Emsal banka uygulaması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2959 E. 2017/5593 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emsal banka uygulaması↗ tüketici kredisi↗ ödeme planı↗ genel işlem koşulu↗ ticari kredi↗ ticari dava niteliği↗ genel kredi sözleşmesi↗ tbk 99↗ komisyon↗ ıslah↗ kredi sözleşmesi↗ dosya masrafı↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle komisyon gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmadığı, ancak bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi hizmet karşılığı alındığının belirlenmesi gerektiği, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları gözetilerek davalı bankanın davacıdan 2.845,50 TL haksız olarak ücret aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.845,50 TL'nin 500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren 2.345,50 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden 16 adet ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan bazı kredilerin ödeme planına göre tüketici kredisi olduğu ve bu krediler için istihbarat ücreti ve skorlama ücreti adı altında alınan ücretlerin iadesi gerektiği, diğer kredilerin ise ticari kredi olduğu ve emsal banka uygulamalarının ortalamasının üzerinde alınan ücretin iadesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ticari nitelikte olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bu durum dosya kapsamından dahi anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin ticari kredi olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında tüketici kredisi ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve komisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından genel işlem koşullarının varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/895 E. 2017/338 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari kredi · ticari dava niteliği · komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… le sözleşmenin 6.3. maddesi uyarınca değerlendirme, istihbarat, inceleme ücreti ve bunun gibi işlemler için ücret istenebileceği sabit ise de mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı banka tarafından tahsil edilen tutarların emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · tacir
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 20 (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının «tacir» olduğu ve taraflar arasında imzalanan «kredi sözleşmesinin» «ticari kredi» olduğu, uyuşmazlığın Tüketici Kanunu kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle «kredi sözleşmesi» hükümlerinin «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14984 E. 2016/4304 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durum mahkemece taraflar arasındaki sözleşme incelenerek, evvelemirde bu sözleşmeye göre davalı ...'nın tahsis «komisyon» ücreti, yatırım ve işletme kredisi komisyon ücreti, istihbarat ücretini tahsile yetkili olup olmadığı, tahsile yetkili olduğu takdirde alabileceği ücret tutarının belirlenip belirlenmediği incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tacir sıfatı · istirdat · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının şirket olup, «tacir sıfatını» haiz olduğu ve bu nedenle ticaretiyle ilgili iş ve işlemlerinde, basiretli davranmakla yükümlü bulunduğu ve yine davacıdan tahsil edilen «komisyon» ve ücretlerin taraflarca imzalanan «kredi sözleşmesi» hükümlerine ve yasal mevzuata herhangi bir aykırılık içermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı ... tarafından alınan ücretlerin «istirdatı» istemine dayalı olup, davacı sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen davalının bu ücretleri aldığını iddia ederek dava açmış, davalı sözleşmede hüküm bulunduğunu ve sözleşmeye dayalı olarak bu ücretlerin alınabileceğini savunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3037 E. 2015/7912 K.
Ortak:genel işlem koşulu · ticari dava niteliği · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme · avans faizi
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle «komisyon» gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmadığı, ancak bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi hizmet karşılığı alındığının belirlenmesi gerektiği, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları gözetilerek davalı bankanın davacıdan 2.845,50 TL haksız olarak ücret aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.845,50 TL'nin 500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren 2.345,50 TL'sine «ıslah» tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rediler nedeniyle ücret istenebileceği sabit ise de hangi işlemler nedeniyle hangi oranlarda ücret tahsil edilebileceğinin tespiti bakımından mahkemece; dava konusu «kredi sözleşmelerinin» metni ve buna ilişkin tüm evraklar temin edilip, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’dan sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı Bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve kamisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı, davalı Banka tarafından tahsil edilen tutarların pay içine ve emsal uygulamalara uygun olup olmadığı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… ece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerde davacı taraf aleyhine konulan ve dosya «masrafı» ve kredi araştırma ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği, davalı Bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemleri iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun olacağı gerekçesiyle 3.128,75 TL'nin dava tarihindeki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu krediler de taraflar arasında akdedilen «ticari nitelikli» «kredi sözleşmelerinden» kaynaklıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari işletme · hakkaniyet · tacir
Benzer bu kararda6102 sayılı TTK'nın 20. (eTTK m.22) maddesi uyarınca «tacir» olan veya olmayan bir kimseye, «ticari işletmesiyle» ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, münasip bir ücret isteyebilir.
Davalı banka «tacir» olup dava konusu kredi davalının «ticari işletmesiyle» ilgili işlemlerindendir.
… ece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki sözleşmelerin tip sözleşmeler olduğu, bu sözleşmelerde davacı taraf aleyhine konulan ve dosya «masrafı» ve kredi araştırma ücretinin yazılmamış sayılması gerektiği, davalı Bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemleri iade etmesinin «hakkaniyet» ve adalete uygun olacağı gerekçesiyle 3.128,75 TL'nin dava tarihindeki «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle «kredi sözleşmesi» hükümlerinin «tacirin» basiretli davranma yükümlülüğü ve sözleşme hürriyeti kapsamında ele alınması gereklidir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5829 E. 2017/5252 K.
Ortak:komisyon · kredi sözleşmesi · dosya masrafı · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin «ticari kredi» olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında «tüketici kredisi» ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, «kredi sözleşmelerinin» hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, «masraf» kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve «komisyon» ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından «genel işlem koşullarının» varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, «genel kredi sözleşmeleri» nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli «ticari nitelikli» «genel kredi sözleşmelerine» istinaden 16 adet «ticari kredi» kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin «komisyon» ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaAncak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların uygulamalarında aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmelerin tek taraflı maktu şekilde hazırlanmış olduğu ve «haksız şart» içerdiği, yasal dayanağı olmaksızın yapılan kesintilerin iadesi gerektiği, «erken kapama komisyonu» için davacı tarafça «taahhütname» imzalandığı ve yapılan kesintinin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3510 TL toplam alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilm …
Dava, davacının farklı tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle «komisyon», istihbarat ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız şart · erken kapama komisyonu · ek tasfiye · taahhütname · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmelerin tek taraflı maktu şekilde hazırlanmış olduğu ve «haksız şart» içerdiği, yasal dayanağı olmaksızın yapılan kesintilerin iadesi gerektiği, «erken kapama komisyonu» için davacı tarafça «taahhütname» imzalandığı ve yapılan kesintinin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3510 TL toplam alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilm …
Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek «temerrüt», sona erme ve «tasfiye», Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa «kredi sözleşmelerinin» akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede «komisyon» ve «masraf» alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların uygulamalarında aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy · görevsizlik kararı · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece verilen «görevsizlik» kararın Dairemizce bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kullandırılan dava dışı firma için «olumsuz» istihbarat bilgisi verilmediği, kredi miktarının üzerinde «teminat» alındığı, bankacılığın risk «taşıyan» işlemler olduğu, bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı işlemleri bulunmadığından davalıların sorumluluklarını gerektiren bir durumun olmadığı gerekçesiyle d …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2959 E. , 2017/5593 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2015 tarih ve 2015/29-2015/876 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı banka ile farklı tarihlerde ticari kredi sözleşmeleri imzaladığını, bu sözleşmeler gereğince kullanılan ticari krediler esnasında müvekkilinde komisyon adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak ücretler alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL’nin tahsilatın yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 5.422,30 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; davacının herhangi bir ihtirazı kayıt koymadan ödemeyi yaptığını, müvekkil bankanın TTK’nin 20. maddesine göre ücret isteme hakkının olduğunu ve tahsil edilen ücretin bankacılık teamüllerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bankaların müşterilerine sundukları bankacılık hizmetleri nedeniyle komisyon gibi adlar altında ücret tahsil etmelerine bir engel bulunmadığı, ancak bu ücretlerin hangi oranlarda ve hangi hizmet karşılığı alındığının belirlenmesi gerektiği, diğer bankaların kullandırdıkları benzer kredilerdeki uygulamaları ve aldıkları ücret oranları gözetilerek davalı bankanın davacıdan 2.845,50 TL haksız olarak ücret aldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.845,50 TL'nin 500,00 TL'sine dava tarihinden itibaren 2.345,50 TL'sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle davalı banka tarafından istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının davalı bankadan 16.12.2005 tarihli, 30.03.2010 tarihli, 16.03.2013 tarihli ve 16.12.2013 tarihli ticari nitelikli genel kredi sözleşmelerine istinaden 16 adet ticari kredi kullandığı, bu kredilerin kullanımı sırasında davacıdan istihbarat ücreti, peşin komisyon ve kredi skorlama ücreti adı altında ücret tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından davalı bankadan kullanılan bazı kredilerin ödeme planına göre tüketici kredisi olduğu ve bu krediler için istihbarat ücreti ve skorlama ücreti adı altında alınan ücretlerin iadesi gerektiği, diğer kredilerin ise ticari kredi olduğu ve emsal banka uygulamalarının ortalamasının üzerinde alınan ücretin iadesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, mahkemece, bilirkişi raporuna itibar edilerek, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ticari nitelikte olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakta olup, bu durum dosya kapsamından dahi anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece, davacı tarafından kullanılan tüm kredilerin ticari kredi olduğu, bazı kredilerin geri ödeme planında tüketici kredisi ibaresinin sehven yazıldığı gözetilerek, kredi sözleşmelerinin hükümleri, banka kayıtları ile diğer bankaların benzer işlemlerdeki emsal uygulamaları gözetilerek, masraf kalemlerinin bankaca verilen bir hizmetin karşılığı olup olmadığı, 6098 sayılı TBK’nin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanan kredi sözleşmelerinde davalı bankaca alınabileceği öngörülen masraf ve komisyon ücretlerine ilişkin düzenlemeler bakımından genel işlem koşullarının varlığının aranıp aranamayacağı konusunda, gerektiği takdirde oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, tüm bu hususlar birlikte tartışılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377670000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz