Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/686 E. 2017/3187 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tam ziya↗ navlun bedeli↗ yemin teklifi↗ bedel iadesi↗ yemin delili↗ davanın konusu↗ navlun↗ ziya↗ müteselsil sorumluluk↗ yemin↗ zayi↗ tbk 99↗ taşıyıcı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının
gerektiği, malın adı geçene teslim edilmediği, davalının malın teslim ediliği kişinin adı geçenin çalışanı olduğunu savunmuş ise de bu savunmanın ispat edilemediği, tam ziyanın malların yok olması veya bir daha elde etme imkanı olmaksızın elden çıkması, özellikle kurtarılamayacak şekilde batması veya asli vasıflarının kaybolması olduğu, tam ziyadan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalının teslim aldığı malı alıcıya teslim etmekle yükümlü olup, tam ziya nedeniyle navlun bedelinin de iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın zayi olan mal bedeli 166.416,32 TL ile, nakliyat bedeli 6.878,76 TL yönünden kabulü ile toplam 173.295,08 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 917. ve TBK'nın 532. maddeleri itibariyle, davalı Barsan Global A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükmedilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, davalı taraf cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığından işbu davanın konusu talep yönünden yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yemin delili dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8902 E. 2010/205 K.
Ortak:müteselsil sorumluluk · taşıyıcı
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı «taşıyıcının» gerektiği, malın adı geçene «teslim» edilmediği, davalının malın teslim ediliği kişinin adı geçenin çalışanı olduğunu savunmuş ise de bu savunmanın ispat edilemediği, «tam ziyanın» malların yok olması veya bir daha elde etme imkanı olmaksızın elden çıkması, özellikle kurtarılamayacak şekilde batması veya asli vasıflarının kaybolması olduğu, tam ziyadan davalıların müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olduğu, davalının teslim aldığı malı alıcıya teslim etmekle yükümlü olup, tam ziya nedeniyle «navlun bedelinin» de iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın «zayi» olan mal bedeli 166.416,32 TL ile, nakliyat bedeli 6.878,76 TL yönünden kabulü ile toplam 173.295,08 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan m …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Barsan A.Ş.’nin «taşıyıcı» olduğunun davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle «husumet yokluğundan», diğer davalı yönünden «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde, «müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiş olup, her iki davalı yararına ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın g …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · dava sebebi · vekalet ücreti · zamanaşımı · husumet
Benzer bu kararda2- Mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, mümeyyiz davalı bakımından «zamanaşımı» nedeniyle, diğer davalı bakımından ise «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ve her iki davalı yönünden tek «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı Barsan A.Ş.’nin «taşıyıcı» olduğunun davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle «husumet yokluğundan», diğer davalı yönünden «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3/2. maddesinde, «müteselsilen sorumlu» olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret «sebebi» ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiş olup, her iki davalı yararına ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın g …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/4333 E. 2010/10412 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alacak davası · asıl alacak · vekalet ücreti · kesin hüküm
Benzer bu karardaDava dilekçesindeki istem itibariyle dava, «asıl alacak» 917.00 TL.'nin %20 faiziyle tahsili istemine ilişkin olup, HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL.'yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar 21.07.2004 hüküm tarihi itibariyle «kesin» olup, anılan miktar 01.01.2008 tarihi itibariyle 1.250.00 YTL’ye çıkarıldığı hususu dikkate alındığında, talep edilen miktara göre hükmün temyizi kabil kararlardan …
… ve buna hükmedilmediğini belirttiği, davacının bu talebinin yerinde olduğu kabul edilerek, Kooperatif Genel Kurul Kararları da incelenerek dava tarihinden itibaren «asıl alacak» olan 917.00 TL'ye faiz uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmemesi, 3-Ayrıca dava dilekçesi ve kabul edilen değer dikkate alınarak davacı lehine ...Ü.T gereği nisbi «vekalet ücretine» hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/686 E. , 2017/3187 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 11/09/2015 tarih ve 2014/941-2015/1067 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Nijer’de bulunan bir müşterisine bu ülkede teslim edilmek üzere deniz yolu 166.416,32 TL bedelinde mal gönderdiğini, malı teslim alacak müşterinin bedelini teslim akabinde ödeyeceğini, müvekkilinin davalı ... şirketince sigortalanan malı 6.878,76 TL taşıma bedeli karşılığı 07/5/2013 tarihli navlun sözleşmesi ile diğer davalıya teslim ettiğini, davalı taşıyanın malı alıcıya teslim etmesi gerekirken malın teslimi yapılmadığı gibi, akıbetinin de bilinmediğini, tam ziya nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 166.416,32 TL fiili zararın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, taşıma bedeli olan 6.878,76 TL’nin davalı faiziyle, kar ve zaman kaybı nedeniyle uğranılan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin davalı faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı . vekili, taşıma konusu malların 25/07/2013 tarihinde alıcı firmaya teslim edildiğini, buna ilişkin belge ve e-maillerin bulunduğunu, teslimden sonra meydana gelen ziyadan müvekkilinin sorumlu olmadığını, navlun bedeli dava dışı şirkete ödendiğinden bu bedelin müvekkilinden talep edilmeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyıcının
gerektiği, malın adı geçene teslim edilmediği, davalının malın teslim ediliği kişinin adı geçenin çalışanı olduğunu savunmuş ise de bu savunmanın ispat edilemediği, tam ziyanın malların yok olması veya bir daha elde etme imkanı olmaksızın elden çıkması, özellikle kurtarılamayacak şekilde batması veya asli vasıflarının kaybolması olduğu, tam ziyadan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalının teslim aldığı malı alıcıya teslim etmekle yükümlü olup, tam ziya nedeniyle navlun bedelinin de iade edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın zayi olan mal bedeli 166.416,32 TL ile, nakliyat bedeli 6.878,76 TL yönünden kabulü ile toplam 173.295,08 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve TTK'nın 917. ve TBK'nın 532. maddeleri itibariyle, davalı Barsan Global A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dava, deniz taşımasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece hükmedilen bedelin davalılardan tahsiline karar verilmiş ise de, davalı taraf cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayandığından işbu davanın konusu talep yönünden yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yemin delili dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359458600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz