İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5864 E. 2010/11902 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi↗ ticari defter ibrazı↗ aleyhe delil↗ ticari defter incelemesi↗ delil değerlendirmesi↗ delil niteliği↗ şirket merkezi mahkemesi↗ tasdik kararı↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ yemin↗ taşıma sözleşmesi↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 24.792,50 YTL’ye yönelik itirazın iptali ile takibin anılan bedel üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmayıp, taşıma nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve var ise miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir. Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır. İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca defterlerin usulüne uygun tutulması tek başına yetmemekte, kayıtların dayanak belgelerle desteklenmesi de gerekmektedir.
Somut olayda ise, mahkemece, sadece davacının defter ve kayıtları ile davalıya ait olduğu iddia edilen cari hesap ekstresi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı alacağı tesbit edilmiş olup, bu hesap ekstresi davalı tarafından kabul edilmediği gibi bunun davalıya ait olduğuna ilişkin davalıyı bağlayıcı bir imza veya işaret de belge üzerinde mevcut değildir. Ayrıca davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı da bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Davalı taraf ise defterlerin sayısının çok olması nedeniyle mahkemeye ibraz edilmesinde zorluk bulunduğunu beyan ederek, incelemenin şirket merkezinde yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı şirkete ait defterler üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamıştır.
Bu itibarla, gerek davalı ve gerekse davacı taraf davalı şirkete ait defter kayıtlarına delil olarak dayandıklarına göre mahkemece, yukarıda yazılan ilkeler doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadıkları ve davacının alacağının olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7268 E. 2015/5052 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · aleyhe delil · delil niteliği · tasdik kararı · yemin · ticari defter · eksik inceleme · ibraz
İncelediğiniz karardaBu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanması halinde karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
Ticari «defterlerin» inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle «ticari defterlerin» yasanın öngördüğü şekilde «tasdik» işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir.
Benzer bu karardaYukarıda yazılı olduğu üzere somut olayda, davacı taraf «ticari defterlerin» haklarında ceza davası açılan dava dışı kişilerin elinde olması nedeniyle «ibraz» edilemediğini iddia etmiş olup, mahkemece davacının beyan ettiği ceza dosyasının dosya içine getirtilip incelenmesi, anılan dosyada defterlerin elinde olduğu ileri sürülen kişilerin verdikleri savunmanın içeriği, davacıya ait ticari defterlerin ceza dosyasına sunulup sunulmadığı, buna göre iş bu dosyaya davacıya ait «ticari defterlerin ibrazının» mümkün olup olmadığının yukarıda yazılı ilkeler doğrultusunda değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanması halinde karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gümrük müşavirliği · ziya · uyuşmazlık konusu · husumet yokluğu · temerrüt faizi · yetki · dosya masrafı · temerrüt
Benzer bu kararda… ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından yurtdışından ithal edilen malların gümrük işlemlerini yapmakla yetkilendirilen davalının davaya konu malları davacıya «teslim» ettiğini ispat edemediği, davacı ile davalı ... arasında her hangi bir akdi ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın «husumet yokluğundan» reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 204.920,00 TL’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı adına yurtdışından gelecek bir kısım emtiaların gümrük işlemlerinin tamamlanması için davacı tarafından davalı şirkete «yetki» verildiği ve gümrük «masrafları» için bir kısım ödemeler yapıldığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
2- Dava, davacıya «gümrük müşavirliği» hizmeti sunan davalı şirketin davacı adına gelen emtiaları gümrükten «teslim» aldıktan sonra davacıya teslim etmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Kural olarak anılan hükmün uygulanabilmesi için, «ticari defterlere» dayanan tarafın, birden «ziyade» kanıtla değil, sadece ve açıkça karşı tarafın ticari defterlerine dayanması gerekmektedir.
-
Meblağın temerrüt faizi ile tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7332 E. 2012/7777 K.
Ortak:aleyhe delil · yemin · ticari defter · ibraz · e-defter
İncelediğiniz karardaBu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın «ticari defterlerinin» münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin «ibrazını» istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir «yemin» verir denilmektedir.
Anılan bu hükme göre karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir «yemin» verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin.
84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın «ticari defterlerine» dayanması halinde karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kayıtlarının tamamını dosyaya «ibrazı» gerekli iken 1998 ve 1999 yılı envanter «defterleri» ile 1998 yılı Mart ayı yevmiye defterini dosyaya ibraz etmediği, «ticari defterlerin» kül teşkil ettiği ve birbirinden ayrılmalarının mümkün olmadığı, ticari defterlerini eksik ibraz eden davalının defterlerini ibraz etmemiş sayılacağı ve dayanılan özel kanıtlama sisteme gereğince TTK'nun 83/2 nci maddesi hükmüne göre «yemin» ettirilmesi gerektiği, davalı yanın defterlerinin tamamını ibraz etmeyişi nedeni ile TTK'nun 83/1 nci maddesine göre davacı yana iddiasının sıhhati bakımından tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının da kendisine yöneltilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, re'sen yemin eda edildikten sonra uyuşmazlık hakkında delil toplanmayacağı, yemin çerçevesinde hüküm tesisinin zorunlu olduğu, yeminin eda edilmiş olması ile başkaca delil toplanmasına gerek duyulmadığı, yeminin «kesin delil» olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun anılan hükmüne göre «tacir» olsun veya olmasın bir kimse tacirin «defter» kapsamını kabul edeceğini mahkemede beyan etmiş iken, «ticari defterlerine» dayanılan taraf bu defterleri ibrazdan imtina ederse, mahkeme deftere dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir «yemin» verdirmek suretiyle davayı sonuçlandırır.
Yukarıda belirtildiği üzere davacı taraf banka «ticari defterlerinin» kendi lehine bir alacak göstermediğini zaten kabul ettiğinden ve dayanaklarının sıhhatinin araştırılması da TTK'nun 83/2. maddesine dayanılan durumlarda mümkün bulunmadığından mahkemece bir kısım defterlerinin «ibraz» edilebileceğinden bahisle TTK'nun 83/2. maddesine dayanılarak oluşturulan ve davacı tarafça da bu yöndeki gerekçe yönünden temyiz konusu yapılmayan yerel mahkeme k …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin delil · yemin teklifi · adli yardım · münhasırlık · geçersizlik · tacir · cy/cy kaydı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kayıtlarının tamamını dosyaya «ibrazı» gerekli iken 1998 ve 1999 yılı envanter «defterleri» ile 1998 yılı Mart ayı yevmiye defterini dosyaya ibraz etmediği, «ticari defterlerin» kül teşkil ettiği ve birbirinden ayrılmalarının mümkün olmadığı, ticari defterlerini eksik ibraz eden davalının defterlerini ibraz etmemiş sayılacağı ve dayanılan özel kanıtlama sisteme gereğince TTK'nun 83/2 nci maddesi hükmüne göre «yemin» ettirilmesi gerektiği, davalı yanın defterlerinin tamamını ibraz etmeyişi nedeni ile TTK'nun 83/1 nci maddesine göre davacı yana iddiasının sıhhati bakımından tamamlayıcı «yemin teklif» edildiği, davacının da kendisine yöneltilen yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, re'sen yemin eda edildikten sonra uyuşmazlık hakkında delil toplanmayacağı, yemin çerçevesinde hüküm tesisinin zorunlu olduğu, yeminin eda edilmiş olması ile başkaca delil toplanmasına gerek duyulmadığı, yeminin «kesin delil» olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zira dosya içeriği ile sabit olduğu üzere davacı, davalı Banka kayıtlarının kendisini alacaklı göstermediğini kabul etmekte, ancak «kaydın» dayanağının «geçersiz» olduğunu ileri sürmektedir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının esasen şirket olmayıp gerçek kişi olmasına nazaran davalı vekilinin «adli yardımla» ilgili temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesi içeriği ve yargılama boyunca ileri sürülen beyanlardan açıkça anlaşılacağı üzere davacı taraf bir kısım işlemlerin davalı bankaca usulsüz yapıldığı iddiasıyla işlemlerin yapılma tarihinden çok uzun bir süre sonra yaptırdığı mahkeme tesbitine göre işbu davayı açmış ve TTK'nun 83/2 maddesi uyarınca «münhasıran» davalı «defterlerine» delil olarak dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13071 E. 2011/5608 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra hukuk mahkemesi · olumsuz oy · hukuki yarar · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «icra hukuk» mahkemesinin görevi kapsamında kalan ve «kesin» hükme bağlanan bir hususun genel mahkemeler huzurunda yeniden görülmesinde «hukuki yarar» bulunmadığı, alacağın tespit ve tahsili yönünde bir isteminin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davanın esasına girilerek davacının talebi hakkında olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken, davacının dava açmakta «hukuki yararının» olmadığı ve alacağın tespit ve tahsili yönünde bir isteminin bulunmadığı gerekçesiyle red hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Dava, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından geri bırakılmasına karar verilen icra takibinin «zamanaşımına» uğramadığının tespiti ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkin olup İİK’nun 71. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 33/a maddesi uyarınca bu tür davaların genel mahkemelerce incelenmesi gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5864 E. , 2010/11902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/359 - 2008/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir devam eden taşıma ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafından taşıma bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesap mutabakatının yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 24.792,50 YTL’ye yönelik itirazın iptali ile takibin anılan bedel üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmayıp, taşıma nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve var ise miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir.
Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.
İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca defterlerin usulüne uygun tutulması tek başına yetmemekte, kayıtların dayanak belgelerle desteklenmesi de gerekmektedir.
Somut olayda ise, mahkemece, sadece davacının defter ve kayıtları ile davalıya ait olduğu iddia edilen cari hesap ekstresi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı alacağı tesbit edilmiş olup, bu hesap ekstresi davalı tarafından kabul edilmediği gibi bunun davalıya ait olduğuna ilişkin davalıyı bağlayıcı bir imza veya işaret de belge üzerinde mevcut değildir. Ayrıca davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı da bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Davalı taraf ise defterlerin sayısının çok olması nedeniyle mahkemeye ibraz edilmesinde zorluk bulunduğunu beyan ederek, incelemenin şirket merkezinde yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı şirkete ait defterler üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamıştır.
Bu itibarla, gerek davalı ve gerekse davacı taraf davalı şirkete ait defter kayıtlarına delil olarak dayandıklarına göre mahkemece, yukarıda yazılan ilkeler doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadıkları ve davacının alacağının olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042786400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz