Senette tahrifat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5868 E. 2024/7612 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senette tahrifat↗ ipoteğin kaldırılması↗ yemin deliline dayanma↗ tahrifat↗ yemin delili↗ şikayet↗ yemin↗ ipotek↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kötü niyet↗ iflas↗ asıl alacak↗ dosya masrafı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2022/2 E., 2023/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takip alacaklısı davalı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı gösterilen bononun incelenmesinde açıkça görüleceği üzere borç miktarı kısmında, rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı ile "sekiz yüz seksen TL" yazılı olduğunu, davalı takip alacaklısı tarafından 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinde "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığını, anılan kanun hükmü gereğince senet metninde yer alan ve yazı ile belirtilen rakam üzerinden icra takibi yapılması gerekirken, rakamla belirtilen kısım üzerinden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/2609 E. sayılı dosyasından, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket eden davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, icra takibinin dayanağı senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını ipotek ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya masrafı ve vekalet ücreti verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka ipoteğinin kaldırılması hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte karar olduğunu, sonradan davayı kazandıklarını zanneden müvekkilinin ailesinin davaya konu olan taşınmazın banka ipoteği sebebiyle banka tarafından alındığını öğrendiği, davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaları sebebiyle yapılan yargılama sonucunda Kayseri 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/95 E., 2023/162 K. sayılı kararı ile davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiği, somut olayda fırını tekrar almak için bankadan çekilen kredinin maliyeti 862.967,79 TL iken davacının vekillik görevlerini yapmadığı için davalı taraf ve ailesinin oluşan zararını gidermek için 880,00 TL bedelli bono verdiğinin, davalıların ve ailesinin içine düştükleri mali durumu ve zararları ile izah edilemeyecek nitelikte olup, aksi yöndeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ... lehine 880,00 TL bedelli bono düzenleyip verdiğinin kabul edilemeyeceği, takibe dayanak yapılan senetteki borçlanma konusundaki bedel iradesinin 880.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Mahkemece verilen tedbir kararı uygulanmadığından davalı ... vekilinin tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı bononun rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle senette tahrifat yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının şikayeti dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 676 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacının temyizine gelince; dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Senette herhangi bir tahrifat bulunmamaktadır. Tahrifatın olmadığı durumlarda senette yazıyla yazılan kısım ile rakamla yazılan kısmın farklı olması durumunda 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile anılan Kanun'un 676 ncı maddesi "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmü gereğince yazı ile yazılana itibar edilir. Bu durumda, davanın, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden kabulü gerekirken davacı hakkındaki şikayet üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3527 E. 2017/5672 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… valı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayana …
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu «bono» üzerinde rakam hanesinde bedelin 4.000 TL olarak yazıldığı, başına 4 rakamının sonradan eklendiğinin tespit olunduğu, ancak bono bedelinin yazı ile “kırkdörtbin TL” şeklinde yazılmış olduğu, 6102 sayılı TTK madde 676 "bedel hem yazı hem rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunması halinde yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmüne haiz olup aynı Yasa'nın TTK 778/2-c atfına binaen bonolara da uygulanmakta olduğu, rakam ile belirtilen bedelde «tahrifat» yapılmış olduğu tespit olunsa da yazı ile yazılan bedel esas alındığı, yazı ile gösterilen alanda tahrifatın olmadığı, davacı tarafından başkaca bir delil sunulmad …
Somut olayda dayanak «bononun» rakam ile değer belirten bölümünde «tahrifat» yapıldığı bilirkişi raporuyla saptandığına göre, bononun yazı ile değer belirten bölümüne itibar edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece 6102 sayılı TTK'nin 778. maddesinin göndermesiyle «bonolar» hakkında uygulanması gereken aynı Kanunun 676. maddesi gereğince, bono bedeli hem yazı ve hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa yazı ile belirlenen bedele itibar olunacağı hükmüne istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi
Benzer bu karardaDava icra takibine konu «kambiyo senedi» bedelinden kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5801 E. 2023/6712 K.
Ortak:senette tahrifat · tahrifat · kötü niyet tazminatı · bono · kötü niyet
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesini istemiştir.
… valı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayana …
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «bononun» davalı tarafından doldurulduğu, alınan bilirkişi raporu uyarınca "1" rakamının sonradan eklendiğinin sabit olduğu, senetteki bedele ilişkin yapılan «tahrifatın» yasa ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca senedin geçerliliğine etki etmeyecek bir husus olduğu ve senedin tahrif edilmemiş hali ile geçerliliğini sürdürdüğü kanaatine varıldığı, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu senedin 86.600,00 TL'lik kısmı bakımından borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek müvekkilinin «senette tahrifat» yapmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, «bono» bedelinin hem yazı hem de rakamla gösterildiği ancak bunlar arasında fark bulunduğu takdirde yazıyla gösterilen bedele itibar edilmesi gerektiğini, davaya konu sen …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haciz · menfi tespit
Benzer bu karardaTaraflar arasındaki «menfi tespit» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine 95.100,00 TL bedelli «bonoya» dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus «haciz» yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak senedin gerçek bedelinin 9.500,00 TL olduğunu, davalının bedel kısmına "1" rakamını ekleyip «tahrifat» yapmak suretiyle senedi şimdiki haline getirdiğini ileri sürerek, müvekkilinin davaya konu senet nedeniyle 85.600,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve «kötü niyet tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Borçlu olmadığının tespiti | İcra takibinin iptali | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7836 E. 2022/8556 K.
Ortak:tahrifat · bono
İncelediğiniz karardaBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı «bononun» rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle «senette tahrifat» yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının «şikayeti» dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça «yemin deliline dayanmadığı» gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
… valı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL «asıl alacak» üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli «bononun» gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayana …
… senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile «bonolarda» da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını «ipotek» ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya «masrafı» ve «vekalet ücreti» verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka «ipoteğinin kaldırılması» hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte k …
Benzer bu karardaDavacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
… 06 ve 13/10/2006 düzenleme tarihli 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet senede dayanılarak yapılan takipten dolayı imzaları davacıya ait olan, ancak yazı ve rakamlarda «tahrifat» yapıldığı anlaşılan iş bu senetler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı hakkında Ankara 30.
Ayrıca kabule göre de ; dava konusu «bono» bedelleri 22.250,00 TL olup mahkemece bono bedellerinin 22.500,00 TL olduğu kabulünden hareketle davanın kabulüne ve bu miktar üzerinden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik · menfi tespit
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2008/2470 sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve davacının 10/05/2006 düzenleme tarihli ve 13/10/2006 düzenleme tarihli, 16/12/2006 ödeme tarihli iki adet 22.500,00'er TL'lik bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında tazminatın «temlik» alan davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, «temlik» alan davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, İİK’nın 72. maddesine dayalı «menfi tespit» istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde takip dayanağı bonoların rakam ve yazıyla yazılan miktar hanesindeki ‘‘22’’ ve ‘‘ yirmi iki bin ’’ ifadesinin ilave edilerek senetlerin «tahrif» edildiğini iddia etmiş olup yargılama sonunda tahrifatın sabit görülmesine göre 22.250,00 TL bedelli her iki «bononun» ayrı ayrı 22.000 TL yönünden «menfi tespit» hükmü kurulması gerekirken bono bedelleri üzerinden hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5868 E. , 2024/7612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1354 Esas, 2023/1406 Karar
HÜKÜM
Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/2 E., 2023/337 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; takip alacaklısı davalı ...'ün vekili marifetiyle, müvekkili ... ve diğer takip borçlusu davalı ... aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin 2020/2609 E. sayılı dosyasıyla 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlattığını, takibin dayanağı olarak 11.12.2019 tanzim ve 31.12.2019 ödeme tarihli bononun gösterildiğini, müvekkili ile lehine senet düzenlenen davalı ... arasında takip dosyasında belirtilen miktarda bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı gösterilen bononun incelenmesinde açıkça görüleceği üzere borç miktarı kısmında, rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı ile "sekiz yüz seksen TL" yazılı olduğunu, davalı takip alacaklısı tarafından 880.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 676 ncı maddesinde "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığını, anılan kanun hükmü gereğince senet metninde yer alan ve yazı ile belirtilen rakam üzerinden icra takibi yapılması gerekirken, rakamla belirtilen kısım üzerinden takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara Kayseri Genel İcra Dairesi'nin 2020/2609 E.
sayılı dosyasından, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespitine, kötü niyetle hareket eden davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiğini, müvekkilinin davacıya avukatlık mesleğini yaptığını düşünerek güvendiğini, davacı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, icra takibinin dayanağı senedin bedel hanesinde rakam ile "880.000,00 TL" ve yazı hanesinde "Sekiz yüz seksen TL" yazdığı, kural olarak 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun'un 676 ncı maddesinde; "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmünün yer aldığı ancak davalı vekilinin müvekkilinin ailesinin 2014 yılında bankadan kredi çektiğini, taşınmazını ipotek ettirdiğini, 2015 yılında davacı avukata vekaletname verdiğini, ayrıca bir miktar dosya masrafı ve vekalet ücreti verdiğini, davacı avukatın bu davayı kazandığını belirtmesi üzere müvekkilinin kararı görmek için ısrarcı olduğunu, bunun üzerine davacı avukatın banka ipoteğinin kaldırılması hakkında dava açıldığını ve davayı kazandıklarını belirten bir karar yolladığını ve vekalet ücreti aldığını, mahkeme kararının davacının kendisinin yazdığı sahte karar olduğunu, sonradan davayı kazandıklarını zanneden müvekkilinin ailesinin davaya konu olan taşınmazın banka ipoteği sebebiyle banka tarafından alındığını öğrendiği, davacı hakkında Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmaları sebebiyle yapılan yargılama sonucunda Kayseri 6.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/95 E., 2023/162 K. sayılı kararı ile davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, davacının müvekkili ve ailesinin uğramış olduğu zarara karşılık dava konusu senedi verdiği, somut olayda fırını tekrar almak için bankadan çekilen kredinin maliyeti 862.967,79 TL iken davacının vekillik görevlerini yapmadığı için davalı taraf ve ailesinin oluşan zararını gidermek için 880,00 TL bedelli bono verdiğinin, davalıların ve ailesinin içine düştükleri mali durumu ve zararları ile izah edilemeyecek nitelikte olup, aksi yöndeki iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, dolayısıyla davacının davalı ...
lehine 880,00 TL bedelli bono düzenleyip verdiğinin kabul edilemeyeceği, takibe dayanak yapılan senetteki borçlanma konusundaki bedel iradesinin 880.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın reddine, Mahkemece verilen tedbir kararı uygulanmadığından davalı ... vekilinin tazminat talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda her ne kadar takip dayanağı bononun rakam ile yazılan bedel kısmı ile yazı ile yazılan bedel kısmı arasında farklılık bulunuyor ve bu nedenle de 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesinde poliçe hükümlerine atıf yapıldığından yine aynı yasanın 676 ncı maddesinde de bedelin hem yazı hem de rakamla gösterilip iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedelin üstün tutulacağı düzenlenmiş ise de dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dava ve takip konusu senede sonradan rakam eklendiği ve bu suretle senette tahrifat yapıldığına yönelik davacının herhangi bir beyan ve iddiasının bulunmaması, davalının şikayeti dolayısıyla davacının ceza yargılaması sonucunda görevi kötüye kullanma fiilini işlediğinin sabit olması, bononun tanzim tarihine göre davacı vekil ile davalı müvekkil arasında bonoda yazı ile yazılan ve düşük sayılan meblağda bir borç ilişkisinin varlığının hayatın olağan akışına aykırı oluşu birlikte değerlendirildiğinde anılan maddenin işbu davada uygulama yeri bulunmadığı, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca davacının istinaf dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı ...
vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 676 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Davacının temyizine gelince; dava, takibe ve davaya konu senetteki borç miktarında rakam ve yazı ile yazılan bedel arasında fark bulunması nedeni ile rakamla yazılan bedel üzerinden başlatılan takip nedeniyle davacının yazıyla yazılı miktarın dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri bakımından borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Senette herhangi bir tahrifat bulunmamaktadır. Tahrifatın olmadığı durumlarda senette yazıyla yazılan kısım ile rakamla yazılan kısmın farklı olması durumunda 6102 sayılı Kanun'un 778 inci maddesi yollaması ile anılan Kanun'un 676 ncı maddesi "Poliçe bedeli hem yazı hem de rakamla gösterilip de iki bedel arasında fark bulunursa, yazı ile gösterilen bedel üstün tutulur." hükmü gereğince yazı ile yazılana itibar edilir.
Bu durumda, davanın, takip dayanağı 880,00 TL bedelli bono sebebiyle, bu miktar dışında kalan 879.120,00 TL anapara, faizi ve diğer ferileri yönünden kabulü gerekirken davacı hakkındaki şikayet üzerine yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiğinden hareketle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 427,60 TL temyiz ilam harcı ile 2.107,80 TL temyiz başvuru harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1095110100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz