6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/3783 E. 2013/20308 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet dolandırıcılık kefil eksik inceleme ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Dava, asıl borçlu ve kefil olan davalılardan kredi alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların bankadan kredi kullanmadıkları, banka yetkililerinin Ağır Ceza Mahkemesinde krediler sebebiyle dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, dosya içinde bulunan ve 16.08.2010 tarihinde kesinleşen, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2009 gün, 2006/320-201 Esas ve Karar sayılı kararının incelenmesinde, katılanın Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, sanıkların..., ... ve ... olduğu, sanıklardan ilgili banka müdürü ... ve müdür yardımcısı ... ile diğer sanık...’in 2.078.072 TL’yi zimmetlerine geçirdikleri ve bankayı dolandırmak suçundan mahkum oldukları anlaşılmakta ise de, Ağır Ceza Mahkemesi'nce belirlenen zimmet miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve iş bu davanın konusunu oluşturan kredinin gerçekte kullandırılmayıp banka çalışanlarınca zimmete geçirilen bir para olup olmadığı hususları Ağır Ceza Mahkemesi kararından anlaşılamamakta olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu yönde bir belirleme bulunmamaktadır. Davacı banka tarafından ibraz edilen kredili mevduat hesap sözleşmesindeki imzaları davalı ... inkar etmiştir. Mahkemece bu imzaların davalılara ait olup olmadığı konusunda da bir inceleme yapılmadığı gibi, kullandırılan kredinin kime ödendiği, ödeme belgesinde davalı borçluların imzasının bulunup bulunmadığı da inceleme konusu yapılmamıştır.

Bu durumda, mahkemece davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin de Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıklara ödenip ödenmediği, davalıların bu bedeli tahsil edip etmedikleri açıklıkla belirlenmeden yazılı olduğu şekilde, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/3783 E.  ,  2013/20308 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2012 tarih ve 2011/641-2012/602 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalılardan ...’in borçlu, diğer davalı ...’nın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı 15.10.1998 tarihli Kredili Mevduat Sözleşmesi'ne konu borcun 04.12.2000 günlü ihtarnameye rağmen davalılarca ödenmediğini ileri sürerek, 3783,20 TL ana para, 61.275,54 TL faiz ve 3.063,78 TL BSMV olmak üzere toplam 68.122,52 TL alacağın fazlaya ve hesap hatasına ilişkin her türlü hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 05.10.2009 tarihinden itibaren %153 faiz ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı bankadan kredi kullanmadığını, bu durumun İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2006/320 Esas sayılı kararı ile de tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece; iddia, savunma benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalıların bankadan kredi kullanmadıkları, banka yetkilileri hakkında açılan ceza davasında banka yetkililerinin bu krediler sebebiyle dolandırıcılık suçundan mahkum edildiği, ortada kredi borcundan dolayı bir alacağın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, asıl borçlu ve kefil olan davalılardan kredi alacağının tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davalıların bankadan kredi kullanmadıkları, banka yetkililerinin Ağır Ceza Mahkemesinde krediler sebebiyle dolandırıcılık suçundan mahkum oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, dosya içinde bulunan ve 16.08.2010 tarihinde kesinleşen, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 29.05.2009 gün, 2006/320-201 Esas ve Karar sayılı kararının incelenmesinde, katılanın Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü, sanıkların..., ... ve ... olduğu, sanıklardan ilgili banka müdürü ... ve müdür yardımcısı ... ile diğer sanık...’in 2.078.072 TL’yi zimmetlerine geçirdikleri ve bankayı dolandırmak suçundan mahkum oldukları anlaşılmakta ise de, Ağır Ceza Mahkemesi'nce belirlenen zimmet miktarının hangi kalemlerden oluştuğu ve iş bu davanın konusunu oluşturan kredinin gerçekte kullandırılmayıp banka çalışanlarınca zimmete geçirilen bir para olup olmadığı hususları Ağır Ceza Mahkemesi kararından anlaşılamamakta olup, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da bu yönde bir belirleme bulunmamaktadır.

Davacı banka tarafından ibraz edilen kredili mevduat hesap sözleşmesindeki imzaları davalı ... inkar etmiştir. Mahkemece bu imzaların davalılara ait olup olmadığı konusunda da bir inceleme yapılmadığı gibi, kullandırılan kredinin kime ödendiği, ödeme belgesinde davalı borçluların imzasının bulunup bulunmadığı da inceleme konusu yapılmamıştır.

Bu durumda, mahkemece davalılara kullandırıldığı iddia edilen kredinin de Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan sanıklara ödenip ödenmediği, davalıların bu bedeli tahsil edip etmedikleri açıklıkla belirlenmeden yazılı olduğu şekilde, eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 13.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1029496500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.