Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/3772 E. 2017/5575 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kkdf (kaynak kullanımını destekleme fonu)↗ erken ödeme komisyonu↗ kur farkı↗ emsal banka uygulaması↗ tüketici kredisi↗ erken kapama komisyonu↗ ödeme planı↗ bsmv↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ komisyon↗ uyuşmazlık konusu↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının KKDF ve BSMV ile ilgili iddiaları incelendiğinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre “dövize endeksli kredilerde borç bakiyesine ilişkin kur farkı ile dönem faizin cari kurdan TL karşılığı toplam tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen faizlere ek olarak döviz kredisinin kullandırıldığı tarihte kredinin ana para üzerinden hesaplanarak fona yatırılır” hükmü gereği bankaca tahsil edilen KKDF ve BSMV miktarlarının doğru uygulandığı, erken kapama cezası ile ilgili olarak davacı yanca sunulan genel kredi sözleşmesinde bulunan ödeme planı ile ilgili olarak erken ödeme ücretinin % 2 oran üzerinden hesaplanacağının açıkça yazılı olduğu, davacının %4 oranında bir hesaplama yaparak davacıdan 3.991,33 USD alması gerekirken 10.433,25 USD tahsil ettiği, buna gore davacının 6.441,91 USD fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.441,91 USD'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, genel kredi sözleşmesinin geri ödeme planında erken ödeme komisyonunun %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi ekindeki geri ödeme planında erken ödeme ücretinin %2 oranında hesaplanacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyon oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki teminatı ipotek olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir. Davacı tarafından kullanılan kredi tüketici kredisi olmayıp ticari kredidir. Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta emsal banka uygulamaları araştırılıp uyuşmazlık konusu krediye emsal kredilerle ilgili erken kapama komisyonunun diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1762 E. 2019/3392 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · komisyon
İncelediğiniz karardaBu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» krediye emsal kredilerle ilgili «erken kapama komisyonunun» diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, «genel kredi sözleşmesinin» geri ödeme planında «erken ödeme komisyonunun» %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi e …
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki «teminatı» «ipotek» olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının sözleşmenin eki olan geri ödeme planındaki hükme göre %10 oranında «erken kapama komisyonu» tahsil edebileceği, %10 oranındaki erken kapama komisyonun kullandırılan kredi üzerinden değil bakiye kredi borcu üzerinden hesaplanmasının doğru olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 11.081,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacıdan alınan «erken kapama komisyonunun» iadesi istemine ilişkindir.
Dairemizin 14.03.2016 tarihli bozma ilamında da belirtildiği üzere taraflar arasında imzalanan ve geçerli olan geri ödeme planındaki düzenlemeye göre kredinin 12 – 24 ay arasında erken kapatılması durumunda kullandırılan ana para üzerinden %10 «erken kapama komisyonu» alınacağı taraflarca kararlaştırılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1624 E. 2024/192 K.
Ortak:emsal banka uygulaması · ödeme planı · genel kredi sözleşmesi · komisyon · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nın KKDF ve BSMV ile ilgili iddiaları incelendiğinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre “dövize endeksli kredilerde borç bakiyesine ilişkin «kur farkı» ile dönem faizin cari kurdan TL karşılığı toplam tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen faizlere ek olarak döviz kredisinin kullandırıldığı tarihte kredinin ana para üzerinden hesaplanarak fona yatırılır” hükmü gereği bankaca tahsil edilen KKDF ve BSMV miktarlarının doğru uygulandığı, erken kapama cezası ile ilgili olarak davacı yanca sunulan «genel kredi sözleşmesinde» bulunan «ödeme planı» ile ilgili olarak erken ödeme ücretinin % 2 oran üzerinden hesaplanacağının açıkça yazılı olduğu, davacının %4 oranında bir hesaplama yaparak davacıdan 3.991,33 US …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, «genel kredi sözleşmesinin» geri ödeme planında «erken ödeme komisyonunun» %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi e …
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki «teminatı» «ipotek» olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · kâr payı · dosya masrafı
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesi» uyarınca davacı tarafça ödenen «komisyon» ve «masraf», kâr «payı», KKDF, BSMV kesintilerinin iadesi ve konut finansmanı kredisi yerine «ticari kredi» kullandırılmasından ... davacının maddi zararının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8006 E. 2023/2024 K.
Ortak:erken ödeme komisyonu · tüketici kredisi · erken kapama komisyonu · komisyon · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta «emsal banka uygulamaları» araştırılıp «uyuşmazlık konusu» krediye emsal kredilerle ilgili «erken kapama komisyonunun» diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, «genel kredi sözleşmesinin» geri ödeme planında «erken ödeme komisyonunun» %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi e …
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki «teminatı» «ipotek» olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı bankadan 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisi, 3 adet «ticari kredi» kullandığını, ticari kredilerine KKDF kesintisinin yapılmadığını, 5 adet ticari olmayan ihtiyaç kredisine ise usul ve yasaya uygun olarak KKDF kesintisinin yapıldığını, «erken ödeme komisyonu» tahsilatının ise sözleşme, usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek kişi tacir · ticari kredi · işlemiş faiz · tacir
Benzer bu kararda… lirtilen kararı ile yapılan inceleme neticesinde davalı bankaca davacıdan erken kapama cezası kesilmediği, davacının davalı bankadan bir kısım bireysel ve bir kısım «ticari kredi» kullandığı, davacının kullandığı ticari kredilerden KKDF kesintisi yapılmadığı, davacının «gerçek kişi tacir» olmasının kullandığı tüm kredilerin ticari kredi olduğu anlamına gelmediği, sözleşme hürriyeti çerçevesinde gerçek kişi tacir olan davacının bireysel kredi kullanm …
… pıldığı, bu nedenlerle KKDF kesintisine ilişkin istemin reddinin gerektiği, davacı tarafın ikinci isteminin ise ticari kredilerin erken kapatılması sırasında alınan «erken kapama komisyonlarının» iadesine ilişkin olduğu, her iki bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacının kullandığı ticari kredilerin erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu alındığı hususunun ispatlanmadığı, erken kapama sırasında banka tarafından alınan miktarın kapatılan «ticari kredinin» bakiye asıl alacağı, «işlemiş faizi» ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi ile gecikme faizinden oluştuğu, bunlar dışında erken kapama komisyonu alındığına ilişkin davacı tarafından da bir belge sun …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının «tacir» olduğunu ve «ticari kredi» kullandığını, davalı bankadan «tüketici kredisi» kullanılmadığını, buna rağmen KKDF kesintisinin yapılmasının doğru olmadığını, ayrıca erken kapama işleminin de bulunmamasına rağmen «erken ödeme komisyonu» adı altında haksız tahsilatlar yapıldığını, bu hususların ancak banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak açığa çıkacağını, eksik belgelerin toplanmadığını, «eksik inceleme» yapıldığını, hesaplanacak tutar dışında bankaca tahsil edilen tutarların haksız olduğunun, «erken kapama komisyonu» olarak tahsil edildiğinin kabulünün gerektiğini, bilirkişi raporlarının arasında çelişki olduğunu, uzman görüşünün dikkate alınmadığını savunarak kararın kaldırılm …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının «tacir» olduğunu ve davalı bankadan çeşitli tarihlerde krediler kullandığını, kullandığı tüm kredi hesaplarını 08.10.2014 tarihinde kapattığını ancak davalı banka tarafından kullandığı ticari kredilerin yalnızca «tüketici kredilerine» uygulanan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu(KKDF) kesintisinin uygulandığını, ayrıca kullandığı kredilerde usulsüz olarak «erken ödeme komisyonunun» da tahsil edildiğini, banka kayıtları üzerinde yapılacak inceleme sonucunda haksız olarak tahsil edilen KKDF ve erken ödeme komisyonu tutarının açığa çıkacağını id …
2 benzer karar daha
-
Ticari kredide erken ödeme nedeniyle geriye dönük KKDF tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1064 E. 2024/4477 K.
Ortak:tüketici kredisi
İncelediğiniz karardaDavacı tarafından kullanılan kredi «tüketici kredisi» olmayıp ticari kredidir.
Benzer bu kararda… İTO üyelik belgesi ile vergi levhasının yeterli görüldüğünü, gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmak kaydıyla menkul alım ve satımı için kullandırılan kredilerin «tüketici kredisi» kapsamına girmediğini, bu nedenle Bakanlar Kurulu kararı gereğince kesintiye tabi tutulamayacağını, mevzuat gereği kesinti yapılmaması gerekirken kesinti yapan bankanın müvekkilini zarara uğratması nedeniyle müvekkiline karşı bizzat sorumlu olduğunu, dosya kapsamında davalının bahsi geçen tutarı vergi dairesine ödediğine ilişkin hiç bir dekont ya da «kaydın» sunulmadığını, kaldı ki davalı tarafından 46.337,00 USD kesinti yapıldığı halde aynı gün TL'ye çevrilerek 81.831,14 TL KKDF cezası kesildiğini, davalının vergi dairesine ödeme yapmış olması halinde 81.831,14 TL üzerinden ödeme yapılabileceğini ve vergi dairesinden ancak bu miktarı iade alabileceklerini, oysa davalı bankanın USD üzerinden kesinti yaptığını, güncel kur dikkate alınarak hesaplama yapılması ve aradaki farkın ödenmesi halinde dahi müvekkilinin davalıdan 192.484,04 TL alacaklı olacağını, mahkemece bu hususların tartışılmadığını, taraflar arasındaki krediye ilişkin ödeme planında da KKDF kesintisi yapılmayacağının açıkça belirtildiğini, müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde KKDF ödemeyi kabul ettiğini, ancak müvekkilinin yükümlülüklerine aykırı hiç bir davranışının bulunmadığını, yine müvekkilinin daha önce kullandığı kredinin de erken ödeme ile kapatıldığını, ancak hiç bir şekilde KKDF kesintisi yapılmadığını, 35.000,00 USD lik dosya «masrafı» kesintisinin 28.04.2011 tarihli dava konusu krediye ilişkin olmadığını, dosya masrafının 22.07.2008 tarihinde kullanılan 2.000.000,00 USD bedelli kredi için alındı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari kredi · istirdat · pasif husumet ehliyeti
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kredi kullandırılması ve dosya «masrafı» ile diğer masrafların hesaptan tahsil edilmesi hususunda bankaya yazılı talimat verdiği, yanlar arasındaki sözleşme hükümlerine göre de dosya masrafı «dahil» olmak üzere kredi sebebiyle yapılacak tahsilatların sözleşmede açıkça yer aldığı göz önüne alındığında davalının dosya masrafı tahsilatının dayanağının bulunduğu, bilirkişi raporlarında etraflıca açıklandığı üzere, tahsil edilmiş ücretin diğer emsal müşterilere kullandırılan kredilere uygulanan ücretlerle uyumlu olduğu, ortalamanın altında tahsilat yapılması nedeniyle makul olduğu, davacının dosya masrafını talep etmesinde haksız olduğu, bunun dışında kanuni düzenleme kapsamında bankaların hesapladıkları KKDF kesintilerini bağlı bulundukları vergi dairesine izleyen ayın 15. günü akşamına kadar bildirecekleri ve aynı süre içinde ödeyecekleri, genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere hesaplarına intikal ettirilen kesintilerin tahakkuk ve tahsilinin Maliye Bakanlığınca vergi gelirlerine ilişkin yetkileri kapsamında takip edileceği hükme bağlanmakla finans kuruluşlarının krediler üzerinden yaptığı KKDF kesintisinin bankaya ait olmayıp Maliye Bakanlığı bünyesindeki fona ait olduğu, davacının kullandığı kredi «sebebi» ile hesaplanıp davalı ... tarafından ilgili vergi dairesine ödendiği anlaşılan KKDF kesintilerinin iadesi için davalıya «husumet» yöneltilmeyeceği, davacının bu istemi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının özelgesiyle belirlendiği gibi, KKDF kesintisi yapan davalı bankanın kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine gerekli evraklarla müracaat etmesi gerektiği gerekçesiyle dosya masrafına yönelik talep bakımından esastan, KKDF kesintisi ile ilgili talep bakımından ise davalının «pasif husumet ehliyeti» bulunmaması nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… lunmadığı, bahsi geçen kesinti doğrudan banka tarafından hesaplanarak davacıdan alınmış olduğu, davacının muhatabı kesintiyi yapan davalı banka olduğundan davalının «pasif husumet ehliyetine» sahip olduğu, bu nedenle mahkemece davanın pasif husumet ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmadığı, bunun yanı sıra KKDF kesintisi istisnalarına ilişkin düzenlemelerin Bakanlar Kurulu kararlarında ve Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) tarafından yayımlanan tebliğlerde yer verildiği, bu kapsamda 12.05.1988 tarihli 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ilişkin KKDF Hakkında 6 Sıra Nolu Tebliğin 2 nci maddesinde, bankalar ve finansman şirketlerince kullandırılan tüketici kredileri üzerinden (gerçek kişilere ticari amaçla kullanılmamak kaydıyla kullandırılan krediler) % 15 oranında, diğer krediler üzerinden ise % 0 oranında KKDF kesintisi yapılacağı düzenlenmiş olduğu, bu düzenlemeye göre gerçek kişi olan kredi borçlusunun KKDF istisnasından yararlanabilmesi, kredinin ticari ve mesleki amaçla kullanılmasına bağlı olduğu, davalı banka tarafından davacıya 28.04.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesi» kapsamında aynı tarihte 3.264.000,00 USD kredi kullandırıldığı ve ödeme planında KKDF tutarının % 0 olarak belirlendiği, davalı banka tarafından bahsi geçen kredinin «tacir» sıfatıyla davacıya taşınmaz alımı için kullandırıldığının, KKDF kesintisi yapılmaması için krediyi kullanacak basit usulde vergiye tabi kişilerin ilgili bankaya, vergi levhası ile odaya kayıt belgesini «ibraz» etmeleri ve taşınmaz veya ticari araç gibi iktisadi kıymetlerin ticari faaliyette kullanılacağına dair yazılı beyanda bulunması gerektiği halde ve davacıya bu konuda süre verildiği halde davacının krediye konu taşınmazı işletme «defterine» işletmemesi ve üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle yasa gereğince geçmişe dönük KKDF kesintisi yapıldığının belirtildiği, davacıya kullandırılan ve süresinden önce kapatılan kredinin davacının ticari faaliyetlerinde kullanıldığına ilişkin ispatlayıcı bilgi ve belge sunulmadığı ve bu suretle davacının KKDF istisnasından yararlanması gerektiğini ispatlayamadığı, dosya «masrafı» yönünden; davacının, davalı bankadan 28.04.2011 tarihli kredi ile ilgili 3185250 nolu hesabına 3.264.000,00 USD 60 ay vadeli kredi kullandırılarak 35.000,00 USD «komisyon» ve dosya masrafının tahsilini talep ettiği, bu durumda davacıdan alınan komisyon ve dosya masrafı adı altında alınan bedelin taraflar arasında maktu olarak karşılıklı irade ile kararlaştırılan bir bedel olduğu, dolayısıyla iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle KKDF kesintisi talebi yönünden davanın pasif husumet nedeniyle «usulden reddi» doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurularak yerinde olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
… yapılması gerektiğini, dolayısıyla vergi dairesinden talepte bulunmadan ve dava açmadan müvekkil bankaya karşı dava açılması nedeniyle KKDF talebi yönünden davanın «pasif husumet ehliyeti» olmadığından reddi gerektiğini, ayrıca mevzuata aykırı yapıldığı iddia edilen KKDF kesintisi talebinin «haksız fiil» hükümlerine göre zaman aşımına uğradığını belirterek kararın KKDF kesintisi talebine ilişkin verilen karar yönünden bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, kullandırılan kredinin «ticari kredi» olup olmadığı, buna göre KKDF uygulanıp uygulanmayacağı hususuna ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5817 E. 2011/5155 K.
Ortak:genel kredi sözleşmesi · uyuşmazlık konusu · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda… nın KKDF ve BSMV ile ilgili iddiaları incelendiğinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre “dövize endeksli kredilerde borç bakiyesine ilişkin «kur farkı» ile dönem faizin cari kurdan TL karşılığı toplam tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen faizlere ek olarak döviz kredisinin kullandırıldığı tarihte kredinin ana para üzerinden hesaplanarak fona yatırılır” hükmü gereği bankaca tahsil edilen KKDF ve BSMV miktarlarının doğru uygulandığı, erken kapama cezası ile ilgili olarak davacı yanca sunulan «genel kredi sözleşmesinde» bulunan «ödeme planı» ile ilgili olarak erken ödeme ücretinin % 2 oran üzerinden hesaplanacağının açıkça yazılı olduğu, davacının %4 oranında bir hesaplama yaparak davacıdan 3.991,33 US …
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, «genel kredi sözleşmesinin» geri ödeme planında «erken ödeme komisyonunun» %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi e …
Ancak, taraflar arasındaki «kredi sözleşmesinde» «erken ödeme komisyon» oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki «teminatı» «ipotek» olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · tahsilde tekerrür olmaması · tahsilde tekerrür · temerrüt faizi · taahhütname · kusur · temerrüt · ibraz
Benzer bu kararda… cezanın davacının kusuruna dayanması nedeniyle davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile 2.897,36.YTL alacağın 18.12.2003 «temerrüt» tarihinden itibaren %100 «temerrüt faizi» ile «tahsilde tekerrür olmamak» üzere davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, bir kısım davalılar tarafından açılan karşı davada istenen manevi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 4 …
Mahkemece, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankaya ihracatın kapatılmasından sonra verilecek ihracat «taahhüdüne» ait kapatma belgelerinin davalılar tarafından verilmemesinden dolayı davacı tarafından davalı ...- Tur Ltd.Şti. adına ödenen BSMV ve KKDF’den kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında imzalanmış bulunan «genel kredi sözleşmesinin» 38. maddesinde döviz belgelerinin gecikmeden yerine getirileceği ve davacıya «ibraz» edileceği, aksi halde gecikmeden doğacak cezai müeyyidenin davalılarda olacağı belirtilmiştir.
Bu durumda yasal mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri de nazara alınmak suretiyle «uyuşmazlık konusu» alacak kalemlerinden davacı banka tarafından ödenen KKDF aslı ve cezasının davalılardan tahsiline ilişkin istemle ilgili olarak açılan davada anılan vergiyi ödemekle mükellef olan tarafın kim olduğu, buna bağlı cezanın ödenmemesinden doğan sorumluluğun kime ait bulunduğu, davalıların KKDF’nin ve buna bağlı cezanın ödenmemesinden dolayı sorumlu olup olmadığının ve varsa «müterafik kusur» durumunun incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan Dairemizin BSMV ile ilgili olarak verdiği karar esas alınmak suretiyle davaya konu istemlerden KKD …
3- Ayrıca istemde bulunulmuş olmasına rağmen hüküm altına alınan «temerrüt faizinin» % 5 gider vergisine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/3772 E. , 2017/5575 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/02/2014 tarih ve 2013/48-2014/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullandığını, dövize endeksli kredilerde banka muhasebe ve hesap oranlarının TL cinsinden olması gerektiği halde bankanın KKDF ve BSMV bedelini USD cinsinden, tüm kredi miktarı ve yüksek kur üzerinden peşin olarak tahsil ettiğini, yine ana para kur farkından doğan KKDF ve BSMV'nin taksitlerin ödenmesi esnasında alınması gerektiğini, geri ödeme planında toplam KKDF miktarının 8.847,30 USD olarak gösterilmesine rağmen 21.045,18 USD KKDF bedelinin müvekkilince ödendiğini, oysa sözleşme ve yasal mevzuat uyarınca ödeme planı uyarınca her taksit döneminde kâr payından KKDF ve BSMV'nin tahsil edilmesi gerektiğini, müvekkilinin hem mevzuata aykırı işlemden hem de peşin hesaplamaya bağlı kur farkından dolayı ciddi zararının doğduğunu, ayrıca kredi sözleşmesi ve ödeme planınında erken ödeme cezasının %2 gösterildiğini, müvekkilinin 19 taksit ödemesini müteakip kalan parayı erken ödediğini, bu durumda erken ödeme cezasının 3.808,69 USD'ye tekabül etmesine rağmen daha fazla tahsil edildiğini ileri sürerek 33.268,66 TL'nin (18.822,44 USD) ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek bankaların 1 yıl vadeli USD'ye uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, KKDF'nin Bakanlar Kurulunca %15 olarak belirlendiğini, bu kesintinin hazineye intikal ettirildiğini, müvekkilinin sadece aracı kurum olduğunu, bu kesintilerin de sözleşmede gösterildiğini, taraflar arasında akdedilmiş bulunan Genel Kredi Sözleşmesinde kur farkı KDV’si, KKDF, BSMV ve ileride kabul edilecek mevzuat hükümlerine göre ödenmesi gerekecek diğer her türlü vergi, harç, resim, fon ve masrafların da müşteriye ait olacağına dair hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının KKDF ve BSMV ile ilgili iddiaları incelendiğinde Bakanlar Kurulu Kararnamesi uyarınca ve ilgili tebliğe göre “dövize endeksli kredilerde borç bakiyesine ilişkin kur farkı ile dönem faizin cari kurdan TL karşılığı toplam tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen faizlere ek olarak döviz kredisinin kullandırıldığı tarihte kredinin ana para üzerinden hesaplanarak fona yatırılır” hükmü gereği bankaca tahsil edilen KKDF ve BSMV miktarlarının doğru uygulandığı, erken kapama cezası ile ilgili olarak davacı yanca sunulan genel kredi sözleşmesinde bulunan ödeme planı ile ilgili olarak erken ödeme ücretinin % 2 oran üzerinden hesaplanacağının açıkça yazılı olduğu, davacının %4 oranında bir hesaplama yaparak davacıdan 3.991,33 USD alması gerekirken 10.433,25 USD tahsil ettiği, buna gore davacının 6.441,91 USD fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 6.441,91 USD'nin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca değişen oranlarda faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, kredinin erken kapatıldığını, genel kredi sözleşmesinin geri ödeme planında erken ödeme komisyonunun %2 oranında alınacağının gösterilmesine rağmen kendisinden daha yüksek oranda erken ödeme komisyonu alındığını ileri sürmüş, mahkemece de, genel kredi sözleşmesi ekindeki geri ödeme planında erken ödeme ücretinin %2 oranında hesaplanacağının belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde erken ödeme komisyon oranı açıkça belirtilmediği gibi geri ödeme planında sadece mortgage kapsamındaki teminatı ipotek olan tüketici kredileri için %2 olarak belirtilmiştir.
Davacı tarafından kullanılan kredi tüketici kredisi olmayıp ticari kredidir. Bu durumda Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta emsal banka uygulamaları araştırılıp uyuşmazlık konusu krediye emsal kredilerle ilgili erken kapama komisyonunun diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/380203000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz