6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2939 E. 2020/101 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr sözleşmesi hmk ek 1. madde sovtaj gerçek zarar uyap cmr işlemiş faiz yargılama gideri yetki asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı yasal faiz

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 294HMK 445

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının izin belgesinin belirtilen güzergah dışındaki otoyollar için geçerli olmadığı, otoyollarda köprüaltı yasal geçiş izninin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 460 cm. için verildiği, taşımanın yapıldığı kamyonun havuz kısmının yerden yüksekliğinin 1.30 m. civarında olduğu, dorsenin yüklü hali ile birlikte toplam yüksekliğinin 5,04 metreye ulaştığı, yük sahibinin bildirdiği yükseklik ile yükün gerçek yüksekliği arasında 15,9 cm. fark bulunduğu, yük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, sovtaj tenzili ile gerçek zararın 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27. maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600.- TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili, temyiz etmiştir.

1- Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011, 22. Bası, s.: 472). Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nin 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin "Hükmün Korunması" başlıklı 56. maddesinde de elektronik ortamda hazırlanan hükmün, hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanacağı, ayrıca hükmün çıktısının hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından imzalanıp mahkeme mührüyle mühürlenerek karar kartonunda muhafaza edileceği düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durum karşısında anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Menfi Tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7740 E. 2018/1177 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7010 E. 2021/6913 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka Redisine İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7822 E. 2018/1644 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5861 E. 2017/4935 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17115 E. 2015/1495 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2871 E. 2015/10182 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2018/2939 E.  ,  2020/101 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 30.05.2017 tarih ve 2016/39-2017/668 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 07.01.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı Garanti Finansal Kiralama A.Ş arasında nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi düzenlendiğini, sigortalı tarafından İtalya'da mukim İtalprogetti […]P.A.'dan satın alınıp Renk Deri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne kiralanan deri boyama dolaplarının İtalya-Türkiye nakliyesinin davalı tarafından gerçekleştirildiğini, emtianın taşınması esnasında 1185 sayılı dolabın üst geçide çarpmak suretiyle hasarlandığını, tespit edilen 153.600.- TL tutarındaki hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, rücuen tahsil için başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, sigortalı tarafından emtianın azami yüksekliğinin yanlış bildirilmesi nedeniyle hasarın meydana geldiğini, eğer yükseklik doğru bildirilseydi müvekkilinin güzergahı değiştereceğini, müvekkiline, bildirilen yüksekliğin gerçekliğini araştırmak gibi bir mükellefiyet yüklenemeyeceğini, teminat dışı olan hasar için ödeme yapıldığından davacının rücuen tazmin hakkına sahip olmadığını, hasar bir yama ile giderilebilecek nitelikte olduğu halde müvekkilinden yeni kazan bedelinin istenemeyeceğini, yeniden kullanılabilecek kazan için düşük sovtaj bedeli belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının izin belgesinin belirtilen güzergah dışındaki otoyollar için geçerli olmadığı, otoyollarda köprüaltı yasal geçiş izninin Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından 460 cm. için verildiği, taşımanın yapıldığı kamyonun havuz kısmının yerden yüksekliğinin 1.30 m. civarında olduğu, dorsenin yüklü hali ile birlikte toplam yüksekliğinin 5,04 metreye ulaştığı, yük sahibinin bildirdiği yükseklik ile yükün gerçek yüksekliği arasında 15,9 cm. fark bulunduğu, yük sahibinin hatalı bildirimde bulunmasının kazaya sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davalının izin belgesinin geçerli olduğu güzergah dışına çıktığı, sovtaj tenzili ile gerçek zararın 153.602,52 TL olduğu, CMR sözleşmesinin 27.

maddesi kapsamında yazılı olarak bildirimde bulunulmadığından takibe kadar işlemiş faiz istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın kısmen iptali ile takibin 153.600.- TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili, temyiz etmiştir.

1- Mahkeme kararlarının niteliği ile hangi hususları kapsayacağına ilişkin yasal düzenlemeler incelendiğinde, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297. maddesinde mahkeme kararlarının nasıl yazılacağı, kararda hangi hususların yer alacağı açıkça gösterilmiştir. Hükümler, davayı esastan halleden ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır (6100 sayılı HMK madde 294). Anayasa’nın 141. maddesi gereğince, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011, 22.

Bası, s.: 472). Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nin 445. maddesinde dava ve yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin "Hükmün Korunması" başlıklı 56. maddesinde de elektronik ortamda hazırlanan hükmün, hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanacağı, ayrıca hükmün çıktısının hükme katılan hâkimler ve zabıt kâtibi tarafından imzalanıp mahkeme mührüyle mühürlenerek karar kartonunda muhafaza edileceği düzenlenmiştir.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince, fiziki dava dosyasi içindeki gerekçeli kararın ve UYAP sistemine "Gerekçeli Karar" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine dair hüküm ile UYAP sistemine "Gerekçeli Karar Evrakı" başlığı ile kaydedilen kararın hüküm fıkrasındaki vekalet ücretiyle yargılama giderlerine ilişkin hüküm arasında çelişki bulunmaktadır. Bu durum karşısında anılan yasal düzenlemelere göre kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın resen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/566382700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.