Ticari Ünvanın Korunması ve Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2589 E. 2011/12554 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
husumet ehliyeti↗ maddi hata↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ anonim şirket↗ taraf ehliyeti↗ terkin↗ haksız rekabet↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile ticaret unvanının bir kısmının sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin ticaret unvanının dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın maddi hata olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2698 E. 2012/16571 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “BK'nun 125. maddesi gereği davanın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, bu sürenin başlangıcının belirlenerek «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi ve dava süresinde açılmış ise işin esasına girilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, alınan bilirkişi raporu …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16686 E. 2012/19925 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Bu itibarla, aleyhine «haciz» istenen şirkete «husumet» yöneltilebileceği kabul edilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet yokluğu · pasif husumet · ihtiyati haciz · husumet yokluğu · kefil · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, «husumet yokluğundan» talep reddedilmiş ise de yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere esasen «ihtiyati haciz» isteyen taraf, aleyhine ihtiyati haciz istenen şirketin kredi borcunu «kefil» sıfatıyla ödediğini ileri sürerek ödeme yaptığı oranda ihtiyati haciz istemiş olup talep dilekçesinin açıklama kısmında yer alan ... ile yapılan sözleşmeden kaynaklanan bir alacak talebe dayanak yapılmamıştır.
Mahkemece, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava dışı ... isimli kişinin hisse devir anlaşması ile yükümlülük altına girdiği, bu kişinin şahsi edimini yerine getirmemesinden tüzel kişinin sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle talebin «pasif husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyenler vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10635 E. 2012/2731 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev itirazı · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, TTK’nun 405. maddesi gereğince şirket ortaklarının sermaye olarak verdiklerini geri istemeyecekleri, davalı şirketin «tasfiye» halinde olmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının ortak olmadığının tespiti talebini inceleme görevi Asliye Hukuk Mahkemesi görevi dahilinde bulunduğundan, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken davalının «görev itirazının» reddedilerek uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/681 E. 2012/7011 K.
Ortak:husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece dava, «hasarın» «sigorta teminatı» dışında olduğu gerekçesiyle reddedilmişse de davacının yaptığı ödeme nedeniyle sigortalının 3.kişilere karşı tazminat ve dava hakkını «temlik» aldığı değerlendirilerek «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile davasının esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · sigorta teminatı · ibraname · aktif husumet · temlik · sigorta poliçesi · hasar · teminat
Benzer bu karardaMahkemece dava, «hasarın» «sigorta teminatı» dışında olduğu gerekçesiyle reddedilmişse de davacının yaptığı ödeme nedeniyle sigortalının 3.kişilere karşı tazminat ve dava hakkını «temlik» aldığı değerlendirilerek «aktif husumet ehliyetinin» varlığının kabulü ile davasının esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin temyiz talebi yerinde görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafından yapılan ödemeye ilişkin olarak düzenlenen tazminat makbuzu ve «ibranamede» sigortalının, meydana gelen «hasar» nedeniyle üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarını ödenen tazminat tutarı kadar davacı ... şirketine «temlik» ettiği yazılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm delillere göre, söz konusu kazanın mevcut «sigorta poliçesinin» imzalanmasından önce meydana geldiği ve bu nedenle de meydana gelen kazanın sigorta poliçesi kapsamında olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3026 E. 2011/6616 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin «husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin «ticaret unvanının» dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava «husumetten» reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın «maddi hata» olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… nin ortağı olmadığı, işin esasına girilmiş olsa bile TTK'nun 405/2.maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» üyesi olan davalı gerçek kişilerin ise «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumunun bulunmadığı gibi dava konusu «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden veya taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemlerinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan «husumet» yönünden reddine karar dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.12.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · şahsi sorumluluk · yönetim kurulu kararı
Benzer bu kararda… nin ortağı olmadığı, işin esasına girilmiş olsa bile TTK'nun 405/2.maddesi uyarınca pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» üyesi olan davalı gerçek kişilerin ise «şahsi sorumluluklarını» gerektirir bir durumunun bulunmadığı gibi dava konusu «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında sözleşmeye etki eden veya taraf iradelerini fesada uğratan herhangi bir eylemlerinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalılar aleyhine açılan «husumet» yönünden reddine karar dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.12.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2589 E. , 2011/12554 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Karacabey Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/139-2009/924 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “Demirci Konservecilik Anonim Şirketi” unvanı altında 09.06.1969 tarihinde sicile tescil edildiğini, daha sonra unvan değiştirerek “Demko” sözcüğünü unvanına eklediğini, bu değişikliğin 03.08.2001 yılında tescil edildiğini, davalı şirketin ise 2006 yılında Ticaret Siciline tescil edildiğini, tür değiştiren davalı şirketin limited şirket iken anonim şirkete dönüştüğünü ve unvanına “Demko” sözcüğünü eklediğini, bu unvan değişikliğinin 2008 yılında ilan olunduğunu, anılan sözcük üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, faaliyet konuları aynı olan iki şirketin aynı ibareyi unvanlarında kullanmalarının iltibasa yol açtığını, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, davalı şirketin unvanındaki “Demko” sözcüğünün sicilden terkinine, haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın ... ve Ticaret Anonim Şirketi'ne karşı açıldığını, oysa müvekkilinin unvanının Benzerler Demko Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi olduğunu, bu durumda husumetin yanlış yöneltildiğini, müvekkilinin unvanındaki ayırt edici sözcüğün “Benzerler” sözcüğü olduğunu, “Demko” markasının müvekkili tarafından satın alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ... ve Ticaret Anonim Şirketini dava ettiği, davalı şirketin ise unvanının farklı olduğu, davalı şirketin husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile ticaret unvanının bir kısmının sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı şirketin ticaret unvanının dava dilekçesinde gösterilenden farklı olduğu gerekçesiyle dava husumetten reddedilmiş ise de, dava dilekçesinin içeriğinden davanın davalı şirkete yöneltildiğinin açıkça anlaşılması ve yargılamaya da davalı şirket vekilinin katılmış olması karşısında, dava dilekçesindeki yanlışlığın maddi hata olarak kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1033598600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz