Rücu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2386 E. 2021/6359 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtirazi kayıt↗ cmr↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin taşımacıya taşınan emtianın özellikleri hakkında bilgi verip, gerekli talimatları verdiğine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple CMR m.17/11 uyarınca zararın istek sahibinin verdiği talimattan kaynaklandığının ileri sürülebileceği, emtianın yüklenmesinin taşımacının sorumluluğunda olmadığı, yüklemenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alınmasının da taşıyıcının sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunun bulunmadığı, CMR m.17/11 ve 17/IV-c uyarınca taşımacının sorumsuzluğu şartlarının dava konusu somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Rücû tazminatı | Rücu 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2746 E. 2020/832 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
Benzer bu kararda… emenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın «ihtirazi kayıt» konulmaksızın «teslim» alınmasının da «taşıyıcının» sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunu …
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Fakat, bu halde dahi «taşıyıcının» yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksper raporu · müterafik kusur · taşıyıcının sorumluluğu · rücuen tazminat · taşıma sözleşmesi · kâr kaybı · taşıyan · sigorta poliçesi
Benzer bu kararda2- Dava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcının», eşyanın kendisine «teslim» edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya «kaybın» anılan nedenlerden kaynaklanması halinde «taşıyıcının sorumlu» olmayacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda, her ne kadar istiflemenin sigortalı gönderen tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktaysa da, «taşıma sözleşmesinin» tarafı olan ve emtiayı fiilen «taşıyan» davalıların Dairemizin taşıyanın istiflemeye nezaret etme yükümlülüğüne dair yerleşik içtihatları ve anılan ilkeler çerçevesinde, hiçbir sabitleme yapılmaksızın gerçekleştirilen istiflemeye nezaret etme ve yüke gerekli özeni gösterme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediklerinden sigortalı emtia üzerinde oluşan zarardan müterafik kusurları nedeniyle sorumlu oldukları kabul edilerek, bu cihette yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece «eksik inceleme» ve değerlendirmeyle karar verilmesi doğru görülmediği gibi, mallar henüz alıcı tarafından «teslim» alınmadan tahliye edilmeden önce, henüz tırın içerisinde iken malların devrilmiş ve dağılmış hallerinin tır sürücüsünün yanında fotoğraflanmış ve taraflar arasında …
Dosyada yer alan «ekspertiz raporu» ve bilirkişi raporları gözetildiğinde sigortalı emtia üzerinde meydana gelen «hasarın» taşıma sırasındaki istiflemenin hatalı ve sabitlemenin yetersiz şekilde yapılmış olmasından kaynaklandığı hususunda uyuşmazlık bulunmamakta olup, esasen bu durum mahkemenin de kabulündedir.
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5293 E. 2013/21612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağı · tebligat · yönetim kurulu kararı · dahili dava · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davalı «yönetim kurulu» üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin hangi kanuna aykırı işlem ve eylemleriyle ne zaman ve ne şekilde hangi zarara sebebiyet verdikleri, zarar ile kanuna aykırılık ve «illiyet bağı» unsurlarının ispatlanamadığı, hüküm vermeye elverişli, denetime açık kök ve ek rapor ile anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Her ne kadar mahkemece temyiz isteminin süresinde olmadığından reddine karar verilmişse de dosya içeriğinden «tebligatın» usulüne uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından mahkemenin temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, davacının temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
3- Ancak, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalılar, davacının mevduatını «teminatı» bulunmayan off-shore'a yatırmış ve bu para da tahsil edilememiştir.
… arın bu eylemi nedeniyle davacı zarara uğradığına ve davalılar da bu zarar nedeniyle sorumsuz olduklarını kanıtlayamadıklarına ve de off-shore bankasının aynı gruba «dahil» olması davalıların sorumsuzlukları sonucunu doğurmasının mümkün bulunmaması karşısında mahkemece bundan kaynaklanan zararın davalılardan tahsiline karar vermek ger …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2386 E. , 2021/6359 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
DAVALILAR 1- ......
2-......
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.04.2019 gün ve 2018-462/393 sayılı kararı bozan Daire'nin 03.02.2020 gün ve 2019-2746/832 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı sigortalı Polimeks şirketinin Türkmenistan'da tamamladığı inşaat açılışı için dava dışı Staras şirketi aracılığıyla Belçika'daki yabancı şirketten muhtelif ışık ekipmanları ve kasalar kiraladığını, söz konusu ekipmanların gidiş dönüş nakliye işini davalıların üstlendiğini, emtianın Belçika'daki yabancı şirkete geri teslimi sırasında hasarlı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısı Polimeks şirketine toplam 136.533,11 TL ödediğini ileri sürerek, ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, taşınan emtianın hasarsız olarak alıcısına teslim edildiğini, CMR senedi üzerinde alıcının ihtirazi kaydının olmadığını, müvekkillerine süresinde hasar ihbarı yapılmadığını ve davacı tarafça hasar ihbarı niyetiyle gönderildiği iddia olunan e-postaların müvekkillerine ulaşmadığını, bir an için emtiaların hasarlı teslim edildiği kabul edilse dahi yüklemeden kaynaklı oluştuğu iddia olunan hasardan CMR hükümlerine göre taşıyıcının sorumlu olmayacağını, davacının aktif husumetinin de bulunmadığını, buna rağmen malik olmayan sigortalıya yapılan ödemenin talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, gönderenin taşımacıya taşınan emtianın özellikleri hakkında bilgi verip, gerekli talimatları verdiğine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu sebeple CMR m.17/11 uyarınca zararın istek sahibinin verdiği talimattan kaynaklandığının ileri sürülebileceği, emtianın yüklenmesinin taşımacının sorumluluğunda olmadığı, yüklemenin gönderici tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında CMR m. l7/IV-c uyarınca taşımacıların sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, diğer yandan emtianın ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alınmasının da taşıyıcının sorumsuzluğuna ilişkin ortaya konan hususları destekler nitelikte olduğu, bu sebeplerle taşınan emtiada meydana gelen zarardan dolayı davalı taşımacıların kusurunun bulunmadığı, CMR m.17/11 ve 17/IV-c uyarınca taşımacının sorumsuzluğu şartlarının dava konusu somut olayda gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalılar vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin karar düzeltme isteklerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 18/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/708202600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz