Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1800 E. 2014/10568 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılaştırmalı reklam↗ hmk ek 1. madde↗ infazda tereddüt↗ infaz↗ maddi ve manevi tazminat↗ yetki↗ ilan↗ haksız rekabet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının harflerin kesilmesi ve birleştirilmesiyle oluşturulmuş davacıya ait “Vitamin” unsurlu markasının oluşturulma şeklini taklit ederek “Protein” ibaresine reklamda yer vermesinin hiçbir şekilde marka ihlali ve haksız rekabet teşkil etmediği, davalının söz konusu tekniği kullanarak “Protein” yazmakla önceki reklamla dolaylı ilişkilendirme yaptığı, hedef tüketici kitlesinin davalının kullandığı ibareleri rekabet sözcüğü olarak kullandığını anlayacak olup, davacı tarafa ait “Vitamin” unsurlu marka ile ilişkilendirme yapılmayacağı, tarafların kullandıkları ibarelerin birbirinden tamamen farklı oldukları, harfler kesilerek yapıştırılmak suretiyle oluşturulan yazım şeklinin davacının tekelinde olmadığı, görsel ögelerdeki kısmi benzerliklerin hedef tüketici kitlesinin genel bakış açısı yönünden karıştırılmaya yol açacak ölçü ve nitelikte olmadığı, davalı hukuka uygun karşılaştırmalı reklam yaptığından davalının eyleminin haksız rekabet de sayılmayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarında belirtilen davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rekabetin gerçekleştiği yönündeki hukuki nitelemenin yerinde olmadığı, bilirkişilerin hukuki nitelemelerinin mahkemeyi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı tarafça “öğrencilere protein de lazım” sloganlı bir reklam ile televizyon, radyo ve basında yer alan kullanımların davacının markasına tecavüz teşkil ettiği ve davacı şirketin ürün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiği iddiasıyla davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerin ref ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, kararda tarafların davaya konu reklamlarında kullandıkları görsel unsurlara da yer verilmiştir.Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, gerek davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde gerekse karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294).Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir.Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s. : 472).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; mahkeme kararının gerekçe kısmında davaya konu taraf reklamları değişik boyutlarda gösterilmiştir.Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17115 E. 2015/1495 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda… anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gere …
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… re, davacı markaları ile başvuru konusu markanın 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olduğu, tescil kapsamları aynı olan 29, 30 ve 35/06 mal ve hizmetler yönünden «iltibas» ihtimali bulunduğu, 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden tescil kapsamlarının farklı olması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kıs …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2871 E. 2015/10182 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz kararda… anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gere …
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5861 E. 2017/4935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme süresi · yenileme talebi · sözleşme serbestisi · hayat sigortası · eş rızası · yenileme · maddi tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ve tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında «hayat sigortası» poliçesinin düzenlendiği, davalının «yenileme süresi» gelen poliçeyi uzatmadığı, taraflar arasında yapılan süreli sözleşmenin sona erdiği, bu tarihten sonraki «yenileme talebinin» her iki tarafın «rızası» ile oluşacağı, «sözleşme serbestliği» prensibi gereğince davalıya sözleşme yapmasına dair bir hüküm kurulamayacağı, bu şekildeki bir davanın kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
1-Dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ile «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5020 E. 2014/10820 K.
Ortak:karşılaştırmalı reklam · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… oluşturulmuş davacıya ait “Vitamin” unsurlu markasının oluşturulma şeklini taklit ederek “Protein” ibaresine reklamda yer vermesinin hiçbir şekilde marka ihlali ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, davalının söz konusu tekniği kullanarak “Protein” yazmakla önceki reklamla dolaylı ilişkilendirme yaptığı, hedef tüketici kitlesinin davalının kullandığı ibareleri rekabet sözcüğü olarak kullandığını anlayacak olup, davacı tarafa ait “Vitamin” unsurlu marka ile ilişkilendirme yapılmayacağı, tarafların kullandıkları ibarelerin birbirinden tamamen farklı oldukları, harfler kesilerek yapıştırılmak suretiyle oluşturulan yazım şeklinin davacının tekelinde olmadığı, görsel ögelerdeki kısmi benzerliklerin hedef tüketici kitlesinin genel bakış açısı yönünden karıştırılmaya yol açacak ölçü ve nitelikte olmadığı, davalı hukuka uygun «karşılaştırmalı reklam» yaptığından davalının eyleminin haksız rekabet de sayılmayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarında belirtilen davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rek …
… ün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiği iddiasıyla davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerin ref ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile kararın «ilanı» istemlerine ilişkindir.
Benzer bu kararda… yaptığı ''TTNET V..'' markası ile davalının 2008/673.. nolu 20/11/2008 başvuru tarihli ''DIGIPROTEIN'' markası arasında muhatap çevre nazarıyla ilişkilendirilme ve «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' sloganının, davacının markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre ''PROTEIN'' ibaresinin reklam konseptindeki fon ve yazım şekli davacı markasındaki ''VİTAMİN'' ile büyük benzerlik gösterdiğinden işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali doğacağı, davalının reklamı bir «karşılaştırmalı reklam» olarak nitelendirilse dahi davacının sunduğu mal ve hizmetler ile ilgili olarak iltibasa sebebiyet verecek böyle bir reklamın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği, davacının ''TTNET V..'' markası ve reklamında kullandığı şekil ve konseptin, TTK'nın 57/5 inci maddesi anlamında tanıtım vasıtası niteliğinde olduğu, davalının ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' şeklindeki reklam konsepti ve ''PROTEIN'' ibaresinin yazım şeklinin, davacının bu tanıtım vasıtasıyla iltibas yarattığından «haksız rekabet» de teşkil edeceği, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemi sabit olduğundan 556 sayılı KHK'nın 62/b, 66/c maddesi çerçevesinde bilirkişi heyetince belirlenen 38.346,91 TL «maddi tazminat» ile 556 sayılı KHK.'nin 62/b, TTK'nın 58, BK'nın 49. maddeleri uyarınca manevi tazminat istemi de yerinde olup, somut olayın özelliği ve hak ve nesafet kuralları gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait ''TTNET V..'' markasıyla davalının ''DIGIPROTEIN'' markası arasında herhangi bir iltibas bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEİN de lazım'' sloganının, davacının ''TTNET V..'' markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali nedeniyle karıştırılabileceği, davalının reklamında kullandığı sloganla ilgili rüçhan hakkında yararlanmadığı, böyle bir reklamın hukuka aykırı olduğunun, TTK'nın 57/5. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin tespitine, men'ine, «ıslah» ile arttırılmış maddi tazminat talebinin kabulü ile 38.346,91 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
2- Dava, markaya yapılan tecavüz ile «haksız rekabetin» tespiti ve önlenmesi ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini ile fer'i istemlere ilişkindir.
AŞ’nin davacıya kestiği «fatura» bedelinin «haksız rekabet» sonucu davalının elde etmesi mümkün görülen menfaat olarak değerlendirildiği ve bu nedenle tazminat hesabının 556 sayılı KHK’nın 66/c maddesine ya da TTK’nın haksız rekabet hükümlerine göre hesaplanması arasında fark bulunmadığı” bildirilmiş olup davalı vekili anılan bu rapora karşı da itiraz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · bilirkişi raporuna itiraz · hakkaniyet · tüzel kişilik · fatura · ıslah · maddi tazminat · iltibas
Benzer bu kararda… yaptığı ''TTNET V..'' markası ile davalının 2008/673.. nolu 20/11/2008 başvuru tarihli ''DIGIPROTEIN'' markası arasında muhatap çevre nazarıyla ilişkilendirilme ve «iltibas» ihtimali bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' sloganının, davacının markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre ''PROTEIN'' ibaresinin reklam konseptindeki fon ve yazım şekli davacı markasındaki ''VİTAMİN'' ile büyük benzerlik gösterdiğinden işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali doğacağı, davalının reklamı bir «karşılaştırmalı reklam» olarak nitelendirilse dahi davacının sunduğu mal ve hizmetler ile ilgili olarak iltibasa sebebiyet verecek böyle bir reklamın hukuka uygunluğundan bahsedilemeyeceği, davacının ''TTNET V..'' markası ve reklamında kullandığı şekil ve konseptin, TTK'nın 57/5 inci maddesi anlamında tanıtım vasıtası niteliğinde olduğu, davalının ''öğrencilere PROTEIN de lazım'' şeklindeki reklam konsepti ve ''PROTEIN'' ibaresinin yazım şeklinin, davacının bu tanıtım vasıtasıyla iltibas yarattığından «haksız rekabet» de teşkil edeceği, davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemi sabit olduğundan 556 sayılı KHK'nın 62/b, 66/c maddesi çerçevesinde bilirkişi heyetince belirlenen 38.346,91 TL «maddi tazminat» ile 556 sayılı KHK.'nin 62/b, TTK'nın 58, BK'nın 49. maddeleri uyarınca manevi tazminat istemi de yerinde olup, somut olayın özelliği ve hak ve nesafet kuralları gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacıya ait ''TTNET V..'' markasıyla davalının ''DIGIPROTEIN'' markası arasında herhangi bir iltibas bulunmadığı, ancak davalının hizmetlerinin tanıtımında kullandığı ''öğrencilere PROTEİN de lazım'' sloganının, davacının ''TTNET V..'' markasıyla muhatap çevre olarak kabul edilen öğrenci ve öğretmenler tarafından 556 sayılı KHK'nın 9/1-b maddesine göre, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali nedeniyle karıştırılabileceği, davalının reklamında kullandığı sloganla ilgili rüçhan hakkında yararlanmadığı, böyle bir reklamın hukuka aykırı olduğunun, TTK'nın 57/5. maddesi anlamında haksız rekabet teşkil edeceğinin tespitine, men'ine, «ıslah» ile arttırılmış maddi tazminat talebinin kabulü ile 38.346,91 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar kesinleştiğinde «ilanına» karar verilmiştir.
AŞ’nin davacıya kestiği «fatura» bedeli kadar «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Davacı «maddi tazminat» istemini 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesine dayandırmış, buna göre, davalının dava konusu markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre maddi tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Bu konuda emsal bir lisans anlaşması sunulamamış, ancak ticari ve «organik bağ» içinde olduğu dava dışı S..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1800 E. , 2014/10568 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 01/10/2012
NUMARASI 2009/7-2012/184
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2012 tarih ve 2009/7-2012/184 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/06/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. N.. H.. ile davalı vekili Av. H.. S.. M.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin T.. A.Ş. tarafından Milli Eğitim Bakanlığı'na bağışlanan ve halen Bakanlığa bağlı birçok okulda yardımcı ders materyali olarak kullanılan bilgisayar ve internet erişimli “vitamin” yazılımlarının yaratıcısı ve sahibi olup, “Vitamin” esas unsurlu markaların TPE nezdinde 2000 yılından beri müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, fikri eser niteliğindeki yazılımların “Vitamin” markası ile yüksek tanınmışlık seviyesine ulaştığını, müvekkilinin bu ibareyi 19 Mayıs 2008 tarihinden bu yana sarı renkli gayrinizami yapraklardan oluşan fon üzerinde siyah büyük harflerle kullandığını, davalı şirketin müvekkilinin bu kullanım şeklinin aynısını anılan fonun üzerine “Protein” ibaresini yerleştirerek yaptığını ve 25.11.2008 tarihinden itibaren “öğrencilere protein de lazım” sloganlı bir reklam ile televizyon, radyo ve basında yer aldığını, davalının işbu kullanımının müvekkili markasının şekil unsurunun izinsiz kullanımı niteliğinde olup, açıkça marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili şirketin ürün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiğini ileri sürerek, davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve bu eylemlerinin ref ve men'ine, 75.000,00 TL manevi ve yapılan ıslah sonucu 61.357,87 TL maddi tazminatın davalıdan faiziyle birlikte tahsili ile mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait “Vitamin” markası ile müvekkili şirkete ait “Öğrencilere protein de lazım” sloganı arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının harflerin kesilmesi ve birleştirilmesiyle oluşturulmuş davacıya ait “Vitamin” unsurlu markasının oluşturulma şeklini taklit ederek “Protein” ibaresine reklamda yer vermesinin hiçbir şekilde marka ihlali ve haksız rekabet teşkil etmediği, davalının söz konusu tekniği kullanarak “Protein” yazmakla önceki reklamla dolaylı ilişkilendirme yaptığı, hedef tüketici kitlesinin davalının kullandığı ibareleri rekabet sözcüğü olarak kullandığını anlayacak olup, davacı tarafa ait “Vitamin” unsurlu marka ile ilişkilendirme yapılmayacağı, tarafların kullandıkları ibarelerin birbirinden tamamen farklı oldukları, harfler kesilerek yapıştırılmak suretiyle oluşturulan yazım şeklinin davacının tekelinde olmadığı, görsel ögelerdeki kısmi benzerliklerin hedef tüketici kitlesinin genel bakış açısı yönünden karıştırılmaya yol açacak ölçü ve nitelikte olmadığı, davalı hukuka uygun karşılaştırmalı reklam yaptığından davalının eyleminin haksız rekabet de sayılmayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarında belirtilen davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rekabetin gerçekleştiği yönündeki hukuki nitelemenin yerinde olmadığı, bilirkişilerin hukuki nitelemelerinin mahkemeyi bağlayıcı niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı tarafça “öğrencilere protein de lazım” sloganlı bir reklam ile televizyon, radyo ve basında yer alan kullanımların davacının markasına tecavüz teşkil ettiği ve davacı şirketin ürün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiği iddiasıyla davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerin ref ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile kararın ilanı istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olup, kararda tarafların davaya konu reklamlarında kullandıkları görsel unsurlara da yer verilmiştir.Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, gerek davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde gerekse karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294).Anayasa’nın 141.
maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir.Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s. : 472).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; mahkeme kararının gerekçe kısmında davaya konu taraf reklamları değişik boyutlarda gösterilmiştir.Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan
1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1086 sayılı HUMK 388. ve karar tarihinde yürürlükteki 6100 Sayılı HMK 297. maddelerinde mahkemece verilecek hükmün kapsamında yer alması gereken unsurlar sayılmıştır.
Gerek 1086 Sayılı HUMK'nın 388/4. ve gerekse de 6100 Sayılı HMK'nın 297/1-(c) maddelerinde, "çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine" ilişkin bölümünde hüküm gerekçesinde yer alması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta da dava konusu marka hakkına tecavüz ve reklam yoluyla haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan ve taraflarca dayanılan görsel nitelikteki delillere mahkeme kararın da yer verilerek delillerin tartışılması yapılmıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 445. maddesine göre, dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır.
Dava konusu deliller de taraflarca sunulan görsel nitelikli ve elektronik ortamda kaydedilen resimler niteliğindedir. Bu durumda görsel nitelikteki delillerin mahkeme karar gerekçesinin tartışma bölümünde yer alması, anılan madde hükümlerine aykırılık oluşturamayacağı gibi söz konusu resimler kararda makul surette ve gerektiği kadar yer kapladığından, hükmün bütünlüğünün bozulduğundan ve infazda tereddüte yol açılacağından da söz edilemez.
Nitekim, söz konusu uygulama ATAD (Avrupa Topluluğu Adalet Divanı) gibi uluslararası mahkemelerin kararlarında da yer almaktadır.
Bu bakımdan, bozma kararının (1). bendindeki sayın çoğunluğuk kararına katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101843700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz