Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/9390 E. 2018/6006 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ erişimin engellenmesi↗ ön inceleme aşaması↗ kesin süre↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ terkin↗ dosya masrafı↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde fatura ve tanıtım evrakında, ticaret unvanını aşar şekilde markasal kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı verilmesine yer olmadığına, internet erişimin engellenmesine, tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının masrafı davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, ticaret unvanının terkini talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, gerek ...'da ve gerekse 556 sayılı KHK’da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nın 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır. Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir. Bu durumda, davalının markasal kullanımları ve başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı talepleri yönünden işbu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece ticaret unvanının terkini talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmişse de marka hakkına dayalı talepler yönünden uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4099 E. 2015/1628 K.
Ortak:ticaret unvanı · kâr kaybı · terkin · haksız rekabet · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… davalının markasal kullanımları ve başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra davacının markaya tecavüz ve «haksız rekabete» dayalı talepleri yönünden işbu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmişse de marka hakkına dayalı talepler yönünden uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak «kaybı» hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde «fatura» ve tanıtım evrakında, «ticaret unvanını» aşar şekilde markasal kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı «verilmesine yer olmadığına», internet «erişimin engellenmesine», tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının «masrafı» davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı», «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait «ticari işletme» ile davalı şirketin aynı faaliyet alanına sahip oldukları, davalı şirkete ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibasa» neden olacağı, anılan ibare üzerinde davacının öncelik hakkına sahip olduğu, unvan «terkini» isteminin davalı şirketin kurulmasından itibaren 3,5 yıl sonra açıldığı, bu nedenle uzun süreli sessiz kalmanın sözkonusu olmadığı, davalının ... ibaresini tescilli kullanmış olması nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, birleşen davada ise ... ibaresinin 1986 yılında davacı adına marka olarak tescil edildiği, aynı ibarenin 2011 yılında davalı şirket adına da 6,7,9,12,17,35 ve 42. sınıflarda tescil edildiği, 35. sınıf dışında yer alan ürünler yönünden markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gibi, davalı şirketin davacının müşterilerine gönderdiği bir kısım yazılarda davacı işletmenin «limited şirkete» dönüştüğü, bu nedenle siparişlerin ve ödemelerin kendileri adına yapılmasına yönelik taleplerin gözönüne alınmasında davalı tarafın davacının müşterilerini yanıltmaya çalıştığı ve davacı gibi hareket etme eğiliminde olduğu, bu nedenle davalının davacıya ait markanın aynısını tescil ettirmede «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2011/11579 sayılı “a-plas ” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar veril …
1- Asıl dava, davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait tescilli marka ile «ticaret unvanına» «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı unvan «terkini» istemine ilişkindir.
Sessiz kalma yolu ile hak «kaybının» oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili «kesin» bir süre vermek mümkün değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · ihtar · limited şirket · kötüniyet · eksik inceleme · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait «ticari işletme» ile davalı şirketin aynı faaliyet alanına sahip oldukları, davalı şirkete ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibasa» neden olacağı, anılan ibare üzerinde davacının öncelik hakkına sahip olduğu, unvan «terkini» isteminin davalı şirketin kurulmasından itibaren 3,5 yıl sonra açıldığı, bu nedenle uzun süreli sessiz kalmanın sözkonusu olmadığı, davalının ... ibaresini tescilli kullanmış olması nedeniyle markaya tecavüz ve «haksız rekabetin» oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin terkinine, birleşen davada ise ... ibaresinin 1986 yılında davacı adına marka olarak tescil edildiği, aynı ibarenin 2011 yılında davalı şirket adına da 6,7,9,12,17,35 ve 42. sınıflarda tescil edildiği, 35. sınıf dışında yer alan ürünler yönünden markaların 556 sayılı KHK'nın 8/1-b anlamında iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğu gibi, davalı şirketin davacının müşterilerine gönderdiği bir kısım yazılarda davacı işletmenin «limited şirkete» dönüştüğü, bu nedenle siparişlerin ve ödemelerin kendileri adına yapılmasına yönelik taleplerin gözönüne alınmasında davalı tarafın davacının müşterilerini yanıltmaya çalıştığı ve davacı gibi hareket etme eğiliminde olduğu, bu nedenle davalının davacıya ait markanın aynısını tescil ettirmede «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2011/11579 sayılı “a-plas ” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar veril …
1- Asıl dava, davalıya ait ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait tescilli marka ile «ticaret unvanına» «iltibas» oluşturduğu iddiasına dayalı unvan «terkini» istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ve «ticaret unvanı» ile «iltibas» oluşturacak şekilde benzer olduğu, davanın davalı şirketin kuruluşundan itibaren 3,5 yıl sonra açılmasının uzun süreli sessiz kalma olarak nitelendirilemeyeceği kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Organize Sanayi Bölgesi .... sok. ....) 3,5 yıldan fazla bir süre faaliyette bulunan davalı şirketin ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin kullanıldığı davacı tarafından bilindiği halde bu kullanıma karşı anılan süre içinde her hangi bir «ihtar», açılmış bir dava veya muaraza çıkarılmamış olması karşısında davacı tarafından anılan ibarenin kullanılmasının benimsediğinin kabulü gerekir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2109 E. 2020/265 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · ilan · haksız rekabet · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde «fatura» ve tanıtım evrakında, «ticaret unvanını» aşar şekilde markasal kullanımının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı «verilmesine yer olmadığına», internet «erişimin engellenmesine», tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının «masrafı» davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün «ilanına», «ticaret unvanının terkini» talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün «ilanı», «ticaret unvanının terkini» istemlerine ilişkindir.
Sessiz kalma yolu ile hak «kaybının» oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili «kesin» bir süre vermek mümkün değildir.
Benzer bu karardaDava, «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, meni, önlenmesi ve hükmün «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Sessiz kalma yolu ile hak «kaybının» oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili «kesin» bir süre vermek mümkün değildir.
… rtvizit ve magnetlerinde, bir kısım internet sitelerinde "Dedem Sandwich" şeklinde kullanımlarının olduğu, söz konusu kullanımların davacı adına tescilli markalarla «iltibasa» yol açtığını, bununla birlikte dosya kapsamından davalının kullanımının 2008 yılından beri kesintisiz biçimde devam ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının işbu dava yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu · eksik inceleme · ibraz · iltibas
Benzer bu karardaYapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davalı yan, «uyuşmazlık konusu» işareti 2008 yılından bu yana kullandığını ispat zımmında, “Dedem Sandwich” ibaresini içeren vergi levhasını, bir adet idari yaptırım tutanağını, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca davalı iş yerinde yapılan denetime ilişkin bir tutanağı ve çeşitli faturaları dosyaya «ibraz» etmiştir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, davalının, «uyuşmazlık konusu» işareti markasal olarak kullanımın hangi tarihte başladığı ve davacı yanca, markasal kullanıma hak «kaybına» uğramaya sebep olabilecek bir süre boyunca sessiz kalınıp kalınmadığı tespit edilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölg …
… rtvizit ve magnetlerinde, bir kısım internet sitelerinde "Dedem Sandwich" şeklinde kullanımlarının olduğu, söz konusu kullanımların davacı adına tescilli markalarla «iltibasa» yol açtığını, bununla birlikte dosya kapsamından davalının kullanımının 2008 yılından beri kesintisiz biçimde devam ettiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla davacının işbu dava yönünden sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/9390 E. , 2018/6006 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... . Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2016 tarih ve 2014/240-2016/96 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 02/10/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının “...” ibareli 99/016270 sayılı markasının bulunduğunu, davalının müvekkili ile aynı alanda ticari faaliyette bulunduğunu ve davacıya ait “...” markasını marka ve firma adı olarak kullandığını, davacının “...” markası ile davalının ticaret unvanının iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, davalının kötü niyetli tecavüzü nedeniyle haksız kazanç elde ettiğini, davacının markası ile işletmesinin ticari hayattaki imajının ve kendisine duyulan güvenin sarsılması nedeniyle manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalının “...” markasını kullanması suretiyle davacının marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, davalı tarafından “...” isminin kullanılmasının men edilmesini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının önlenmesini, hükmün ilanını talep ve dava etmiş;
yargılama sırasında maddi tazminat talebini 500.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin 14/06/2000 tarihinde kurulduğunu, şirket unvanının şirket ortaklarının isimlerinin baş harflerinin birleşmesinden oluştuğunu, davalının usulüne uygun olarak tescil ettirdiği ticaret unvanını kullandığını, haksız rekabetten ve marka tecavüzünden söz edilemeyeceğini, ticaret unvanı bakımından davacı markasına göre müvekkili şirketin kuruluş ve tescil önceliğinin bulunduğunu, davacı firma ile aynı sektörlerde faaliyet gösteren ve unvan veya markaları “...” ibaresi ile başlayan bir çok firmanın olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait “...” markasının davalı tarafından internet üzerinde fatura ve tanıtım evrakında, ticaret unvanını aşar şekilde markasal kullanımının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve menine, davalının “...” markasına yönelik ticaret unvanını aşar şekilde tanıtım evrakı, yazılı evrak ve internet üzerindeki markasal kullanımının engellenmesine, ticari ve resmi evraklarda kullanımın engellenmesinin yanında başka bir men kararı verilmesine yer olmadığına, internet erişimin engellenmesine, tanıtım evrakında kullanımın tanıtım evrakına el konulmak ve “...” ibaresinin markasal kullanımı olan tanıtım evrakının masrafı davalıdan alınarak imha edilmek suretiyle giderilmesine, 250.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, markanın izinsiz kullanımı nedeniyle 12.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hükmün ilanına, ticaret unvanının terkini talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminatın tahsili, hükmün ilanı, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.
Uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı, gerek ...'da ve gerekse 556 sayılı KHK’da düzenlenmiş değildir. Bu durum Dairemiz uygulaması ile hukukumuza yerleşmiş olup, yasal dayanağı da TMK’nın 2. maddesidir. Sessiz kalma yolu ile hak kaybının oluşması için öncelik hakkı sahibinin sonraki markadan veya kullanımdan haberdar olması gerekmekte ise de sessiz kalmanın kaç yıl sonra hak kaybına yol açacağı ile ilgili kesin bir süre vermek mümkün değildir. Burada önemli olan öncelik hakkı sahibinin sonraki kullanıma bir süre katlanmış olmasıdır. Bu itibarla bu sürenin belirlenmesinde somut olayın özelliklerinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu sürenin belirlenmesinde de esas alınacak olan dürüstlük kuralıdır.
Sessiz kalma yoluyla hak kaybının gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilirken, öncelik hakkının sahibinin sonraki tescil veya kullanımdan haberdar olduktan sonra izlediği yol ve sergilediği tavır önemlidir. Bu durumda, davalının markasal kullanımları ve başlangıcı nazara alınarak bu tarihten itibaren dava tarihine kadar geçen süre belirlendikten sonra davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete dayalı talepleri yönünden işbu davanın açılmasının TMK'nın 2. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekirken, mahkemece ticaret unvanının terkini talebinin aradan geçen süre ve sessiz kalma dikkate alınarak reddine karar verilmişse de marka hakkına dayalı talepler yönünden uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı hususu tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin hükmedilen tazminat miktarlarına ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 04/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/450189300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz