Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2497 E. 2013/19652 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilgilendirme yükümlülüğü↗ tacir sıfatı↗ kusursuz sorumluluk↗ güven kurumu↗ kusur oranı↗ kâr kaybı↗ tacir↗ kusur↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kusursuz sorumluluk ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle dava konusu olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir güven kurumu olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür. Ancak mudi de,yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler ile banka hesabına ait bilgi ve belgeleri özenle saklamak ve kaybı halinde derhal bankayı bu hususta bilgilendirmekle yükümlüdür. Mahkemece, somut olayda davacının üçüncü şahıslarla hesap bilgilerini paylaşması, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi gibi nedenlerle dava konusu olayın meydana gelmesinde tarafların %50 kusurlu bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de tacir sıfatına haiz ve bir güven kurumu olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur. Bu olaya ilişkin olarak davalı banka bünyesinde yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda dahi, kimlik kontrolü sırasında banka personelinin yeterince dikkatli davranmayarak dava konusu hatalı ödemeye sebebiyet verdirdiğinin tespit edilmesi karşısında davalının ödeme kuralları konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü zorunludur.Bu bağlamda, mahkemenin kabulünün aksine davalı Bankanın oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınarak olayda davacının kusuru ile davalı bankanın ağırlıklı kusuru irdelenerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5151 E. 2014/11230 K.
Ortak:kusursuz sorumluluk
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın «kusursuz sorumluluk» ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle dava konusu olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalı bankanın «kusursuz sorumluluk» ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğini …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/2390 E. 2006/3170 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · güven kurumu · kusur oranı · kâr kaybı · kusur · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınarak olayda davacının «kusuru» ile davalı bankanın ağırlıklı kusuru irdelenerek tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak mudi de,yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler ile banka hesabına ait bilgi ve belgeleri özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir «güven kurumu» olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Benzer bu karardaZira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
… gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma «bölümü» üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı «ibraz» edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kurtuluş kanıtı · imza incelemesi · karine · iş bölümü · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, dosya kapsamına ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, parayı çekenin imzasının davacı eli ürünü olmadığı, provizyon yolu ile yapılacak ödemelerde titiz bir kimlik ve «imza incelemesi» gerektiği, davalının BK'nın 55. maddesi uyarınca «kurtuluş kanıtı» getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacı yanın, hesap cüzdanını mahkemeye «ibraz» edememesi ve açıklama getirememesi halinde, aleyhine oluşan bu «karine» nedeniyle, BK'nın 98/2. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 44. maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğunun kabulü gerekecektir.
… gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma «bölümü» üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı «ibraz» edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davalı vekili, 09.11.2004 tarihli dilekçesinde, davacının hesap cüzdanını «ibraz» etmesi, aksi halde müterafik kusurlu sayılması gerektiği savunulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2379 E. 2017/5128 K.
Ortak:güven kurumu · Tazminat
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir «güven kurumu» olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Oysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de «tacir sıfatına» haiz ve bir «güven kurumu» olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur.
Benzer bu karardaBir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve «güven kurumu» olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının 26.12.2002 tarihli dava konusu talimattaki yazı ve imzanın muris... ...'a ait olduğunun «kesin» olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2497 E. , 2013/19652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31.10.2011 tarih ve 2010/258-2011/599 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bankada bulunan müvekkili döviz hesabındaki paranın davalının özensizliği sonucu çekildiğini ileri sürerek, 49.200 Euro'nun 15/12/2005 tarihinden itibaren dövize uygulanan en yüksek faiz oranıyla davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankaya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dava konusu olayın davacının ağır kusuru sonucu gerçekleştiğini savunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın kusursuz sorumluluk ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle dava konusu olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir güven kurumu olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür. Ancak mudi de,yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler ile banka hesabına ait bilgi ve belgeleri özenle saklamak ve kaybı halinde derhal bankayı bu hususta bilgilendirmekle yükümlüdür. Mahkemece, somut olayda davacının üçüncü şahıslarla hesap bilgilerini paylaşması, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi gibi nedenlerle dava konusu olayın meydana gelmesinde tarafların %50 kusurlu bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de tacir sıfatına haiz ve bir güven kurumu olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur. Bu olaya ilişkin olarak davalı banka bünyesinde yapılan soruşturma sonucu düzenlenen raporda dahi, kimlik kontrolü sırasında banka personelinin yeterince dikkatli davranmayarak dava konusu hatalı ödemeye sebebiyet verdirdiğinin tespit edilmesi karşısında davalının ödeme kuralları konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü zorunludur.Bu bağlamda, mahkemenin kabulünün aksine davalı Bankanın oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınarak olayda davacının kusuru ile davalı bankanın ağırlıklı kusuru irdelenerek tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıdan iadesine, aşağıda yazılı bakiye 2.458,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731089900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz