6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai Şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/852 E. 2017/3865 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fahiş cezai şart tbk 182/3 komisyon alacağı geçersiz sözleşme yoksun kalınan kâr takas ihtisas mahkemesi kâr mahrumiyeti sözleşmenin feshi cezai şart tbk 99 fesih kamu düzeni komisyon usulden reddi ihtar geçersizlik kusur fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi avans faizi husumet i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK · FSEK — FSEK 76 · HUMK · TBK — TBK 51TBK 123TBK 182

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı- karşı davacının sözleşmeyi "..." isimli dizi yapımcısı ile davacı- karşı davalının husumeti nedeniyle aracı olmaktan kaçındığı gerekçesiyle feshettiğini ihtarında belirttiği, dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının bu ihtar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı oyuncunun TBK'nın 123. maddesinde öngörülen mehli vermeksizin sözleşmeyi feshetmesinin geçersiz olduğu, sözleşmenin feshinin geçersiz olmasıyla beraber dinlenen tanığın beyanıyla oyuncunun "..." isimli dizide rol almasının davacı ajans tarafından engellenmek istendiğinin anlaşıldığı, ajansın, husumetli olduğu yapımcıda menajeri olduğu oyuncuyu çalıştırmak istememesinin kendi açısından haklı görülebilirse de işlerine aracılık etmeyi sözleşme ile üstlendiği davalı oyuncunun zararına sebebiyet verdiğinden haklılığının kabul edilemeyeceği, ancak davacı ajansın, davalı oyuncu için çeşitli iş teklifleri de sunduğu, "..." dizisinin toplam 46 bölümünde ve "..." sinema filminden oyuncunun gelir elde ettiği, bu tespitlerden ajansın, oyuncuya sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece belli işler vererek onun tanınmasına imkan sağladığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle davalının da TBK'ya uygun bir şekilde fesih yapmadan dizide rol almasının kusurlu bulunduğu, dolayısıyla her iki tarafından kusurlu kabul edildiği, gerek karşılıklı kusur, gerekse fahiş cezai şart ve TBK'nın 182/son maddesi hükmünün dikkate alınarak cezai şartın 50.000 TL olarak dikkate alındığı, davacının aracılık etmediği iş için sanki aracılık etmiş gibi sözleşmede belirtilen oranda komisyon alamayacağı, TBK'nın 51. ve 52. maddeleri dikkate alınarak davacının komisyon alacağının 10.500 TL olarak takdir edildiği, bunun dışında bir zararın ajans tarafından ispatlanamadığı, bu ücretten davalı oyuncunun 7.500 TL tutarındaki alacağının mahsubu ile 3.000 TL yoksun kalınan kâr alacağının kaldığı gerekçesiyle asıl davada TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren 50.000 TL cezai şartın ve 3.000 TL yoksun kalınan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Asıl davada, davacı vekili, davalının, taraflar arasında aktedilen menajerlik sözleşmesini haksız feshettiğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkiline ödemesi gereken ajans servis komisyonunu ödemediği gibi müvekkilinin sözleşmenin devamı halinde elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını ileri sürerek cezai şart ve yoksun kalınan kârın tahsilini, karşı davada ise davacı vekili, karşı davalının ajans servis komisyonu olarak takas ettiğini belirttiği alacağının ödenmesini istemiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.06.2010 tarihli menajerlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. 5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İşbu davada FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/79 E. 2012/11584 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3765 E. 2020/896 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3602 E. 2017/6977 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Cezai Şart

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/587 E. 2023/7110 K.

    Ortak: · Cezai Şart

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/852 E.  ,  2017/3865 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2013/221-2015/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosyanın incelenmesinde duruşma için gerekli tebligat giderinin yatırılmamış olması nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı- karşı davalı vekili, kast ajansı olarak çalışan müvekkili ile davalı arasında imzalanan 16.06.2010 tarihli sözleşmeye göre müvekkilinin, davalının tanıtımını yaptığını, müvekkilinin emeği ile davalının "..." isimli dizide görev aldığını, sözleşmeye göre davalının müvekkilinden onay almadan başka bir ajans veya işverenle sözleşme yapamayacağını, aksi halde 100.000 USD cezai şartın ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin davacıyı "..." isimli dizide oynatmak için emek verirken davalının bu dizide oynamak için tek taraflı sözleşme imzalama aşamasına geldiğini, davalının, ajans servis komisyonunu ödememek için kötüniyetle hareket ederek 13.09.2013 tarihinde 16.06.2010 tarihli sözleşmeyi mehil vermeksizin feshettiğini, müvekkilinin 2 yıl daha sürecek sözleşme süresince kârdan yoksun kaldığı gibi cezai şart alacağının da doğduğunu ileri sürerek 100.000 USD karşılığı 202.000 TL cezai şartın ve şimdilik 3.000 TL yoksun kalınan kârın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı- karşı davacı vekili, sözleşme tarihi ile müvekkilince haklı nedenle feshedildiği tarih arasında geçen 3 yılı aşan süre zarfında davacının ancak bir dizide müvekkilinin rol almasına aracılık ettiğini, davacının edimini yerine getirmek yerine bir meslek bulmak amacıyla kendisine başvuran müvekkiline tek taraflı, fahiş tazminat tehditleri bulunan sözleşmeyi imzalattığını, PR çalışmaları ile ilgilenmediğini, bir strateji ortaya koymadığını, bilinçli bir ilgisizlikle hareket ettiğini, "..." dizisi için teklifin bizzat müvekkiline geldiğini, müvekkilinin teklifi davacıya yönlendirdiğini, davacı ile "..." dizisinin yapımcısının uzun süreden beri ihtilaflı olduğunu, bu nedenle davacının, müvekkilinin çok istediği bu projede yer alamayacağını beyan ederek tüm kapıları kapattığını, feshin haklı olduğunu, davacının 7.500 TL tutarındaki ücretini müvekkiline ödemediğini savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada 7.500 TL'nin reeskont avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı- karşı davacının sözleşmeyi "..." isimli dizi yapımcısı ile davacı- karşı davalının husumeti nedeniyle aracı olmaktan kaçındığı gerekçesiyle feshettiğini ihtarında belirttiği, dolayısıyla feshin haklı olup olmadığının bu ihtar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı oyuncunun TBK'nın 123. maddesinde öngörülen mehli vermeksizin sözleşmeyi feshetmesinin geçersiz olduğu, sözleşmenin feshinin geçersiz olmasıyla beraber dinlenen tanığın beyanıyla oyuncunun "..." isimli dizide rol almasının davacı ajans tarafından engellenmek istendiğinin anlaşıldığı, ajansın, husumetli olduğu yapımcıda menajeri olduğu oyuncuyu çalıştırmak istememesinin kendi açısından haklı görülebilirse de işlerine aracılık etmeyi sözleşme ile üstlendiği davalı oyuncunun zararına sebebiyet verdiğinden haklılığının kabul edilemeyeceği, ancak davacı ajansın, davalı oyuncu için çeşitli iş teklifleri de sunduğu, "..." dizisinin toplam 46 bölümünde ve "..." sinema filminden oyuncunun gelir elde ettiği, bu tespitlerden ajansın, oyuncuya sözleşmenin yürürlükte olduğu sürece belli işler vererek onun tanınmasına imkan sağladığı, sözleşmedeki hüküm nedeniyle davalının da TBK'ya uygun bir şekilde fesih yapmadan dizide rol almasının kusurlu bulunduğu, dolayısıyla her iki tarafından kusurlu kabul edildiği, gerek karşılıklı kusur, gerekse fahiş cezai şart ve TBK'nın 182/son maddesi hükmünün dikkate alınarak cezai şartın 50.000 TL olarak dikkate alındığı, davacının aracılık etmediği iş için sanki aracılık etmiş gibi sözleşmede belirtilen oranda komisyon alamayacağı, TBK'nın 51.

ve 52. maddeleri dikkate alınarak davacının komisyon alacağının 10.500 TL olarak takdir edildiği, bunun dışında bir zararın ajans tarafından ispatlanamadığı, bu ücretten davalı oyuncunun 7.500 TL tutarındaki alacağının mahsubu ile 3.000 TL yoksun kalınan kâr alacağının kaldığı gerekçesiyle asıl davada TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren 50.000 TL cezai şartın ve 3.000 TL yoksun kalınan alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Asıl davada, davacı vekili, davalının, taraflar arasında aktedilen menajerlik sözleşmesini haksız feshettiğini ve anılan sözleşme uyarınca müvekkiline ödemesi gereken ajans servis komisyonunu ödemediği gibi müvekkilinin sözleşmenin devamı halinde elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını ileri sürerek cezai şart ve yoksun kalınan kârın tahsilini, karşı davada ise davacı vekili, karşı davalının ajans servis komisyonu olarak takas ettiğini belirttiği alacağının ödenmesini istemiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlık 16.06.2010 tarihli menajerlik sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenmiş olup, görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.

5846 sayılı Yasa'nın 76. maddesinde bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden kaynaklı uyuşmazlıklara ihtisas mahkemesi niteliğindeki fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerince bakılacağı belirtilmiştir. İşbu davada FSEK'ten doğan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından fikrî sınai haklar hukuk mahkemesinin görevli olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda, davaya bakmakla görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re'sen bozulmasını gerektirmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re'sen BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 19/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/353894600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.