Marka iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3930 E. 2017/5897 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, markadaki esas unsurun "ERDEM" ibaresi olduğu, davalının "ERDEM" markasını kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, "ERDEM TEKSTİL" markasının ayırt edici karakteri olan "ERDEM" ibaresini değiştirmeden kullandığı, fakat ortalama tüketicinin davalının kullanımına konu “ERDEM” markasını dava konusu “ERDEM TEKSTİL” markası olarak algılamayacağı, davalının “www.erdemcamasircom.tr” internet sitesinden iç giyim ve pijama ürünleri alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasını 556 sayılı KHK’nın 14. m. anlamında tescil sınıflarından 25. sınıfta yer alan "iç çamaşırlar, gecelik, sabahlık, kombinezon, sütyen, atlet, fanila, slip, bikini, bakser, pijama, jüpon, kaşkorse, tşört" emtialarında kullandığı, 23, 24 ve 25. sınıfta yer alan diğer emtialar bakımından bir kullanımının olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2003/04587 no’lu “Erdem Tekstil” ibareli markanın 23 ve 24. sınıflarda tümüyle, 25. Sınıfta ise, “iç çamaşırları, gecelik, sabahlık, kombinezon , sütyen , atlet, fanila, slip, bikini, bakser, pijama, jipon, kaşkorse , tişört” emtiaları dışındaki emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarih, 2016/148 E- 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususta değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1660 E. 2019/6010 K.
Ortak:ortalama tüketici
İncelediğiniz kararda… n "ERDEM" markasını kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, "ERDEM TEKSTİL" markasının ayırt edici karakteri olan "ERDEM" ibaresini değiştirmeden kullandığı, fakat «ortalama tüketicinin» davalının kullanımına konu “ERDEM” markasını dava konusu “ERDEM TEKSTİL” markası olarak algılamayacağı, davalının “www.erdemcamasircom.tr” internet sitesinden iç g …
Benzer bu kararda… n "ERDEM" markasını kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, "ERDEM TEKSTİL" markasının ayırt edici karakteri olan "ERDEM" ibaresini değiştirmeden kullandığı, fakat «ortalama tüketicinin» davalının kullanımına konu “ERDEM” markasını dava konusu “ERDEM TEKSTİL” markası olarak algılamayacağı, davalının “www.erdemcamasircom.tr” internet sitesinden iç g …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14272 E. 2011/6718 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sürenin hesaplanması · makul süre · ticaret unvanı · hak düşürücü süre · kâr kaybı · kötü niyet · eksik inceleme · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ettirdiği, davacının markasının tanınmışlığına ilişkin adım atma sürecinin bu tarih itibarıyla başladığı ve sunulan gazete haberlerindeki tarihlerin de 2002 yılının «son» dönemine ait olduğu, davalının davaya konu marka tescili için 27.04.2001 tarihinde başvuruda bulunduğu, «ticaret unvanının» da 15.05.2001 tarihinde tescil edildiği, davacı markasının davalı şirketin markasının TPE nezdinde tescil edildiği tarih itibarıyla tanınmış marka olmadığı, davacının davalı markasının ve ticaret unvanının tescilini takip eden «makul sürede» sessiz kalmak suretiyle dava açma hakkını yitirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lişkin davasına gelince, mahkemece her ne kadar dava konusu markanın tescil edildiği tarihte dava konusu markanın tanınmış olmadığı ve tescil tarihinden itibaren de «makul süre» içerisinde dava açılmayarak sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle dava reddedilmiş ise de, Dairemizin süreklilik kazanan kararlarına göre 556 Sayılı KHK'nin 42/1-(a) bendindeki tanınmış markalarla ilgili davanın 5 yıl içerisinde açılmasına ilişkin hükümde yer alan 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» tanınmış olmayan markalar yönünden de uygulanması gereklidir.
Kaldı ki, «kötü niyetin» varlığı iddia ve ispat edildiği hallerde hükümsüzlük davası 5 yıllık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra da açılabileceğinden, ancak böyle bir durumda davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra makul bir sürede açılıp açılmadığı ve sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.
Bu durumda, davalı markasına yönelik hükümsüzlük davasının markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açıldığı belirlendiği takdirde, «makul süre» içerisinde dava açılmadığından bahisle sessiz kalma yoluyla hak «kaybı» oluştuğundan söz edilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9853 E. 2013/14316 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan · haksız rekabet
Benzer bu karardaŞti.'nin unvanından “Erdem” ibaresinin TTK'nın 54. maddesi uyarınca ticaret sicilinden silinmesine, «ilan» talebi ile «haksız rekabete» dair talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3930 E. , 2017/5897 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2014/182-2015/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının adına tescilli 2003/04587 no’lu, “Erdem Tekstil” ibareli markayı kullanmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markasını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, markadaki esas unsurun "ERDEM" ibaresi olduğu, davalının "ERDEM" markasını kullandığı göz önünde bulundurulduğunda, "ERDEM TEKSTİL" markasının ayırt edici karakteri olan "ERDEM" ibaresini değiştirmeden kullandığı, fakat ortalama tüketicinin davalının kullanımına konu “ERDEM” markasını dava konusu “ERDEM TEKSTİL” markası olarak algılamayacağı, davalının “www.erdemcamasircom.tr” internet sitesinden iç giyim ve pijama ürünleri alanında faaliyet gösterdiği, davalının markasını 556 sayılı KHK’nın 14. m. anlamında tescil sınıflarından 25. sınıfta yer alan "iç çamaşırlar, gecelik, sabahlık, kombinezon, sütyen, atlet, fanila, slip, bikini, bakser, pijama, jüpon, kaşkorse, tşört" emtialarında kullandığı, 23, 24 ve 25.
sınıfta yer alan diğer emtialar bakımından bir kullanımının olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı adına tescilli 2003/04587 no’lu “Erdem Tekstil” ibareli markanın 23 ve 24. sınıflarda tümüyle, 25. Sınıfta ise, “iç çamaşırları, gecelik, sabahlık, kombinezon , sütyen , atlet, fanila, slip, bikini, bakser, pijama, jipon, kaşkorse , tişört” emtiaları dışındaki emtialar yönünden kullanmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kullanmama nedenine dayalı markanın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, 06/01/2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14/12/2016 tarih, 2016/148 E- 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verilmiştir. Bu itibarla, mahkemece anılan hususta değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378590200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz