6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Saklama sözleşmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/1377 E. 2021/6503 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
saklama sözleşmesi eksik araştırma kazanç kaybı i̇i̇k 167 zamanaşımı def'i olumsuz oy tbk 99 def'i kâr kaybı haksız fiil ıslah maddi tazminat hasar avans faizi zamanaşımı hmk 353(1)b-2 istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353 · TBK — TBK 561TBK 579

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesinden kaynaklandığı, davacıya ait otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle hasara uğradığı, TBK 579. madde hükmü gereğince uğranılan hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan kazanç kaybına ilişkin zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 151.500,00 TL hasar bedeli ve 15.875,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 167.375,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava konusu otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle hasara uğradığı, TBK 579. maddesi uyarınca hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan kazanç kaybına ilişkin zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, dava konusu otobüsün haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle değerinin 151.500,00 TL olduğunu bildiren bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, aracın tamamiyle yandığı, emsal fiyatlara göre piyasa fiyatının haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle 151.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak, aracın hasar tarihinden önceki durumu, mevcut kayıtlarda hasarlı olup olmadığı, kilometre bilgisi, bakımlarının yapılıp yapılmadığı vs. araştırılmadan ve ayrıca aracın hurda değeri düşülmeden eksik araştırmaya dayalı olarak aracın değerini tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3-Ayrıca, davacı taraf araçta meydana gelen zarar nedeniyle oluşan gelir kaybını da talep etmiş olup, mahkemece 15.875,00 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacı taraf, aracın fiili olarak ticari faaliyette kullanılmakta olduğunu ispat edememiş olup, mahkemece davacının kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile bu talep yönünden kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

4- Kabule göre de; davalı vekilinin davacının ıslah talebine karşı zamanaşımı def'i yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de doğru olmamıştır.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Muhafaza kusuru

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13198 E. 2017/6229 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8361 E. 2012/15590 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5139 E. 2011/15984 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/1377 E.  ,  2021/6503 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 12.06.2019 tarih ve 2019/39 E. - 2019/870 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.11.2019 tarih ve 2019/2072 E- 2019/1633 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; Küçükçekmece'de bulunan davalıya ait otoparka bırakılan müvekkiline ait otobüsün otoparkta zarar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğini, araçta bulunan bütün ekipmanların çalındığını ve daha sonra aracın yanarak demir yığını haline geldiğini, aracın hala otoparkta yanmış halde bulunduğunu, davacının maddi zararının ve iş kaybı nedeniyle zararının olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL tazminatın zararın doğduğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 16/03/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 167.375,00 TL'ye yükseltmiştir.

Davalı vekili; davaya konu olayın mesai saatleri dışında gerçekleştiğini, davalıya yangından önce meydana gelen hırsızlık olayının haber verildiğini fakat davacının aracını otoparktan almadığını, daha sonra yangının vuku bulduğunu, davalı şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TBK 561 ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesinden kaynaklandığı, davacıya ait otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle hasara uğradığı, TBK 579. madde hükmü gereğince uğranılan hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan kazanç kaybına ilişkin zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davalının kusursuz olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 151.500,00 TL hasar bedeli ve 15.875,00-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 167.375,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 15/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğundan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava konusu otobüsün davalının işlettiği otoparka bırakıldığı ve bu otoparkta yanmak suretiyle hasara uğradığı, TBK 579. maddesi uyarınca hasardan ve otobüsün ticari araç olması nedeniyle çalışamamasından doğan kazanç kaybına ilişkin zarardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince aynı gerekçelerle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Mahkemece, dava konusu otobüsün haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle değerinin 151.500,00 TL olduğunu bildiren bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde, aracın tamamiyle yandığı, emsal fiyatlara göre piyasa fiyatının haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibariyle 151.500,00 TL olduğu belirtilmiştir. Ancak, aracın hasar tarihinden önceki durumu, mevcut kayıtlarda hasarlı olup olmadığı, kilometre bilgisi, bakımlarının yapılıp yapılmadığı vs. araştırılmadan ve ayrıca aracın hurda değeri düşülmeden eksik araştırmaya dayalı olarak aracın değerini tespit eden bilirkişi raporunun hükme esas alınması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

3-Ayrıca, davacı taraf araçta meydana gelen zarar nedeniyle oluşan gelir kaybını da talep etmiş olup, mahkemece 15.875,00 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacı taraf, aracın fiili olarak ticari faaliyette kullanılmakta olduğunu ispat edememiş olup, mahkemece davacının kazanç kaybı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile bu talep yönünden kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.

4- Kabule göre de; davalı vekilinin davacının ıslah talebine karşı zamanaşımı def'i yönünden mahkemece olumlu veya olumsuz karar verilmemesi de doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/723238100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.