Bozma ilamına uyan mahkeme, ilamda belirtilen tüm hususları araştırmalıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15771 E. 2017/3040 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bozma ilamına uyan mahkeme, bozma ilamının kapsamındaki tüm hususları araştırıp değerlendirmekle yükümlüdür; ilamda belirtilen eksiklikler bilirkişi raporunda ve gerekçede tartışılıp giderilmeden, eksik inceleme ile yeniden karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Bozma ilamına uyulmasına rağmen ilamda belirtilen hususların araştırılmaması → kabul
İddia: Davacı, davalı şirketin 2005 yılı mali tablolarının hesaplama sisteminin yıl içinde kendisine daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek genel kurul kararının iptalini ve kâr payı farkının tahsilini istemiştir.
Gerekçe: Mahkeme önceki bozma ilamına uymuş; ilam, hisse satış sözleşmesi ile ihale şartnamesi ve ilgili tebliğ ve yazıların getirtilerek incelenmesini, tebliğ değişikliğinin yürürlük tarihinin araştırılmasını, şirketin ilk üç ara dönemde benimseyip kamuya açıkladığı hesaplama şeklini son dönemde hangi zorunlu nedenlerle değiştirdiğinin değerlendirilmesini, işlemin sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının incelenmesini ve tebliğe aykırılık iddiasıyla idare mahkemelerinde açılan davaların kesinleşmesinin beklenerek bunların işbu davaya etkisinin değerlendirilmesini gerektirmiştir. Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporu ile mahkeme gerekçesinde, ilamda belirtilen bu hususlarda bir değerlendirme ve tartışma yapılmamıştır. Uyulan bozma ilamı doğrultusunda, idari yargı davalarının sonucu da dikkate alınarak ilamda belirlenen eksik hususlar çerçevesinde uyuşmazlık tartışılıp değerlendirilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Bozma ilamına uyan mahkemenin, ilamda gösterilen bütün araştırma ve değerlendirme noktalarını (bekletici idari yargı davaları dahil) karşılamak zorunda olduğu; bunlar tartışılmadan eksik incelemeyle karar verilemeyeceği yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozmaya uyma↗ bozma ilamının kapsamı↗ eksik inceleme↗ bekletici mesele↗ kâr payı farkı↗ sözleşmenin nisbiliği↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kâr dağıtım kararının iptali sonrası kâr payı belirleme yetkisinin genel kurulda olması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5946 E. 2023/338 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaUyuşmazlık, «genel kurul kararının iptali» ve kâr «payı» farkının tahsili istemine ilişkindir.
-
Yıl içinde raporlama standardını değiştirerek kâr payını düşürme denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1319 E. 2010/12257 K.
Ortak:eksik inceleme · Kar Payı Alacağı
İncelediğiniz kararda… aha önce verilen davanın reddi kararı Dairemizin sayılı ilamıyla bozulmuş olup, mahkemenin kararı davacı ile dava dışı . arasında imzalanan 27.02.2006 tarihli hisse «satış sözleşmesi» ile ihale şartnamesinin ve SPK’nın 05.05.2006 tarih ve 7484, 08.05.2006 tarih ve 7577 sayılı yazıları ile davalı vekilinin beyanında geçen 15.08.2006 tarihli yazılarının dosyaya getirtilerek incelenmesi, sayılı tebliği ile 25 sayılı tebliğe eklenen Ek 1. maddenin ne zaman yürürlüğe girdiğinin araştırılması, davalı şirketin 2005 yılı ilk üç «ara» döneminde benimsediği ve kamuya açıkladığı hesaplama şeklini hangi zorunlu nedenlerle dördüncü ve «son» dönemde değiştirdiğinin değerlendirilmesi, davalı şirketin tüm bu işlemleri yapmasının mümkün veya sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığının incelenmesi, davalı şirketin dava konusu işleminin 25 numaralı tebliğe aykırı olduğuna ve yeniden düzenlenmesi gerektiğine dair kararlarının iptali için açılan davalarda idare mahkemelerince verilecek kararların kesinleşmesinin beklenerek işbu davayı nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi ve gerekirse farklı bir bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılması gerekçeleriyle «eksik inceleme» nedeniyle bozulmuştur.
Bu nedenlerle uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece genel kurul kararının yasaya ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle anılan istemin reddine karar verilmişse de, verilen karar «eksik incelemeye» ve hatalı tespitlere dayanmaktadır.
… ptırılarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin 30.03.2006 tarihli «genel kurul kararının iptali» ve bu toplantıda eksik hesaplandığı ileri sürülen (35.673.249) TL kâr «payı» fark tutarının tahsili istemlerine ilişkindir.
Burada öncelikle davacının «genel kurul kararının iptali» isteminin incelenmesi gerektiği açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2839 E. 2017/1750 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta poliçesi · dahili dava
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ihale şartnamesindeki yeni değer hükmünün Yangın Sigortası Genel Şartları’nın B.5.1 maddesindeki düzenleme uyarınca «sigorta poliçesine» «dahil» edildiğine dair açık hüküm bulunmamasına göre, davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15552 E. 2013/970 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15771 E. , 2017/3040 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 26/06/2015 tarih ve 2011/551-2015/567 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki % 46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6. maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3, 6 ve 9. ayları mali tablolarının sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak - 30 Eylül 2005 dönem kârı (347.294.543) TL olarak açıklanmışken, 12 aylık mali tablolarının hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının (193.392.407) TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek, 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, (35.673.249) TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin hisselerini devralan ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini, aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
. vekili davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalının 31.12.2005 tarihli bilançosunu göre düzenlemesinin tebliğine uygun olduğu, 2005 yılı mali tablolarının göre düzenlenemeyeceğine ilişkin sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, bağımsız denetimden geçmiş 2005 yılı mali tablolarına ilişkin kâr payı dağıtımının mevzuatına uygun olarak yapılmış olduğu, genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davacının üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi olarak sözleşmenin karşı yanı için bağlayıcı olacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı için söz konusu sözleşme hükmünün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, davalıya karşı sadece şirket ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak genel kurul kararının yasa, ./..
anasözleşme ve iyiniyet kaidelerine aykırılığı ileri sürülerek talepte bulunulabileceği ve bu şartların mevcut olmadığı, davacının, bir mağduriyeti söz konusu ise bunu “akidi nezdinde” araması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptali ve bu toplantıda eksik hesaplandığı ileri sürülen 35.673.249 TL kâr payı farkının tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, daha önce verilen davanın reddi kararı Dairemizin sayılı ilamıyla bozulmuş olup, mahkemenin kararı davacı ile dava dışı . arasında imzalanan 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesi ile ihale şartnamesinin ve SPK’nın 05.05.2006 tarih ve 7484, 08.05.2006 tarih ve 7577 sayılı yazıları ile davalı vekilinin beyanında geçen 15.08.2006 tarihli yazılarının dosyaya getirtilerek incelenmesi, sayılı tebliği ile 25 sayılı tebliğe eklenen Ek 1. maddenin ne zaman yürürlüğe girdiğinin araştırılması, davalı şirketin 2005 yılı ilk üç ara döneminde benimsediği ve kamuya açıkladığı hesaplama şeklini hangi zorunlu nedenlerle dördüncü ve son dönemde değiştirdiğinin değerlendirilmesi, davalı şirketin tüm bu işlemleri yapmasının mümkün veya sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının incelenmesi, davalı şirketin dava konusu işleminin 25 numaralı tebliğe aykırı olduğuna ve yeniden düzenlenmesi gerektiğine dair kararlarının iptali için açılan davalarda idare mahkemelerince verilecek kararların kesinleşmesinin beklenerek işbu davayı nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi ve gerekirse farklı bir bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılması gerekçeleriyle eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulduktan sonra yeni bir bilirkişi raporu alınmış ve alınan heyet raporuna göre karar verilmiştir. Bozmadan sonra alınan bilirkişi raporunda tarafından 21.12.2004 tarihinde yayımlanan ve yürürlüğe giren sayılı tebliğ ile sayılı tebliğde yapılan değişiklik sonucunda dileyen işletmelerin göre 2004 ve diğer yılların mali tablolarını düzenleyebilmesine izin verilmiş olması nedeniyle davalıya hitaben yazdığı cevabi yazının sayılı Tebliğine ve davalı şirketin 31.12.2005 tarihli bilançosunu göre düzenlemesinin de SPK Tebliğlerine uygun olduğu belirtilmiştir. Ancak bozma ilamında belirtilen hususlarda gerek bilirkişi raporunda gerek mahkeme kararının gerekçesinde bir değerlendirme ve tartışma yapılmamıştır.
Bu nedenlerle uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/359093000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz