sebepsiz ve bildirimsiz bu fesih nedeniyle oluşacak zararını istemekte haklı olduğu, davalı tarafından «sözleşmenin feshine» esas aldığını beyan ettiği, 21/12/2009 tarihli karşılıklı feshe ilişkin belgenin, imzanın davacı yetkilisine ait olmaması nedeniyle, davacı açısından hüküm ifade etmediği, ancak davalının açıkça bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğine ilişkin beyanı karşısında, davacının da bu tarih itibariyle sözleşmenin fesh edildiğini kabul etmekte haklı olduğu, ancak feshe ilişkin bu belge dışında haklılılığı gösterir herhangi bir neden ve sebep davalı tarafından ileri sürülmediği, davacının tazmini gereken zararının 65.344,06 TL kâr «mahrumiyeti», 9.793,03 TL demirbaş zararı olmak üzere toplam 74.983,03 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulün karar verilmiştir.
2)Dava, taraflar arasındaki 03/08/2007 tarihli «distribütörlük sözleşmesinin» haksız feshi nedeniyle doğduğu iddia edilen müspet ve «menfi zararın» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda davacının davalıdan «kar mahrumiyeti» ve demirbaş zararını isteyebileceği sonucuna varılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davalının feshinin «sözleşmeye aykırılığı» ve feshin haksız olduğu isabetle saptanmış ise de mahkemece davacının sözleşme çerçevesinde ve esasen «müspet zararın» oluşması için yapmak zorunda olduğu demirbaş zarar kalemini isteyemeyeceği gözardı edilerek bu kalem isteğin dahi davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8525 E. , 2013/11078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2011 tarih ve 2007/713-2011/31 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28/05/2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.10.2005 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin gazetelere verdiği acentelik ilanlarında ayda 7.000 EURO kazanmanın olanaklı olduğunu belirttiğini, bir günde ülkenin her yerine teslimat garantisi verilmesine rağmen uzak yerlere teslimat yapılamadığını, ...’dan uçakla gönderi olmamasına rağmen uçak hattı gösterilip faturalara ekstra ücret uygulandığını, müvekkil acenteye gelen malzemelerin fiyat artışlarının duyurulmadığını, müvekkilinin çalıştığı en önemli müşterilerden ...Ecza Deposu’na hasar tazminine ilişkin gerekli ödemeler yapılmadığı için ...Ecza Deposunun taşıma akdini sonlandırdığını, ayrıca müvekkilin hakimiyet sahasında kırıldığı ispat olunmayan emtialardan dolayı müvekkilin hak edişinden 615,26 TL kesinti yapıldığını, bölge müdürlüğü tarafından acenteliği bırakması için müvekkiline baskı yapıldığını, müvekkili için çekilmez hale gelen sözleşmenin 30.04.2007 tarihli ihtar ile feshedildiğini, demirbaşlar için müvekkilinin davalıya 28.780 EURO ödediğini ve fesih sonrası tüm demirbaşların davalıya aynen teslim edildiğini, reklam ve ilanlarda taahhüt edilen aylık 7.000 Euro gelirin elde edilememesinden dolayı ve davalının yanıltıcı beyanları nedeniyle müvekkilinin kar mahrumiyetine uğradığını ileri sürerek, 28.780 EURO ve 2.600 TL maddi tazminatın ıslahla 11.520 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin 7.000 EURO aylık kazanç olacağı yolunda bir taahhütte bulunmadığını, uçakla teslim konusunda müvekkilinin kusuru olmadığını, müvekkilince kesilen faturalardaki hak ediş ibaresinin komisyon bedeli olarak değiştirilmesinin feshe neden olamayacağını, ...Ecza Deposu’na ait kargonun taşınması yasak mallardan olduğunu, cari hesap sözleşmesinin 7. maddesinde mülkiyet devrinin hangi koşullarda gerçekleşeceğinin açıklandığını, davacının mülkiyetine sunulmuş araçlar ve demirbaşlar konusunda davacının ödediği katkı payı olmadığını, davacının yaptığı ödemelerin sözleşmenin 4-1.j maddesi gereğince kira bedeli olarak kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aylık 7.000 EURO kazanma olasılığını belirten beyanına dayanarak davacının sözleşme imzaladığı, sözleşmenin demirbaşlara ilişkin maddesine göre demirbaşların sözleşmenin sona ermesinden sonra davalıya teslim edileceği veya bedelinin ödeneceğinin düzenlendiği, sözleşme hükmünde demirbaşlardan amortisman kesintisi yapılacağı yolunda bir düzenleme bulunmadığı, davacının feshe ilişkin ihtarnamesinde EURO artışının yüksek olması, uçak hatlarının iptali, kırık ve hasarlı kargoların yol açtığı sorunlar ile gecikmeler nedeniyle müşterilerin başka firmalarla çalışması gerekçe gösterildiği, sözleşmenin 4. maddesinde hak edişlerin hesaplanmasının düzenlendiği, davacının demirbaşlar için 28.780 Euro ödediği, söz konusu demirbaşların 02.05.2007 tarihinde davalıya teslim edildiği, davacının fesihte haklı olduğu, sözleşmenin tamamen davalının çıkarına uygun hazırlandığı, davacı tarafından taşınırken hasara uğradığı belli olmayan mallardan dolayı davacının hak edişinden kesinti yapılmasının haklı bir dayanağı bulunmadığı, davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranışları olduğunun kabulü gerektiği, dosyaya ibraz edilen gazete ilanları incelendiğinde MNG Kargo’nun ayda 7.000 EURO’yu aşan gelir elde edilebileceği yolunda ilanları bulunduğu, uçak filosunun olduğu yolunda açıklamaların yer aldığı, buna göre davalının uçakta taşımayı dahi taahhüt ettiği ve bunu yerine getirmemekle sözleşmeyi ihlal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu demirbaş ücreti olan 28.780 EURO'nun ve 11.520 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının 28.780 Euro demirbaş bedeli talebi dışındaki diğer talebi olumlu zarar kapsamında bulunan kar mahrumiyetine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmeyi davacının feshetmesi nedeniyle ve aralarındaki sözleşmede de aksine bir hüküm bulunmamasına göre 818 sayılı BK’nun 106. maddesi uyarında davacı taraf ancak menfi zararını isteyebilir. Müspet zararını isteyemez. Mahkemece, anılan husus nazara alınmadan müspet zarar kapsamındaki 11.520 TL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008549100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz