Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2005/2390 E. 2006/3170 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurtuluş kanıtı↗ bilgilendirme yükümlülüğü↗ güven kurumu↗ imza incelemesi↗ karine↗ kusur oranı↗ iş bölümü↗ kâr kaybı↗ kusur↗ eksik inceleme↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, parayı çekenin imzasının davacı eli ürünü olmadığı, provizyon yolu ile yapılacak ödemelerde titiz bir kimlik ve imza incelemesi gerektiği, davalının BK'nın 55. maddesi uyarınca kurtuluş kanıtı getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın davalı bankanın başka bir şubesi tarafından yanlış kişiye ödenmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 09.11.2004 tarihli dilekçesinde, davacının hesap cüzdanını ibraz etmesi, aksi halde müterafik kusurlu sayılması gerektiği savunulmuştur.
Davada çözüme kavuşturulması gereken yön, davacıya ait hesapta bulunan tüm paranın yanlış kişiye ödenmesi nedeniyle doğan zararda tarafların sorumluluklarına ilişkindir. Bu savunmanın kanıtlanması halinde, davacının hesap cüzdanını kaybettiği ve bankaya haber vermediği, bulunan bu cüzdanı
3- kişinin parayı çekerken kullandığı yönünde davacı aleyhine karine oluşacağının kabulü gerekir. Zira, bir güven kurumu olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve kaybı halinde derhal bankayı bu hususta bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu itibarla, davacı yanın, hesap cüzdanını mahkemeye ibraz edememesi ve açıklama getirememesi halinde, aleyhine oluşan bu karine nedeniyle, BK'nın 98/2. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 44. maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğunun kabulü gerekecektir.
O halde, davacıya ait hesaptaki tüm paranın başka şubeden çekilmek istendiği bu olayda, davalı bankanın provizyon karşılığı ödeme kuralları konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma bölümü üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı ibraz edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2497 E. 2013/19652 K.
Ortak:bilgilendirme yükümlülüğü · güven kurumu · kusur oranı · kâr kaybı · kusur · eksik inceleme · Tazminat
İncelediğiniz karardaZira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
… gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma «bölümü» üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı «ibraz» edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, «eksik incelemeye» dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda gerektiğinde yeniden bilirkişi raporu alınarak olayda davacının «kusuru» ile davalı bankanın ağırlıklı kusuru irdelenerek tarafların «kusur oranlarının» belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak mudi de,yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler ile banka hesabına ait bilgi ve belgeleri özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
2- Dava, davacıya ait vadeli mevduat hesabındaki paranın davalı banka tarafından hak sahibi olmayan şahsa hatalı ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, bir «güven kurumu» olan banka akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · kusursuz sorumluluk · tacir
Benzer bu karardaOysa, mülga BK'nın 98/2'inci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44'ncü maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğu kuşkusuz ise de «tacir sıfatına» haiz ve bir «güven kurumu» olan bankanın da mudilerinden topladığı para ve diğer menkul değerleri saklama, işletme, iade ve ödemede gerekli dikkat ve özeni göstermekle sorumludur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı bankanın «kusursuz sorumluluk» ilkesine tabi olduğu, ancak davacının da üçüncü şahıslarla tüm hesap bilgilerini paylaşması, kimlik aslının üçüncü şahsın eline geçmesine müsaade etmesi, kimliğinin çalındığı hususunda bankaya bilgi vermemesi nedeniyle dava konusu olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14915 E. 2014/4070 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · feri müdahil · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; toplanan belgelerden, davacınıın zararının karşılanması açısından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 9.500,00 TL'nin 02.12.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %83 faiz ile ve bu tarihten itibaren değişen oranlarda «avans faizi» uygulanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve davalının harçtan muaf olduğuna karar verilmiştir.
Karar davalı ve «feri müdahil» vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ...Ş. ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
2- Ancak taraflar arasında akdi ilişki olmadığından mahkemece hüküm altına alınan miktarların hesaba yatırıldığı tarihten itibaren «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, bankaya el konulduğu tarih olan 22/02/1999 tarihine kadar off shore hesap cüzdanında belirtilen faiz oranının uy …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2379 E. 2017/5128 K.
Ortak:güven kurumu · Tazminat
İncelediğiniz karardaZira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
Benzer bu karardaBir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ile yapılan işin gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde mudiine iade etmekle yükümlüdür.
Geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmeyen ve «güven kurumu» olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı ve dosya içeriği ile örtüşmeyen gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının 26.12.2002 tarihli dava konusu talimattaki yazı ve imzanın muris... ...'a ait olduğunun «kesin» olarak kanıtlanamadığı gerekçesiyle,davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/109 E. 2014/7286 K.
Ortak:güven kurumu
İncelediğiniz karardaZira, bir «güven kurumu» olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve «kaybı» halinde derhal bankayı bu hususta «bilgilendirmekle yükümlüdür».
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir grup şirkete kredi olarak kullandırıldığı, «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 64.405,90 Euro'nun davalı Banka(üstlenen sıfatı ile TMSF)'dan tahsiline, bu bedele 13.05.1999 tarihinden 13.05.2000 «vade» sonuna kadar % 19,5 oranından az olmamak üzere akdi «temerrüt faizi» uygulamasına, 13.05.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · yönetici sorumluluğu · borcun üstlenilmesi · feri müdahil · vade · temerrüt faizi · avans faizi · temerrüt
Benzer bu karardaA.Ş'nin «hakim ortaklarına» ait bir grup şirkete kredi olarak kullandırıldığı, «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren Banka'nın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 64.405,90 Euro'nun davalı Banka(üstlenen sıfatı ile TMSF)'dan tahsiline, bu bedele 13.05.1999 tarihinden 13.05.2000 «vade» sonuna kadar % 19,5 oranından az olmamak üzere akdi «temerrüt faizi» uygulamasına, 13.05.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ve «feri müdahil» («borcu üstlenen») vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının off-shore bankacılığını kendi bünyesinde gibi göstererek mudiyi yanıltığı, mevduat toplama gayreti ile hareket edildiği, banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dair ceza kararlarının kesinleştiği, dava konusu bedelin fiilen Kıbrıs’a aktarılmayıp ...
Kararı davalı banka vekili, «borcu üstlenen» TMSF vekili ve fer'i müdahil...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2005/2390 E., 2006/3170 K.
11. Hukuk Dairesi 2005/2390 E., 2006/3170 K.
MÜTERAFIK KUSUR
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 55 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 98 ]
818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 44 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada (Adana Asliye İkinci Ticaret Mahkemesi)'nce verilen 28.12.2004 tarih ve 2003/98-2004/854 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalının Adana şubesi nezdindeki hesabından, 10.000 USD parasının, Antakya şubesi aracılığı ile çekildiğinin anlaşıldığını, kimlik fotokopisi alınmadan ödeme yapıldığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre, parayı çekenin imzasının davacı eli ürünü olmadığı, provizyon yolu ile yapılacak ödemelerde titiz bir kimlik ve imza incelemesi gerektiği, davalının BK'nın 55. maddesi uyarınca kurtuluş kanıtı getiremediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın davalı bankanın başka bir şubesi tarafından yanlış kişiye ödenmesi nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı vekili, 09.11.2004 tarihli dilekçesinde, davacının hesap cüzdanını ibraz etmesi, aksi halde müterafik kusurlu sayılması gerektiği savunulmuştur.
Davada çözüme kavuşturulması gereken yön, davacıya ait hesapta bulunan tüm paranın yanlış kişiye ödenmesi nedeniyle doğan zararda tarafların sorumluluklarına ilişkindir. Bu savunmanın kanıtlanması halinde, davacının hesap cüzdanını kaybettiği ve bankaya haber vermediği, bulunan bu cüzdanı
3- kişinin parayı çekerken kullandığı yönünde davacı aleyhine karine oluşacağının kabulü gerekir. Zira, bir güven kurumu olan banka, akdi ilişki ve yapılan işin niteliği gereği mudiden aldığı parayı güvenle saklamak ve istenildiğinde yine mudiine iade etmekle yükümlü ise de, mudi de, yine akdi ilişki ve özen borcunun gereği olarak kimliğine ilişkin belgeler yanında, banka hesabına ait bilgi ve belgeleri de özenle saklamak ve kaybı halinde derhal bankayı bu hususta bilgilendirmekle yükümlüdür. Bu itibarla, davacı yanın, hesap cüzdanını mahkemeye ibraz edememesi ve açıklama getirememesi halinde, aleyhine oluşan bu karine nedeniyle, BK'nın 98/2. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 44. maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda davacının da kusurunun bulunduğunun kabulü gerekecektir.
O halde, davacıya ait hesaptaki tüm paranın başka şubeden çekilmek istendiği bu olayda, davalı bankanın provizyon karşılığı ödeme kuralları konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği anlaşılmış olmakla, oluşan zararda ağırlıklı olarak kusurlu olduğunun kabulü, davalı vekilinin, hesap cüzdanına ilişkin savunma bölümü üzerinde de yeterince durulması, açıkça tartışılması, davacının cüzdanı ibraz edememesi halinde müterafik kusurlu olduğunun kabulü ile bilirkişi raporu alınarak tarafların kusur oranlarının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı bankanın tamamen kusurlu görülmesi doğru olmamış, eksik incelemeye dayalı kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.03.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/16238600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz