İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3602 E. 2017/6977 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cari hesap ilişkisi↗ cari hesap↗ iş bölümü↗ komisyon↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗ avans faizi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şahsi hesabına yapılan 12.500 TL'lik ödemenin şirket adına yapıldığı, oyunculara davalı tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki hesap ilişkisinde dikkate alınacağı, üç oyuncuya toplam 17.750 TL ödendiği davalının haricen ödediği oyuncu ücretleri nedeniyle davacıya borçlu olduğu komisyon ücreti düşülerek davalının 8.267,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, asıl davada oynanan bölüm dizisine göre davacının başka alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davada 8.267,50 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden avans faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı asıl davada davalı ile arasında oyuncu teminine ilişkin sözleşme gereğince cari hesap ilişkisi bulunduğunu, buna dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise karşı davasında fazladan yapılan ödemeler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının ajansına bağlı olarak çalışan oyuncuların davalı şirketin yapımlarında yer aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı ile davalının tacir olduğu ve aralarında bir ticari ilişkinin bulunduğu açıktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan bir ihtilaf söz konusu değildir. Bu durumda davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hususu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1833 E. 2019/4360 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:prim alacağı · davanın konusu · ibra · ek prim · derdestlik · usulden reddi · ıslah
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi dosyası incelendiğinde, aynı iddiaların ileri sürülerek davanın açılmış olduğu, ancak davacının 27.12.2010 tarihli dilekçeyle taleplerinin sözleşmedeki «prim alacağına» ilişkin olduğunu beyan ettiği, mahkemesince de bu beyanın davanın «ıslahı» niteliğinde kabul edilerek prim alacağına yönelik inceleme yapıldığı ve uyuşmazlığın karara bağlandığı görülmüştür.
… paylaştırılmasına yönelik sözleşmeye dayalı davacı oyunculara düşen payın tahsiline ilişkin dava açılmış olduğunun anlaşıldığı, aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin «derdest» dava bulunması nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, eldeki davaya «derdest» kabul edilerek davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların «ibra» edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/852 E. 2017/3865 K.
Ortak:komisyon · avans faizi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz kararda… ar arasındaki hesap ilişkisinde dikkate alınacağı, üç oyuncuya toplam 17.750 TL ödendiği davalının haricen ödediği oyuncu ücretleri nedeniyle davacıya borçlu olduğu «komisyon» ücreti düşülerek davalının 8.267,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, asıl davada oynanan «bölüm» dizisine göre davacının başka alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davada 8.267,50 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden «avans faizi» yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda davada asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu göz önüne alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı- karşı davacının sözleşmeyi "..." isimli dizi yapımcısı ile davacı- karşı davalının «husumeti» nedeniyle aracı olmaktan kaçındığı gerekçesiyle feshettiğini ihtarında belirttiği, dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının bu «ihtar» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı oyuncunun TBK'nın 123. maddesinde öngörülen mehli vermeksizin sözleşmeyi feshetmesinin «geçersiz» olduğu, «sözleşmenin feshinin» geçersiz olmasıyla beraber dinlenen tanığın beyanıyla oyuncunun "..." isimli dizide rol almasının davacı ajans tarafından engellenmek istendiğinin anlaşıldığı, ajansın, husumetli olduğu yapımcıda menajeri olduğu oyuncuyu çalıştırmak istememesinin kendi açısından haklı görülebilirse de işlerine aracılık etmeyi sözleşme ile üstlendiği davalı oyuncunun zararına sebebiyet verdiğinden haklılığının kabul edilemeyeceği, ancak davacı ajansın, davalı oyuncu için çeşitli iş teklifleri de sunduğu, "..." dizisinin toplam 46 bölümünde ve "..." sinema filminden oyuncunun gelir elde ettiği, bu tespitlerden ajansın, oyuncuya sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece belli işler vererek onun tanınmasına imkan sağladığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle davalının da TBK'ya uygun bir şekilde «fesih» yapmadan dizide rol almasının kusurlu bulunduğu, dolayısıyla her iki tarafından kusurlu kabul edildiği, gerek karşılıklı «kusur», gerekse «fahiş cezai şart» ve TBK'nın 182/«son» maddesi hükmünün dikkate alınarak cezai şartın 50.000 TL olarak dikkate alındığı, davacının aracılık etmediği iş için sanki aracılık etmiş gibi sözleşmede belirtilen oranda «komisyon» alamayacağı, TBK'nın 51. ve 52. maddeleri dikkate alınarak davacının «komisyon alacağının» 10.500 TL olarak takdir edildiği, bunun dışında bir zararın ajans tarafından ispatlanamadığı, bu ücretten davalı oyuncunun 7.500 TL tutarındaki alacağının mahsubu ile 3.000 TL «yoksun kalınan» kâr alacağının kaldığı gerekçesiyle asıl davada TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren 50.000 TL cezai şartın ve 3.000 TL yoksun kalınan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… vacı vekili, davalının, taraflar arasında aktedilen menajerlik sözleşmesini haksız feshettiğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkiline ödemesi gereken ajans servis «komisyonunu» ödemediği gibi müvekkilinin sözleşmenin devamı halinde elde edeceği kazançtan «mahrum» kaldığını ileri sürerek «cezai şart» ve «yoksun kalınan» kârın tahsilini, karşı davada ise davacı vekili, karşı davalının ajans servis komisyonu olarak «takas» ettiğini belirttiği alacağının ödenmesini istemiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.06.2010 tarihli menajerlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
İşbu davada FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin «görevli» olduğundan söz edilemeyecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fahiş cezai şart · komisyon alacağı · yoksun kalınan kâr · takas · ihtisas mahkemesi · kâr mahrumiyeti · sözleşmenin feshi · cezai şart
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı- karşı davacının sözleşmeyi "..." isimli dizi yapımcısı ile davacı- karşı davalının «husumeti» nedeniyle aracı olmaktan kaçındığı gerekçesiyle feshettiğini ihtarında belirttiği, dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının bu «ihtar» kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı oyuncunun TBK'nın 123. maddesinde öngörülen mehli vermeksizin sözleşmeyi feshetmesinin «geçersiz» olduğu, «sözleşmenin feshinin» geçersiz olmasıyla beraber dinlenen tanığın beyanıyla oyuncunun "..." isimli dizide rol almasının davacı ajans tarafından engellenmek istendiğinin anlaşıldığı, ajansın, husumetli olduğu yapımcıda menajeri olduğu oyuncuyu çalıştırmak istememesinin kendi açısından haklı görülebilirse de işlerine aracılık etmeyi sözleşme ile üstlendiği davalı oyuncunun zararına sebebiyet verdiğinden haklılığının kabul edilemeyeceği, ancak davacı ajansın, davalı oyuncu için çeşitli iş teklifleri de sunduğu, "..." dizisinin toplam 46 bölümünde ve "..." sinema filminden oyuncunun gelir elde ettiği, bu tespitlerden ajansın, oyuncuya sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece belli işler vererek onun tanınmasına imkan sağladığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle davalının da TBK'ya uygun bir şekilde «fesih» yapmadan dizide rol almasının kusurlu bulunduğu, dolayısıyla her iki tarafından kusurlu kabul edildiği, gerek karşılıklı «kusur», gerekse «fahiş cezai şart» ve TBK'nın 182/«son» maddesi hükmünün dikkate alınarak cezai şartın 50.000 TL olarak dikkate alındığı, davacının aracılık etmediği iş için sanki aracılık etmiş gibi sözleşmede belirtilen oranda «komisyon» alamayacağı, TBK'nın 51. ve 52. maddeleri dikkate alınarak davacının «komisyon alacağının» 10.500 TL olarak takdir edildiği, bunun dışında bir zararın ajans tarafından ispatlanamadığı, bu ücretten davalı oyuncunun 7.500 TL tutarındaki alacağının mahsubu ile 3.000 TL «yoksun kalınan» kâr alacağının kaldığı gerekçesiyle asıl davada TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren 50.000 TL cezai şartın ve 3.000 TL yoksun kalınan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
… vacı vekili, davalının, taraflar arasında aktedilen menajerlik sözleşmesini haksız feshettiğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkiline ödemesi gereken ajans servis «komisyonunu» ödemediği gibi müvekkilinin sözleşmenin devamı halinde elde edeceği kazançtan «mahrum» kaldığını ileri sürerek «cezai şart» ve «yoksun kalınan» kârın tahsilini, karşı davada ise davacı vekili, karşı davalının ajans servis komisyonu olarak «takas» ettiğini belirttiği alacağının ödenmesini istemiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.06.2010 tarihli menajerlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara «ihtisas» mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12078 E. 2016/6141 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur
Benzer bu kararda… ak üzere toplam 21.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, karşı davada, davacı-karşı davalıya izafe edilebilecek bir «kusur» bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davalı karşı davacı yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/79 E. 2012/11584 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:faturaya itiraz edilmemesi · faturaya itiraz · bilirkişi incelemesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından düzenlenen «faturaya itiraz edilmediği», davacının alacaklı olduğu, ihtilafın yargılama sonucu çözülmesi nedeniyle «icra inkar tazminatına» hükmedilemeyeceği gerekçesiyle, itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, oyunculuk, ajans hizmetinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece uyuşmazlığın yargılama sonucu çözüldüğü gerekçesiyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Oysa, davacı taraf faturaya dayalı olarak takipte bulunmuş, yapılan «bilirkişi incelemesi» ile de faturanın davacının «defterlerinde» kayıtlı olduğu belirlenerek bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup, bu durumda alacağın likit olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3602 E. , 2017/6977 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2015 tarih ve 2012/76-2015/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili, müvekkili şirketin birçok oyuncuyu bünyesinde barındıran bir ajans olduğunu, davalı şirketin yapımcılığını üstlendiği çeşitli televizyon programlarında yer almak üzere sözleşme karşılığı davalı şirkete oyuncu temin ettiğini, taraflar arasındaki cari hesabın belirlenerek davalı şirkete iadeli taahhütlü olarak bir mutabakat mektubu gönderildiğini, davalı şirketin cari hesabı kabul ettiğini, kesinleşen cari hesaba göre 28.303,05 TL borç için icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkiline tebliğ edilmiş ve kabul edilmiş bir faturasının bulunmaması nedeni ile asıl davanın reddini istemiş, karşı davada ise zamanından önce avans olarak ödenen ücretler sebebi ile müvekkilinin davalıdan 14.965 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek bu alacağın tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şahsi hesabına yapılan 12.500 TL'lik ödemenin şirket adına yapıldığı, oyunculara davalı tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki hesap ilişkisinde dikkate alınacağı, üç oyuncuya toplam 17.750 TL ödendiği davalının haricen ödediği oyuncu ücretleri nedeniyle davacıya borçlu olduğu komisyon ücreti düşülerek davalının 8.267,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, asıl davada oynanan bölüm dizisine göre davacının başka alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davada 8.267,50 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden avans faizi yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı asıl davada davalı ile arasında oyuncu teminine ilişkin sözleşme gereğince cari hesap ilişkisi bulunduğunu, buna dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise karşı davasında fazladan yapılan ödemeler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür. Davacının ajansına bağlı olarak çalışan oyuncuların davalı şirketin yapımlarında yer aldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı ile davalının tacir olduğu ve aralarında bir ticari ilişkinin bulunduğu açıktır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundan kaynaklanan bir ihtilaf söz konusu değildir.
Bu durumda davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hususu göz önüne alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün res'en BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 06/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/389521000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz