Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1543 E. 2013/17830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
akde aykırılık↗ zeyilname↗ infazda tereddüt↗ acentelik sözleşmesi↗ acente↗ temerrüt tarihi↗ sigorta sözleşmesi↗ acentelik↗ infaz↗ komisyon↗ temlik↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 12.04.2010 tarih, 2018/13218 E. 2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet zeyilnamenin eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı sigortacının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temlik edilen poliçelerden acenteyi çıkarmış olmasının akde aykırılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, acentelik sözleşmesi gereğince, acente tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin komisyona hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, hüküm fıkrasında asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, hükmedilen tutarların ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, temerrüt tarihlerinin tereddüte mahal vermeyecek ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kararda açıkça belirtilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Sigorta 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1719 E. 2014/6576 K.
Ortak:akde aykırılık · zeyilname · acentelik sözleşmesi · acente · sigorta sözleşmesi · acentelik · komisyon · avans faizi · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile «temlik» edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temdit edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline, birleşen davanın kabulü ile 249.460.79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline dair verilen karar davalı vekili …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Devlet destekli bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16452 E. 2014/5469 K.
Ortak:zeyilname · temerrüt tarihi · temerrüt
İncelediğiniz kararda2-Ancak, hüküm fıkrasında asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, hükmedilen tutarların ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, «temerrüt tarihlerinin» tereddüte mahal vermeyecek ve «infazda tereddüt» yaratmayacak şekilde kararda açıkça belirtilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile «temlik» edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta ettiren · sigorta poliçesi · yasal faiz · hasar · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davacının oluşan zararının 32.861,04 TL olduğu tespit edilmiş ise de; 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 numaralı poliçelerin iptal edilerek, «zeyilname» ile kayıt altına alındığı ve poliçe bedellerinin ise davacının hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen bu zeyilnamelerin iptal mahiyetinde olup, davacının beyanına istinaden düzenlendiği ve poliçe bedellerinin de iade edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile; 3.342,72 TL «hasar» bedelinin (tazminatın), «temerrüt tarihi» olan 11/08/2010 («son» hasat tarihi) tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte, davalı TARSİM A.Ş'den tahsili ile davacıya ödenmesine; bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Ancak her ne kadar davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen «zeyilnamede» “«sigorta ettirenin»/sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin başlangıcından itibaren iptal edildiği” belirtilmişse de davacının iptale yönelik böyle bir beyanı olduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi davacı da bu konuda beyanı olmadığını açıkça ifade etmiştir.
2-Dava, devlet destekli bitkisel ürün «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davaya konu 865789, 865741, 865647, 865696, 866009, 865990 ve 866019 poliçelerin davacının beyanı ile iptale edildiği gerekçesiyle, bu poliçe ile ilgili istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/864 E. 2020/3197 K.
Ortak:zeyilname · avans faizi
İncelediğiniz kararda2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, «zamanaşımı» itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet «zeyilnamenin» eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı «sigortacının sözleşmeye» aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile «temlik» edilen poliçelerden «acenteyi» çıkarmış olmasının «akde aykırılık» olarak nitelendirilmesi gerektiği, «acentelik sözleşmesi» gereğince, «acente» tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin «komisyona» hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile tahsiline; birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan Yapı Kredi Sigorta A.Ş. açısından zararın meydana geldiği dönemde «zeyilnamenin» düzenlenmiş olduğu ve zararın sigorta kapsamında kalmadığı anlaşılmakla bu davalı açısından davanın reddine, davalılardan Ar Yapı İnşaat A.Ş. açısından davacının a …
Merkez Bankasının kısa vadeli avansına uygulanan ve değişebilir «avans faizi» ile tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı Aryapı İnşaat A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1543 E. , 2013/17830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
BİRLEŞEN DAVA
İSTANBUL 34. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
2010/455 ESAS
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 34. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/10/2012 tarih ve 2011/152-2012/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında, müvekkili ile davalı arasında 18.01.1994 tarihinde acentelik sözleşmesi imzalandığını, dava dışı ... İnşaat A.Ş. tarafından yapılan ... Barajı ve HES İkmal İnşaatı işine ait 20.11.1996 ila 20.11.2002 tarihleri arasını kapsayan İnşaat ... Sigorta Poliçesi’nin düzenlenmesine müvekkilinin acente sıfatı ile aracılık ettiğini,...İnşaat Tic. San.AŞ. tarafından yapılan ... Barajı ve HES Tesisleri İnşaatı işine ait 08.01.1998 ila 08.01.2006 tarihleri arasını kapsayan İnşaat ... Sigorta Poliçesi’nin müvekkili şirket acenteliği kapsamında davalı şirket tarafından düzenlendiğini, ... Baraj İnşaatına ait poliçenin devamına ilişkin zeyilnamenin başka bir acente aracılığı ile ...
Barajına ilişkin poliçenin devamına ilişkin zeyilnamenin bizzat davalı ... şirketince düzenlendiğini, her iki poliçenin düzenlenmesi nedeniyle müvekkilinin hak kazandığı komisyonun ödenmediğini, poliçe düzenlenen firmaların müvekkilinin portföyünde olduğunu ileri sürerek, asıl davada şimdilik 10.000,00 TL’nin davacıya ödenmesi gereken tarihten itibaren avans faiziyle, birleşen davada 249.460,00 TL'nin 01.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının komisyon alacağı bulunmadığını, bulunsa dahi BK’nun 126. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, acentelik sözleşmesinin 38. maddesine göre, müvekkilinin acentenin faaliyet bölgesinde doğrudan doğruya veya başkaları aracılığı ile sigorta işlerini yürütme serbestisi olduğunu, acentenin bu gibi hallerde komisyon talep etmeye hakkı olmadığını, 50. maddeye göre, sigorta şirketinin acentenin yetkilerini kısıtlamak, sınırlamak yetkisi olduğunu, 26. maddeye göre acentenin faaliyet sahasında bulunan rizikolar için şirkete doğrudan iletilecek taleplerin şirketçe sonuçlandırılması halinde acentenin şirketten hiçbir hak talep edemeyeceğinin düzenlendiğini buna göre davacının alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 12.04.2010 tarih, 2018/13218 E. 2010/4078 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, dava konusu 2 adet zeyilnamenin eski poliçelerin temdit edilmesine, devamına ilişkin birer ek olup, zeyilnamelerin yeni poliçe gibi değerlendirilemeyeceği, davalı sigortacının sözleşmeye aykırı olarak tek taraflı tasarrufu ile temlik edilen poliçelerden acenteyi çıkarmış olmasının akde aykırılık olarak nitelendirilmesi gerektiği, acentelik sözleşmesi gereğince, acente tarafından teklif edilerek düzenlenmiş olan poliçelerin zeyilname ile temdit edilmesi halinde de acentenin komisyona hak kazanacağı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline;
birleşen davanın kabulü ile 249,460,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, hüküm fıkrasında asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, hükmedilen tutarların ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmiş ise de, temerrüt tarihlerinin tereddüte mahal vermeyecek ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde kararda açıkça belirtilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1031567300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz