Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5557 E. 2017/7313 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kesin hüküm teşkil ettiğini savunduğu davalarda davacı tarafın farklı olduğunu, bu nedenle kesin hüküm savunmasının kabul edilmediği, alınan bilirkişi raporlarında dava konusu faydalı modelin yenilik vasfının bulunmadığının belirlendiği, dava konusu tasarımın ise kendine has bir özellik ifade ettiği, yeniliğini ortadan kalktığının davacı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2003/02168 sayılı Faydalı Model Belgesinin hükümsüzlüğüne, 2003/03747 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/65 Esas ve ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/8 Esas sayılı dosyalarında incelenen deliller dışındaki başkaca deliller itibariyle de dava konusu faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşımadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Ancak, 551 sayılı KHK'nin 165 inci maddesi uyarınca faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresinin devamı boyunca talep edilebilir. Davalı vekili, temyiz dilekçesinde, dava konusu faydalı model belgesinin koruma süresinin dolduğunu ileri sürdüğünden bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınarak araştırılması gerekir. Bu bakımdan hükümsüzlüğü istenen 2003/02168 sayılı Faydalı Model Belgesinin koruma süresinin sona erip ermediğinin araştırılması, şayet yargılama sırasında koruma süresi sona ermiş ise, davanın konusuz kaldığının gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/90 E. 2022/4616 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · davanın konusu · yargılama gideri · haksız rekabet · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 nolu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11/12/2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 nolu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, HMK’nun 333/1. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve «vekalet ücretinin» tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece kararının HMK.'nun 353-(1)-b-2 md gereğince kaldırılmasına, asıl …
… i dolmakla faydalı model belgesinin geçerliliğini yitirdiği, yine davacıya ait 2003/02811 nolu faydalı modelin de TPMK kayıtlarına göre hükümden düştüğü dolayısıyla «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
1- Birleşen dava, davalıya ait faydalı modelin davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ve men’i istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği gerekçesiyle davalı eylemelerinin tasarıma tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine ve menine karar verilmiştir.
-
Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1629 E. 2024/625 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · davanın konusu · kazanılmış hak · yargılama gideri · ilk derece kararının kaldırılması · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… odelin hükümsüzlüğü davasının korumanın devam ettiği sürece açılabileceği, davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması nedeniyle asıl dava yönünden «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, birleşen davada, davacıya ait 2003/02168 no.lu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin 11.12.2013 tarihinde dolduğu ancak davacıya ait 2003/03742 no.lu endüstriyel tasarım tescil belgesinin halen geçerli olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olan bilirkişi raporuna göre; davalının ürününün, davacının hem faydalı modeline hem de endüstriyel tasarımına tecavüz teşkil ettiğinin belirlendiği, davalının eylemlerinin davacıya karşı «haksız rekabet» ve tasarıma tecavüz mahiyetinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 333 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre «yargılama giderinin» takdir edilmesi gerektiği, asıl davada davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu, birleşen davada ise davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalının yargılama gideri ve vekâlet ücretinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, «ilk derece kararının kaldırılmasına», asıl davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulüne, davalının 2003/02811 tescil no.lu faydalı model …
… n düzenleme ile davalıya ait faydalı model belgesinin hükümden düşmüş olması dikkate alındığında; asıl dava yönünden davanın konusuz kaldığı, mahkemece asıl davada; «davanın konusuz kalması» nedeniyle esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesinde yasaya ve dosya kapsamı delillere aykırılık bulunmadığı, birleşen davada; davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasının talep ed …
… eçerliliğini yitirdiği, yine davacıya ait 2003/02811 no.lu faydalı modelin de Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) kayıtlarına göre hükümden düştüğü dolayısıyla «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
… msüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi istemine, birleşen davada, davalıya ait faydalı modelin, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarımına karşı «haksız rekabet» ve tecavüz teşkil ettiğinin tespiti, tecavüzün men'i, üretimde kullanılan kalıplara el konulması ve maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulması istemlerine …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8943 E. 2016/2846 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde davacı şirketin karar tarihinden sonra «tüzel kişiliğinin» sona erip ermediğinin, dolayısıyla da «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığının değerlendirileceğinin tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10387 E. 2014/13400 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin ihyası · sicilden terkin · ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · terkin · e-defter
Benzer bu karardaDava, «sicilden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından, «ihyası» istenen şirketin «ticaret sicil» kaydından «terkin» edildiği ve davacının icra takibine konu ettiği çekten dolayı ihyası istenen şirketten alacaklı olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece davacının bu davayı açmakta «hukuki yararı» bulunduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin yeniden «ihyası» için şirketin usulüne uygun sona erip ermediğinin tespiti gerektiği, bunun içinde şirketin «defter» ve belgelerinin incelenmesinin zorunlu olduğu, ilgili defter ve belgelerin imha edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1471 E. 2022/5846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:re'sen inceleme · mücbir sebep · işlemden kaldırma · davanın konusu · denetime elverişlilik · yenileme · yargılama gideri · geçersizlik
Benzer bu karardaMedikal adına tescilli faydalı modelin «yenileme» süresinin dolduğu, ücretinin yatırılmayarak yenilenmediği, altı aylık «mücbir sebep» süresinin dolduğu ve yapılan itirazlar mücbir sebep olarak kabul edilmediğinden faydalı modelin 10/04/2014 tarihinden itibaren «geçersiz» kılınarak «işlemden kaldırıldığı», buna göre birleşen davanın konusuz kaldığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş, kararı asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf etmiştir.
… lıya ait ürünlerdeki kullanılan tasarımlardan farklı olduğu, dolayısıyla tasarıma tecavüz bulunmadığı, yine faydalı modellerdeki istemler yönünden de davalı tarafın «geçersiz» kılınan faydalı modelindeki buluşun gerek buluş özeti, gerekse istemler yönünden davacı tarafa ait buluş ile farklı olduğu, birleşen dava yönünden davalıya ait faydalı model geçersiz kılınmakla birleşen dava konusuz kalmış olup az önce de belirtildiği üzere davalının faydalı modelindeki buluşun gerek buluşun özeti, gerekse istemler bakımından davacıya ait faydalı model belgesindeki buluştan farklı olduğu, davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının gerçekleşmediği, dava tarihi itibariyle davacının birleşen dava yönünden haksız olduğu, buna göre ilk derece mahkemesince birleşen dava yönünden davacı aleyhine «yargılama giderlerine» ve «vekalet ücretine» hükmedilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
2- İlk derece mahkemesince birleşen davada, «dava konusu» faydalı modelin müddet olduğundan bahisle karar «verilmesine yer olmadığı» kararı verilmiştir.
3- Yine birleşen dava için yapılan hükümsüzlük incelemesine karşı davacının itirazen davalı faydalı modelinden önceki tarihli ve ona yakın olduğunu iddia ettiği faydalı modelleri listelediği ancak mahkemece bunun ile ilgili gerek itiraz üzerine gerekse re’«sen inceleme» yapmadığı anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8445 E. 2014/13642 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · eksik inceleme · teminat · teslim
Benzer bu karardaOysa, davalı banka vekili «genel kredi sözleşmesinin» davacının yaptığı ödeme ile kapanmadığını, ödeme tarihi itibariyle 28.723 TL alacakları olduğunu, genel kredi sözleşmesinin 31. maddesi gereğince alacakları bulunduğu sürece «teminatların» geri verilmeyeceğini, davacı tarafından verilen çeklerle ilgili olarak icra takipleri yaptıklarını savunduğu halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödeme tarihi itibariyle kredi borcunun tamamen kapatılıp kapatılmadığı, bankanın ödeme tarihi itibariyle halen alacaklı olup olmadığı «denetime elverişli» olacak şekilde belirlenmediği gibi, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi hükümleri değerlendirilmemiş ve banka tarafından çeklerle ilgili olarak yapılan icra …
Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu çeklerin davacıya iade edilmediği, davacının zararını ispatladığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
… a kayıtları ve davacının sunduğu belgeler üzerinde inceleme yapılarak, genel kredi borcunun 14.02.2011 tarihli 436.000 TL ödeme ile sona erip ermediği belirlenerek, «kredi sözleşmesinin» davaya konu maddeleri değerlendirilerek, banka tarafından çeklerle ilgili yapılan icra takiplerinin akıbeti araştırılarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu çeklerin davacıya «teslim» edilmemesi nedeniyle 151.000 TL zarar oluştuğu, davacının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 151.000 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5557 E. , 2017/7313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2012/147-2015/152 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına tescilli 2003/03747 sayılı endüstriyel tasarımın ve 2003/02168 Y sayılı "Koruyucu Yapı İçeren Bir İç Çamaşırı" isimli faydalı modelin tescil tarihinden çok daha önce pek çok yerli ve yabancı firma tarafından kamuya sunulduğunu, bu itibarla harcıalem hale gelen endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarının bulunmadığını, yeni olmayan faydalı modelin de tescil şartlarını taşımadığını ileri sürerek anılan endüstriyel tasarımın ve faydalı modelin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tescillerinin yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını, dolayısıyla tescil şartlarını taşıdığını, Zekeriya Tekneci tarafından, işbu davanın da konusu teşkil eden faydalı model ve endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü talebi ile açılan ve reddedilen davada da aynı delillere dayanıldığını, dava şartının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kesin hüküm teşkil ettiğini savunduğu davalarda davacı tarafın farklı olduğunu, bu nedenle kesin hüküm savunmasının kabul edilmediği, alınan bilirkişi raporlarında dava konusu faydalı modelin yenilik vasfının bulunmadığının belirlendiği, dava konusu tasarımın ise kendine has bir özellik ifade ettiği, yeniliğini ortadan kalktığının davacı yanca kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2003/02168 sayılı Faydalı Model Belgesinin hükümsüzlüğüne, 2003/03747 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2010/65 Esas ve ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/8 Esas sayılı dosyalarında incelenen deliller dışındaki başkaca deliller itibariyle de dava konusu faydalı model belgesinin yenilik unsuru taşımadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Ancak, 551 sayılı KHK'nin 165 inci maddesi uyarınca faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü koruma süresinin devamı boyunca talep edilebilir. Davalı vekili, temyiz dilekçesinde, dava konusu faydalı model belgesinin koruma süresinin dolduğunu ileri sürdüğünden bu hususun mahkemece re'sen dikkate alınarak araştırılması gerekir. Bu bakımdan hükümsüzlüğü istenen 2003/02168 sayılı Faydalı Model Belgesinin koruma süresinin sona erip ermediğinin araştırılması, şayet yargılama sırasında koruma süresi sona ermiş ise, davanın konusuz kaldığının gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümsüzlük kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/388306800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz