6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız şart

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5829 E. 2017/5252 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haksız şart erken kapama komisyonu tbk 99 komisyon ek tasfiye kredi sözleşmesi taahhütname dosya masrafı eksik inceleme temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TBK · BK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmelerin tek taraflı maktu şekilde hazırlanmış olduğu ve haksız şart içerdiği, yasal dayanağı olmaksızın yapılan kesintilerin iadesi gerektiği, erken kapama komisyonu için davacı tarafça taahhütname imzalandığı ve yapılan kesintinin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3510 TL toplam alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 475,23 TL'lik erken ödeme kesintisinin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının farklı tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle komisyon, istihbarat ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa kredi sözleşmelerinin akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede komisyon ve masraf alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların uygulamalarında aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3038 E. 2018/2155 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8686 E. 2017/6450 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3730 E. 2017/5739 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

4 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13227 E. 2018/841 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8361 E. 2017/5983 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9808 E. 2016/4410 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7082 E. 2010/11376 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/5829 E.  ,  2017/5252 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2015 tarih ve 2014/1363-2015/829 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, bankadan kullandığı çeşitli kredilerden dolayı haksız kesintiler yapıldığını, sözleşmenin matbu şekilde hazırlandığını ve haksız şart içerdiğini ileri sürerek şimdilik 3.260,00 TL'nin kesintinin yapıldığı tarihlerden başlayarak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ayrıca 475,23 TL erken ödeme kesintisinin 02.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş;

15. 06.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.

Davalı vekili; davacının tacir olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, müvekkil bankanın verdiği hizmet karşılığında TTK 20. maddesine göre ücret isteme hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yapılan sözleşmelerin tek taraflı maktu şekilde hazırlanmış olduğu ve haksız şart içerdiği, yasal dayanağı olmaksızın yapılan kesintilerin iadesi gerektiği, erken kapama komisyonu için davacı tarafça taahhütname imzalandığı ve yapılan kesintinin makul olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3510 TL toplam alacağın faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 475,23 TL'lik erken ödeme kesintisinin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, davacının farklı tarihlerde kullanmış olduğu krediler nedeniyle komisyon, istihbarat ücreti adı altında yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava konusu kredi sözleşmeleri 6098 sayılı TBK'nin yürürlük tarihi olan 01/07/2012 tarihinden önce akdedilmiş olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesi uyarınca ''Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.

Ancak, Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.'' Bu bakımdan, somut uyuşmazlığa kredi sözleşmelerinin akdedildiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği nazara alınarak, kullandırılan kredilerin niteliği ve sözleşmede komisyon ve masraf alınabileceğine dair açık düzenleme ve oran bulunup bulunmadığının tespiti ile diğer bankaların uygulamalarında aynı tür kredi işlemlerindeki uygulamaları ve komisyon ve istihbarat ücreti adı altında yapılan kesinti oranları gözetilerek, davalı bankanın çeşitli adlar altında kesinti yapmakta haklı olup olmadığı, yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı ve davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376831900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.