Kâr dağıtım kararının iptali sonrası kâr payı belirleme yetkisinin genel kurulda olması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5946 E. 2023/338 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İyi niyet kurallarına aykırı kâr dağıtım genel kurul kararı iptal edilir; iptalle birlikte dağıtım kararı hükümsüz hale geldiğinden kâr payını belirleme yetkisi münhasıran genel kurula ait olup, mahkeme genel kurulun yerine geçerek kâr payı belirleyemez; bu nedenle kâr payı farkı alacağı talebi konusuz kalır.
Ele alınan sorunlar
İyi niyet kurallarına aykırı kâr dağıtımı genel kurul kararının iptali → kabul
İddia: Davacı, hesaplama sisteminin (SPK tebliğinden UFRS'ye) yıl içinde daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini, 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının kabulüne ilişkin genel kurul kararının iptalini istemiştir.
Gerekçe: Davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurulunda 2005 yılı bilançosu ve kâr-zarar hesaplarının tasdiki ile kâr taksim ve tevziine ilişkin karar, iyi niyet kurallarına uygun düşmediğinden iptali gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Kâr payı fark tutarı alacağı talebi (iptal sonrası konusuz kalma) → tartışılmadı
İddia: Davacı, 2005 yılı kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir.
Gerekçe: Kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle, alınan kâr payı dağıtım kararı hükümsüz hale gelir; kâr payını belirleme yetkisi genel kurula ait olduğundan, şirket genel kurulunun yeniden toplanarak kâr payını belirlemesi gerekir ve mahkeme şirket (genel kurul) yerine geçerek kâr payını belirleyemez. Bu nedenle kâr payı fark tutarı alacağı talebi konusuz kalmıştır; karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kâr dağıtım kararı iptal edildikten sonra kâr payını belirleme yetkisinin genel kurula ait olduğu ve mahkemenin bunun yerine geçemeyeceği; dolayısıyla kâr payı farkı alacağının konusuz kalacağı yönünden emsaldir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı dağıtımı↗ genel kurul kararının iptali↗ kâr payı belirlemede genel kurulun münhasır yetkisi↗ konusuz kalma↗ sözleşmenin nispiliği↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yıl içinde raporlama standardını değiştirerek kâr payını düşürme denetimi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1319 E. 2010/12257 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık, «genel kurul kararının iptali» ve kâr «payı» farkının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şirketin 30.03.2006 tarihli «genel kurul kararının iptali» ve bu toplantıda eksik hesaplandığı ileri sürülen (35.673.249) TL kâr «payı» fark tutarının tahsili istemlerine ilişkindir.
Burada öncelikle davacının «genel kurul kararının iptali» isteminin incelenmesi gerektiği açıktır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece genel kurul kararının yasaya ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle anılan istemin reddine karar verilmişse de, verilen karar «eksik incelemeye» ve hatalı tespitlere dayanmaktadır.
… ptırılarak, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda açıklanan şekilde tartışılıp değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Bozma ilamına uyan mahkeme, ilamda belirtilen tüm hususları araştırmalıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15771 E. 2017/3040 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · sözleşmenin nisbiliği
Benzer bu kararda… ğu, 2005 yılı mali tablolarının göre düzenlenemeyeceğine ilişkin sözleşmede bir hüküm bulunmadığı, bağımsız denetimden geçmiş 2005 yılı mali tablolarına ilişkin kâr «payı dağıtımının» mevzuatına uygun olarak yapılmış olduğu, «genel kurul kararının iptali» koşullarının oluşmadığı, davacının «üçüncü kişi» ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin «sözleşmelerin nisbiliği ilkesi» olarak sözleşmenin karşı yanı için bağlayıcı olacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı için söz konusu sözleşme hükmünün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, davalıya karşı sadece şirket ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak genel kurul kararının yasa, ./.. anasözleşme ve «iyiniyet» kaidelerine aykırılığı ileri sürülerek talepte bulunulabileceği ve bu şartların mevcut olmadığı, davacının, bir mağduriyeti söz konusu ise bunu “akidi nezdinde” ar …
… aha önce verilen davanın reddi kararı Dairemizin sayılı ilamıyla bozulmuş olup, mahkemenin kararı davacı ile dava dışı . arasında imzalanan 27.02.2006 tarihli hisse «satış sözleşmesi» ile ihale şartnamesinin ve SPK’nın 05.05.2006 tarih ve 7484, 08.05.2006 tarih ve 7577 sayılı yazıları ile davalı vekilinin beyanında geçen 15.08.2006 tarihli yazılarının dosyaya getirtilerek incelenmesi, sayılı tebliği ile 25 sayılı tebliğe eklenen Ek 1. maddenin ne zaman yürürlüğe girdiğinin araştırılması, davalı şirketin 2005 yılı ilk üç «ara» döneminde benimsediği ve kamuya açıkladığı hesaplama şeklini hangi zorunlu nedenlerle dördüncü ve «son» dönemde değiştirdiğinin değerlendirilmesi, davalı şirketin tüm bu işlemleri yapmasının mümkün veya sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığının incelenmesi, davalı şirketin dava konusu işleminin 25 numaralı tebliğe aykırı olduğuna ve yeniden düzenlenmesi gerektiğine dair kararlarının iptali için açılan davalarda idare mahkemelerince verilecek kararların kesinleşmesinin beklenerek işbu davayı nasıl etkileyeceğinin değerlendirilmesi ve gerekirse farklı bir bilirkişi heyeti aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılması gerekçeleriyle «eksik inceleme» nedeniyle bozulmuştur.
Bu nedenlerle uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ve değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2948 E. 2023/6654 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf başvurusunun reddi · pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… reddine esas alınan markanın sicildeki maliki olduğunu, dava sonucunda verilecek kararın, marka sahibi şirketin marka haklarını doğrudan etkileyeceğinden kendisine «husumet» yöneltiklerini, dolayısıyla davalı şirketin «pasif husumet ehliyetinin» bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının davalı şirket yönünden kaldırılmasına ve bu yönden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki Türk Patent Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı kuruma yönetilen davanın kabulü ile 2019-M-7108 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirkete yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı kuruma yönetilen davanın kabulü ile 2019-M-7108 sayılı YİDK kararının iptaline, davalı şirkete yöneltilen davanın «pasif husumet yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin «iltibasa» yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının gerektiği, "Ataer madencilik+şekil" ibareli dava konusu başvuru ile redde mesnet 2006/33659 sayılı "Ataer" ibareli marka arasında bu anlamda bir benzerlik bulunmadığı gibi marka kapsamlarının da aynı kanun maddesi anlamında benzer olmadıkları, dava konusu başvuruya anılan madde kapsamında «ayırt ediciliğin» sağlandığı, davanın marka tescil başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi uyarınca reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, bu türden davalarda, redde mesnet marka sahibine «husumet» yöneltilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile «istinaf başvurularının reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5946 E. , 2023/338 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kabul-Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulüne, alacak talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili, duruşma istemi olmaksızın davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... ile Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Özelleştirme Yüksek Kurulunun 01.12.2005 tarih ve 140 sayılı kararına istinaden müvekkilinin davalı şirketteki %46,12 oranındaki hissesi, müvekkili ile dava dışı Ataer Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşme ile anılan şirkete devredildiğini, ihale şartnamesinin 25.14 ve 27.02.2006 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6 ncı maddeleri uyarınca davalı şirketin 2005 yılı kâr payının müvekkiline ait olacağını, davalı şirketin 2005 yılı 3, 6 ve 9 uncu ayları mali tablolarının Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) Seri=XI No=25 sayılı tebliğine göre hazırlanıp 01 Ocak - 30 Eylül 2005 dönem kârı 347.294.543,00 TL olarak açıklanmışken, 12 aylık mali tablolarının Uluslararası Finansal Raporlama Standardı'na göre (UFRS) hazırlanıp 01 Ocak-31 Aralık 2005 dönemi net kârının 193.392.407,00 TL olarak açıklandığını, 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar hesaplarının müvekkilinin muhalefetine rağmen 30.03.2006 tarihli genel kurul toplantısında kabul edildiğini, hesaplama sisteminin yıl içinde müvekkiline daha az kâr payı ödenmesi amacıyla değiştirildiğini ileri sürerek 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptalini, 35.673.249,00 TL kâr payı fark tutarının temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin hisselerini devralan Ataer A.Ş'nin ihale bedelini ödemek için bir kısmı yabancı bankalardan olmak üzere kredi kullandığını, bu nedenle mali tabloların UFRS sistemine uygun şekilde hazırlamak zorunda olduğunu, SPK tarafından da 07.03.2006 tarih 3483 sayılı yazı ile müvekkilinin 2005 yılı mali tablolarının SPK'nın Seri=XI No=25 sayılı tebliği yerine UFRS sistemine göre hazırlanmasına izin verildiğini, aslında yürürlükteki mevzuat uyarınca böyle bir iznin alınmasının zorunlu da olmadığını, UFRS sisteminin şirketlerin yararına olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.T. Kalkınma Bankası A.Ş. vekili; davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 26.06.2015 tarih, 2011/551 E. ve 2015/567 K. sayılı kararı ile davalının 31.12.2005 tarihli bilançosunu UFRS'na göre düzenlemesinin SPK tebliğine uygun olduğu, genel kurul kararının iptali koşullarının oluşmadığı, davacının üçüncü kişi ile yapmış olduğu sözleşme hükümlerinin sözleşmelerin nisbiliği ilkesi olarak sözleşmenin karşı yanı için bağlayıcı olacağı, sözleşmenin tarafı olmayan davalı için söz konusu sözleşme hükmünün bağlayıcılığından söz edilemeyeceği, davalıya karşı sadece şirket ortaklığından kaynaklanan haklara dayalı olarak genel kurul kararının kanun, anasözleşme ve iyiniyet kaidelerine aykırılığı ileri sürülerek talepte bulunulabileceği ve bu şartların mevcut olmadığı, davacının, bir mağduriyeti söz konusu ise bunu akidi nezdinde araması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.05.2017 tarih, 2015/15771 E. ve 2017/3040 K. sayılı kararı ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda idari yargı davalarının sonucu dikkate alınarak ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bozma ilamında belirlenen eksik hususlar çerçevesinde tartışılarak değerlendirilmesi, gerektiğinde buna ilişkin yeniden uzman bir heyetten bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verilmesinin doğru olmadığına işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptale konu davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurulu gündeminin 4 üncü maddesinde alınan “2005 yılı bilançosu ve kâr-zarar hesaplarının tasdiki” ile aynı madde içerisinde müteakiben alınan “2005 yılı kârının taksim ve tevzii konusunda 150.581.650,00 YTL dağıtılabilir net dönem kârı üzerinden (1. bendinde alınan ) “şirket hissedarlarına 1. temettü olarak "061 oranında olmak üzere 91.854.806,00 YTL'nin SPK mevzuatı esaslarına göre dağıtılmasına” ilişkin genel kurul kararının; iyi niyet kurallarına uygun düşmediği gerekçesiyle davanın genel kurul kararının iptali talebi yönünden kabulü ile davalı şirketin 30.03.2006 tarihli genel kurul kararının iptaline, kar payı fark tutarı alacağı yönünden ise kâr payı dağıtımına ilişkin genel kurul kararı iptal edilmekle alınan kar payı dağıtım kararının hükümsüz hale geldiği, şirket genel kurulunun yeniden genel kurul toplantısı yaparak kâr payını belirlemesi gerektiği, mahkemece şirket yerine geçerek bu hususta karar verilemeyeceği gerekçesiyle kâr payı fark tutarı alacağı yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; temettü alacaklarının da hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının kâr payına yönelik taleplerinin tefrik edilmesi gerektiğini, 31.12.2005 tarihli bilançonun UFRS'na göre düzenlemesinin SPK tebliğine aykırı olmadığını, gerekçenin çelişkiler içerdiğini, dosyadaki önceki tarihli bilirkişi raporları ile uzman görüşlerinin hep birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali ve kâr payı farkının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 327 inci, 360 ıncı ve devamı maddeleri ile 539 uncu maddesi, SPK'nın Seri XI, No: 25 sayılı “Sermaye Piyasalarında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliği, SPK'nın Seri: XI, No: 27 sayılı Sermaye Piyasasında Muhasebe Standartları Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği,
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin birdiğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine,
Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/885055700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz