İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/3632 E. 2017/5846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumsuzluk kaydı↗ taşıma işleri komisyoncusu↗ kesin hükümsüzlük↗ rücuen tahsil↗ eş rızası↗ tbk 99↗ komisyon↗ taşıyıcı↗ geçersizlik↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ ibraz↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından, zarardan sorumsuzluğa ilişkin sözleşme sunulduğu, davacının sigortalısının zarardan sorumsuzluğa ilişkin açık rızası karşısında ve Borçlar Kanununun 63. maddesi uyarınca davalı tarafın tazminattan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından ibraz edilen Vinç Çalışma Fişi'nde sorumsuzluk kaydı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 854. maddesinde Kanunun, taşıyıcıya, taşıma işleri komisyoncusuna ve faaliyetleri Devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 115/son maddesinde de uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 854 ve 6098 sayılı TBK'nın 115/son maddesi hükümleri değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan TBK'nın 63. maddesi uyarınca zarar görenin rızası nedeniyle davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5293 E. 2013/21612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · tebligat · yönetim kurulu kararı · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı «yönetim kurulu» üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin hangi kanuna aykırı işlem ve eylemleriyle ne zaman ve ne şekilde hangi zarara sebebiyet verdikleri, zarar ile kanuna aykırılık ve «illiyet bağı» unsurlarının ispatlanamadığı, hüküm vermeye elverişli, denetime açık kök ve ek rapor ile anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmişse de dosya içeriğinden «tebligatın» usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, davacının temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalılar, davacının mevduatını «teminatı» bulunmayan off-shore'a yatırmış ve bu para da tahsil edilememiştir.
… arın bu eylemi nedeniyle davacı zarara uğradığına ve davalılar da bu zarar nedeniyle sorumsuz olduklarını kanıtlayamadıklarına ve de off-shore bankasının aynı gruba «dahil» olması davalıların sorumsuzlukları sonucunu doğurmasının mümkün bulunmaması karşısında mahkemece bundan kaynaklanan zararın davalılardan tahsiline karar vermek ger …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2386 E. 2021/6359 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz karardaAncak, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 854. maddesinde Kanunun, «taşıyıcıya», «taşıma işleri komisyoncusuna» ve faaliyetleri Devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerinin «geçersiz» olduğu belirtilmiştir.
Benzer bu kararda… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtirazi kayıt · teslim
Benzer bu kararda… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/3632 E. , 2017/5846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/01/2016 tarih ve 2015/375-2016/51 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait çekici ile sürücü ... tarafından çekilen müvekkilinin sigortalısı ...'e ait arızalı kamyonun iki aracı birbirine bağlayan çeki demirinin kopması sonucu hasarlandığını, müvekkilinin sigortalıya 1.999 TL ödeme yaptığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait çekiciyi kullanan sürücünün araç sahibine "çekicinin yüklü olduğunu, bu nedenle çekme işleminin yapılamayacağını" belirttiğini, buna rağmen sigortalının meydana gelecek zararları kabul ederek ısrarla aracın çekilmesini istediğini, bu hususun yazıya da geçirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından, zarardan sorumsuzluğa ilişkin sözleşme sunulduğu, davacının sigortalısının zarardan sorumsuzluğa ilişkin açık rızası karşısında ve Borçlar Kanununun 63. maddesi uyarınca davalı tarafın tazminattan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin zarar sorumlusundan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı tarafından ibraz edilen Vinç Çalışma Fişi'nde sorumsuzluk kaydı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 854. maddesinde Kanunun, taşıyıcıya, taşıma işleri komisyoncusuna ve faaliyetleri Devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu belirtilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 115/son maddesinde de uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşmaların kesin olarak hükümsüz olduğu düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece 6102 sayılı TTK'nın 854 ve 6098 sayılı TBK'nın 115/son maddesi hükümleri değerlendirilerek hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmayan TBK'nın 63. maddesi uyarınca zarar görenin rızası nedeniyle davalının sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/378445900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz