Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16913 E. 2014/6803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ haksız fiil↗ havale↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ avans faizi↗ temerrüt↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların son temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M.. K..'nun 6.810,00 TL ve davacı H.. K..'nun 14.272,00 TL tutarında alacaklı olduğunu gerekçesiyle, davacı M.. K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davacı H.. K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş ve fer'i müdahil TMSF vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına havale yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve vade tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak son temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur. Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacıların davalı bankaya yatırdıkları paranın, yatırıldığı tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği ve faize hükümedilirken taleple bağlı kalınarak ve ıslah ile dava dilekçesinde talep ve tercih edilen faiz oranı değiştirilemeyeceği gibi, bozmadan sonra da ıslah talebinde bulunulamayacağı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2826 E. 2019/4552 K.
Ortak:vade · haksız fiil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların «son» temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M..
K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporundan ve sunulan hesap açma talimatlarından 15.10.1999 tarihinde davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 4.250 T'nin yatırıldığı, ardından 19.11.1999 tarihinde dolan «vade» sonrasında tahakkuk eden 338,25 TL'lik faizin aynı gün davacı tarafından çekilmesinden sonra hesapta 4.250 TL kaldığı ve bu miktar üzerinden hesabın temdit edildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · mahsup · temsil
Benzer bu karardaDairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, davalı bankanın halefi olduğu banka ile davacı arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp, ilke olarak off-shore hesabına yatırılan ana paranın yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden ve davacı tarafından çekilen «akdi faiz» (off-shore hesaplar için öngörülen faiz) miktarı nazara alınıp davacı alacağından «mahsup» edilmeden «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiş, kararın temyiz eden davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdah …
Mahkemece uyulan bozma kararı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Yurtbank A.Ş.'nin külli halefi olarak Yurtbank A.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden Borçlar Kanunu 41. ve Türk Ticaret Kanununun 321/«son» maddeleri uyarınca sorumlu olduğunun kabulü ile davacının yatırdığı banka tarafından iade edilmeyen 4.250 TL'nin dava dilekçesinde talep edilen 19/11/1999 tarihinden itibaren işletilecek «avans faizi» ile birlikte davalı bankadan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E. 2016/5035 K.
Ortak:vade · haksız fiil · avans faizi · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların «son» temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M..
K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
A.Ş'ye yatıran davacının hesabında çekilen-yatırılan tutarlar ve işleyen faiz sonucunda 15/12/1999 tarihinde 2.245,80 TL bakiye kaldığı gerekçsiyle davanın kabulü ile 2.245,80 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.202,94 TL yatırıldığı, hesaptan bir miktar para çekildiği ve «vade» sonunda işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 2.245,80 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · e-defter
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:vade · haksız fiil · avans faizi · i̇i̇k 72/son · Akdi ilişki olmadığının tespiti
İncelediğiniz kararda2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına «havale» yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve «vade» tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak «son» temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların «son» temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M..
K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
Benzer bu karardaOff Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mevduat sözleşmesi · eksik harç · akdi faiz · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · dolandırıcılık · harç · ibraz
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
1- Fer'i müdahil O. vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1719 E. 2014/6576 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaK.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte, davacı H..
K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, «maddi tazminat» taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akde aykırılık · zeyilname · acentelik sözleşmesi · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · komisyon · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 307.272,84 TL'nin 11.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faiz» oranı ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13481 E. 2014/3093 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki itirazı · taşıma sözleşmesi · yetki · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda… , benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının yapması gereken taşıma işini eksik yapması nedeniyle davacının bu taşıma işini kendisi yaptığı, «masrafları» da davalıdan istediği, davalının inkar etmediği ticari ilişkiden kaynaklanan borcu ödediğine ilişkin belge sunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle, itirazın kısmen iptaline, takibin 2.272,83 TL «asıl alacak» üzerinden devamına, % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafça davanın «yetkisiz» mahkemede açıldığı belirtilerek süresinde «yetki itirazında» bulunulmuş ise de mahkemece yetki itirazı konusunda herhangi bir karar verilmeden ve bu husus tartışılmadan işin esası hakkında hüküm kurulmuştur.
Bu durumda, öncelikle davalının itirazları ve taraflar arasında düzenlenen 27.06.2006 tarihli sözleşme de değerlendirilerek, «yetki itirazı» konusunda bir karar verilmek üzere hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
1- Dava, «taşıma sözleşmesine» dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16913 E. , 2014/6803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ESKİŞEHİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/06/2013
NUMARASI 2012/681-2013/417
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/06/2013 tarih ve 2012/681-2013/417 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili, fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesi'ne hesap açmaya giden müvekkillerinin, banka çalışanlarının "O. S. bankasının kendi bankaları olduğu, paranın tamamıyla banka güvencesi altında olduğu ve daha yüksek gelir sağladığı" yönündeki tavsiye ve yönlendirmeleriyle müvekkillerinden H.. K..'nun 24/11/1999 tarihinde 14.272,00 TL'lik, M.. K..'nun ise aynı tarihte 6.810,00 TL’lik “Off Shore” hesabı açtırarak tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladıklarını, yaptığı işlemlerden dolayı 21.12.1999 tarihinde TMSF tarafından el konulan davalı bankanın verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen, müvekkillerinin parasını ödemediğini, Y.S. O. S.Bank aleyhine yapılan icra takibi sonucu aciz vesikası alındığını ve bu suretle açılan davada yüksek mahkemenin belirttiği O.S.
Bankaya müracaat ve hukuki süreci tüketme şartının gerçekleştiğini, davalının müvekkilinin zararından Borçlar Kanunu'nun 5 ve 100. maddeleri uyarınca sorumlu bulunduğunu, ayrıca bu durum nedeniyle sıkıntılar yaşayan müvekkillerinin psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürerek, müvekkillerinden H.. K..'nun 14.272 TL alacağının ve 10.000 TL manevi tazminatın 24.11.1999 tarihinden, M.. K.. yönünden ise 6.810 TL alacağının ve 6.000 TL manevi tazminatın 24.11.1999 tarihinden itibaren alacağa reeskont ve manevi tazminata yasal faiz yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile faiz türünü avans faizi olarak değiştirmiştir.
Davalı vekili, yetki, görev ve zamanaşımı itirazında bulunduktan sonra esasa ilişkin olarak müvekkilinin durumunun Borçlar Kanunu'nun 457 ve devamı maddelerinde düzenlenen havale sözleşmesindeki havale gönderenin talimatı doğrultusunda havale meblağının havale alıcısına ulaştırılmasını sağlayan havale ödeyicisi olduğunu ve sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca manevi tazminat verilmesi koşullarının gerçekleşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, her iki davacının birer adet off shore hesabının bulunduğunu, hesapların son temdit tarihlerinin 24.11.1999 olduğunu, bu tarih itibariyle davacı M.. K..'nun 6.810,00 TL ve davacı H.. K..'nun 14.272,00 TL tutarında alacaklı olduğunu gerekçesiyle, davacı M.. K.. için 6.810,00.TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, davacı H.. K.. için 14.272,00 TL'nin 24/11/1999 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, maddi tazminat taleplerinin kabulüne, koşulları oluşmayan manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank A.Ş ve fer'i müdahil TMSF vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacıların hesaplarından off shore hesabına havale yapıldığı tarihe kadar tahakkuk eden faiz ve vade tarihinden itibaren hesabın vadesinin temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden faiz miktarı nazara alınarak son temdit tarihi itibariyle davacıların alacak miktarını hesaplayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş ise de, karar Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olmuştur. Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı bankanın haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınarak davacıların davalı bankaya yatırdıkları paranın, yatırıldığı tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği ve faize hükümedilirken taleple bağlı kalınarak ve ıslah ile dava dilekçesinde talep ve tercih edilen faiz oranı değiştirilemeyeceği gibi, bozmadan sonra da ıslah talebinde bulunulamayacağı gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdahil TMSF vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı ING Bank A.Ş. ve fer'i müdahil TMSF vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 07.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101624500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz