Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5861 E. 2017/4935 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yenileme süresi↗ hmk ek 1. madde↗ yenileme talebi↗ sözleşme serbestisi↗ hayat sigortası↗ uyap↗ eş rızası↗ yenileme↗ yetki↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, sigorta poliçesinin yenilenmesi ve tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında hayat sigortası poliçesinin düzenlendiği, davalının yenileme süresi gelen poliçeyi uzatmadığı, taraflar arasında yapılan süreli sözleşmenin sona erdiği, bu tarihten sonraki yenileme talebinin her iki tarafın rızası ile oluşacağı, sözleşme serbestliği prensibi gereğince davalıya sözleşme yapmasına dair bir hüküm kurulamayacağı, bu şekildeki bir davanın kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta poliçesinin yenilenmesi ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, ... 2011,22.Bası, s. : 472). Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; dava dosyası içerisinde bulunan temyize konu gerekçeli kararın incelenmesinde kararın gerekçe kısmının yazılmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada kararın gerekçe kısmının yazıldığı anlaşılmıştır. Dosya içerisinde fiziki olarak bulunan gerekçeli karar ile UYAP'ta kayıtlı kararın farklı olduğu, kararlar arasında çelişki olduğundan anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17115 E. 2015/1495 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
… re, davacı markaları ile başvuru konusu markanın 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olduğu, tescil kapsamları aynı olan 29, 30 ve 35/06 mal ve hizmetler yönünden «iltibas» ihtimali bulunduğu, 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden tescil kapsamlarının farklı olması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kıs …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2871 E. 2015/10182 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · infaz
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2939 E. 2020/101 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj · gerçek zarar · işlemiş faiz · yargılama gideri · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu kararda… ük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, «sovtaj» tenzili ile «gerçek zararın» 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27. maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar «işlemiş faiz» istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600.- TL «asıl alacak» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar «yasal faiz» uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle «yargılama giderlerine» dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1800 E. 2014/10568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılaştırmalı reklam · infazda tereddüt · infaz · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… oluşturulmuş davacıya ait “Vitamin” unsurlu markasının oluşturulma şeklini taklit ederek “Protein” ibaresine reklamda yer vermesinin hiçbir şekilde marka ihlali ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, davalının söz konusu tekniği kullanarak “Protein” yazmakla önceki reklamla dolaylı ilişkilendirme yaptığı, hedef tüketici kitlesinin davalının kullandığı ibareleri rekabet sözcüğü olarak kullandığını anlayacak olup, davacı tarafa ait “Vitamin” unsurlu marka ile ilişkilendirme yapılmayacağı, tarafların kullandıkları ibarelerin birbirinden tamamen farklı oldukları, harfler kesilerek yapıştırılmak suretiyle oluşturulan yazım şeklinin davacının tekelinde olmadığı, görsel ögelerdeki kısmi benzerliklerin hedef tüketici kitlesinin genel bakış açısı yönünden karıştırılmaya yol açacak ölçü ve nitelikte olmadığı, davalı hukuka uygun «karşılaştırmalı reklam» yaptığından davalının eyleminin haksız rekabet de sayılmayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarında belirtilen davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rek …
… ün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiği iddiasıyla davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerin ref ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile kararın «ilanı» istemlerine ilişkindir.
… anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gere …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7822 E. 2018/1644 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama gideri · ilan
Benzer bu kararda… 0 sayılı "...+ ŞEKİL" ibareli markanın içerdiği şekil, özgün yazım biçimi itibariyle davacı adına başvurusu yapılan markadan görsel olarak farklı olduğu, başvurunun «ilana» çıkarılmasının ve redde mesnet marka sahibinin itirazına açılması gerektiği, ... kararının hukuka aykırılık taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ...'nin 201 …
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın hüküm fıkrasındaki «yargılama giderlerine» dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5861 E. , 2017/4935 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 25/12/2015 tarih ve 2015/1393-2015/2104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirket tarafından haklarının kullanılmasını engellemek amacı ile geriye dönük işlem yapıldığını, 24/02/2014 tarihi itibarı ile devam eden poliçenin 24/01/2014 tarihi itibarıyla sonlandırdığını, sahip olduğu yasal hakların tarafına verilmesini, sağlık poliçesinin yenilenmesini, ilave olarak yaptığı tüm harcamaları (yol, mahkeme, dosya parası ve yararlanamadığı tüm sağlık giderlerini ) talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının ... A.Ş'de çalışırken Grup Sağlık Sigortası hükümlerine göre sigortalı olduğu, davacının çalışmış olduğu şirketin dahil olduğu ... Holding'in müvekkil şirket nezdinde yaklaşık 3000 çalışanının sigortalı olduğunu, bu şekilde yapılan poliçenin bireysel poliçelere nazaran daha fazla, teminat ve fiyat avantajı taşıdığını, davacının çalışmış olduğu şirkete aracılık eden Marsh Brokerlık yetkilisi tarafından 24/01/2015 tarihinde mail gönderildiğini, davacının işten ayrıldığını ve sigortalılığının sonlandırılmasını istediğini, müvekkilinin de davacının sigortalılığını sona erdirdiğini ve yenilemek isterse 15 gün içerisinde başvurması gerektiğini cep telefonuna 24/02/2015 tarihinde kısa mesaj olarak gönderdiğini, 07/05/2014-07/05/2015 tarihli çıkış zeyilnamesi düzenlendiğini, Grup Sigorta poliçe şartlarının 16/3.
maddesine göre ferdi poliçeye geçişlerde yenileme garantisinin geçerli olabilmesi için poliçenin iptali tarihinden itibaren en geç 15 gün içerisinde başvurmasının gerektiği, davacının cep telefonuna kısa mesaj gönderildikten yaklaşık 3 ay sonra 14/05/2015 tarihi itibarıyla müvekkil şirketi aradığını, sigortalı olmak istediğini beyan ettiğini, davacının Hazine Müsteşarlığı'na yapmış olduğu şikayet üzerine, müvekkil şirket tarafından kendisine 11/09/2015 tarihinde sigortalılığının iptal edildiği tarihin başlangıç olarak belirleneceği teklifinde bulunulmuş olmasına rağmen cevap vermediğini, bu çerçevede hali hazırda müvekkil şirket gerek sulh olma yolunda gerekse de davacının kazanılmış haklarını korumak maksadıyla elinden gelen iyiniyeti göstermiş olduğunu, davacının dava açmakta haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, sigorta poliçesinin yenilenmesi ve tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında hayat sigortası poliçesinin düzenlendiği, davalının yenileme süresi gelen poliçeyi uzatmadığı, taraflar arasında yapılan süreli sözleşmenin sona erdiği, bu tarihten sonraki yenileme talebinin her iki tarafın rızası ile oluşacağı, sözleşme serbestliği prensibi gereğince davalıya sözleşme yapmasına dair bir hüküm kurulamayacağı, bu şekildeki bir davanın kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, sigorta poliçesinin yenilenmesi ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir.
Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, ... 2011,22.Bası, s. : 472). Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı düzenlenmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; dava dosyası içerisinde bulunan temyize konu gerekçeli kararın incelenmesinde kararın gerekçe kısmının yazılmadığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırmada kararın gerekçe kısmının yazıldığı anlaşılmıştır.
Dosya içerisinde fiziki olarak bulunan gerekçeli karar ile UYAP'ta kayıtlı kararın farklı olduğu, kararlar arasında çelişki olduğundan anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/376515400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz