Müdür azli
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1875 E. 2017/4526 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket müdürlüğü↗ ttk 630↗ azil↗ şirket müdürlüğü↗ özen yükümlülüğü↗ kayyım↗ limited şirket↗ havale↗ dava sebebi↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ortak olduğu davalının müdürlüğünü yaptığı Astroyal Spor ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'nin borca batık durumda olmadığı ancak davalının şirketin mali açıdan denetlenebilmesi yönündeki özen yükümlülüğünü ve yasanın şirket müdürüne yüklediği görevlerini ihmal ettiği, şirketin ödenmeyen borçları sebebiyle çalışamaz hale geldiği ve ancak dava esnasında azil baskısı nedeniyle bu eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının limited şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir. Somut olayda mahkemece atanan kayyımların verdiği iki adet kayyım raporuna dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı yöneticinin azline karar verilmiştir. Dava 19/11/2013 tarihinde açılmış olup kayyımların düzenlemiş olduğu 20.03.2014 havale tarihli rapora göre şirketin elektrik ve doğalgaz borçlarının ödenmemesi sebebiyle işletmenin gayrifaal durumda olduğu, 24.06.2014 havale tarihli raporda ise şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılması için davalı tarafa süre verilmesine rağmen defterlerin tesliminden imtina edildiği ve gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde gösterilen haklı sebebin hiç şüphesiz dava tarihi itibariyle mevcut olması gerekmektedir. Gerek kayyım raporları gerekse kayyım raporlarına dayanan bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır. Ayrıca şirket aleyhine icra takiplerinin bulunması şirket müdürünün azil sebebi olarak kabul edilmiş ise de bu takiplerin dayanağı borçların nasıl ve hangi tarihte oluştuğu, şirketin likiditesi mevcut olmasına rağmen yönetimin ödeme yapmaktan imtina edip etmediği hususları dahi incelenmeden, mahkemece davanın devamı sırasında tedbiren atanan ve mahkemece verilen görev zımnında düzenlenen kayyım raporlarına istinaden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Genel kurul kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3547 E. 2015/10765 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece atanan «kayyımların» verdiği iki adet kayyım raporuna dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı yöneticinin azline karar verilmiştir.
Dava 19/11/2013 tarihinde açılmış olup «kayyımların» düzenlemiş olduğu 20.03.2014 «havale» tarihli rapora göre şirketin elektrik ve doğalgaz borçlarının ödenmemesi sebebiyle işletmenin gayrifaal durumda olduğu, 24.06.2014 havale tarihli raporda ise şirketin «defterleri» üzerinde inceleme yapılması için davalı tarafa süre verilmesine rağmen defterlerin «tesliminden» imtina edildiği ve gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilmiştir.
Gerek «kayyım» raporları gerekse kayyım raporlarına dayanan bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kayyım tayini · şirketin feshi
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», şirket müdürünün müdürlük görevinin kaldırılak şirkete «kayyım tayinine», fazlaya ilişkin taleplerinin reddine dair verilen karar, davalı H..
-
Müdürün azli | Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6416 E. 2022/386 K.
Ortak:azil · kayyım · limited şirket
İncelediğiniz karardaAyrıca şirket aleyhine icra takiplerinin bulunması şirket müdürünün «azil» «sebebi» olarak kabul edilmiş ise de bu takiplerin dayanağı borçların nasıl ve hangi tarihte oluştuğu, şirketin likiditesi mevcut olmasına rağmen yönetimin ödeme yapmaktan imtina edip etmediği hususları dahi incelenmeden, mahkemece davanın devamı sırasında tedbiren atanan ve mahkemece verilen görev zımnında düzenlenen «kayyım» raporlarına istinaden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Şti'nin borca batık durumda olmadığı ancak davalının şirketin mali açıdan denetlenebilmesi yönündeki «özen yükümlülüğünü» ve yasanın şirket müdürüne yüklediği görevlerini ihmal ettiği, şirketin ödenmeyen borçları sebebiyle çalışamaz hale geldiği ve ancak dava esnasında «azil» baskısı nedeniyle bu eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, davalının «limited şirket müdürlüğünden» azli istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organsız kalma · istinafa cevap dilekçesi · bağlılık yükümü · müdürün azli · limited şirket müdürü · organsızlık · kayyım tayini · sıfat yokluğu
Benzer bu karardaBölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, 6102 sayılı TTK'da sermaye şirketlerine «kayyım tayini» için sayılan «organsız kalma», yöneticinin özen ve «bağlılık yükümü» ile diğer kanunlardan ve şirket «sözleşmesinden doğan» yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi gibi sebeplerin davalı şirket yönünden gerçekleşmediği, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine beyanların düzenli olarak verildiği, mali tablolarının düzenlendiği, yatırım faaliyetlerine devam edildiği ve şirketin idare edilemez durumda olmadığı, davalı ...'ın müdür sıfatının bulunmadığı, davacının kendisi yönünden müdürlükten «azil» talebinde «hukuki yararının» bulunmadığı, bu nedenle dava şartının sağlanamadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının kendisi yönünden müdürlükten azil talebi ile ilgi davanın "dava açmakta hukuki yararının bulunmaması" nedeniyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/h maddesi delaletiyle 115/2 maddesi gereğince «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davasının pasif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdürlükten azil davası ile davacının davalılar aleyhine açtığı şirkete kayyım tayin edilmesi davas …
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisinin müdürlüğüne yönelik «azil» talebinin «hukuki yarar» dava şartı olduğundan dava «şartı yokluğu» nedeniyle HMK 114/h maddesi yollaması ile 115/2 maddesi uyarınca «usulden reddine», davacının davalı ... aleyhine açtığı «müdür azli» davasının bu davalının müdürlük yetkisi bulunmadığından davalı aktif «sıfat yokluğu» nedeniyle usulden reddine, davacının davalı ... aleyhine açtığı müdür azli davası ile davalılar aleyhine açtığı şirkete «kayyım tayin» edilmesi davasının talebe ilişkin haklı nedenin ispatlanamaması nedeniyle esastan reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürlerinin azli» ve şirkete «kayyım atanması» talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında bulunan davalı ... ve ... vekillerinin «istinafa cevap dilekçelerinde» ve bölge adliye mahkemesince alınan bilirkişi raporunda yapılan tespite göre, davalı şirkete, genel kurul toplantısı yapılması için gerekli işlemleri yürütmek amacı ile kayyum atandığı, atanan kayyumun bahsekonu genel kurulu sağladığı ve şirkete yeni bir müdür tayin edildiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaSomut olayda mahkemece atanan «kayyımların» verdiği iki adet kayyım raporuna dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı yöneticinin azline karar verilmiştir.
Dava 19/11/2013 tarihinde açılmış olup «kayyımların» düzenlemiş olduğu 20.03.2014 «havale» tarihli rapora göre şirketin elektrik ve doğalgaz borçlarının ödenmemesi sebebiyle işletmenin gayrifaal durumda olduğu, 24.06.2014 havale tarihli raporda ise şirketin «defterleri» üzerinde inceleme yapılması için davalı tarafa süre verilmesine rağmen defterlerin «tesliminden» imtina edildiği ve gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilmiştir.
Gerek «kayyım» raporları gerekse kayyım raporlarına dayanan bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1875 E. , 2017/4526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2013/470-2015/683 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 01.07.2013 tarihinde Astroyal Spor ve Turizm İşletmeleri Limited Şirketinin hisselerini devraldığını, 16.07.2013 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, 02.07.2013 tarihli toplantıda ...'ın tek başına 10 yıllığına müdür seçildiğini, 4 aylık süreçte ödenmeyen senetlerden ötürü şirkete haciz geldiğini, hacizler dolayısıyla şirket bünyesindeki işletmenin zarar ettiğini, bu olaylar üzerine müvekkilinin 30.10.2013 tarihinde 31866 yevmiye nolu ihtarla şirket ortağı olarak şirkete ait tüm bilgi, belge ve ticari defterleri inceleme talebinde bulunduğunu, şirketin müvekkiline hesap çıktısı ibraz ettiğini, hesap çıktısının çelişkilerle dolu olduğunu, şirket bünyesinde işletilen spor salonundan elde edilen gelirle hesap özeti olarak gönderilen ve işletmeden elde edildiği iddia edilen gelirin birbiriyle örtüşmediğinin tespit edildiğini, SSK'ye ödeme yapmadığını, elektrik abonmanlığı sözleşmesinin olmadığını, doğal gaz ödemelerinin gecikmeli yapılması nedeniyle kesintiye uğradığını ve borcu yeniden yapılandırıp kuruma iki adet çek verdiğinin tespit edildiğini, davalının ortağı olduğu aile şirketinden yüklü miktarda borç alıp dava konusu şirketi hukuki sebebi belirli olmayan ağır bir borcun altına soktuğunu belirterek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2-3 maddesi uyarınca davalının şirket müdürlüğünden azline, şirket ortaklarından veya çalışanlarından birinin kayyım olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının olumsuz davranışları ile şirkete mali ve idari yönden zarar verdiğini, iş yeri içinde kullanılan şirket hesabına dahil olan pos cihazını kullanmayarak başka pos cihazı üzerinden tahsilat yapma ve bu tahsilatları şirket hesabına yansıtmama gibi davranışlar içerisine girdiğini, işyerini mesul müdürden izinsiz kapattığını, davacı aleyhinde ...
11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/506 esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkarılma davası görüldüğünü, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ortak olduğu davalının müdürlüğünü yaptığı Astroyal Spor ve Turizm İşletmeleri Ltd. Şti'nin borca batık durumda olmadığı ancak davalının şirketin mali açıdan denetlenebilmesi yönündeki özen yükümlülüğünü ve yasanın şirket müdürüne yüklediği görevlerini ihmal ettiği, şirketin ödenmeyen borçları sebebiyle çalışamaz hale geldiği ve ancak dava esnasında azil baskısı nedeniyle bu eksikliklerin giderildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının limited şirket müdürlüğünden azli istemine ilişkindir. Somut olayda mahkemece atanan kayyımların verdiği iki adet kayyım raporuna dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek davalı yöneticinin azline karar verilmiştir. Dava 19/11/2013 tarihinde açılmış olup kayyımların düzenlemiş olduğu 20.03.2014 havale tarihli rapora göre şirketin elektrik ve doğalgaz borçlarının ödenmemesi sebebiyle işletmenin gayrifaal durumda olduğu, 24.06.2014 havale tarihli raporda ise şirketin defterleri üzerinde inceleme yapılması için davalı tarafa süre verilmesine rağmen defterlerin tesliminden imtina edildiği ve gerekli incelemenin yapılamadığı belirtilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 630/2 maddesinde gösterilen haklı sebebin hiç şüphesiz dava tarihi itibariyle mevcut olması gerekmektedir.
Gerek kayyım raporları gerekse kayyım raporlarına dayanan bilirkişi raporundan bu husus anlaşılamamaktadır. Ayrıca şirket aleyhine icra takiplerinin bulunması şirket müdürünün azil sebebi olarak kabul edilmiş ise de bu takiplerin dayanağı borçların nasıl ve hangi tarihte oluştuğu, şirketin likiditesi mevcut olmasına rağmen yönetimin ödeme yapmaktan imtina edip etmediği hususları dahi incelenmeden, mahkemece davanın devamı sırasında tedbiren atanan ve mahkemece verilen görev zımnında düzenlenen kayyım raporlarına istinaden karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372933100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz