Ticari defter delili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/7268 E. 2015/5052 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ gümrük müşavirliği↗ ticari defter ibrazı↗ aleyhe delil↗ ticari defter incelemesi↗ delil değerlendirmesi↗ delil niteliği↗ tasdik kararı↗ ziya↗ yemin↗ uyuşmazlık konusu↗ husumet yokluğu↗ temerrüt faizi↗ ticari defter↗ yetki↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yurtdışından ithal edilen malların gümrük işlemlerini yapmakla yetkilendirilen davalının davaya konu malları davacıya teslim ettiğini ispat edemediği, davacı ile davalı ... arasında her hangi bir akdi ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 204.920,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilini aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya gümrük müşavirliği hizmeti sunan davalı şirketin davacı adına gelen emtiaları gümrükten teslim aldıktan sonra davacıya teslim etmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı adına yurtdışından gelecek bir kısım emtiaların gümrük işlemlerinin tamamlanması için davacı tarafından davalı şirkete yetki verildiği ve gümrük masrafları için bir kısım ödemeler yapıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı tarafından gümrükten teslim alındığı iddia edilen emtiaların davacıya teslim edilip edilmediği hususlarında toplanmaktadır.
Davalı şirket vekili, davacı adına yurtdışından gelen emtiaların gümrük işlemleri tamamlanarak davacı şirket çalışanına teslim edildiğini ve davacı tarafından teslim alınan bu malların satıldığını iddia ederek diğer delillerinin yanında davacı şirketin ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Davacı vekili ise, müvekkiline ait ticari defterlerin davalı şirket ile birlikte hareket ettiğini ileri sürdüğü dava dışı ... ve ... isimli kişilerde olduğunu, bu kişilerin defterleri iade etmemeleri nedeniyle haklarında ceza davası açıldığını, bu nedenle defterlerin ibraz edilemediğini beyan etmiş, davalı vekili ise, diğer delillerinden vazgeçtiğini ve sadece davacıya ait ticari defterlere dayandığını açıklamamıştır.
Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir. Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. Kural olarak anılan hükmün uygulanabilmesi için, ticari defterlere dayanan tarafın, birden ziyade kanıtla değil, sadece ve açıkça karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerekmektedir. Ancak, birçok kanıtla birlikte ticari defterlere de dayanmış ise diğer kanıtlarından vazgeçerek salt karşı tarafın ticari defterine dayanması halinde de bu hükmün uygulanması mümkündür.
TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır. İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez.
Yukarıda yazılı olduğu üzere somut olayda, davacı taraf ticari defterlerin haklarında ceza davası açılan dava dışı kişilerin elinde olması nedeniyle ibraz edilemediğini iddia etmiş olup, mahkemece davacının beyan ettiği ceza dosyasının dosya içine getirtilip incelenmesi, anılan dosyada defterlerin elinde olduğu ileri sürülen kişilerin verdikleri savunmanın içeriği, davacıya ait ticari defterlerin ceza dosyasına sunulup sunulmadığı, buna göre iş bu dosyaya davacıya ait ticari defterlerin ibrazının mümkün olup olmadığının yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5864 E. 2010/11902 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · aleyhe delil · delil niteliği · tasdik kararı · yemin · ticari defter · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaYukarıda yazılı olduğu üzere somut olayda, davacı taraf «ticari defterlerin» haklarında ceza davası açılan dava dışı kişilerin elinde olması nedeniyle «ibraz» edilemediğini iddia etmiş olup, mahkemece davacının beyan ettiği ceza dosyasının dosya içine getirtilip incelenmesi, anılan dosyada defterlerin elinde olduğu ileri sürülen kişilerin verdikleri savunmanın içeriği, davacıya ait ticari defterlerin ceza dosyasına sunulup sunulmadığı, buna göre iş bu dosyaya davacıya ait «ticari defterlerin ibrazının» mümkün olup olmadığının yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanması halinde karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
Benzer bu karardaBu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanması halinde karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
Ticari «defterlerin» inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle «ticari defterlerin» yasanın öngördüğü şekilde «tasdik» işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · şirket merkezi mahkemesi · cari hesap · taşıma sözleşmesi · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaSomut olayda ise, mahkemece, sadece davacının «defter» ve kayıtları ile davalıya ait olduğu iddia edilen «cari hesap ekstresi» üzerinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak davacı alacağı tesbit edilmiş olup, bu hesap ekstresi davalı tarafından kabul edilmediği gibi bunun davalıya ait olduğuna ilişkin davalıyı bağlayıcı bir imza veya işaret de belge üzerinde mevcut değildir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 24.792,50 YTL’ye yönelik itirazın iptali ile takibin anılan bedel üzerinden devamına, %40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf ise «defterlerin» sayısının çok olması nedeniyle mahkemeye «ibraz» edilmesinde zorluk bulunduğunu beyan ederek, incelemenin «şirket merkezinde» yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı şirkete ait defterler üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamıştır.
-
Meblağın temerrüt faizi ile tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7332 E. 2012/7777 K.
Ortak:aleyhe delil · yemin · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaBu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
Davacı vekili ise, müvekkiline ait «ticari defterlerin» davalı şirket ile birlikte hareket ettiğini ileri sürdüğü dava dışı ... ve ... isimli kişilerde olduğunu, bu kişilerin defterleri iade etmemeleri nedeniyle haklarında ceza davası açıldığını, bu nedenle defterlerin «ibraz» edilemediğini beyan etmiş, davalı vekili ise, diğer delillerinden vazgeçtiğini ve sadece davacıya ait ticari defterlere dayandığını açıklamamıştır.
Anılan bu hükme göre karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir «yemin» verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kayıtlarının tamamını dosyaya «ibrazı» gerekli iken 1998 ve 1999 yılı envanter «defterleri» ile 1998 yılı Mart ayı yevmiye defterini dosyaya ibraz etmediği, «ticari defterlerin» kül teşkil ettiği ve birbirinden ayrılmalarının mümkün olmadığı, ticari defterlerini eksik ibraz eden davalının defterlerini ibraz etmemiş sayılacağı ve dayanılan özel kanıtlama sisteme gereğince TTK'nun 83/2 nci maddesi hükmüne göre «yemin» ettirilmesi gerektiği, davalı yanın defterlerinin tamamını ibraz etmeyişi nedeni ile TTK'nun 83/1 nci maddesine göre davacı yana iddiasının sıhhati bakımından tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının da kendisine yöneltilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, re'sen yemin eda edildikten sonra uyuşmazlık hakkında delil toplanmayacağı, yemin çerçevesinde hüküm tesisinin zorunlu olduğu, yeminin eda edilmiş olması ile başkaca delil toplanmasına gerek duyulmadığı, yeminin «kesin delil» olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun anılan hükmüne göre «tacir» olsun veya olmasın bir kimse tacirin «defter» kapsamını kabul edeceğini mahkemede beyan etmiş iken, «ticari defterlerine» dayanılan taraf bu defterleri ibrazdan imtina ederse, mahkeme deftere dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir «yemin» verdirmek suretiyle davayı sonuçlandırır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf banka «ticari defterlerinin» kendi lehine bir alacak göstermediğini zaten kabul ettiğinden ve dayanaklarının sıhhatinin araştırılması da TTK'nun 83/2. maddesine dayanılan durumlarda mümkün bulunmadığından mahkemece bir kısım defterlerinin «ibraz» edilebileceğinden bahisle TTK'nun 83/2. maddesine dayanılarak oluşturulan ve davacı tarafça da bu yöndeki gerekçe yönünden temyiz konusu yapılmayan yerel mahkeme k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yemin teklifi · adli yardım · münhasırlık · geçersizlik · tacir · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kayıtlarının tamamını dosyaya «ibrazı» gerekli iken 1998 ve 1999 yılı envanter «defterleri» ile 1998 yılı Mart ayı yevmiye defterini dosyaya ibraz etmediği, «ticari defterlerin» kül teşkil ettiği ve birbirinden ayrılmalarının mümkün olmadığı, ticari defterlerini eksik ibraz eden davalının defterlerini ibraz etmemiş sayılacağı ve dayanılan özel kanıtlama sisteme gereğince TTK'nun 83/2 nci maddesi hükmüne göre «yemin» ettirilmesi gerektiği, davalı yanın defterlerinin tamamını ibraz etmeyişi nedeni ile TTK'nun 83/1 nci maddesine göre davacı yana iddiasının sıhhati bakımından tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının da kendisine yöneltilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, re'sen yemin eda edildikten sonra uyuşmazlık hakkında delil toplanmayacağı, yemin çerçevesinde hüküm tesisinin zorunlu olduğu, yeminin eda edilmiş olması ile başkaca delil toplanmasına gerek duyulmadığı, yeminin «kesin delil» olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zira dosya içeriği ile sabit olduğu üzere davacı, davalı Banka kayıtlarının kendisini alacaklı göstermediğini kabul etmekte, ancak «kaydın» dayanağının «geçersiz» olduğunu ileri sürmektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının esasen şirket olmayıp gerçek kişi olmasına nazaran davalı vekilinin «adli yardımla» ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesi içeriği ve yargılama boyunca ileri sürülen beyanlardan açıkça anlaşılacağı üzere davacı taraf bir kısım işlemlerin davalı bankaca usulsüz yapıldığı iddiasıyla işlemlerin yapılma tarihinden çok uzun bir süre sonra yaptırdığı mahkeme tesbitine göre işbu davayı açmış ve TTK'nun 83/2 maddesi uyarınca «münhasıran» davalı «defterlerine» delil olarak dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13071 E. 2011/5608 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra hukuk mahkemesi · olumsuz oy · hukuki yarar · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «icra hukuk» mahkemesinin görevi kapsamında kalan ve «kesin» hükme bağlanan bir hususun genel mahkemeler huzurunda yeniden görülmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, alacağın tespit ve tahsili yönünde bir isteminin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davanın esasına girilerek davacının talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, davacının dava açmakta «hukuki yararının» olmadığı ve alacağın tespit ve tahsili yönünde bir isteminin bulunmadığı gerekçesiyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından geri bırakılmasına karar verilen icra takibinin «zamanaşımına» uğramadığının tespiti ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkin olup İİK’nun 71. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 33/a maddesi uyarınca bu tür davaların genel mahkemelerce incelenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/7268 E. , 2015/5052 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2011/44-2013/258 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07/04/2015 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışından ithal ettiği malların gümrük işlemlerinin davalılar tarafından yapıldığını, bu işlemler için gerekli masrafların müvekkili tarafından davalı şirkete havale edildiğini, davalılar tarafından gümrük işlemleri yapılan malların müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak toplam 219.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu malların davacıya teslim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yurtdışından ithal edilen malların gümrük işlemlerini yapmakla yetkilendirilen davalının davaya konu malları davacıya teslim ettiğini ispat edemediği, davacı ile davalı ... arasında her hangi bir akdi ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 204.920,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı şirket vekilini aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya gümrük müşavirliği hizmeti sunan davalı şirketin davacı adına gelen emtiaları gümrükten teslim aldıktan sonra davacıya teslim etmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı adına yurtdışından gelecek bir kısım emtiaların gümrük işlemlerinin tamamlanması için davacı tarafından davalı şirkete yetki verildiği ve gümrük masrafları için bir kısım ödemeler yapıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı tarafından gümrükten teslim alındığı iddia edilen emtiaların davacıya teslim edilip edilmediği hususlarında toplanmaktadır.
Davalı şirket vekili, davacı adına yurtdışından gelen emtiaların gümrük işlemleri tamamlanarak davacı şirket çalışanına teslim edildiğini ve davacı tarafından teslim alınan bu malların satıldığını iddia ederek diğer delillerinin yanında davacı şirketin ticari defterlerine de delil olarak dayanmıştır. Davacı vekili ise, müvekkiline ait ticari defterlerin davalı şirket ile birlikte hareket ettiğini ileri sürdüğü dava dışı ... ve ... isimli kişilerde olduğunu, bu kişilerin defterleri iade etmemeleri nedeniyle haklarında ceza davası açıldığını, bu nedenle defterlerin ibraz edilemediğini beyan etmiş, davalı vekili ise, diğer delillerinden vazgeçtiğini ve sadece davacıya ait ticari defterlere dayandığını açıklamamıştır.
Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir.
Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. Kural olarak anılan hükmün uygulanabilmesi için, ticari defterlere dayanan tarafın, birden ziyade kanıtla değil, sadece ve açıkça karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerekmektedir. Ancak, birçok kanıtla birlikte ticari defterlere de dayanmış ise diğer kanıtlarından vazgeçerek salt karşı tarafın ticari defterine dayanması halinde de bu hükmün uygulanması mümkündür.
TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır. İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez.
Yukarıda yazılı olduğu üzere somut olayda, davacı taraf ticari defterlerin haklarında ceza davası açılan dava dışı kişilerin elinde olması nedeniyle ibraz edilemediğini iddia etmiş olup, mahkemece davacının beyan ettiği ceza dosyasının dosya içine getirtilip incelenmesi, anılan dosyada defterlerin elinde olduğu ileri sürülen kişilerin verdikleri savunmanın içeriği, davacıya ait ticari defterlerin ceza dosyasına sunulup sunulmadığı, buna göre iş bu dosyaya davacıya ait ticari defterlerin ibrazının mümkün olup olmadığının yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/396847400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz