Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5148 E. 2017/7084 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik perdesinin kaldırılması↗ malvarlığına ilişkin dava↗ hakkın kötüye kullanılması↗ müteselsil sorumluluk↗ ticari faiz↗ oy yasağı↗ tüzel kişilik↗ çek↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin tamamında ortak ve yetkili müdürün davalı ... olduğu, davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olmakla birlikte aynı gerçek kişinin pay sahibi olduğu diğer şirketler bakımından da perdenin aralanması teorisinin uygulanması mümkün görüldüğü, böylece ayrılık ilkesinin arkasına sığınarak hukuk düzenince korunmayan hakkın kötüye kullanımı yasağını ihlal eden davranışın sorumluluk müeyyidesine bağlanabileceği,
davalı ... yönünden ise, dava konusunun tüzel kişiliklerinin perdesinin kaldırılması ve borçtan müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti olması gözetildiğinde, ayrıca TTK'nın sermaye şirketlerine dair hükümleri ve gerçek kişilerin buna nazaran durumu dikkate alındığında gerçek kişi davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın kabulüne, bu tüzel kişiler arasındaki perdenin kaldırılmasına, davaya konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını tespitine, bu kapsamda davalı şirketler yönünden davanın toplam 70.771,03 TL üzerinden kabulüne, bu tutara dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle belirtilen 4 davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak tüm davalıların çek bedelinden sorumlu tutulmasını istemiş, mahkemece, gerçek kişi davalı ... dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere TTK'daki sermaye şirketlerine ilişkin hükümler gözetildiğinde kural olarak sermaye şirketi ortaklarının şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarına karşı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de, pay sahibinin şirket tüzel kişiliği ile özdeşmesi, şirket ortağının mal varlığı ile şirket tüzel kişiliğinin malvarlığının birbirlerine karışması, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıması, borçların ödenmesi sırasında şirket ortağı tarafından ayrılık prensibinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. ve 3. maddelerine aykırı olması gibi hallerin söz konusu olduğu durumlarda şirket ortağı aleyhine de tüzel kişilik perdesi aralanarak şirket borcundan dolayı sorumluluğuna gidilebilecektir. Başka bir anlatımla perdeyi aralama teorisiyle birlikte tüzel kişinin borcundan üyelerin, üyelerin borcundan tüzel kişinin özdeş kılınarak sorumlu tutulması mümkün olabilecektir. Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı ...'nın durumu değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına dayandırıldığı, davalı ...'nın ise bir gerçek kişi olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9387 E. 2018/2071 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · malvarlığına ilişkin dava · müteselsil sorumluluk · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin tamamında ortak ve yetkili müdürün davalı ... olduğu, davalı şirketlerin ayrı «tüzel kişiliğe» sahip olmakla birlikte aynı gerçek kişinin pay sahibi olduğu diğer şirketler bakımından da perdenin aralanması teorisinin uygulanması mümkün görüldüğü, böylece ayrılık ilkesinin arkasına sığınarak hukuk düzenince korunmayan «hakkın kötüye kullanımı» «yasağını» ihlal eden davranışın sorumluluk müeyyidesine bağlanabileceği, davalı ... yönünden ise, dava konusunun «tüzel kişiliklerinin perdesinin kaldırılması» ve borçtan «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti olması gözetildiğinde, ayrıca TTK'nın sermaye şirketlerine dair hükümleri ve gerçek kişilerin buna nazaran durumu dikkate alındığında gerçek kişi davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın kabulüne, bu tüzel kişiler arasındaki perdenin kaldırılmasına, davaya konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını tespitine, bu kapsamda davalı şirketler yönünden davanın toplam 70.771,03 TL üzerinden kabulüne, bu tutara dava tarihinden itibaren «ticari faiz» uygulanmak suretiyle belirtilen 4 davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı «tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak» tüm davalıların «çek» bedelinden sorumlu tutulmasını istemiş, mahkemece, gerçek kişi davalı ... dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ildiğinde kural olarak sermaye şirketi ortaklarının şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarına karşı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de, pay sahibinin şirket «tüzel kişiliği» ile özdeşmesi, şirket ortağının mal varlığı ile şirket tüzel kişiliğinin «malvarlığının» birbirlerine karışması, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmasının «hakkın kötüye kullanılması» mahiyeti taşıması, borçların ödenmesi sırasında şirket ortağı tarafından ayrılık prensibinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. ve 3. maddelerine aykırı olması gibi hal …
Benzer bu karardaSomut olayda davacı, alacağını borçlu şirketten alamadığına ve davacı tarafından, borçlu şirket ile davalıların organizasyonları ile «malvarlıklarının» birbirine karıştığı da iddia edildiğine göre, davalı tarafa ait «ticari defterlerin» de incelenmesi suretiyle borçlu ile davalıların malvarlıklarının karışıp karışmadığı, «tüzel kişiliğin perdesinin kaldırılarak» davalıların, dava dışı ...İnş.
1- Dava, 4721 sayılı TMK'nin .... maddesi ve «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» kapsamında dava dışı şirketin davacıya olan borcunun davalı şirketten ve davalı şirket ile borçlu şirketin ortaklarından tahsili istemine ilişkindir.
Eğer kişilik ve mal varlığı ayrılığı ilkesi uygulanmıyorsa yani «malvarlıkları» birbirine karışmışsa ve bu durumdan .... kişiler zarar görüyorsa, art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf «sorumluluktan kurtulmak» amacıyla «tüzel kişilik» perdesi ardına sığınılmış ise bu durumda TMK'nin .... maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesi istisnaen uygulanmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · harca esas değer · sorumluluktan kurtulma · icra hukuk mahkemesi · dürüstlük kuralı · alacak davası · ticari defter · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şekli hukuk kurallarına bağlı «icra hukuku» yönünden davalıların, haklarında yapılmayan bir icra takibinden usulen sorumlu tutulamayacakları, borçlu ve davalı şirketin ortakları aynı ise de «tüzel kişilik perdesinin aralanması» ilkesinin hayata geçirilebilmesi için şirketlerin «dürüstlük kuralına» aykırı olacak şekilde birlikte hareket etmeleri gerektiği, somut olayda buna ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .../...
Bu talebe göre davacı, davalıların icra takibinden değil, icra takibine konu borçtan sorumlu tutulmalarını istemiş olduğundan davanın bir «alacak davası» mahiyeti taşıdığı nazara alınmaksızın şekli hukuk kurallarına bağlı olan «icra hukuku» açısından davalıların haklarında yapılmayan bir icra takibinden sorumlu tutulamayacağı yönündeki gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozul …
Davacı vekili, dava dilekçesinde «harca esas değeri» 34.000 TL olarak gösterip talep sonucunda davalıların, ... ....
Eğer kişilik ve mal varlığı ayrılığı ilkesi uygulanmıyorsa yani «malvarlıkları» birbirine karışmışsa ve bu durumdan .... kişiler zarar görüyorsa, art niyetle ve hesabi davranışlarla sırf «sorumluluktan kurtulmak» amacıyla «tüzel kişilik» perdesi ardına sığınılmış ise bu durumda TMK'nin .... maddesi gereği şahıs ve mal ayrılığı ilkesi istisnaen uygulanmamaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4234 E. 2022/8380 K.
Ortak:tüzel kişilik perdesinin kaldırılması · malvarlığına ilişkin dava · hakkın kötüye kullanılması · oy yasağı · tüzel kişilik · çek
İncelediğiniz kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin tamamında ortak ve yetkili müdürün davalı ... olduğu, davalı şirketlerin ayrı «tüzel kişiliğe» sahip olmakla birlikte aynı gerçek kişinin pay sahibi olduğu diğer şirketler bakımından da perdenin aralanması teorisinin uygulanması mümkün görüldüğü, böylece ayrılık ilkesinin arkasına sığınarak hukuk düzenince korunmayan «hakkın kötüye kullanımı» «yasağını» ihlal eden davranışın sorumluluk müeyyidesine bağlanabileceği, davalı ... yönünden ise, dava konusunun «tüzel kişiliklerinin perdesinin kaldırılması» ve borçtan «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti olması gözetildiğinde, ayrıca TTK'nın sermaye şirketlerine dair hükümleri ve gerçek kişilerin buna nazaran durumu dikkate alındığında gerçek kişi davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın kabulüne, bu tüzel kişiler arasındaki perdenin kaldırılmasına, davaya konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını tespitine, bu kapsamda davalı şirketler yönünden davanın toplam 70.771,03 TL üzerinden kabulüne, bu tutara dava tarihinden itibaren «ticari faiz» uygulanmak suretiyle belirtilen 4 davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı «tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak» tüm davalıların «çek» bedelinden sorumlu tutulmasını istemiş, mahkemece, gerçek kişi davalı ... dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ildiğinde kural olarak sermaye şirketi ortaklarının şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarına karşı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de, pay sahibinin şirket «tüzel kişiliği» ile özdeşmesi, şirket ortağının mal varlığı ile şirket tüzel kişiliğinin «malvarlığının» birbirlerine karışması, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmasının «hakkın kötüye kullanılması» mahiyeti taşıması, borçların ödenmesi sırasında şirket ortağı tarafından ayrılık prensibinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. ve 3. maddelerine aykırı olması gibi hal …
Benzer bu karardaGerçekten de hukuk kuralları dolanılmak suretiyle «kanuna karşı hile» yapılması, ayrı «tüzel kişilik» kavramına sığınarak onun ardında yer alan kişilerin taraf oldukları sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ihlal etmeleri ya da üçüncü kişilere zarar vermeleri, sonrada tüzel kişilik kavramının ardına gizlenmeleri dürüstlük ve kuralı «hakkın kötüye kullanılması» «yasağı» ilkelerine açıkça aykırı olup hukuk düzenince de korunamaz.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının istinaf talebi üzerine, bölge adliye mahkemesince davacının diğer şirketlerle arasında organik bağın bulunduğu ve «tüzel kişilik perdesinin kaldırılması» ile davacının sorumluluğuna başvurulacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ticaret şirketleri «tüzel kişiliğe» sahip olduklarına göre, istisnalar hariç olmak üzere, şirket «malvarlığının», aktif ve pasifiyle birlikte, sahibi tüzel kişidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sınırlı sorumluluk ilkesi · tüzel kişilik perdesinin aralanması · cari hesap ekstresi · ilamsız takip · kanuna karşı hile · sorumluluktan kurtulma · organik bağ · sınırlı sorumluluk
Benzer bu karardaHemen belirtilmesi gerekir ki, öğreti ve uygulamada özellikle vurgulandığı üzere; mal varlığının bağımsızlığı ve «sınırlı sorumluluk ilkelerinin» istisnası olan «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda sakınılarak uygulanması gereken bir teoridir.
A.Ş. arasında ticari mal satışına dair ilişki bulunduğu, davalının bu satışları «cari hesap ekstresi» ile izlediği, davalının sattığı malların bedelinin söz konusu dava dışı şirket tarafından ödenmemesi üzerine, davalı alacaklının bu şirket ile davacının da aralarında bulunduğu 3 şirket aleyhine «ilamsız takip» yaptığı, bu takip sırasında davacıdan 14.411,64 TL tahsil edildiği, oysa ki bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere her iki şirket «ticari defter» ve belgelerine göre taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin ve satışın olmadığı, davalı ile dava dışı başka şirket arasında bu ilişkinin bulunduğu, davalı …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı şirket ile asıl borçlu şirket arasında «organik bağ» olduğu, bu şirketlerin kurucularının faaliyet konularının ve adreslerinin aynı olduğu, dolayısıyla dava dışı borçlu Heta A.Ş.'nin borcundan dolayı «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» ilkesi gereğince davacının da sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının «kaldırılarak yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Yine «muvazaa», «kanuna karşı hile» gibi durumlarda da bazen «tüzel kişilik perdesinin aralanması» teorisi uygulanmadan da sorumluluğa hükmedilebilmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2735 E. 2023/6527 K.
Ortak:tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda… mece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin tamamında ortak ve yetkili müdürün davalı ... olduğu, davalı şirketlerin ayrı «tüzel kişiliğe» sahip olmakla birlikte aynı gerçek kişinin pay sahibi olduğu diğer şirketler bakımından da perdenin aralanması teorisinin uygulanması mümkün görüldüğü, böylece ayrılık ilkesinin arkasına sığınarak hukuk düzenince korunmayan «hakkın kötüye kullanımı» «yasağını» ihlal eden davranışın sorumluluk müeyyidesine bağlanabileceği, davalı ... yönünden ise, dava konusunun «tüzel kişiliklerinin perdesinin kaldırılması» ve borçtan «müteselsilen sorumlu» olduklarının tespiti olması gözetildiğinde, ayrıca TTK'nın sermaye şirketlerine dair hükümleri ve gerçek kişilerin buna nazaran durumu dikkate alındığında gerçek kişi davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın kabulüne, bu tüzel kişiler arasındaki perdenin kaldırılmasına, davaya konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını tespitine, bu kapsamda davalı şirketler yönünden davanın toplam 70.771,03 TL üzerinden kabulüne, bu tutara dava tarihinden itibaren «ticari faiz» uygulanmak suretiyle belirtilen 4 davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı «tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak» tüm davalıların «çek» bedelinden sorumlu tutulmasını istemiş, mahkemece, gerçek kişi davalı ... dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ildiğinde kural olarak sermaye şirketi ortaklarının şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarına karşı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de, pay sahibinin şirket «tüzel kişiliği» ile özdeşmesi, şirket ortağının mal varlığı ile şirket tüzel kişiliğinin «malvarlığının» birbirlerine karışması, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmasının «hakkın kötüye kullanılması» mahiyeti taşıması, borçların ödenmesi sırasında şirket ortağı tarafından ayrılık prensibinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2. ve 3. maddelerine aykırı olması gibi hal …
Benzer bu karardaA.Ş.'ye devrettiğini, tüm davalıların «muvazaalı» olarak kurulan şirketler olduğunu, davalı şirketlerin tek bir şirket çatısı altında faaliyet gösterdiğini, davalı şirketlerin ... adresinin aynı olduğunu, «tüzel kişilik» perdesinin arkasında davalı 3 şirketin tek şirket olarak faaliyet gösterdiğinin aşikar olduğunu, müvekkili ...'ın alacağını tahsil etmek için ancak «tüzel kişiliğin perdesinin aralanması» kurumunu esas alarak görünüşte güven ilkesine göre kurulmuş olan ve gerçekte tek bir şirket olarak hareket eden şirketler arasında tüzel kişilik perdesinin aralanm …
A.Ş.'de bulunmakta olduğu, her üç şirketin arasında «organik bağ» bulunduğu, gerçekte tek bir şirket olarak hareket edildiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "Davalı şirketler arasındaki «tüzel kişilik perdesinin aralanmasına»" karar verilmesinin talep edildiği, oysa tüzel kişilik perdeyi aralama teorisi uygulanmak sureti ile bir şirketin mevcut borçtan sorumlu olması gerektiğinin tespiti yahut borcun kendisinden tahsili talebinin dava yolu ile öne sürülebileceği, davacı talebinin hüküm kurmaya ve «infaza» elverişli olmaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 119 uncu maddesinin (ğ) bendi uyarınca davacının hüküm kurmaya ve infaza elverişli olacak şekilde talep sonucunu dosyaya bildirmek üzere davacı vekiline 1 haftalık «kesin süre» verildiği ancak davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçenin incelenmesinde belirtilen eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
… af dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin hangi sebeple talep sonucunun açıklanamadığını gerekçelendiremediğini, talep sonucunun açıklanması için verilen süre «yetkisiz» vekile verilmiş olduğunu, yetkili vekile yeniden süre verilerek sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, tüm davalıların dava dilekçesinde belirtilen icra dosya borçlarından sorumlu olduğunu içerir biçimde «tüzel kişilik perdesinin aralanmasına» dair karar verilmesi gerekirken «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüzel kişilik perdesinin aralanması · ihtarat · ek tasfiye işlemleri · organik bağ · kesinleşen ilam · itirazın iptali davası · alacağın temliki · ilamsız icra takibi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/1023 E. sayılı dosyasında «itirazın iptali davası» açıldığını ve yargılama sonucunda 2002/1023 E., 2004/849 K. sayılı 23.09.2004 tarihli karar ile itirazın iptaline karar verildiğini, 17.03.2005 tarihinde «kesinleşen ilam» kapsamında icra takip işlemlerine devam edildiğini, takip dosyasının İstanbul 8.
A.Ş.'de bulunmakta olduğu, her üç şirketin arasında «organik bağ» bulunduğu, gerçekte tek bir şirket olarak hareket edildiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında "Davalı şirketler arasındaki «tüzel kişilik perdesinin aralanmasına»" karar verilmesinin talep edildiği, oysa tüzel kişilik perdeyi aralama teorisi uygulanmak sureti ile bir şirketin mevcut borçtan sorumlu olması gerektiğinin tespiti yahut borcun kendisinden tahsili talebinin dava yolu ile öne sürülebileceği, davacı talebinin hüküm kurmaya ve «infaza» elverişli olmaması nedeni ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 119 uncu maddesinin (ğ) bendi uyarınca davacının hüküm kurmaya ve infaza elverişli olacak şekilde talep sonucunu dosyaya bildirmek üzere davacı vekiline 1 haftalık «kesin süre» verildiği ancak davacı vekilinin sunmuş olduğu dilekçenin incelenmesinde belirtilen eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tüzel kişilik» perdenin aralanması teorisine dayalı olarak “Davalı şirketler arasındaki «tüzel kişilik perdesinin aralanmasına»” karar verilmesi talep edildiği, ilk derece mahkemesince de isabetle belirtildiği üzere, tüzel kişilik perdeyi aralama teorisi uygulanmak sureti ile bir şirketin mevcut borçtan sorumlu olması gerektiğinin tespiti yahut borcun kendisinden tahsili talebi dava yolu ile öne sürülebileceği, talep kısmının açıklattırılması için 15.04.2021 tarihli duruşmada, davacı vekiline «ihtaratta» bulunulmuş olduğu, bunun üzerine davacı vekili Av. ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/383 değişik iş sayılı dosyası üzerinden «ihtiyati haciz» başlatmış olup, ardından 18/02/2002 tarihinde «ilamsız icra takibi» başlattığını, ilamsız icra takibine asıl borçlu ve «kefil» olan şirketin itiraz ettiğini, itiraz kapsamında takibin İİK 66. maddesi gereğince durduğunu, İstanbul 2.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5148 E. , 2017/7084 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/11/2015 tarih ve 2014/794-2015/794 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Madencilik San. Nak. Haf. Tic. Ltd. Şti. ile imzaladığı faktoring sözleşmesine istinaden davalılardan... ... Maden. Yol Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin keşide ettiği çekin fatura karşılığı müvekkili tarafından temlik alındığını, çekin ibrazında karşılıksız çıkması üzerine keşideci ve lehdar aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, davalılardan ... Petrol Tic. Ltd. Şti.'nin adresine hacze gidildiğinde diğer davalı şirketlere ait sigorta poliçesi, Ulaştırma Bakanlığı taşıt ve yetki belgesi, çek tevdi bordrosu, kaşe örneklerinin tespit edildiğini, menkullerin haczedildiğini, ... Petrol Tic. Ltd. Şti.'nin istihkak iddiasının mahkemece reddedildiğini, haricen yapılan araştırmada davalıların mallarını, özellikle ...
Petrol Tic. Ltd. Şti.'nin taşınmazını devredeceğinin öğrenildiğini, tüm davalı şirketlerin hakim ortağının davalı ... olduğunu, şirketler arasında organik bağın bulunduğunu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve tüm davalıların müvekkilinin alacağından sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürerek 66.919,52 TL'nin takip tarihi olan 14.09.2012 tarihinden itibaren 60.000 TL'ye işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 09.03.2015 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 70.771,03 TL'ye çıkarmıştır.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketlerin tamamında ortak ve yetkili müdürün davalı ... olduğu, davalı şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olmakla birlikte aynı gerçek kişinin pay sahibi olduğu diğer şirketler bakımından da perdenin aralanması teorisinin uygulanması mümkün görüldüğü, böylece ayrılık ilkesinin arkasına sığınarak hukuk düzenince korunmayan hakkın kötüye kullanımı yasağını ihlal eden davranışın sorumluluk müeyyidesine bağlanabileceği,
davalı ... yönünden ise, dava konusunun tüzel kişiliklerinin perdesinin kaldırılması ve borçtan müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti olması gözetildiğinde, ayrıca TTK'nın sermaye şirketlerine dair hükümleri ve gerçek kişilerin buna nazaran durumu dikkate alındığında gerçek kişi davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davalı şirketler yönünden davanın kabulüne, bu tüzel kişiler arasındaki perdenin kaldırılmasına, davaya konu borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını tespitine, bu kapsamda davalı şirketler yönünden davanın toplam 70.771,03 TL üzerinden kabulüne, bu tutara dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle belirtilen 4 davalıdan tahsiline, davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı alacak istemine ilişkin olup, davacı tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak tüm davalıların çek bedelinden sorumlu tutulmasını istemiş, mahkemece, gerçek kişi davalı ... dışındaki davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere TTK'daki sermaye şirketlerine ilişkin hükümler gözetildiğinde kural olarak sermaye şirketi ortaklarının şirket borçlarından dolayı şirket alacaklılarına karşı bir sorumluluğu bulunmamakta ise de, pay sahibinin şirket tüzel kişiliği ile özdeşmesi, şirket ortağının mal varlığı ile şirket tüzel kişiliğinin malvarlığının birbirlerine karışması, art niyetli ve hesaplı davranışlarla sırf sorumluluktan sıyrılmak amacıyla tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınılması, ortağın şirketteki hakimiyetini kötüye kullanarak alacaklılara karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyeti taşıması, borçların ödenmesi sırasında şirket ortağı tarafından ayrılık prensibinin ileri sürülmesinin TMK'nın 2.
ve 3. maddelerine aykırı olması gibi hallerin söz konusu olduğu durumlarda şirket ortağı aleyhine de tüzel kişilik perdesi aralanarak şirket borcundan dolayı sorumluluğuna gidilebilecektir. Başka bir anlatımla perdeyi aralama teorisiyle birlikte tüzel kişinin borcundan üyelerin, üyelerin borcundan tüzel kişinin özdeş kılınarak sorumlu tutulması mümkün olabilecektir. Bu durumda, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı ...'nın durumu değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davanın tüzel kişilik perdesinin kaldırılmasına dayandırıldığı, davalı ...'nın ise bir gerçek kişi olduğu gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/387802900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz