Muhafaza kusuru
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13198 E. 2017/6229 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muhafaza kusuru↗ erken açılan dava↗ sözleşmeden doğan dava↗ üçüncü kişi↗ ihbar↗ terkin↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, dava dışı üçüncü kişiye/araçların maliki şirketin, bu aşamada davacıya karşı tazminat istemli bir talebinin bulunmadığı, davanın erken açılan dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davacının ileri de dava açma hakkı saklı kalmak üzere davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, otopark işletmecisi olan davalının, otoparka bırakılan araçta meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğuna ilişkindir.
6098 sayılı, Türk Borçlar Kanunun 579 maddesinde, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin, kendilerine bırakılan motorlu taşıt v.s. zarara uğraması nedeniyle sorumlu oldukları düzenlenmiş olup yasada öngörülen sorumluluk sözleşme ilişkisine dayanmaktadır.
Davacının zilyedi olduğu araçların, davalının işlettiği otoparka akdi ilişki çerçevesinde bırakıldığı, bir kısım otopark ücretinin davacı tarafından ödendiği, araçların otoparkta iken zarar gördüğü, araçların işleteninin ise ihbar edilen Karmer .... Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davalının sorumluluğu akdi ilişkiye dayanmakta olup, siyanetine terk edilen araçların muhafazasındaki kusur nedeniyle araçlardan meydana gelen zarardan davalı otopark işletmecisi, akdi ilişkisinin diğer tarafı ve araçların emin sıfatıyla zilyedi bulunan davacıya karşı sözleşme ve B.K 579 maddesi hükümleri çerçevesinde sorumludur.
Davacının, araçların maliki olmaması, TMK 981 vd. maddelerinde düzenlenen, zilyedlikten ve sözleşmeden doğan hakları kullanmasına engel değildir.
Kaldı ki, araç işleteninin, araçlarda meydana gelen zarar nedeniyle davalıya karşı dava açtığı, yasal yollara başvurduğu hususu da iddia ve ispat edilmemiştir.
Araçların zilyedi olan davacının, araçları işletenden teslim aldığı şekilde aynen iade ile yükümlü olduğuda gözetildiğinde davanın erken açılan bir dava olmadığının kabulü ile uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7958 E. 2012/6375 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hamil
Benzer bu karardaMahkemece, bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak davanın kabulü ile davacının elinde bulunan dava konusu hisse senetlerinin «hamili» ve zilyedi olduğu benimsenmek suretiyle 500.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişlilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda… olmadığı, davalının yönetim veya denetiminde bulunup bulunmadığı, bu itibarla mahkemece aracın park edildiği otoparkın davalıya ait olup olmadığının tereddütsüz ve «denetime elverişli» bir şekilde belirlemek, gerektiğinde davalı tarafın esaslı ve sonuca etkili itirazlarını karşılayan başka bir bilirkişi yada kurulundan ek rapor almak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm tesisinin yerinde olmadığı belirtilerek davacı yararına bozulmuş, mahal mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda iş yeri sahibinin.. …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1377 E. 2021/6503 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:saklama sözleşmesi · eksik araştırma · kazanç kaybı · i̇i̇k 167 · zamanaşımı def'i · olumsuz oy · def'i · kâr kaybı
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen «saklama sözleşmesinden» kaynaklandığı, davacıya ait otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle «hasara» uğradığı, TBK 579. madde hükmü gereğince uğranılan hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan «kazanç kaybına» ilişkin zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 151.500,00 TL hasar bedeli ve 15.875,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam «167».375,00 TL «maddi tazminatın» «haksız fiil» tarihi olan 15/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
4- Kabule göre de; davalı vekilinin davacının «ıslah» talebine karşı «zamanaşımı def»'i yönünden mahkemece olumlu veya «olumsuz» karar verilmemesi de doğru olmamıştır.
İlk derece mahkemesince dava konusu otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle «hasara» uğradığı, TBK 579. maddesi uyarınca hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan «kazanç kaybına» ilişkin zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince «istinaf yoluna başvurulması» üzerine bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
3-Ayrıca, davacı taraf araçta meydana gelen zarar nedeniyle oluşan gelir «kaybını» da talep etmiş olup, mahkemece 15.875,00 TL «kazanç kaybının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13198 E. , 2017/6229 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2015 tarih ve 2014/1760-2015/1148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili davacı şirketin, davadışı ... İnş. San ve Dış Tic. LTd. Şti. adına tescilli olan ... ve ... plakalı çekiciler ile; ... ve ... plaka numaralı römorkörların zilliyedi bulunduğunu; davacı şirketin, zilliyetliğinde bulunan araçların aylık ödenecek ücret karşılığında park sahasında muhafazası için davalı şirketle anlaştığını, araçların tır parkına sağlam ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacı tarafından aylık muhafaza ücretinin düzenli ödendiğini; davacı şirket yetkilisi ...'ın araçlar kontrol etmek ve çekicilerin motorlarını çalıştırmak için 04/07/2013 günü tır parkına gittiğinde çekicilerin ve römorkların hasara uğramış olduğunu tespit ettiğini, bu hususta tır parkı yetkilisi ile birlikte tutanak düzenlediğini, aynı şekilde 23/08/2014 günü yine kontrol için tır parkına gidildiğinde araçların hasara uğratıldığını durumun kolluk kuvvetine bildirilerek tutanak düzenlendiğini ileri sürerek davalının müsteciri bulunduğu tır parkında hasara uğrayan ve parçaları eksilen araçlardaki hasardan şimdilik 3.000,00 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili öncelikle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, mahkemenin bu yönde karar vermemesi durumunda davacının bu davada herhangi bir hukuki menfaati bulunmadığını savunarak davanın hukuki menfaat yokluğundan reddine, mahkemenin bu hususta bir karar vermemesi durumunda ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın, dava dışı üçüncü kişiye/araçların maliki şirketin, bu aşamada davacıya karşı tazminat istemli bir talebinin bulunmadığı, davanın erken açılan dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davacının ileri de dava açma hakkı saklı kalmak üzere davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, otopark işletmecisi olan davalının, otoparka bırakılan araçta meydana gelen zarar nedeniyle sorumluluğuna ilişkindir.
6098 sayılı, Türk Borçlar Kanunun 579 maddesinde, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin, kendilerine bırakılan motorlu taşıt v.s. zarara uğraması nedeniyle sorumlu oldukları düzenlenmiş olup yasada öngörülen sorumluluk sözleşme ilişkisine dayanmaktadır.
Davacının zilyedi olduğu araçların, davalının işlettiği otoparka akdi ilişki çerçevesinde bırakıldığı, bir kısım otopark ücretinin davacı tarafından ödendiği, araçların otoparkta iken zarar gördüğü, araçların işleteninin ise ihbar edilen Karmer .... Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Davalının sorumluluğu akdi ilişkiye dayanmakta olup, siyanetine terk edilen araçların muhafazasındaki kusur nedeniyle araçlardan meydana gelen zarardan davalı otopark işletmecisi, akdi ilişkisinin diğer tarafı ve araçların emin sıfatıyla zilyedi bulunan davacıya karşı sözleşme ve B.K 579 maddesi hükümleri çerçevesinde sorumludur.
Davacının, araçların maliki olmaması, TMK 981 vd. maddelerinde düzenlenen, zilyedlikten ve sözleşmeden doğan hakları kullanmasına engel değildir.
Kaldı ki, araç işleteninin, araçlarda meydana gelen zarar nedeniyle davalıya karşı dava açtığı, yasal yollara başvurduğu hususu da iddia ve ispat edilmemiştir.
Araçların zilyedi olan davacının, araçları işletenden teslim aldığı şekilde aynen iade ile yükümlü olduğuda gözetildiğinde davanın erken açılan bir dava olmadığının kabulü ile uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386914100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz