Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1719 E. 2014/6576 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akde aykırılık↗ zeyilname↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ komisyon↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet zeyilnamenin eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı sigortacının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden acenteyi çıkarmış olmasının akde aykırılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, acentelik sözleşmesi gereğince, acente tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin komisyona hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.10.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1543 E. 2013/17830 K.
Ortak:akde aykırılık · zeyilname · acentelik sözleşmesi · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · komisyon · avans faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu kararda2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile «temlik» edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infazda tereddüt · temerrüt tarihi · infaz · temlik · temerrüt
Benzer bu kararda2-Ancak, hüküm fıkrasında asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, hükmedilen tutarların ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, «temerrüt tarihlerinin» tereddüte mahal vermeyecek ve «infazda tereddüt» yaratmayacak şekilde kararda açıkça belirtilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile «temlik» edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16913 E. 2014/6803 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu karardaK.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vade · temerrüt faizi · haksız fiil · havale · ıslah · maddi tazminat · temerrüt · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacıların davalı bankaya yatırdıkları paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerektiği ve faize hükümedilirken taleple bağlı kalınarak ve «ıslah» ile dava dilekçesinde talep ve tercih edilen faiz oranı değiştirilemeyeceği gibi, bozmadan sonra da ıslah talebinde bulunulamayacağı gözönünde bulundurularak karar …
2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların «son» temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M..
K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E. 2016/5035 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu karardaA.Ş'ye yatıran davacının hesabında çekilen-yatırılan tutarlar ve işleyen faiz sonucunda 15/12/1999 tarihinde 2.245,80 TL bakiye kaldığı gerekçsiyle davanın kabulü ile 2.245,80 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · vade · haksız fiil · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.202,94 TL yatırıldığı, hesaptan bir miktar para çekildiği ve «vade» sonunda işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 2.245,80 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmaktadır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2826 E. 2019/4552 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · mahsup · vade · haksız fiil · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16452 E. 2014/5469 K.
Ortak:zeyilname
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · temerrüt tarihi · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · temerrüt · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
2-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 poliçelerin davacının beyanı ile iptale edildiği gerekçesiyle, bu poliçe ile ilgili istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/864 E. 2020/3197 K.
Ortak:zeyilname · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş. açısından zararın meydana geldiği dönemde «zeyilnamenin» düzenlenmiş olduğu ve zararın sigorta kapsamında kalmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın reddine, davalılardan Ar Yapı İnşaat A.Ş. açısından davacının a …
Merkez Bankasının kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Aryapı İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/1719 E. , 2014/6576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/10/2012 gün ve 2011/152-2012/204 sayılı kararı bozan Daire’nin 08.10.2013 gün ve 2013/1543 - 2013/17830 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında, müvekkili ile davalı arasında 18.01.1994 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, dava dışı... İnşaat A.Ş. tarafından yapılan ... Barajı ve HES İkmal İnşaatı işine ait 20.11.1996 ila 20.11.2002 tarihleri arasını kapsayan İnşaat ... Sigorta Poliçesi’nin düzenlenmesine müvekkilinin acente sıfatı ile aracılık ettiğini,... İnşaat Tic. San. A.Ş. tarafından yapılan... Barajı ve HES Tesisleri İnşaatı işine ait 08.01.1998 ila 08.01.2006 tarihleri arasını kapsayan İnşaat... Sigorta Poliçesi’nin müvekkili şirket acenteliği kapsamında davalı şirket tarafından düzenlendiğini, Aydın Çine Baraj İnşaatına ait poliçenin devamına ilişkin zeyilnamenin başka bir acente aracılığı ile Deriner Barajına ilişkin poliçenin devamına ilişkin zeyilnamenin bizzat davalı ...
şirketince düzenlendiğini, her iki poliçenin düzenlenmesi nedeniyle müvekkilinin hak kazandığı komisyonun ödenmediğini, poliçe düzenlenen firmaların müvekkilinin portföyünde olduğunu ileri sürerek, asıl davada şimdilik 10.000 TL’nin davacıya ödenmesi gereken tarihten itibaren avans faiziyle, birleşen davada 249.460 TL'nin 01.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının komisyon alacağı bulunmadığını, bulunsa dahi BK’nun 126. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, acentelik sözleşmesinin 38. maddesine göre, müvekkilinin acentenin faaliyet bölgesinde doğrudan doğruya veya başkaları aracılığı ile sigorta işlerini yürütme serbestisi olduğunu, acentenin bu gibi hallerde komisyon talep etmeye hakkı olmadığını, 50. maddeye göre, sigorta şirketinin acentenin yetkilerini kısıtlamak, sınırlamak yetkisi olduğunu, 26. maddeye göre acentenin faaliyet sahasında bulunan rizikolar için şirkete doğrudan iletilecek taleplerin şirketçe sonuçlandırılması halinde acentenin şirketten hiçbir hak talep edemeyeceğinin düzenlendiğini buna göre davacının alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet zeyilnamenin eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı sigortacının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden acenteyi çıkarmış olmasının akde aykırılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, acentelik sözleşmesi gereğince, acente tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin komisyona hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.10.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/360878700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz