6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1529 E. 2024/1674 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Muris Muvazaası Nedeniyle Hisse Devri İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davalarında, muvazaaya konu malvarlığının ticaret şirketi hissesi olması davayı ticari dava haline getirmez; görevli mahkemenin belirlenmesinde ölçüt, muvazaalı işlemin murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyip zedelemediğidir, malvarlığının niteliği değildir. Bu tür davalar TTK'nın mutlak veya nispi ticari dava saydığı hallerden değilse, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; asliye ticaret mahkemesinin bu nitelikte bir davanın esasına girerek karar vermesi, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden bozma sebebidir.

Ele alınan sorunlar

Muris muvazaasına dayalı hisse devri iptali davasında görevli mahkemenin tespiti → kabul

Gerekçe: Dava, davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen anonim şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların davacı mirasçılar adına tescili istemine ilişkindir. Miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri) TTK'da tanımlanmış olması davayı ticari dava kılmaz; muvazaa iddiası ve savunmasına ilişkin delillerin tartışılması bağlamında hisse senetlerinin reel değerinin belirlenmesi sürecinde ticari defter ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava haline getirmez. Görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği değil, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlem olup olmadığıdır; bu değerlendirmeyi yapma görevi HMK 2. madde uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Dava, TTK 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı gibi TTK 5. maddesinde sayılan nispi ticari davalardan da değildir; bu nedenle ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Mahkemece davanın esasına bakmakla görevli olmadığı halde esasa girilerek karar verilmesi yerinde değildir; göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esası incelenerek karar verilmesi hatalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Muris muvazaasına dayalı, konusu ticaret şirketi hissesi olan iptal ve tescil davalarında görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna ve dava konusunun ticari nitelikte bir malvarlığı unsuru içermesinin görevi ticarileştirmediğine ilişkin genel bir ölçüt koyduğu için emsal değeri taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Muris muvazaası nedenine dayalı, konusu ticaret şirketi hisselerinin devrinin iptali ve tescili olan davalarda, malvarlığı unsurunun ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez; dava TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan ve 5. maddesinde sayılan nispi ticari davalardan değilse, görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Dava şartı
Mahkemenin görevli olması (HMK 114/1-c)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muris muvazaası görev dava şartı ticari dava mutlak ticari dava nispi ticari dava elbirliği mülkiyeti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 2HMK 114/1-cHMK 115/2HMK 20HMK 353(1)a-3 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 4TTK 5

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1529

KARAR NO 2024/1674

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/07/2024

NUMARASI 2022/252 Esas - 2024/806 Karar

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/11/2024

Davanın aktif husumet nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacılar ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davacıların kardeşleri ...'nin ölümünden kısa bir süre önce ... Sanayi ve Ticaret AŞndeki 1.277.100 adet hissesini eşi ...'ye muvaazalı olarak devrettiğini, murise ait hisselerin davalıya mirastan mal kaçırmak amaçlı olarak bedelsiz devrinin iptali ile müvekkililerinin miras hissesi oranında 319.275 adet şirket hissesinin müvekkilleri adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde davalının HMK 107. göre daha sonra arttırılmak üzere 320.000- TL tazminata mahkum edilmesine, evvel emirde dava konusu şirket hisselerinin 3. şahıslara devrinin engellenmesi amacı ile teminatsız veya mahkemenin uygun göreceği teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacıların hisse devir işlemlerine ilişkin muvazaa iddialarının dayanaksız olduğunu ve soyut iddiaların ötesinde bir delil sunulamadığını, müteveffa tarafından yapılan hisse devir işleminin tamamen usulüne uygun olduğunu, müteveffanın hem devir işlemi öncesinde, hem de devir sırasında ve sonrasında akıl sağlığının yerinde olduğunu, buna ilişkin hastane ve doktor raporları bulunduğunu, haliyle hisse devir işleminin iptalini gerektirecek tek bir sebep dahi bulunmuyorken davacıların asılsız şekilde muvazaa iddiası ile huzurdaki davayı açmaları tümüyle haksız ve kötüniyetli olduklarını gösterdiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini iddia ve talep ettiği görülmektedir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacıların murisin mirasçısı olduğu, davacılar dışında ..., ... ve ... isimli mirasçılarının bulunduğu mirasçılık belgesinden anlaşıldığını, bu haliyle davacıların murisinin terekesinden muvazaalı olarak davalı yana devredildiği bildirilen payların, terekedeki varlığının kabulü halinde terekenin elbirliği mülkiyetine tâbi olduğunu, elbirliği mülkiyeti devam ettiği sürece mirasçıların bağımsız payları ve tasarruf yetkilerinin bulunmadığı, kendi adlarına tescil talepli dava açma olanağının olmadığı, TMK'nun 702/4. maddesi uyarınca davaya tereke temsilcisi atanması ya da diğer mirasçıların davaya katılması veyahut davaya muvafakatlarının sağlanması yoluyla da devam edilemeyeceği ve davanın dinlenebilme olanağının bulunmadığı sabit olduğundan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; mahkemenin dayanak yaptığı mirasçılık belgesi Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/188 E. - 2023/405 K. Sayılı ilamı ile iptal edildiğini, alınan bu son veraset ilamı gereği mahkeme ilamında adı geçen ..., ... ve ...'nın mirasçılık sıfatı olmadığını, görülen davada, davacılar dışında sadece davalı ... olduğunu, sonuç itibariyle davada tüm mirasçılar arasında taraf teşkili sağlanmış olup, terekeye temsilci tayin edilmesine gerek olmadığını, bu sebeplerden dolayı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf yoluna başvuran davalı vekili; mahkemece dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmettiğini, talep konusu yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için kararın düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı tarafça muvazaalı olduğu ileri sürülen anonim şirket hisse devrinin iptali ile devreden murise ait payların davacı mirasçılar paylarının adına tesciline karar verilmesine ilişkindir. Davacılar, müteveffanın ölümünden evvel yaptığı hisse devirlerinin muvazaalı olduğunu,bu bağlamda tereke üzerinden miras payının zedelendiğini ileri sürerek hak iddia etmektedir. Miras payına dahil olduğu ve muvazaalı olarak devredildiği öne sürülen malvarlığı haklarının (ticari şirket hisseleri) 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olması, davayı ticari dava kılmaz. Davanın (iddianın) temeli muris muvazaasıdır. Muvazaanın var olup olmadığı yönündeki iddia ve savunmaya ait delillerin tartışılması anlamında davanın konusunu oluşturan hisse senetlerinin reel değerlerinin belirlenmesi sürecinde ticari defterlerin ve kayıtların incelenmesi gereği de davayı ticari dava kılmaz.

Genel bir ilke olarak görevli mahkemenin belirlenmesinde temel ölçüt, muris muvazaasına konu malvarlığı haklarını oluşturan unsurların niteliği olmayıp, murisin mirasçılarının hukukunu zedeleyen malvarlığı haklarına yönelik muvazaalı bir işlemi olup olmadığıdır. Bunu değerlendirme görevi de 6100 sayılı HMK'nın 2 maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Dava muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali davası olup, 6102 sayılı kanunun 4.maddesinde yazılmış mutlak ticari davalardan olmadığı gibi aynı kanunun 5.maddesinde yazılı olduğu gibi nisbi ticari davalardan da olmadığı, bu itibarla ticari dava mahiyetinde olmayan davaya bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, mahkemece davanın esasına bakmakla görevli olmadığı halde davanın esasına girilerek karara bağlanması yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle ; göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esası incelenerek karar verilmesi yerinde olmadığından, davacılar ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılmasına, dava dosyasının görevli olan Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2024 Tarih 2022/252 Esas - 2024/806 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c bendinde düzenlenen mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı yokluğu nedeniyle aynı yasanın 115/2 fıkrası gereğince USULDEN REDDİNE, 6100 sayılı HMK.

20. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflardan birinin başvurusu halinde dosyanın görevli bulunan Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına, Dairemiz gerekçeli kararının taraflara tebliği sağlanmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine," Davacılar ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harçlarının (davacılar 427,60-TL davalı 427,60-TL) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

18/11/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/36827 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.