Ticaret unvanına tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/6803 E. 2017/7532 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanına tecavüz↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ hükmün kesinleşmesi↗ yoksun kalınan kâr↗ ön inceleme aşaması↗ kesin süre↗ ticaret unvanı↗ olumsuz oy↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ yargılama gideri↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗ iltibas↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının ticaret unvanına yönelik olarak açtığı davanın kabulüne, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanının davacının "İtimat Et ve Et Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti." unvanı ile iltibas yarattığı ve davalının tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davanın açıldığı tarih itibari ile davalı kullanımının davacının markalarından doğan haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına, davalı adına tescilli "... İtimat" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, hükmün kesinleşmesinden müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile haksız rekabet yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı ticaret unvanına tecavüz ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL maddi tazminatın, 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, markaya ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret ünvanının davacının "İtimat Et ve Et Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti." unvanı ile iltibas yarattığının ve davalı tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına, davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, TTK'da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nin 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir. Bu durumda, davalının tescilsiz ticaret unvanı kullanımının başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren tespit ve dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra işbu davanın açılmasının TMK'nin 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece resen dikkate alınması gereken bu husus tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece, davalı adına 2005/13674 sayılı ile tescilli "... İtimat" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "... İtimat" markasının hükümsüzlüğünün tespiti nedeni ile bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, hükmün kesinleşmesine müteakip imhasına karar verilmiştir. Ancak, sadece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına ve imhasına karar verilmesini gerektirmez. Davalının markası tescilli bulunduğu süredeki kullanımı haksız olarak nitelendirilmeyeceğinden ilgili markayı taşıyan ürün ve evrakların toplatılmasına ve imhasına karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Dava dilekçesinde, tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ticaret unvanına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL maddi tazminatın, 5.000 TL manevi tazminatın, marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın, haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmişse de davada talep edilen marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ve 5.000 TL manevi tazminat ile haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminat talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin tazminat miktarı, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret unvanına tecavüz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1668 E. 2019/6683 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · hükmün kesinleşmesi · ticaret unvanı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz kararda… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, markaya ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Şti." unvanı ile «iltibas» yarattığının ve davalı tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" «ticaret unvanını» kullanmasının yasaklanmasına, davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı «haksız rekabetin» bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle «ticaret unvanına tecavüz» ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu kararda… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000.- TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Şti." unvanı ile «iltibas» yarattığı ve davalının tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davanın açıldığı tarih itibari ile davalı kullanımının davacının markalarından doğan haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" «ticaret unvanını» kullanmasının yasaklanmasına, davalı adına tescilli "...
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının «ticaret unvanına» yönelik olarak açtığı davanın kabulüne, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanının davacının "İtimat Et ve Et Ürünleri San. ve Tic.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9390 E. 2018/6006 K.
Ortak:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
4- Dava dilekçesinde, tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, «ticaret unvanına tecavüz» dolayısıyla 5.000 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın, «marka hakkına tecavüz» dolayısıyla 5.000 TL «yoksun kalınan» kazanç tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın, «haksız rekabet» nedeniyle 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmişse de davada talep edilen marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ve 5.000 TL manevi tazminat ile haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminat talepleri hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, markaya ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde «fatura» ve tanıtım evrakında, «ticaret unvanını» aşar şekilde markasal kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı «verilmesine yer olmadığına», internet «erişimin engellenmesine», tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının «masrafı» davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı», «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
… davalının markasal kullanımları ve başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra davacının markaya tecavüz ve «haksız rekabete» dayalı talepleri yönünden işbu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmişse de marka hakkına dayalı talepler yönünden uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · fatura · terkin · dosya masrafı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde «fatura» ve tanıtım evrakında, «ticaret unvanını» aşar şekilde markasal kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı «verilmesine yer olmadığına», internet «erişimin engellenmesine», tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının «masrafı» davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı», «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
… davalının markasal kullanımları ve başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra davacının markaya tecavüz ve «haksız rekabete» dayalı talepleri yönünden işbu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmişse de marka hakkına dayalı talepler yönünden uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2109 E. 2020/265 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · ilan · haksız rekabet · iltibas · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, markaya ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Şti." unvanı ile «iltibas» yarattığının ve davalı tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" «ticaret unvanını» kullanmasının yasaklanmasına, davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı «haksız rekabetin» bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle «ticaret unvanına tecavüz» ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, önlenmesi ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… rtvizit ve magnetlerinde, bir kısım internet sitelerinde "Dedem Sandwich" şeklinde kullanımlarının olduğu, söz konusu kullanımların davacı adına tescilli markalarla «iltibasa» yol açtığını, bununla birlikte dosya kapsamından davalının kullanımının 2008 yılından beri kesintisiz biçimde devam ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının işbu dava yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sessiz kalma yolu ile hak «kaybının» oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili «kesin» bir süre vermek mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · ibraz
Benzer bu karardaYapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davalı yan, «uyuşmazlık konusu» işareti 2008 yılından bu yana kullandığını ispat zımmında, “Dedem Sandwich” ibaresini içeren vergi levhasını, bir adet idari yaptırım tutanağını, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca davalı iş yerinde yapılan denetime ilişkin bir tutanağı ve çeşitli faturaları dosyaya «ibraz» etmiştir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, davalının, «uyuşmazlık konusu» işareti markasal olarak kullanımın hangi tarihte başladığı ve davacı yanca, markasal kullanıma hak «kaybına» uğramaya sebep olabilecek bir süre boyunca sessiz kalınıp kalınmadığı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölg …
2 benzer karar daha
-
Tecavüz | Haksız rekabet | Marka hükümsüzlüğü | Tazminat | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4258 E. 2019/5832 K.
Ortak:ticaret unvanına tecavüz · hükmün kesinleşmesi · ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · maddi tazminat · haksız rekabet · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
4- Dava dilekçesinde, tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, «ticaret unvanına tecavüz» dolayısıyla 5.000 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın, «marka hakkına tecavüz» dolayısıyla 5.000 TL «yoksun kalınan» kazanç tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın, «haksız rekabet» nedeniyle 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmişse de davada talep edilen marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ve 5.000 TL manevi tazminat ile haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminat talepleri hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, markaya ve «ticaret unvanına tecavüzün» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılarak yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, marka hakkına «ticaret unvanına, tecavüzün» tespiti ve «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi manevi tazminat» ve hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, haksız rekabet ile ticaret unvanına tecavüze ilişkin red edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece vekalet ücretine ilişkin hüküm kısmının 10. bendinde markaya tecavüz sebebiyle red edilen manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, temyiz talepleri reddedilen hususlarla ilgili aynı hüküm maddelerinin kurulduğu gerekçesiyle davacının, ticaret unvanına yönelik olarak olarak açtığı davanın kabulü ile davalı şirketin, davacının ticaret unvanını «ticari dürüstlüğe» aykırı bir biçimde kullanıldığının tespiti ile davalının ticaret unvanında yer alan "İTİMAT" kelimesinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından silinmesine, davalı şirketin üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tebalası üzerinde kullandığı ticaret unvanındaki “İTİMAT” kelimesinin silinmesine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına»,), Davalı şirketin ticaret unvanını tescilli olarak kullanması nedeniyle davacının talep ettiği ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,) Davacının, marka hakkına yönelik olarak açtığı davanın kaulü ile davalının davacıya ait "İTİMAT SUCUKLARI” ve “KOÇKAN SUCUKLARI" markasına tecavüzü ve haksız rekabetinin tespiti ile men'ine, davalının 2011 81633 sayı ile tescilli “CELAL KOÇKAN İTİMAT” markasının «kötüniyetli» olarak tescil edilmesi nedeni ile tescil edildiği tüm mallar bakımından tamamen hükümsüz sayılmasına,(dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,) Davalının davaya konu “Celal Koçkan İtimat” markasını üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tebalasında kullanmasının önlenmesine, bunların toplanmasına ve «hükmün kesinleşmesine» müteakip imhasına, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,), Davalının marka tecavüzü nedeniyle davacının uğradığı 21.750,89 TL «maddi tazminat» ile 3.000 TL manevi tazminatın 18/01/2013 tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta …
Mahkemece, red edilen maddi ve manevi tazminat yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de, «haksız rekabet» ile «ticaret unvanına tecavüze» ilişkin red edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden ve ayrıca markaya tecavüz sebebiyle red edilen manevi tazminat yönünden olmak üzere davalı yararına …
2-Dava, marka hakkına ve «ticaret unvanına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, maddi ve manevi tazminat ile davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · reeskont faizi · kötüniyet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılarak yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, marka hakkına «ticaret unvanına, tecavüzün» tespiti ve «haksız rekabetin» tespiti ile «maddi manevi tazminat» ve hükümsüzlük istemine ilişkin olduğu, haksız rekabet ile ticaret unvanına tecavüze ilişkin red edilen maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği, ayrıca mahkemece vekalet ücretine ilişkin hüküm kısmının 10. bendinde markaya tecavüz sebebiyle red edilen manevi tazminat yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, temyiz talepleri reddedilen hususlarla ilgili aynı hüküm maddelerinin kurulduğu gerekçesiyle davacının, ticaret unvanına yönelik olarak olarak açtığı davanın kabulü ile davalı şirketin, davacının ticaret unvanını «ticari dürüstlüğe» aykırı bir biçimde kullanıldığının tespiti ile davalının ticaret unvanında yer alan "İTİMAT" kelimesinin TTK 52/1 maddesi gereğince ticaret unvanından silinmesine, davalı şirketin üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tebalası üzerinde kullandığı ticaret unvanındaki “İTİMAT” kelimesinin silinmesine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar «verilmesine yer olmadığına»,), Davalı şirketin ticaret unvanını tescilli olarak kullanması nedeniyle davacının talep ettiği ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,) Davacının, marka hakkına yönelik olarak açtığı davanın kaulü ile davalının davacıya ait "İTİMAT SUCUKLARI” ve “KOÇKAN SUCUKLARI" markasına tecavüzü ve haksız rekabetinin tespiti ile men'ine, davalının 2011 81633 sayı ile tescilli “CELAL KOÇKAN İTİMAT” markasının «kötüniyetli» olarak tescil edilmesi nedeni ile tescil edildiği tüm mallar bakımından tamamen hükümsüz sayılmasına,(dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,) Davalının davaya konu “Celal Koçkan İtimat” markasını üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tebalasında kullanmasının önlenmesine, bunların toplanmasına ve «hükmün kesinleşmesine» müteakip imhasına, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,), Davalının marka tecavüzü nedeniyle davacının uğradığı 21.750,89 TL «maddi tazminat» ile 3.000 TL manevi tazminatın 18/01/2013 tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari «reeskont faizi» birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (dair mahkememizce verilen karar Yargıtay tarafından onanmış olmakla bu hususta …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4099 E. 2015/1628 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr kaybı · haksız rekabet · iltibas · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaŞti." unvanı ile «iltibas» yarattığının ve davalı tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" «ticaret unvanını» kullanmasının yasaklanmasına, davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı «haksız rekabetin» bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle «ticaret unvanına tecavüz» ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Şti." unvanı ile «iltibas» yarattığı ve davalının tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davanın açıldığı tarih itibari ile davalı kullanımının davacının markalarından doğan haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" «ticaret unvanını» kullanmasının yasaklanmasına, davalı adına tescilli "...
… markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, «hükmün kesinleşmesinden» müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile «haksız rekabet» yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı «ticaret unvanına tecavüz» ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4. alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL «maddi tazminatın», 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait «ticari işletme» ile davalı şirketin aynı faaliyet alanına sahip oldukları, davalı şirkete ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibasa» neden olacağı, anılan ibare üzerinde davacının öncelik hakkına sahip olduğu, unvan «terkini» isteminin davalı şirketin kurulmasından itibaren 3,5 yıl sonra açıldığı, bu nedenle uzun süreli sessiz kalmanın sözkonusu olmadığı, davalının ... ibaresini tescilli kullanmış olması nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, birleşen davada ise ... ibaresinin 1986 yılında davacı adına marka olarak tescil edildiği, aynı ibarenin 2011 yılında davalı şirket adına da 6,7,9,12,17,35 ve 42. sınıflarda tescil edildiği, 35. sınıf dışında yer alan ürünler yönünden markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gibi, davalı şirketin davacının müşterilerine gönderdiği bir kısım yazılarda davacı işletmenin «limited şirkete» dönüştüğü, bu nedenle siparişlerin ve ödemelerin kendileri adına yapılmasına yönelik taleplerin gözönüne alınmasında davalı tarafın davacının müşterilerini yanıltmaya çalıştığı ve davacı gibi hareket etme eğiliminde olduğu, bu nedenle davalının davacıya ait markanın aynısını tescil ettirmede «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2011/11579 sayılı “a-plas ” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar veril …
1- Asıl dava, davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait tescilli marka ile «ticaret unvanına» «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı unvan «terkini» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» oluşturacak şekilde benzer olduğu, davanın davalı şirketin kuruluşundan itibaren 3,5 yıl sonra açılmasının uzun süreli sessiz kalma olarak nitelendirilemeyeceği kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · ihtar · limited şirket · terkin · kötüniyet · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait «ticari işletme» ile davalı şirketin aynı faaliyet alanına sahip oldukları, davalı şirkete ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibasa» neden olacağı, anılan ibare üzerinde davacının öncelik hakkına sahip olduğu, unvan «terkini» isteminin davalı şirketin kurulmasından itibaren 3,5 yıl sonra açıldığı, bu nedenle uzun süreli sessiz kalmanın sözkonusu olmadığı, davalının ... ibaresini tescilli kullanmış olması nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, birleşen davada ise ... ibaresinin 1986 yılında davacı adına marka olarak tescil edildiği, aynı ibarenin 2011 yılında davalı şirket adına da 6,7,9,12,17,35 ve 42. sınıflarda tescil edildiği, 35. sınıf dışında yer alan ürünler yönünden markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gibi, davalı şirketin davacının müşterilerine gönderdiği bir kısım yazılarda davacı işletmenin «limited şirkete» dönüştüğü, bu nedenle siparişlerin ve ödemelerin kendileri adına yapılmasına yönelik taleplerin gözönüne alınmasında davalı tarafın davacının müşterilerini yanıltmaya çalıştığı ve davacı gibi hareket etme eğiliminde olduğu, bu nedenle davalının davacıya ait markanın aynısını tescil ettirmede «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2011/11579 sayılı “a-plas ” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar veril …
1- Asıl dava, davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait tescilli marka ile «ticaret unvanına» «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı unvan «terkini» istemine ilişkindir.
Organize Sanayi Bölgesi .... sok. ....) 3,5 yıldan fazla bir süre faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin kullanıldığı davacı tarafından bilindiği halde bu kullanıma karşı anılan süre içinde her hangi bir «ihtar», açılmış bir dava veya muaraza çıkarılmamış olması karşısında davacı tarafından anılan ibarenin kullanılmasının benimsediğinin kabulü gerekir.
Bu itibarla, mahkemece somut olayın özelliklerine göre davacının sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığının kabulü ile asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/6803 E. , 2017/7532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/03/2016 tarih ve 2013/224-2016/146 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 19.12.2017 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket ortaklarından olan davalı ...'ın 25/02/2005 tarihinde hisselerini diğer ortaklara devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığını, davacı adına tescilli “İTİMAT” unsurlu markaların bulunduğunu, taraflar arasında düzenlenen sulh sözleşmesi ve marka/patent kullandırma sözleşmeleri ile “...Sucukları” ve “... İtimat” kelimelerinin davalı tarafından kullanılmasına muvafakat edildiğini, davalının 12/06/2006 tarihinde et ve et ürünleri ticareti, büyük ve küçükbaş hayvan alım satımı ve taahhüt işleri ile iştigal etmek üzere işletme açarak “...” ticaret unvanı ve işletmesini tescil ettirdiğini, davalı tarafından üretilen sucukların nitelik, içerik, lezzet, kalite konusunda davacı şirket tarafından üretilen sucuklardan farklı olması nedeniyle müşteri şikayetleri geldiğini, bunun üzerine yapılan marka/patent kullandırma sözleşmesinin haklı nedenle fes edildiğini, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak TPE nezdinde “...
İtimat” unsurlu marka tescilinde bulunulduğunu ileri sürerek; davalının, davacı şirketin ticaret unvanına ve markalarına tecavüzün tespiti ve men-i ile davalı tarafından kötü niyetli olarak tescil ettirilen “... İtimat” markasının hükümsüzlüğüne ve terkinine, marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün giderilmesi ve devamının önlenmesi için “İtimat” ibaresinin kullanıldığı tüm üretim aracı, ürün, evrak, reklam tabelası vs. emtiaya el konularak imhasına, davalının haksız rekabetinin tespiti ile men-ine, haksız rekabet sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ticaret unvanına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL maddi tazminatın, 5.000 TL manevi tazminatın, marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın, haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın sözleşmeye aykırılığın gerçekleştiği tescil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini yükseltmiştir.
Davalı vekili, davalının kullanımının hukuka uygun olduğunu, davacının haklarına tecavüzünün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının ticaret unvanına yönelik olarak açtığı davanın kabulüne, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanının davacının "İtimat Et ve Et Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti." unvanı ile iltibas yarattığı ve davalının tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davanın açıldığı tarih itibari ile davalı kullanımının davacının markalarından doğan haklarına tecavüz etmediğinin tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına, davalı adına tescilli "... İtimat" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, hükmün kesinleşmesinden müteakip imhasına, davalının marka kullanımı davacı markalarına tecavüz etmediğinden, bu kullanımın davacı markaları ile haksız rekabet yaratmadığının tespitine, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" unvanının ise davacı ticaret unvanına tecavüz ettiğinin tespiti ile davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4.
alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine, önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı uğradığı 52.010,24 TL maddi tazminatın, 5.000 TL manevi tazminatın 22/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, markaya ve ticaret unvanına tecavüzün tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davalının tescilsiz olarak kullandığı "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret ünvanının davacının "İtimat Et ve Et Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti." unvanı ile iltibas yarattığının ve davalı tescilsiz unvanının davacı unvanına tecavüz ettiğinin tespitine, menine, davalının tescilsiz olarak kullandığı ve davacının unvanına tecavüz eden "İtimat Et ve Et Ürünleri" ticaret unvanını kullanmasının yasaklanmasına, davacı ticaret unvanı ile TTK 54/2 ile TTK 55/1 (a) bendinin 4.
alt bendi kapsamında kalmasından dolayı haksız rekabetin bulunduğunun tespitine ve haksız rekabetin önlenmesine, davalının tescilsiz olarak ticaret unvanı kullanması nedeniyle ticaret unvanına tecavüz ve bu eylemin haksız rekabet olmasından dolayı maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, TTK'da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nin 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir.
Bu durumda, davalının tescilsiz ticaret unvanı kullanımının başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren tespit ve dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra işbu davanın açılmasının TMK'nin 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece resen dikkate alınması gereken bu husus tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Mahkemece, davalı adına 2005/13674 sayılı ile tescilli "... İtimat" markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının "... İtimat" markasının hükümsüzlüğünün tespiti nedeni ile bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına, hükmün kesinleşmesine müteakip imhasına karar verilmiştir. Ancak, sadece markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi bu markanın üretim araçları, ürün, evrak ve reklam tabelasında kullanılmasının önlenmesine, bunların toplanmasına ve imhasına karar verilmesini gerektirmez. Davalının markası tescilli bulunduğu süredeki kullanımı haksız olarak nitelendirilmeyeceğinden ilgili markayı taşıyan ürün ve evrakların toplatılmasına ve imhasına karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
4- Dava dilekçesinde, tazminat kalemleri ayrı ayrı gösterilerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ticaret unvanına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL maddi tazminatın, 5.000 TL manevi tazminatın, marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatının ve 5.000 TL manevi tazminatın, haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminatın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsili istenmişse de davada talep edilen marka hakkına tecavüz dolayısıyla 5.000 TL yoksun kalınan kazanç tazminatı ve 5.000 TL manevi tazminat ile haksız rekabet nedeniyle 5.000 TL maddi tazminat ve 5.000 TL manevi tazminat talepleri hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin tazminat miktarı, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3), (4) numaralı bentlerde yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tazminat miktarı, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/12/2017 tarihinde (3) no'lu bent yönünden oyçokluğu, diğer bentler yönünden oybirliğiyle karar verildi.
KARŞIOY
1- Dava, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü, tescilli marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabet sebebiyle men, toplatma, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2- Mahkemece, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve karar bu yönüyle Dairemizce oybirliğiyle onanmıştır. Keza, marka hükümsüzlüğüyle beraber davalı şirketin “itimat” tanıtıcı işaretini taşıyan ürünler ile üretim araçları, iş evrakının ve reklam tabelasının kullanımın önlenmesi, toplatılması ve imhasına ilişkin hüküm fıkrasının da oybirliğiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3- Mahkemece, davalı tarafın “itimat et ve et ürünleri” unvanını tescilsiz olarak kullanmasının, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men ve önlenmesi ile sadece bu sebeple maddi ve manevi tazminata karar vermiş, bu karar da Daire çoğunluğunca, davalının söz konusu ticaret unvanını tescilsiz olarak vergi levhasında ve uzun yıllardır kullanıyor olması nedeniyle sessiz kalma sebebiyle hak kaybı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekip gerekmediği hususunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Kanaatimce, gerçekten bir hakka tecavüz eylemi olsaydı, Daire çoğunluğunun bu teorik değerlendirmesi yerinde olurdu. Ancak, taraflar arasında imzalanan 09.02.2005 tarihli Sözleşme ile, davacı şirketin, şirket ortaklığından ayrılma payı karşılığı, şirket adına tescilli “...Sucukları” ve “...
İtimat” markalarını, birlikte veya ayrı ayrı, hem İŞYERİNDE, hem de MAMÜLLERDE kullanma hakkı süresiz, şartsız ve ücretsiz olarak davalıya verilmiş ve daha sonra bu sözleşme noter de de aynen tekrarlanmıştır. Davalı şahıs, limitet şirketten ayrılma payı karşılığı markayı kullanma hakkı elde ettiği için marka üzerinde bir nevi sözleşmesel hak elde etmiştir. Sözleşme, süresiz borç doğuran bir sözleşme olup, TBK 123 vd. maddeleri uyarınca, sürekli borç ilişkisinde, haklı sebep olmaksızın ve süre verilmeksizin, keza sözleşmenin feshi karşılığı davalı tarafın uğrayacağı zarar giderilmeksizin sözleşmenin tek taraflı feshi mümkün değildir. Davacı tarafın noterden gönderdiği fesih ihbarnamesinde sözleşmeyi fesih sebebi olarak gösterdiği hususlara mahkemece itibar edilmediği ve bu husus davacı yanca temyize getirilmediği için davacının davalı yandan bu sebeple bir tazminat talep etmesi mümkün olmadığı gibi, 09.02.2005 tarihli sözleşme ile davalının işyerinde “KOÇKAN” ve “ÎTİMAT” ibaresini kullanmasına müsaade edildiğine göre, bu müsaade işyeri evrakında ve işyeri tabelalarının yanında, tescilsiz ticaret unvanı olarak kullanımı da kapsar.
Anılan nedenle, sadece vergi levhasında geçen ibare nedeniyle tazminat talebi mümkün değildir. Biran için eylem haksız rekabet olsa bile, sözleşmenin ayakta olduğu dönem için tazminat talebi de mümkün değildir. Anılan nedenlerle “sessiz kalma sebebiyle hak kaybı” müessesine gerek kalmadan da, ticaret unvanına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerektiğini düşündüğümden, Dairemiz çoğunlunun sadece bu kısım itibariyle kararın bozulması yönündeki düşüncesine katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387943500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz