Montreal konvansiyonu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/930 E. 2017/1456 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
montreal konvansiyonu↗ taşıma sözleşmesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ yasal faiz↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Sivil Havacılık Yönetmeliği gereğince yolcuları olan davacılara gereken ikramları ve ödemesi gereken meblağı sunduğu ancak davacılar tarafından kabul edilmediği, yönetmelik gereğince davacıların davalı firma tarafından aynı gün içinde ve üç saat sonra mevcut ilk uçuşla ... […]O.'dan yeni bir bilet temin edilerek ...'e gönderildikleri, uçuşun 20:10 yerine 23:00'da gerçekleştiği, davalının sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, maddi tazminat davasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.790,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, dönüş biletlerinin fazla satıldığından anılan saatte sefere kabul edilmediklerini ileri sürerek 6102 sayılı TTK m. 914/2 ve 3 uyarınca bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan Kanun'un 852. maddesi uyarınca deniz, demir ve hava yoluyla taşıma ile posta idaresine ilişkin özel hükümler saklıdır. Bu hususta özel Kanun olan 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu'nun 2. ve 106. maddelerine göre hava yolu ile ... içinde ve ... dışında yapılacak taşımalarda bu Kanun'da hüküm bulunmadıkça Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde ise Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiştir. 14/04/2009 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 5866 sayılı Kanun ile onaylanan 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na Türkiye, 26/03/2011 tarihinde taraf olmuştur. Yani somut uyuşmazlık bakımından öncelikle 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12559 E. 2018/4019 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · taşıma senedi · sınırlı sorumluluk · ilamsız icra takibi · zayi · işlemiş faiz · taşıyıcı · asıl alacak
Benzer bu karardaİcra Müdürlüğünün 2014/11514 esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile 947,29 TL «asıl alacak» 46,98 «işlemiş faiz» ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari «temerrüt», «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, davacının sigortalısına yaptığı «hasar» ödemesinin rücuen «taşıyıcıdan» tahsili amacıyla yapılan «ilamsız icra takibine» yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak, gerek 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu 126. maddesi gerekse Montreal Konvansiyonu 25. maddesi ve devamı hükümler uyarınca, «taşıyıcının» sınırsız sorumlu olacağı hususlar düzenlenmiş olup, buna göre, taşıyıcının veya adamlarının zarar vermek kastı ile veya zararın doğması ihtimali olduğunu bilerek dikkatsizce yaptıkları bir hareket veya ihmal sonucunda meydana gelen zararlarda, öngörülen «sorumluluk sınırlarının» uygulanmayacağı belirlenmiştir.
… ağmen 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu 106. ve 124. maddesi gereği taraflar arasında Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı tarafın «zayi» olan kargo nedeniyle sorumlu olduğu ancak sorumluluğunun zararın tamamı ile değil, Montreal Konvansiyonu uyarınca kargonun ağırlığına göre hesaplanması gerektiği g …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/930 E. , 2017/1456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2015 tarih ve 2013/1433-2015/613 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 14/10/2013 tarihli ...-... gidiş, 19/10/2013 tarihli ...-... dönüş biletlerini davalıdan satın aldıklarını, 14/10/2013 tarihinde ...'e gittiklerini, fakat ...'den ...'a dönüşte davalının 19/10/2013 tarihli XQ9228 sefer sayılı ve kalkış saati 21:50 olan ...-... uçuşu için davacıları fazla bilet satışı sebebiyle sefere kabul etmediklerini, bu konuda tutanak düzenlendiğini, davacıların mağdur olduklarını, uçuşun ertesi gün yapıldığını, bu durum sonucunda manevi çöküntü nedeniyle davacıların kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.790,76 TL maddi tazminatın ve 20.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Sivil Havacılık Yönetmeliği gereğince yolcuları olan davacılara gereken ikramları ve ödemesi gereken meblağı sunduğu ancak davacılar tarafından kabul edilmediği, yönetmelik gereğince davacıların davalı firma tarafından aynı gün içinde ve üç saat sonra mevcut ilk uçuşla ... […]O.'dan yeni bir bilet temin edilerek ...'e gönderildikleri, uçuşun 20:10 yerine 23:00'da gerçekleştiği, davalının sorumluluklarını yerine getirdiği, bu sebeple manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, maddi tazminat davasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.790,76 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline, manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, hava yolu ile yolcu taşıma sözleşmesinden kayanaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, dönüş biletlerinin fazla satıldığından anılan saatte sefere kabul edilmediklerini ileri sürerek 6102 sayılı TTK m. 914/2 ve 3 uyarınca bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminat ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece bilet bedelinin üç katı tutarında maddi tazminata, manevi tazminat yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, anılan Kanun'un 852. maddesi uyarınca deniz, demir ve hava yoluyla taşıma ile posta idaresine ilişkin özel hükümler saklıdır. Bu hususta özel Kanun olan 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu'nun 2. ve 106. maddelerine göre hava yolu ile ... içinde ve ... dışında yapılacak taşımalarda bu Kanun'da hüküm bulunmadıkça Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası anlaşma hükümleri ve bu anlaşmalarda da hüküm bulunmadığı hallerde ise Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiştir.
14/04/2009 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan ve 5866 sayılı Kanun ile onaylanan 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na Türkiye, 26/03/2011 tarihinde taraf olmuştur. Yani somut uyuşmazlık bakımından öncelikle 2920 sayılı Sivil Havacılık Kanunu ve 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu'na göre bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmeyip kararın davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/356826100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz