Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1833 E. 2019/4360 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
prim alacağı↗ davanın konusu↗ ibra↗ ek prim↗ derdestlik↗ usulden reddi↗ ıslah↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların ibra edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde içlerinde davacının da bulunduğu bir kısım davacıların davalı şirketler aleyhine aynı filme yönelik olarak ve filmin gişe gelirinin % 10' unun 39 oyuncu arasında paylaştırılmasına yönelik sözleşmeye dayalı davacı oyunculara düşen payın tahsiline ilişkin dava açılmış olduğunun anlaşıldığı, aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin derdest dava bulunması nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, oyunculuk sözleşmesine dayalı alacak istemidir.
Davacı vekili, davalı şirketlerin ortak yapımcılığında çekilen “Nefes/Vatan Sağolsun” isimli filmin gişe ve sair gelirlerinin %10'unun davacının da aralarında bulunduğu 39 oyuncu arasında paylaştırılacağı ve her oyuncuya 1.000,00 TL ile 3.000,00 TL arasında değişen aylık ücret verileceğini iddia etmiş, mahkemece İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, eldeki davaya derdest kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Derdest olduğu kabul edilen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası incelendiğinde, aynı iddiaların ileri sürülerek davanın açılmış olduğu, ancak davacının 27.12.2010 tarihli dilekçeyle taleplerinin sözleşmedeki prim alacağına ilişkin olduğunu beyan ettiği, mahkemesince de bu beyanın davanın ıslahı niteliğinde kabul edilerek prim alacağına yönelik inceleme yapıldığı ve uyuşmazlığın karara bağlandığı görülmüştür. Buna karşın, eldeki davaya konu dava dilekçesi istem bölümünde aylık ücret alacağına ilişkin talepte bulunulmuş olup, davacı vekili yargılama sürecinde de talebinin bu yönde olduğunu tekraren beyan etmiştir.
Bu durumda, eldeki davanın konusu, taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesi 6. maddesinde yer alan aylık ücret alacağına dayanmakta olup, daha önce açılan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası “konu” itibariyle farklıdır. Bu nedenle, o davanın eldeki davaya derdest kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3602 E. 2017/6977 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ilişkisi · cari hesap · iş bölümü · komisyon · görevsizlik kararı · tacir · avans faizi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… ar arasındaki hesap ilişkisinde dikkate alınacağı, üç oyuncuya toplam 17.750 TL ödendiği davalının haricen ödediği oyuncu ücretleri nedeniyle davacıya borçlu olduğu «komisyon» ücreti düşülerek davalının 8.267,50 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, asıl davada oynanan «bölüm» dizisine göre davacının başka alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile karşı davada 8.267,50 TL'nin davacı-karşı davalıdan alınarak, davalı-karşı davacıya verilmesine, alacağa dava tarihinden «avans faizi» yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
1- Davacı asıl davada davalı ile arasında oyuncu teminine ilişkin sözleşme gereğince «cari hesap ilişkisi» bulunduğunu, buna dayalı olarak icra takibi başlattığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise karşı davasında fazladan yapılan ödemeler nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ileri sürmüştür.
Bu durumda davada asliye ticaret mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu göz önüne alınarak «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Somut olayda davacı ile davalının «tacir» olduğu ve aralarında bir ticari ilişkinin bulunduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6481 E. 2024/3030 K.
Ortak:davanın konusu · ibra · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların «ibra» edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7.
Bu durumda, eldeki «davanın konusu», taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesi 6. maddesinde yer alan aylık ücret alacağına dayanmakta olup, daha önce açılan İstanbul 7.
Benzer bu karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · hakkın kötüye kullanılması · mükerrerlik
Benzer bu kararda… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… u, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut «bölüm» ücretinin yayıncıya bildirilmesinin «sözleşmenin ihlali» olmadığı, «isticvap» istenen hususların «ispat yükünün» yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5645 E. 2024/2543 K.
Ortak:davanın konusu · ibra · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların «ibra» edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7.
Bu durumda, eldeki «davanın konusu», taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesi 6. maddesinde yer alan aylık ücret alacağına dayanmakta olup, daha önce açılan İstanbul 7.
Benzer bu karardaŞti. tarafından ödenmezse tarafımızdan ödenecektir" yönünde açıklamalarda bulunulması karşısında, «haksız rekabet» hükümlerine ve «sözleşmeye aykırılık» teşkil eden bu eylemlerin durdurulması hususları ile ilgili «ihtar» edildiğini ancak ödenmediğini, oyuncu ve menajerleri devir sürecinde oluşabilecek hukuki boşluktan, karmaşadan, belirsizliklerden uzak tutma yönünde uğraş verdiğini, 11.01.2018, 12.01.2018 ve 23.02.2018 tarihlerinde oyunculara Whatshapp üzerinden bildirimlerde bulunarak, taraflarca feshedilmeyen oyunculuk sözleşmesinin yürürlükte olduğu vurgusuyla oyunculuk bedelinin bakiye tutarının ödeneceği ve sözleşmelerin karşılıklı «ibra» ile fesh edileceği hususlarını ihtar ederek oyunculara çağrıda bulunulduğunu, buna rağmen davalı tarafça oyunculuk sözleşmesinin sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmü, sözleşme kapsamındaki hak ve vecibelerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmü ve sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı yönündeki 9/(d) bendi hükmünün dava dışı yapımcıdan ödeme kabul etmek ve devirden sonra yeni yapım şirketi ile oyunculuk ilişkisini devam ettirmek suretiyle ihlal edildiğini ileri sürerek davalının «cezai şart» ihlal sayısının tespit edilerek cezai şart alacaklarının miktar olarak tespitini, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı olmak üzere şimdilik (kısmi dava olarak) 100,00 TL cezai şartın «temerrüt» tarihinden işleyecek her bir cezai şartın «temerrüt tarihini» belirlemek suretiyle ilgili tarihten itibaren hesaplamak kaydıyla «avans faizi» oranında ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:devir yasağı · sözleşmenin nispiliği · sözleşmesel sorumluluk · isticvap · sözleşmenin ihlali · aktif husumet ehliyeti · hakkın kötüye kullanılması · mükerrerlik
Benzer bu kararda… oyunculuk sözleşmesinde yer alan “Sözleşme kapsamındaki hak ve vecaiblerini yapımcının önceden yazılı izni olmaksızın kısmen ve/veya tamamen üçüncü şahıslara devir, «temlik» ve «ciro» edilemeyeceği” yönünde «devir yasağına» ilişkin 7/(i) hükmüne, üçüncü kişilerden ödeme alan davalının ödeme bilgilerini, ödeme tarihini, müvekkilimin ödeme yapıp yapmadığını, ödeme aracını, yani ticari sırlarını ifşa ederek “Sözleşme kapsamında yapımcıya ait gizli bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılamayacağı” yönündeki 9/(d) bendi hükmüne, müvekkili ile imzaladığı sözleşme yürürlükte iken başka bir yapım şirketi ile sözleşme imzalayarak “Sözleşme süresince yapımcı dışında üçüncü bir gerçek veya tüzel kişinin yapımında veya bir yayın kuruluşunda oyunculukla ilgili görev alınamayacağı” yönündeki 6/(c) ve 7/(d) hükmüne aykırı davrandığını, oyunculuk sözleşmesinin yapım sözleşmesinin ilişiği ya da eki olmadığını, ilk sekiz «bölüme» ilişkin yapımcılık hak ve yükümlülüklerinin de devredilmediğini, oyuncu «muvafakatnamesinin» yanlış yorumlandığını, mahkeme kararının «eksik incelemeye» dayalı ve çelişkili olduğunu, oyuncunun oyunculuk dışındaki edimleri için yapılan «isticvap» başvurusunun kabulü gerektiğini, davalının ödeme talebi bulunup bulunmadığı gibi dava konusuna ilişkin hususların bizatihi ihlal ile ilişkili olduğunu, oyuncunun yayıncıdan aldığı ödemenin «mükerrer» olduğunu, ilk sekiz bölüm için her halükarda oyunculuk sözleşmesinin geçerli bulunduğunu, devir nedeniyle sona erdiği kabul edilirse sona eren sözleşme için adları …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; «görevli» mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının atıf yaptığı sözleşme maddelerine dayalı ihlalden söz edebilmesi için iddiasını somutlaştırıp ispatı gerektiğini, dilekçe kapsamında somut olarak oyuncunun ihlalinin ne olduğunun açık olmadığını, davacının devir hakkı «dahil» tüm haklarını yayıncı şirkete devretmiş olduğu halde parasal anlaşmazlıklarının faturasını müvekkili oyuncuya keserek işbu davayı köyü niyetle kurguladığını, davacının «aktif husumet ehliyeti» bulunmadığını, müvekkilinin yayıncıya karşı sorumluluğunun devam ettiğini, imzalamış olduğu «muvafakatname» ile bağlı bulunduğunu, «hakkın kötüye kullanıldığını» ve «hukuki yararının» olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ek «protokol» 1 olarak sunulan devir sözleşmesinin 2.3. nolu maddesinde “Tarafların akdettiği ve sözleşmenin yapımcı ile «taahhüt» edenlerini değiştirmeyi konu edinen işbu sözleşme”denilmesi suretiyle davacının artık sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmeden kaynaklı hak ve yükümlülüklerini üçüncü bir şahsa devrettiğinin anlaşıldığı, davacının taraf olduğu devir sözleşmesi dikkate alındığında, davacının sorumlu olduğu ilk 8 «bölüme» ilişkin dahi olsa hem sözleşmeyi imzalayıp hem de bu sözleşme gereği edimlerini yerine getiren ya da bu edimler kapsamında ödeme alan oyuncuya «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmasının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, oyuncunun dava dışı 3 üncü kişilerden ücret tahsil etmiş olmasının davacının ticari sırlarına aykırılık olarak kabul edilemeyeceği, davacının oyuncuya yapılan ödemelerin kimler tarafından yapıldığına ilişkin hususların esasen «davanın konusu» olmadığı gibi davacı «isticvap» talebinin de ispat kurallarına aykırı bulunduğu, davacının 3 üncü kişi olarak iddia ettiği dava dışı kişilerin sözleşme ve protokole taraf olarak imzalarının bulunduğu, «sözleşmesel sorumluluklarının» olduğu, davacının davalı oyuncunun sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasına dayalı olarak «cezai şart» isteminin dinlenilme koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… u, yapım işinin devri halinde de davalının oyunculuk edimini ifaya devamı gerektiği, devirden önceki bölümlere ilişkin ödemenin yayıncı kuruluştan alınmasının yahut «bölüm» ücretinin yayıncıya bildirilmesinin «sözleşmenin ihlali» olmadığı, «isticvap» istenen hususların «ispat yükünün» yer değiştirmesine neden olacağı gibi sonuca da etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1833 E. , 2019/4360 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/02/2016 tarih ve 2015/258-2016/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, davalı şirketlerin ortak yapımcılığında çekilen Nefes/Vatan Sağolsun isimli filmin gişe ve sair gelirlerinin %10'unun davacının da aralarında bulunduğu 39 oyuncu arasında paylaştırılacağı ve her oyuncuya her ay düzenli olarak 1.000,00 TL ile 3.000,00 TL arasında aylık ücret verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak ödemelerin yapılmadığını, çalışmaların SGK‘na bildirilmediğini ileri sürerek davacıya ödenmesi gereken aylık ücretler toplamının şimdilik 1.000,00 TL’sının faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Fida Film şirketi vekili, davalı şirket ile davacılar arasında imzalanmış sözleşme bulunmadığını, davalının her hangi bir ödeme taahhüdünde bulunulmadığını, davacının davalı şirket çalışanı olmadığını, davalı şirketin doğrudan bir hizmet almadığını, diğer davalı tarafından çekimi yapılan filme maddi destek vererek ortak yapımcı olduğunu, oyuncu ücretlerinin diğer davalı tarafından eksiksiz yerine getirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Creavidi Film şirketi vekili, davacının gişe bedelinin % 10’una tekabul eden 4.499,27 TL bedeli prim olarak aldığını, hiçbir alacağının kalmadığına ilişkin ibraname verdiğini, davacının film çekimlerinde sürekli çalışmadığını, çekimlerin 2007 Ekim ayında başladığını, davacının 2008 yılında kadroya katıldığını, çekimlere bir süre ara verildiğini, kararlaştırılan ücretin çekim dönemlerini kapsadığını, davacıya prim alacağı hariç 7.200,00 TL ücret ödemesi yapıldığını, davacının herhangi bir ücret ve prim alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yargıtay Dairesince taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olmadığı, icracı oyuncu sözleşmesi ile mali hakların süresiz ve sınırsız devrinin yapıldığı ve davalıların ibra edildiğinin görüldüğü, İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde içlerinde davacının da bulunduğu bir kısım davacıların davalı şirketler aleyhine aynı filme yönelik olarak ve filmin gişe gelirinin % 10' unun 39 oyuncu arasında paylaştırılmasına yönelik sözleşmeye dayalı davacı oyunculara düşen payın tahsiline ilişkin dava açılmış olduğunun anlaşıldığı, aynı taraflar ve aynı konuya ilişkin derdest dava bulunması nedeniyle dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, oyunculuk sözleşmesine dayalı alacak istemidir.
Davacı vekili, davalı şirketlerin ortak yapımcılığında çekilen “Nefes/Vatan Sağolsun” isimli filmin gişe ve sair gelirlerinin %10'unun davacının da aralarında bulunduğu 39 oyuncu arasında paylaştırılacağı ve her oyuncuya 1.000,00 TL ile 3.000,00 TL arasında değişen aylık ücret verileceğini iddia etmiş, mahkemece İstanbul 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, eldeki davaya derdest kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Derdest olduğu kabul edilen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası incelendiğinde, aynı iddiaların ileri sürülerek davanın açılmış olduğu, ancak davacının 27.12.2010 tarihli dilekçeyle taleplerinin sözleşmedeki prim alacağına ilişkin olduğunu beyan ettiği, mahkemesince de bu beyanın davanın ıslahı niteliğinde kabul edilerek prim alacağına yönelik inceleme yapıldığı ve uyuşmazlığın karara bağlandığı görülmüştür. Buna karşın, eldeki davaya konu dava dilekçesi istem bölümünde aylık ücret alacağına ilişkin talepte bulunulmuş olup, davacı vekili yargılama sürecinde de talebinin bu yönde olduğunu tekraren beyan etmiştir.
Bu durumda, eldeki davanın konusu, taraflar arasındaki oyunculuk sözleşmesi 6. maddesinde yer alan aylık ücret alacağına dayanmakta olup, daha önce açılan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası “konu” itibariyle farklıdır. Bu nedenle, o davanın eldeki davaya derdest kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517327100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz