Kesin kabul
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2249 E. 2017/4466 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesin kabul↗ adil yargılanma hakkı↗ makul süre↗ şirket merkezi mahkemesi↗ olağanüstü genel kurul↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme istemine ilişkin olduğu, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında davacıların sorduğu sorulara, davalı ilgilileri tarafından detaylı cevapların verildiği, verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme haklarını karşılar nitelikte olduğu, pay sahibi davacıların sorulan sorulara verilen cevap olup açık bir red halinde değil taleplerin ve soruların cevapsız bırakılması halinde mahkeme yoluna başvurulabileceği, bu koşullarda davacıların iddialarının ispat edemediği gerekçesiyle TTK’nın 437/5 maddesi gereği kesin olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 16/12/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ek karar ve esas karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair ek kararına yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı ek karara ilişkin davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6102 sayılı TTK 437/5 maddesinde "Bilgi alma ve inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının kesin olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik hükümleri içerdiği" öngörülmüştür.
Madde metninde, mahkemenin davayı kabul kararından söz edilmekte olup, bu kararın ne olabileceğine ilişkin cümleden sonra kararın kesin olduğu yönünde sevk edilen hüküm, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına yöneliktir.
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kesin kabul edilmesi mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 36. maddesinde ifade edilen adil yargılama hakkının ve hukuk güvenliği ilkesinin ihlali anlamına da gelebilecektir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Bilgi Alma ve İnceleme Yetkisi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9750 E. 2018/3156 K.
Ortak:kesin kabul · adil yargılanma hakkı · şirket merkezi mahkemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, şirketin «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme istemine ilişkin olduğu, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı «olağan genel kurul» toplantısında davacıların sorduğu sorulara, davalı ilgilileri tarafından detaylı cevapların verildiği, verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme haklarını karşılar nitelikte olduğu, pay sahibi davacıların sorulan sorulara verilen cevap olup açık bir red halinde değil taleplerin ve soruların cevapsız bırakılması halinde mahkeme yoluna başvurulabileceği, bu koşullarda davacıların iddialarının ispat edemediği gerekçesiyle TTK’nın 437/5 maddesi gereği «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 16/12/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin …
Benzer bu kararda… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiş, mahkemece 05/05/2016 tarihli ek karar ile kararın «kesin» nitelikte bulunduğu gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:toplantı tutanağı · ihtarname · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, .../04/2015 ve 04/05/2015 tarihlerinde davalı şirketin 2014 yılı genel kurul toplantısının yapıldığı, «toplantı tutanakları» incelendiğinde davacının sorularının ayrıntılı olarak cevaplandırıldığı, tüm pay sahiplerinin incelemesine açık olan belgelerin noter kanalı ile davacıya tebliğ edildiği, cevapsız kalan soruların ise 16/04/2015 tarihli «ihtarname» ile cevaplandırıldığı, 04/05/2015 tarihli toplantıdan sonra sorulan tüm sorular ve cevapların davalı şirketin internet sitesinden duyurulduğu, böylece davacının aç …
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ek kararı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma «vekalet ücretinin» davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde aşağıda yazılı 22,50 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ....04.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13744 E. 2017/1501 K.
Ortak:kesin kabul · adil yargılanma hakkı · şirket merkezi mahkemesi · kesin hüküm · e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, şirketin «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme istemine ilişkin olduğu, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı «olağan genel kurul» toplantısında davacıların sorduğu sorulara, davalı ilgilileri tarafından detaylı cevapların verildiği, verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme haklarını karşılar nitelikte olduğu, pay sahibi davacıların sorulan sorulara verilen cevap olup açık bir red halinde değil taleplerin ve soruların cevapsız bırakılması halinde mahkeme yoluna başvurulabileceği, bu koşullarda davacıların iddialarının ispat edemediği gerekçesiyle TTK’nın 437/5 maddesi gereği «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 16/12/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin …
… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin solo mali tabloları ve mizanı da «dahil» olmak üzere tüm «ticari defter» ve kayıtları üzerinde bilgi edinme ve inceleme yetkisi verilmesi talebini 30/03/2015 tarihli davalı Şirket genel kurul toplantısında belirtmesi gerektiği ancak, belirtmediği, dosyaya sunulan belgelere ve genel kurul tutanaklarına göre 30/03/2015 tarihli genel kurulda davacının sorduğu sorulara cevap verildiği, gündemle ilgisi bulunmayan sorularına ise, gündem dışı konuların genel kurulda görüşülüp, tartışılıp, müzakere edilememesi nedeniyle cevap verilmediği, davalı Şirket'in kanuna aykırı bir uygulamasının söz konusu olmadığı, davalı Şirket tarafından verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme hakkını karşılar nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, TTK’nın 437/... m. gereği «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 18/09/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin …
… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin solo mali tabloları ve mizanı da «dahil» olmak üzere tüm «ticari defter» ve kayıtları üzerinde bilgi edinme ve inceleme yetkisi verilmesi talebini 30/03/2015 tarihli davalı Şirket genel kurul toplantısında belirtmesi gerektiği ancak, belirtmediği, dosyaya sunulan belgelere ve genel kurul tutanaklarına göre 30/03/2015 tarihli genel kurulda davacının sorduğu sorulara cevap verildiği, gündemle ilgisi bulunmayan sorularına ise, gündem dışı konuların genel kurulda görüşülüp, tartışılıp, müzakere edilememesi nedeniyle cevap verilmediği, davalı Şirket'in kanuna aykırı bir uygulamasının söz konusu olmadığı, davalı Şirket tarafından verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme hakkını karşılar nitelikte bulunduğu gerekçesiyle, TTK’nın 437/... m. gereği «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 18/09/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1161 E. 2017/3951 K.
Ortak:kesin kabul · adil yargılanma hakkı · şirket merkezi mahkemesi · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, şirketin «defter» ve belgeleri üzerinde inceleme istemine ilişkin olduğu, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı «olağan genel kurul» toplantısında davacıların sorduğu sorulara, davalı ilgilileri tarafından detaylı cevapların verildiği, verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme haklarını karşılar nitelikte olduğu, pay sahibi davacıların sorulan sorulara verilen cevap olup açık bir red halinde değil taleplerin ve soruların cevapsız bırakılması halinde mahkeme yoluna başvurulabileceği, bu koşullarda davacıların iddialarının ispat edemediği gerekçesiyle TTK’nın 437/5 maddesi gereği «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 16/12/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin …
Benzer bu kararda… rakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra «şirketin merkezinin» bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının «kesin» olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik …
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının «kesin kabul» edilmesi mümkün değildir.
… , cevapsız kalan ve muhalefet şerhinde zikredilen hususların kanunun aradığı anlamda bilgi edinme hakkı kapsamını aşan mahiyette olduğu gerekçesiyle davanın reddine «kesin» olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 18.09.2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz talebinin …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2249 E. , 2017/4466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/12/2015 tarih ve 2015/394-2015/528 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette %33,3 oranında pay sahibi olduğunu, şirket yönetiminde bulunmadığını, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında 2, 3, 4 nolu gündem maddeleri bağlamında kanuna uygun olarak şirketin işleyişi, faaliyeti, mali ve finansal tabloları hakkında bilgi alma ve inceleme talebinde bulunduğunu, taleplerinin bir kısmına baştan savma cevap verilip, bir kısmının ise açıkça ret olunduğunu, bu yönde muhalefetlerini genel kurul tutanağına geçirttiklerini bunun hakkın ihlali olduğunu ileri sürerek şirketin solo mali tabloları ile şirket mizanı da dahil olmak üzere defter ve kayıtları üzerinde TTK. 437/4. maddesi gereğince inceleme yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava, şirketin defter ve belgeleri üzerinde inceleme istemine ilişkin olduğu, 03.04.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında davacıların sorduğu sorulara, davalı ilgilileri tarafından detaylı cevapların verildiği, verilen cevapların yeterli ve bilgi edinme haklarını karşılar nitelikte olduğu, pay sahibi davacıların sorulan sorulara verilen cevap olup açık bir red halinde değil taleplerin ve soruların cevapsız bırakılması halinde mahkeme yoluna başvurulabileceği, bu koşullarda davacıların iddialarının ispat edemediği gerekçesiyle TTK’nın 437/5 maddesi gereği kesin olarak karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine mahkemenin 16/12/2015 tarihli ek kararı ile kararın kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen ek karar ve esas karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair ek kararına yönelik davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı ek karara ilişkin davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
6102 sayılı TTK 437/5 maddesinde "Bilgi alma ve inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin, reddi izleyen on gün içinde, diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesine başvurabileceği, başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği, mahkeme kararının, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebileceği, mahkeme kararının kesin olduğu" hükmü getirilmiş, madde gerekçesinde de "Beşinci fıkranın, mahkeme kararının hızla verilmesini sağlamaya ve temyizi de kısa sürede sonuçlandırmaya yönelik hükümleri içerdiği" öngörülmüştür.
Madde metninde, mahkemenin davayı kabul kararından söz edilmekte olup, bu kararın ne olabileceğine ilişkin cümleden sonra kararın kesin olduğu yönünde sevk edilen hüküm, davanın kabulüne ilişkin mahkeme kararına yöneliktir.
Madde metni ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, davanın reddine ilişkin mahkeme kararının kesin kabul edilmesi mümkün değildir.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 36. maddesinde ifade edilen adil yargılama hakkının ve hukuk güvenliği ilkesinin ihlali anlamına da gelebilecektir.
Sonuç olarak, 6102 sayılı TTK 437/5 maddesinde düzenlenen, kararın kesinliği hali davanın kabulüne ilişkin kararlara yönelik olduğundan, eldeki davada davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle temyiz yolu açık bulunduğundan davacı vekilinin ek karara yönelik temyiz isteminin kabulü ile ek kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile ek kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/372525900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz