Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/8313 E. 2015/5187 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal konvansiyonu↗ taşıyıcı sıfatı↗ varşova konvansiyonu↗ navlun faturası↗ sdr↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ ticari avans faizi↗ sigorta ettiren↗ acente↗ navlun↗ şikayet↗ rücuen tazminat↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ hasar↗ avans faizi↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacının sigorta ettireni... San....'a ait emtianın davalı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg kısmının hasar gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu, Varşova Konvansiyonu'nun 26/1. maddesi hükümlerine göre, eşyanın teslim almaya yetkili kişi tarafından şikayette bulunmaksızın kabulü halinde, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair aksi ispat edilebilir bir karinenin söz konusu olduğu, davacı tarafından süresinde bir ihbar yapılmadığı ancak eşyanın hasarlı olarak teslim edildiğine dair davalı THY yetkililerinin imzasının bulunduğu 15/04/2012 tarihli ayrıştırma raporu düzenlendiği, davalı ...Ltd. Şti. her ne kadar acente olduklarından bahisle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, acente olduğunu ıspatlayamadığı gibi aksine kendi adına ve hesabına düzenlediği 678101 numaralı 2.710 EURO bedelli navlun faturası ile kendisinin taşıyıcı sıfatını göstermesi karşısında bu itirazın yerinde görülmediği, davalı THY vekilinin brüt kg başına 17 SDR sorumluluk üzerinden değerlendirilme yapılmasına ilişkin talebinin ise Montreal Konvensiyonu'nun 24. maddesi uyarınca 2011 yılı itibariyle kg başına 19 SDR uygulandığından bu yöndeki itirazın da yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.600 SDR nin hüküm tarihindeki Merkez Bankası Kuru üzerinden hesaplanan 26.288,40 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Montreal Konvansiyonunun Hindistan Cumhuriyeti tarafından çekincesiz olarak, 2009 yılı içinde imzalanıp, aynı yıl içinde yürürlüğe konulmuş olmasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Dava, havayolu ile eşya taşımasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hükmü esas alınan SDR tutarının hesap hatası sonucu 9.025 yerine, 7.600 olarak tespiti doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2519 E. 2018/7831 K.
Ortak:ticari avans faizi · sigorta ettiren · rücuen tazminat · hasar · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaŞti. her ne kadar «acente» olduklarından bahisle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, acente olduğunu ıspatlayamadığı gibi aksine kendi adına ve hesabına düzenlediği 678101 numaralı 2.710 EURO bedelli «navlun faturası» ile kendisinin «taşıyıcı sıfatını» göstermesi karşısında bu itirazın yerinde görülmediği, davalı THY vekilinin brüt kg başına 17 SDR sorumluluk üzerinden değerlendirilme yapılmasına ilişkin talebinin ise Montreal Konvensiyonu'nun 24. maddesi uyarınca 2011 yılı itibariyle kg başına 19 SDR uygulandığından bu yöndeki itirazın da yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.600 SDR nin hüküm tarihindeki Merkez Bankası Kuru üzerinden hesaplanan 26.288,40 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacının «sigorta ettireni»...
… valı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg kısmının «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu, Varşova Konvansiyonu'nun 26/1. maddesi hükümlerine göre, eşyanın «teslim» almaya yetkili kişi tarafından «şikayette» bulunmaksızın kabulü halinde, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair aksi ispat edilebilir bir karinenin söz konusu olduğu, davacı tarafından süresinde bir «ihbar» yapılmadığı ancak eşyanın hasarlı olarak teslim edildiğine dair davalı THY yetkililerinin imzasının bulunduğu 15/04/2012 tarihli ayrıştırma raporu düzenlendiği, da …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «sigorta ettireni» ...Parfüm San. ...'a ait emtianın davalı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg emtianın «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 30.492,00 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık «ticari avans faizi» ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Somut olayda mahkemece, gerekçede '...davacıya ait emtiadan 475 kg emtianın «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu anlaşılmakla bu meblağ üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür' denilmesine rağmen, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Davanın kabulü ile 30.492,00 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine” demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
1- Dava, havayolu ile eşya taşınmasından kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:talep aşımı · infazda tereddüt · infaz
Benzer bu karardaSomut olayda mahkemece, gerekçede '...davacıya ait emtiadan 475 kg emtianın «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu anlaşılmakla bu meblağ üzerinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun görülmüştür' denilmesine rağmen, kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “Davanın kabulü ile 30.492,00 TL.'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yıllık «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine” demek suretiyle, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve «infazda tereddüt» oluşturur şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
2-Kabule göre de, dava dilekçesi ve eki belgelerinde 605 kg tutarındaki emtianın uğramış olduğu «hasarın» karşılığı olarak 30.492,00 TL talep edildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasarın 475 kg olduğu kabul edildikten sonra 475 kg hasarlı emtianın karşılığı tazminatın 30.492,00 TL olarak kabulü suretiyle gizli «talep aşımı» yapılarak hüküm tesis edilmesi de doğru görülmeyip kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12298 E. 2011/16651 K.
Ortak:acente · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… valı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg kısmının «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu, Varşova Konvansiyonu'nun 26/1. maddesi hükümlerine göre, eşyanın «teslim» almaya yetkili kişi tarafından «şikayette» bulunmaksızın kabulü halinde, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair aksi ispat edilebilir bir karinenin söz konusu olduğu, davacı tarafından süresinde bir «ihbar» yapılmadığı ancak eşyanın hasarlı olarak teslim edildiğine dair davalı THY yetkililerinin imzasının bulunduğu 15/04/2012 tarihli ayrıştırma raporu düzenlendiği, da …
Şti. her ne kadar «acente» olduklarından bahisle kendilerine «husumet» yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, acente olduğunu ıspatlayamadığı gibi aksine kendi adına ve hesabına düzenlediği 678101 numaralı 2.710 EURO bedelli «navlun faturası» ile kendisinin «taşıyıcı sıfatını» göstermesi karşısında bu itirazın yerinde görülmediği, davalı THY vekilinin brüt kg başına 17 SDR sorumluluk üzerinden değerlendirilme yapılmasına ilişkin talebinin ise Montreal Konvensiyonu'nun 24. maddesi uyarınca 2011 yılı itibariyle kg başına 19 SDR uygulandığından bu yöndeki itirazın da yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.600 SDR nin hüküm tarihindeki Merkez Bankası Kuru üzerinden hesaplanan 26.288,40 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taşımanın THY A.O. tarafından yapıldığı, varış yerinde emtianın hasarlı olduğuna dair tutanak düzenlendiği, taşıma belgesindeki «hasar şerhinin» «ihbar» niteliğinde olduğu, kg başına 17 SDR hesabına göre sorumluluğun talebin üstünde olduğu, davalı Künhe-Nagel Nak.Ltd.Şti.’nin «acente» olduğuna dair belge bulunmadığı ve ayrı hükmi şahsiyetinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Künhe-Nagel Nak.Ltd.Şti. yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı ...
Bu durumda, davacının istediği miktarın meydana gelen «hasar» nedeniyle uğranılan «gerçek zararın» karşılığı olup olmadığının tespit edilerek davalı «taşıyıcının» üst limit içinde kalan gerçek zarar miktarı kadar sorumlu tutulabilecek olmasına göre öncelikle gerçek zararın tespit edilmesi ve davalı taşıyıcının üst limiti geçmeyen miktardaki gerçek zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde talep edilen miktarın davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında kaldığı gerekçesiyle meydana gelen gerçek zarar yönünden herhangi bir inceleme yapılmadan, talep edilen miktarın gerçek zarar karşılığı …
2-Dava, uluslararası havayolu ile yapılan taşıma sonunda hasarlı olarak «teslim» edilen emtia nedeniyle davacı tarafından sigortalıya yapılan ödemenin rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar şerhi · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · davanın açılmamış sayılması · pasif husumet yokluğu · cy/cy şerhi · açılmamış sayılma · pasif husumet
Benzer bu karardaMahkemece, taşımanın THY A.O. tarafından yapıldığı, varış yerinde emtianın hasarlı olduğuna dair tutanak düzenlendiği, taşıma belgesindeki «hasar şerhinin» «ihbar» niteliğinde olduğu, kg başına 17 SDR hesabına göre sorumluluğun talebin üstünde olduğu, davalı Künhe-Nagel Nak.Ltd.Şti.’nin «acente» olduğuna dair belge bulunmadığı ve ayrı hükmi şahsiyetinin bulunduğu gerekçesiyle davalı Künhe-Nagel Nak.Ltd.Şti. yönünden davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, davalı ...
Cömert hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına» dair verilen kararın davalı THY A.O. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 23.05.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Bu durumda, davacının istediği miktarın meydana gelen «hasar» nedeniyle uğranılan «gerçek zararın» karşılığı olup olmadığının tespit edilerek davalı «taşıyıcının» üst limit içinde kalan gerçek zarar miktarı kadar sorumlu tutulabilecek olmasına göre öncelikle gerçek zararın tespit edilmesi ve davalı taşıyıcının üst limiti geçmeyen miktardaki gerçek zarardan sorumlu olduğunun kabulü gerekirken yazılı şekilde talep edilen miktarın davalı «taşıyıcının sorumlu» olduğu üst limitin altında kaldığı gerekçesiyle meydana gelen gerçek zarar yönünden herhangi bir inceleme yapılmadan, talep edilen miktarın gerçek zarar karşılığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9565 E. 2014/16939 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… valı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg kısmının «hasar» gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu, Varşova Konvansiyonu'nun 26/1. maddesi hükümlerine göre, eşyanın «teslim» almaya yetkili kişi tarafından «şikayette» bulunmaksızın kabulü halinde, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair aksi ispat edilebilir bir karinenin söz konusu olduğu, davacı tarafından süresinde bir «ihbar» yapılmadığı ancak eşyanın hasarlı olarak teslim edildiğine dair davalı THY yetkililerinin imzasının bulunduğu 15/04/2012 tarihli ayrıştırma raporu düzenlendiği, da …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk · gerçek zarar · temerrüt tarihi · ticari faiz · zayi · taşıma sözleşmesi · protokol · yargılama gideri
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «teslim» aldığı emtiayı fuar alanında teslim ettiği kişinin yetkili olup olmadığını araştırmayıp emtianın «zayi» olmasına neden olduğu, taraflar arasındaki «taşıma sözleşmesine» 4 nolu Montreal Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının sorumluluğunun kg başına 17 SDR olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.060 SDR’nin davalının «temerrüde» düştüğü tarih olan 13/05/2006 tarihindeki Türk Lirası karşılığı 6.413,76 TL’nin «temerrüt tarihi» olan 13/05/2006 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle, hava taşıma ve taşınan malzemenin değerinin belirlenmesi konusundaki uzmanlardan oluşan yeni bir heyetten, öncelikle davacının «gerçek zararının» tespiti, tespit edilen gerçek zararın «sınırlı sorumluluk» miktarının altında ya da üstünde kalıp kalmadığının ve buna göre davalının sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi için rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Varşova Konvansiyonu'nun 28/1. maddesi uyarınca «taşıma sözleşmesi» yapılmış olduğu işyerinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, hava «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/8313 E. , 2015/5187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.01.2014 tarih ve 2013/10-2014/16 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.04.2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ve davalılardan ...vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin sigortalısı dava dışı ... San. ...'a ait esans emtiasının Türkiye'den Hindistan'a havayolu ile nakliyesi işleminin davalı şirketler tarafından üstlenilip, gerçekleştirildiği halde emtialarda 30.492,00 TL hasar oluştuğunu, bu hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, söz konusu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ve Loj. Hizmet Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin acente olduğunu, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kendi sorumluluklarının ihraç edilen kargoların uygun bir biçimde taşıyıcıya teslimi ile AWB nin düzenlenerek navlun ücretinin ödenmesiyle sınırlı olduğunu, olayın diğer davalının sorumluluk alanında gerçekleştiğini, bu nedenle kendilerine dava açılamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...O. vekili, davanın uluslararası taşıma olduğunu, bu nedenle Varşova Konvansiyonu ile onu değiştiren Lahey hükümleri ve yine onu değiştiren 4 nolu Montreal Protokolü hükümlerinin uygulanması gerektiğini, protokolün 26/2. maddesindeki 14 günlük ihbar süresinin geçtikten sonra açılan davanın usulden reddi gerektiği, esasa ilişkin olarakta taşıyıcının sorumluluğunun 17 SDR ile sınırlı olduğunu, istenebilecek faiz miktarının da sınırı aşamayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacının sigorta ettireni... San....'a ait emtianın davalı THY'ye ait uçakla Türkiye'den Hindistan'a taşındığı, her iki davalının da sorumluluklarının bulunduğu bu taşıma sonucunda davacıya ait emtiadan 475 kg kısmının hasar gördüğü, konu ile alakalı Montreal Konvansiyonu hükümleri uyarınca brüt kg başına 19 SDR limit uygulanmak suretiyle talep edilebilecek tavan limitinin 7.600 SDR ve bununda hüküm tarihindeki karşılığının 26.288,40 TL olduğu, Varşova Konvansiyonu'nun 26/1. maddesi hükümlerine göre, eşyanın teslim almaya yetkili kişi tarafından şikayette bulunmaksızın kabulü halinde, bunların taşıma belgesine uygun olarak ve iyi durumda teslim edildiğine dair aksi ispat edilebilir bir karinenin söz konusu olduğu, davacı tarafından süresinde bir ihbar yapılmadığı ancak eşyanın hasarlı olarak teslim edildiğine dair davalı THY yetkililerinin imzasının bulunduğu 15/04/2012 tarihli ayrıştırma raporu düzenlendiği, davalı ...Ltd.
Şti. her ne kadar acente olduklarından bahisle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmüş ise de, acente olduğunu ıspatlayamadığı gibi aksine kendi adına ve hesabına düzenlediği 678101 numaralı 2.710 EURO bedelli navlun faturası ile kendisinin taşıyıcı sıfatını göstermesi karşısında bu itirazın yerinde görülmediği, davalı THY vekilinin brüt kg başına 17 SDR sorumluluk üzerinden değerlendirilme yapılmasına ilişkin talebinin ise Montreal Konvensiyonu'nun 24. maddesi uyarınca 2011 yılı itibariyle kg başına 19 SDR uygulandığından bu yöndeki itirazın da yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 7.600 SDR nin hüküm tarihindeki Merkez Bankası Kuru üzerinden hesaplanan 26.288,40 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Montreal Konvansiyonunun Hindistan Cumhuriyeti tarafından çekincesiz olarak, 2009 yılı içinde imzalanıp, aynı yıl içinde yürürlüğe konulmuş olmasına göre, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2– Dava, havayolu ile eşya taşımasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece hükmü esas alınan SDR tutarının hesap hatası sonucu 9.025 yerine, 7.600 olarak tespiti doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.347,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 14.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/398138300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz