Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/5293 E. 2013/21612 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
illiyet bağı↗ tebligat↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı yönetim kurulu üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin hangi kanuna aykırı işlem ve eylemleriyle ne zaman ve ne şekilde hangi zarara sebebiyet verdikleri, zarar ile kanuna aykırılık ve illiyet bağı unsurlarının ispatlanamadığı, hüküm vermeye elverişli, denetime açık kök ve ek rapor ile anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece, 07.02.2013 tarihinde temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekili temyiz isteminin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmişse de dosya içeriğinden tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, davacının temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalılar, davacının mevduatını teminatı bulunmayan off-shore'a yatırmış ve bu para da tahsil edilememiştir. Basiretli hareket etme durumunda bulunan davalıların bu eylemi nedeniyle davacı zarara uğradığına ve davalılar da bu zarar nedeniyle sorumsuz olduklarını kanıtlayamadıklarına ve de off-shore bankasının aynı gruba dahil olması davalıların sorumsuzlukları sonucunu doğurmasının mümkün bulunmaması karşısında mahkemece bundan kaynaklanan zararın davalılardan tahsiline karar vermek gerekirken, bu husustaki tazminat talebi yönünden davanın reddi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2386 E. 2021/6359 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtirazi kayıt · taşıyıcı · teslim
Benzer bu kararda… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8366 E. 2012/739 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumsuzluk anlaşması · yetki itirazı · riziko · üçüncü kişi · kötü niyet tazminatı · protokol · kötü niyet · yetki
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalı ile davalı arasında düzenlenen «protokol» hükümleri ile sigorta kapsamında gerçekleşecek bir «rizikodan» dolayı makineyi kullanan davalının sorumlu tutulmamasının amaçlandığı, rizikonun gerçekleşmesinden evvel yapılan «sorumsuzluk anlaşması» sebebiyle sigortacının sigortalıya ve «üçüncü kişiye» başvurma hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davalı-borçlunun İcra Dairesi'nin «yetkisine» yönelik «yetki itirazının» reddine, takip dosyasındaki borca yönelik olarak yapılan itirazın iptali için açılan dava kısmının reddine, davacının «icra inkar tazminatı» talebinin, davalının ise «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
2010/8366 2012/739 Sf-2- 1- Davacının sigortalısı ile davalı arasında düzenlenen «protokolün» 3. maddesinde yer alan makinenin sigortasının kiraya veren sigortalı tarafından yaptırılacağına dair hükmün «sorumsuzluk anlaşması» olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
Yine, aynı «protokolün» 9. maddesindeki normal kullanımdan kaynaklanan yedek parça ve bakım giderlerinin davalı tarafından karşılanacağı hükmü ile 14. maddesindeki makinenin kullanımından doğacak hasarların davalıya ait olacağı hükmünün makineye gelecek diğer hasarlardan davalının sorumlu olmayacağı yönünde yorumlanması mümkün bulunmamaktadır.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3632 E. 2017/5846 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumsuzluk kaydı · taşıma işleri komisyoncusu · rücuen tahsil · eş rızası · komisyon · taşıyıcı · geçersizlik · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAncak, dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 854. maddesinde Kanunun, «taşıyıcıya», «taşıma işleri komisyoncusuna» ve faaliyetleri Devlet iznine bağlı taşıma işletmelerine yüklediği sorumlulukların, önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümlerinin «geçersiz» olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından «ibraz» edilen Vinç Çalışma Fişi'nde «sorumsuzluk kaydı» bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından, zarardan sorumsuzluğa ilişkin sözleşme sunulduğu, davacının sigortalısının zarardan sorumsuzluğa ilişkin açık «rızası» karşısında ve Borçlar Kanununun 63. maddesi uyarınca davalı tarafın tazminattan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı tarafından sigortalısına ödenen «hasar» bedelinin zarar sorumlusundan «rücuen tahsili» için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/5293 E. , 2013/21612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.09.2012 tarih ve 2011/135-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili anonim şirketin yönetim kurulu ve denetleme kurulu eski üyeleri olan davalıların görev yaptıkları dönemde şirketi zarara uğratacak işlemler yaptıklarını, 25.06.2003 tarihinde şirket ortakları ile pay oranlarını usulsüz olarak değiştirdiklerini, 2002 yılında genel kurul toplantısı yapılmadığını, bankalara yatırılan hesapların tahsil edilemediğini, Hazine Müsteşarlığı tamimlerine uygun hesap sistemine geçilmediğinden reasürans plasmanlarında 2003 yılı için 2.733 milyar TL zarar oluştuğunu, davalıların kasıtlı eylemleri ve kusurlu davranışlarıyla müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak şimdilik 5.100,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.06.2006 tarihli dilekçeyle talebini ıslah ederek 2.232.793,03 TL’na yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı yönetim kurulu üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin hangi kanuna aykırı işlem ve eylemleriyle ne zaman ve ne şekilde hangi zarara sebebiyet verdikleri, zarar ile kanuna aykırılık ve illiyet bağı unsurlarının ispatlanamadığı, hüküm vermeye elverişli, denetime açık kök ve ek rapor ile anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece, 07.02.2013 tarihinde temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bu kez, davacı vekili temyiz isteminin reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmişse de dosya içeriğinden tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, davacının temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalılar, davacının mevduatını teminatı bulunmayan off-shore'a yatırmış ve bu para da tahsil edilememiştir. Basiretli hareket etme durumunda bulunan davalıların bu eylemi nedeniyle davacı zarara uğradığına ve davalılar da bu zarar nedeniyle sorumsuz olduklarını kanıtlayamadıklarına ve de off-shore bankasının aynı gruba dahil olması davalıların sorumsuzlukları sonucunu doğurmasının mümkün bulunmaması karşısında mahkemece bundan kaynaklanan zararın davalılardan tahsiline karar vermek gerekirken, bu husustaki tazminat talebi yönünden davanın reddi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin temyiz isteminin reddine dair kararının kaldırılmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1045938900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz