6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5864 E. 2010/11902 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ekstresi ticari defter ibrazı aleyhe delil ticari defter incelemesi delil değerlendirmesi delil niteliği şirket merkezi mahkemesi tasdik kararı cari hesap ticari defter kayıtları yemin taşıma sözleşmesi bilirkişi incelemesi ticari defter icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme ibraz e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 82TTK 83

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 24.792,50 YTL’ye yönelik itirazın iptali ile takibin anılan bedel üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmayıp, taşıma nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve var ise miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir. Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır. İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca defterlerin usulüne uygun tutulması tek başına yetmemekte, kayıtların dayanak belgelerle desteklenmesi de gerekmektedir.

Somut olayda ise, mahkemece, sadece davacının defter ve kayıtları ile davalıya ait olduğu iddia edilen cari hesap ekstresi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı alacağı tesbit edilmiş olup, bu hesap ekstresi davalı tarafından kabul edilmediği gibi bunun davalıya ait olduğuna ilişkin davalıyı bağlayıcı bir imza veya işaret de belge üzerinde mevcut değildir. Ayrıca davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı da bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Davalı taraf ise defterlerin sayısının çok olması nedeniyle mahkemeye ibraz edilmesinde zorluk bulunduğunu beyan ederek, incelemenin şirket merkezinde yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı şirkete ait defterler üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamıştır.

Bu itibarla, gerek davalı ve gerekse davacı taraf davalı şirkete ait defter kayıtlarına delil olarak dayandıklarına göre mahkemece, yukarıda yazılan ilkeler doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadıkları ve davacının alacağının olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Ticari defter delili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7268 E. 2015/5052 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Meblağın temerrüt faizi ile tahsili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7332 E. 2012/7777 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13071 E. 2011/5608 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/5864 E.  ,  2010/11902 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Erzurum 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30.12.2008 tarih ve 2006/359 - 2008/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında uzun süredir devam eden taşıma ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafından taşıma bedellerinin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hesap mutabakatının yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 24.792,50 YTL’ye yönelik itirazın iptali ile takibin anılan bedel üzerinden devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında süre gelen taşıma ilişkisinin varlığı konusunda uyuşmazlık sözkonusu olmayıp, taşıma nedeniyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve var ise miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Ticari defterlerin inceleme usulü ve ne şekilde delil teşkil edecekleri TTK’nun 82 ve devamı maddeleri hükümlerinde düzenlenmiş olup, bu hükümlere göre öncelikle ticari defterlerin yasanın öngördüğü şekilde tasdik işlemlerinin yapılmış ve usulüne uygun tutulmuş olmaları, bazı kayıtlar bakımından da müstenidatı belgelerin bulunması ve her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması gerekmektedir. Ancak TTK’nun 83. maddesinde belirtilen şekilde talep edilmesi halinde istisna olarak tek taraflı defter incelemesine ve kayıtlarına yasa delil niteliği tanımaktadır. Bu madde hükmünde taraflardan biri karşı tarafın ticari defterlerinin münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan ettiği halde karşı taraf ticari defterlerini ibrazdan imtina ederse mahkeme defterlerin ibrazını istemiş olan tarafa iddiasının sıhhati hakkında bir yemin verir denilmektedir.

Anılan bu hükme göre karşı tarafın ticari defterlerine dayanan tarafın davasını ispat yolunda başkaca delil ikame etmeyip salt karşı tarafın defterine dayanmış ve münderecatını kabul edeceğini mahkeme huzurunda beyan etmiş ve buna karşılık ticari defter ibrazından kaçınılmış olması gerekmektedir ki, bu durumda hasmın ticari defterine dayanan tarafa iddiasının doğruluğu hakkında bir yemin verilerek eda edilmesi halinde iddianın sabit olduğu kabul edilebilsin. TTK'nun 83/2. 84, 85. ve 86. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, taraflardan birinin karşı tarafın ticari defterlerine dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmesi ve defterlerin yasaya uygun tutulmuş olması koşullarıyla defterlerdeki lehe kayıtlar karşı taraf lehine delil sayılır.

İbraz edilen defterler usulüne uygun tutulmamışlarsa kayıtlardan sahibi aleyhine olanları delil teşkil eder, lehe olan kayıtlar artık karşı taraf aleyhine delil olarak değerlendirilemez. Ayrıca defterlerin usulüne uygun tutulması tek başına yetmemekte, kayıtların dayanak belgelerle desteklenmesi de gerekmektedir.

Somut olayda ise, mahkemece, sadece davacının defter ve kayıtları ile davalıya ait olduğu iddia edilen cari hesap ekstresi üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacı alacağı tesbit edilmiş olup, bu hesap ekstresi davalı tarafından kabul edilmediği gibi bunun davalıya ait olduğuna ilişkin davalıyı bağlayıcı bir imza veya işaret de belge üzerinde mevcut değildir. Ayrıca davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı da bilirkişi raporunda açıklanmamıştır. Davalı taraf ise defterlerin sayısının çok olması nedeniyle mahkemeye ibraz edilmesinde zorluk bulunduğunu beyan ederek, incelemenin şirket merkezinde yapılmasını talep etmesine rağmen, davalı şirkete ait defterler üzerinde her hangi bir inceleme yapılmamıştır.

Bu itibarla, gerek davalı ve gerekse davacı taraf davalı şirkete ait defter kayıtlarına delil olarak dayandıklarına göre mahkemece, yukarıda yazılan ilkeler doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadıkları ve davacının alacağının olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1042786400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.