YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/2871 E. 2015/10182 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ infazda tereddüt↗ uyap↗ infaz↗ yetki↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalılar vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, 556 sayılı KHK'nın 53. maddesine dayalı açılan TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne hükmedilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır.
Oysa, mahkemece gerekçeli kararda tarafların davaya konu tescilli markalarının görsel unsurlarına da yer verilmiş olup, mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s. : 472).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; mahkeme kararının gerekçe kısmında davaya konu taraf markalarının görsellerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 445. maddesine göre, dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır. Ancak dosyada tebliğe çıkarılan karar ile UYAP'ta kayıtlı kararın farklı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından karar salt bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından Dairemizin 18.11.2014 gün ve 11362-17831 sayılı kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin uyuşmazlığın esasına yönelik karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17115 E. 2015/1495 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iltibas
Benzer bu kararda… re, davacı markaları ile başvuru konusu markanın 556 sayılı KHK 8/1-b anlamında benzer olduğu, tescil kapsamları aynı olan 29, 30 ve 35/06 mal ve hizmetler yönünden «iltibas» ihtimali bulunduğu, 35. sınıftaki diğer hizmetler yönünden tescil kapsamlarının farklı olması nedeniyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kıs …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5861 E. 2017/4935 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yenileme süresi · yenileme talebi · sözleşme serbestisi · hayat sigortası · eş rızası · yenileme · maddi tazminat · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ve tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında «hayat sigortası» poliçesinin düzenlendiği, davalının «yenileme süresi» gelen poliçeyi uzatmadığı, taraflar arasında yapılan süreli sözleşmenin sona erdiği, bu tarihten sonraki «yenileme talebinin» her iki tarafın «rızası» ile oluşacağı, «sözleşme serbestliği» prensibi gereğince davalıya sözleşme yapmasına dair bir hüküm kurulamayacağı, bu şekildeki bir davanın kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar veril …
1-Dava, «sigorta poliçesinin» «yenilenmesi» ile «maddi tazminat» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1800 E. 2014/10568 K.
Ortak:infazda tereddüt · infaz
İncelediğiniz karardaMahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.
Benzer bu kararda… anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, «infazda tereddüte» neden olunmasına yol açabilecektir.Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından kararın öncelikle bu nedenle bozulması gere …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karşılaştırmalı reklam · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… oluşturulmuş davacıya ait “Vitamin” unsurlu markasının oluşturulma şeklini taklit ederek “Protein” ibaresine reklamda yer vermesinin hiçbir şekilde marka ihlali ve «haksız rekabet» teşkil etmediği, davalının söz konusu tekniği kullanarak “Protein” yazmakla önceki reklamla dolaylı ilişkilendirme yaptığı, hedef tüketici kitlesinin davalının kullandığı ibareleri rekabet sözcüğü olarak kullandığını anlayacak olup, davacı tarafa ait “Vitamin” unsurlu marka ile ilişkilendirme yapılmayacağı, tarafların kullandıkları ibarelerin birbirinden tamamen farklı oldukları, harfler kesilerek yapıştırılmak suretiyle oluşturulan yazım şeklinin davacının tekelinde olmadığı, görsel ögelerdeki kısmi benzerliklerin hedef tüketici kitlesinin genel bakış açısı yönünden karıştırılmaya yol açacak ölçü ve nitelikte olmadığı, davalı hukuka uygun «karşılaştırmalı reklam» yaptığından davalının eyleminin haksız rekabet de sayılmayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarında belirtilen davacının marka hakkının ihlal edildiği ve haksız rek …
… ün reklamlarında kullandığı görsel sunum, ana tema ve genel düzenin davalı reklamlarında açıkça taklit edildiği iddiasıyla davalının eylemlerinin markaya tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespiti ile bu eylemlerin ref ve men'i, maddi ve manevi tazminat ile kararın «ilanı» istemlerine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2939 E. 2020/101 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj · gerçek zarar · işlemiş faiz · yargılama gideri · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · yasal faiz
Benzer bu kararda… ük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, «sovtaj» tenzili ile «gerçek zararın» 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27. maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar «işlemiş faiz» istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600.- TL «asıl alacak» üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar «yasal faiz» uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle «yargılama giderlerine» dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15181 E. 2017/717 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · sıfat yokluğu · ticari temerrüt faizi · zilyetlik · rehin hakkı · tefrik · davanın konusu · rehin
Benzer bu karardaMenkul Değerler A.Ş.'yi «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu arasında görülen, asıl davada bankaya «teminat» verilen sermaye piyasası araçları üzerindeki «rehin hakkının» varlığı ve geçerliliğinin tespiti ile haksız ve dayanaksız «muarazanın giderilmesine» karar verilmesinin, karşı davada ise, «dava konusu» hisse senetlerinin tüm semereleriyle birlikte karşı davalı Takasbank'ın fer'i «zilyetliğinden» alınarak Merkez Menkul Değerler havuz hesabına (zilyetliğine) aynen iadelerinin sağlanmasının, aynen iadelerinin mümkün olmaması durumunda dava tarihindeki İMKB endeksi üzerinden hesaplanacak nakit karşılığının dava tarihinden itibaren hesaplanacak «ticari temerrüt faizi» ile birlikte davalı Takasbank'tan alınarak ...
Menkul Değerler A.Ş.yi «temsilen» Yatırımcıları Koruma Fonu bakımından kısmen kabulü ile; ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’ın hisse senetleri üzerine konulan toplam 644.530,79 TL «teminat» verilecek miktar yönünden davacının sermaye piyasası araçları üzerindeki «rehin hakkının» varlığı ve geçerliliğinin tespiti ile taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, 10.10.2012 tarihli ek raporun 16 ve 17. sayfasındaki tablonun karara eklenmesine ve kararın eki sayılmasına, ... yönünden davanın «pasif husumet»-«sıfat yokluğundan» reddine; birleşen ...
1- Asıl dava aracı kurumda «hisse senedi» sahibi olan ve hisse senedi hesabı bulunan müşterilere ait hisse senetleri üzerinde davacı bankanın «rehin hakkına» sahip olup olmadığı yönündeki «muarazanın giderilmesi» istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/478 Esas sayılı dosyasıyla görülen dava, Yatırımcıları Koruma Fonu tarafından Tekstil Bankasına karşı açılan yatırımcılara ait aracı kurum nezdinde bulunan hisse senetleri üzerinde banka aracılığı ile «rehin» kurulması suretiyle ortaya çıkan «zilyetliğe» yönelik saldırının giderilmesi istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/2871 E. , 2015/10182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 24/04/2014
NUMARASI 2013/213-2014/79
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2014 gün ve 2013/213-2014/79 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/11/2014 gün ve 2014/11362-2014/17831 sayılı kararı aleyhinde davalılar vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2011/05466 sayılı ''Ç. S. K.' ibareli marka başvurusuna, müvekkilinin tanınmış “S.” ibareli markaları mesnet göstererek yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, davalı marka başvurusunun müvekkili markaları ile aynı/benzer sınıflarda tescil edilmek istendiğini, iltibasa sebebiyet verdiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının ürün ve hizmetlerinin sunumu sebebiyle müvekkili markalarının itibarının, iyi ve güvenilir imajının zedelenebileceğini, sloganın hangi amaçla ve nasıl kullanılacağının denetlenemeyeceğini belirterek YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalılar vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davalılar vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dava, 556 sayılı KHK'nın 53. maddesine dayalı açılan TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne hükmedilmiş ve bu karar Dairemizce onanmıştır.
Oysa, mahkemece gerekçeli kararda tarafların davaya konu tescilli markalarının görsel unsurlarına da yer verilmiş olup, mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s. : 472).
Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; mahkeme kararının gerekçe kısmında davaya konu taraf markalarının görsellerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde görüntü ve şekillere yer verilmesi, davadan yeni davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir.
Ayrıca 6100 sayılı HMK'nın 445. maddesine göre, dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır. Ancak dosyada tebliğe çıkarılan karar ile UYAP'ta kayıtlı kararın farklı olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre anılan yasal düzenlemelere uygun olarak yazılmış bir karar bulunmadığından karar salt bu nedenle bozulması gerekirken onandığı anlaşıldığından Dairemizin 18.11.2014 gün ve 11362-17831 sayılı kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin uyuşmazlığın esasına yönelik karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18.11.2014 gün ve 11362-17831 sayılı onama kararı kaldırılarak mahkeme kararının yukarda açıklanan şekilde BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin uyuşmazlığın esasına yönelik karar düzeltme itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 08/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/126952900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz