Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2379 E. 2017/5128 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kurumu↗ geçersizlik↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının 26.12.2002 tarihli dava konusu talimattaki yazı ve imzanın muris... ...'a ait olduğunun kesin olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir güven kurumu olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Banka mudiine karşı en hafif kusurundan dahi sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta davacının hesabındaki para vekili olan ve aynı gün vefat eden babası...'in talimatı ile dava dışı 3. kişiye 17.15 gibi geç bir saate ve teyid alınmadan ödenmiş, yapılan tüm incelemelere rağmen muris ... tarafından düzenlendiği iddia olunan 26.12.2002 tarihli talimattaki imzanın muris...'e ait olduğu saptanamamıştır.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve güven kurumu olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2497 E. 2013/19652 K.
Ortak:güven kurumu · Tazminat
İncelediğiniz karardaBir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve «güven kurumu» olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir «güven kurumu» olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Oysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de «tacir sıfatına» haiz ve bir «güven kurumu» olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilgilendirme yükümlülüğü · tacir sıfatı · kusursuz sorumluluk · kusur oranı · kâr kaybı · tacir · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınarak olayda davacının «kusuru» ile davalı bankanın ağırlıklı kusuru irdelenerek tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak mudi de,yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler ile banka hesabına ait bilgi ve belgeleri özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
Oysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de «tacir sıfatına» haiz ve bir «güven kurumu» olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın «kusursuz sorumluluk» ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle dava konusu olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13569 E. 2012/4368 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vade
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın BK'nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğu, kendisine yatırılan parayı «vadesi» geldiğinde iade etmekle yükümlü olduğu, davacının da yapılan işlemlerde bir kusurunun olduğu iddia ve ispat edilemediğinden zararı davalının karşılaması gerektiği gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2390 E. 2006/3170 K.
Ortak:güven kurumu · Tazminat
İncelediğiniz karardaBir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve «güven kurumu» olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaZira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · bilgilendirme yükümlülüğü · imza incelemesi · karine · kusur oranı · iş bölümü · kâr kaybı · kusur
Benzer bu kararda… gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma «bölümü» üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı «ibraz» edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, parayı çekenin imzasının davacı eli ürünü olmadığı, provizyon yolu ile yapılacak ödemelerde titiz bir kimlik ve «imza incelemesi» gerektiği, davalının BK'nın 55. maddesi uyarınca «kurtuluş kanıtı» getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Zira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
Bu savunmanın kanıtlanması halinde, davacının hesap cüzdanını kaybettiği ve bankaya haber vermediği, bulunan bu cüzdanı 3- kişinin parayı çekerken kullandığı yönünde davacı aleyhine «karine» oluşacağının kabulü gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2379 E. , 2017/5128 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27/10/2015 tarih ve 2014/479-2015/1029 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili adına davalı Banka'nın ...Şubesi’nde mevduat hesabı açıldığını, müvekkilinin murisi ve babası olan ...’ın 26.12.2002 tarihinde vefat ettiğini, aynı gün davalı Banka'nın ...Şubesi Müdürlüğü’ne... ... adına düzenlenmiş yazı ile müvekkilinin hesabındaki 10.000,00 TL’nin...... hesabına aktarılmasını ve bundan sonra aynı paranın...’ya verilmesine ilişkin talimat verildiğini, ölüm döşeğinde olan veya muhtemelen ölmüş olan bir insanın bu şekilde talimat vermesi ve altına imza atmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; talimat altındaki imzanın murise ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının 26.12.2002 tarihli dava konusu talimattaki yazı ve imzanın muris... ...'a ait olduğunun kesin olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankanın sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bir güven kurumu olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Banka mudiine karşı en hafif kusurundan dahi sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta davacının hesabındaki para vekili olan ve aynı gün vefat eden babası...'in talimatı ile dava dışı 3. kişiye 17.15 gibi geç bir saate ve teyid alınmadan ödenmiş, yapılan tüm incelemelere rağmen muris ... tarafından düzenlendiği iddia olunan 26.12.2002 tarihli talimattaki imzanın muris...'e ait olduğu saptanamamıştır.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve güven kurumu olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/386680100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz