Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4456 E. 2017/6470 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket müdürünün sorumluluğu↗ şirket yöneticisinin sorumluluğu↗ hmk 115/3↗ yönetici sorumluluğu↗ ek mehil↗ şirket müdürlüğü↗ sorumluluk davası↗ şirket müdürü↗ ortaklar kurulu kararı↗ kesin süre↗ alacak davası↗ haksız fiil↗ limited şirket↗ ibraz↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmasının gerektiği, bu husus dava şartı olduğu, davacı vekilinin işbu davanın sorumluluk davası değil alacak davası olduğunu beyan ettiği, genel kurul kararının bu dava için dava şartı olmadığını belirttiği, bu nedenle genel kurul kararının ikmali için süre verilmediği, dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dairemizin bozma ilamıyla sorumluluk davası açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir genel kurul kararının varlığının gerektiği, somut olayda bu yönde alınmış bir karar olmadığı ancak bu hususun davacıya mehil verilerek tamamlanabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin 24.11.2015 tarihli duruşmadaki beyanları esas alınarak davacı tarafa bu yönde alınmış genel kurul kararını ibraz etmesi için mehil verilmeden hüküm kurulmuştur. Ancak HMK m.115/2 gereğince dava şartlarının noksanlığının tespit edilmesi durumunda noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verilmesi gerekir. Somut olayda da davacı tarafa bu yönde alınmış kararı ibraz etmesi için kesin süre verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken süre tanınmaması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacının davalılardan ... aleyhine açılan davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafından davalı ...’in davacı şirketin müdürü olmadığı ve şirketle hiçbir bağlantısının bulunmadığı iddia edilmiş olup bu kişi aleyhine haksız fiil hükümlerine dayalı olarak dava açılmıştır. Bu durumda, davalı ...’in davacı şirketle bağlantısı araştırılarak şirket müdürlüğü görevinde bulunup bulunmadığı incelenerek şirketle bir ilgisinin bulunmaması halinde mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi gereğince aleyhine sorumluluk davası açılması için genel kurul kararı alınmasına gerek olmadığından bu davalı yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15233 E. 2012/6178 K.
Ortak:ek mehil · sorumluluk davası
İncelediğiniz karardaDairemizin bozma ilamıyla «sorumluluk davası» açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir genel kurul kararının varlığının gerektiği, somut olayda bu yönde alınmış bir karar olmadığı ancak bu hususun davacıya «mehil» verilerek tamamlanabileceği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmasının gerektiği, bu husus dava şartı olduğu, davacı vekilinin işbu davanın «sorumluluk davası» değil «alacak davası» olduğunu beyan ettiği, genel kurul kararının bu dava için dava şartı olmadığını belirttiği, bu nedenle genel kurul kararının ikmali için süre verilmediği, dava şar …
Mahkemece, davacı vekilinin 24.11.2015 tarihli duruşmadaki beyanları esas alınarak davacı tarafa bu yönde alınmış genel kurul kararını «ibraz» etmesi için «mehil» verilmeden hüküm kurulmuştur.
Benzer bu kararda39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir «mehil» verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir «anonim şirket» genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
341'inci maddesi uyarınca «sorumluluk davası» açılabilmesi için ortaklar kurulunun bu hususta karar alması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerekir ise de, iş bu dava TTK.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket yönetim kurulu · anonim şirket · yönetim kurulu kararı · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı «anonim şirket yönetim kurulu» üyesi olan davalı hakkında TTK.
39 ve 40 maddeleri gereğince bu eksikliğin giderilmesi için uygun bir «mehil» verildiği, verilen bu mehile rağmen davacının eksiklikleri gidermediği, usule uygun alınmış bir «anonim şirket» genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddini karar verilmiştir.
Dava, İİK.'nın 72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
72'inci maddesi uyarınca açılmış bulunan «menfi tespit» davasıdır.
-
Limited şirket müdürünün sorumluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/521 E. 2015/5538 K.
Ortak:limited şirket müdürünün sorumluluğu · şirket müdürünün sorumluluğu · şirket yöneticisinin sorumluluğu · yönetici sorumluluğu · ek mehil · sorumluluk davası · ortaklar kurulu kararı · limited şirket · dava şartı
İncelediğiniz kararda1- Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı bulunmasının gerektiği, bu husus dava şartı olduğu, davacı vekilinin işbu davanın «sorumluluk davası» değil «alacak davası» olduğunu beyan ettiği, genel kurul kararının bu dava için dava şartı olmadığını belirttiği, bu nedenle genel kurul kararının ikmali için süre verilmediği, dava şar …
Dairemizin bozma ilamıyla «sorumluluk davası» açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir genel kurul kararının varlığının gerektiği, somut olayda bu yönde alınmış bir karar olmadığı ancak bu hususun davacıya «mehil» verilerek tamamlanabileceği belirtilmiştir.
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürünün sorumluluğuna» ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · anonim şirket · ticari defter · cy/cy kaydı · teslim · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirkete ait «ticari defter» ve kayıtlarda davaya konu çeklerin davacıya ait olduğuna ilişkin herhangi bir «kayda» yer verilmediği, anılan çeklerin davalıya «teslim» edildiğine ve davacının davalıdan alacaklı olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesinde «şirket yöneticilerinin sorumlulukları» hakkında «anonim şirketin» bu hususlara ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüş olup, bu yollama ile uyuşmazlığa aynı Yasa'nın 341. maddesinin uygulanması gerekmektedir.
618/«son») Dava konusu olayda «sorumluluk davası» açılması için alınmış bir «ortaklar kurulu» kararı dosyaya «ibraz» edilmediğinden dava açma koşulu oluşmamış ise de bu husus yargılama sırasında tamamlanabilir.
Bu durumda, mahkemece davacı şirket «ortaklar kurulu» tarafından bu yönde bir karar alınması için davacı tarafa «mehil» ve gerektiğinde «kesin mehil» verildikten sonra sonucuna göre bir hüküm tesisi gerekirken bu eksiklik giderilmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5279 E. 2015/13539 K.
Ortak:kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak HMK m.115/2 gereğince dava şartlarının noksanlığının tespit edilmesi durumunda noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece «kesin süre» verilmesi gerekir.
Somut olayda da davacı tarafa bu yönde alınmış kararı «ibraz» etmesi için «kesin süre» verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken süre tanınmaması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi · feragat
Benzer bu karardaMahkemece, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «feragat» nedeniyle reddine, davalılar ... ... ve ... ... hakkında açılan davanın «kesin» hükme ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle «usulden reddine» dair verilen kararın davacı vekili ile davalılardan ... ... vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4456 E. , 2017/6470 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/11/2015 tarih ve 2015/115-2015/194 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, şirketin iki ortağının bulunduğunu, bu ortaklardan ...'in 09/07/2002 tarihinden 22/06/2009 tarihine kadar şirketin müdürlüğünü yaptığını, 22/06/2009 tarihinde yapılan değişiklik ile şirketin yeni müdürünün diğer ortak olan ...'in müdür olduktan sonra şirket hesaplarında yapmış olduğu incelemelerde diğer ortak ...'in eşi ... ile birlikte şirket hesabından kendi şahsi işleri için paralar aldığını ve şirket müşterilerinden yapmış olduğu baz tahsilatları şirket hesaplarına yansıttığını, kâr dağıtımı yapmadığını tespit ettiğini ve bunlarla ilgili olarak çeşitli davalar açtığını, bu bağlamda 15/08/2008 ve 25/08/2008 tarihlerinde müvekkilinin şirketin o zamanki şirket müdürü ...'in eşi olan ...'in müvekkil şirket müşterilerinden olan ...
A.Ş.'den toplam 153.733,71 TL tutarlı 14 adet çeki teslim aldığını, ancak bu çekler müvekkil şirket hesaplarına girmediğini ve davalılar tarafından kendi şahsi işlerinde kullanıldığını, ... A.Ş. yetkilileriyle yapılan görüşmede ekli çek teslim bordrolarından da anlaşılacağı üzere ... A.Ş. bu çekleri davalı ...'e teslim ettiğine ilişkin çek teslim bordrolarını müvekkil şirketin sunduğunu, davalı ... şirket müdürü sıfatıyla gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, TTK m. 556 yollaması ile TTK 330-309 ile 336 maddeleri gereği müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını, davalı ... ise diğer davalı ...'in eşi olup söz konusu tahsilatları yaparak malvarlığına dahil eden kişi olduğunu, davalı ... davaya konu tahsilatları müdür sıfatını haiz olmaksızın ticari mümessil ticari vekil ya da seyyar tüccar memuru unvanıyla yaptığı için Borçlar Kanunun haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili şirket hesaplarına yansıtılmayan 153.733,71 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu çeklerin davacı şirketin borçlarının ödenmesinde kullanıldığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davasının açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmasının gerektiği, bu husus dava şartı olduğu, davacı vekilinin işbu davanın sorumluluk davası değil alacak davası olduğunu beyan ettiği, genel kurul kararının bu dava için dava şartı olmadığını belirttiği, bu nedenle genel kurul kararının ikmali için süre verilmediği, dava şartının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkindir. Dairemizin bozma ilamıyla sorumluluk davası açılabilmesi için, bu yönde alınmış bir genel kurul kararının varlığının gerektiği, somut olayda bu yönde alınmış bir karar olmadığı ancak bu hususun davacıya mehil verilerek tamamlanabileceği belirtilmiştir. Mahkemece, davacı vekilinin 24.11.2015 tarihli duruşmadaki beyanları esas alınarak davacı tarafa bu yönde alınmış genel kurul kararını ibraz etmesi için mehil verilmeden hüküm kurulmuştur. Ancak HMK m.115/2 gereğince dava şartlarının noksanlığının tespit edilmesi durumunda noksanlığın giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verilmesi gerekir. Somut olayda da davacı tarafa bu yönde alınmış kararı ibraz etmesi için kesin süre verilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken süre tanınmaması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Davacının davalılardan ... aleyhine açılan davada verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafından davalı ...’in davacı şirketin müdürü olmadığı ve şirketle hiçbir bağlantısının bulunmadığı iddia edilmiş olup bu kişi aleyhine haksız fiil hükümlerine dayalı olarak dava açılmıştır. Bu durumda, davalı ...’in davacı şirketle bağlantısı araştırılarak şirket müdürlüğü görevinde bulunup bulunmadığı incelenerek şirketle bir ilgisinin bulunmaması halinde mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi gereğince aleyhine sorumluluk davası açılması için genel kurul kararı alınmasına gerek olmadığından bu davalı yönünden de aynı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383953600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz