Ttk 1472
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/11410 E. 2014/18217 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 1472↗ varşova konvansiyonu↗ nakliyat emtia sigortası↗ eksper raporu↗ sigorta tazminatı↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalı şirketin yabancı şirketten satın aldığı emtianın taşımadan önce davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, sigortalı emtiaların ABD'den Türkiye'ye taşınmasının davalı hava yolu şirketleri tarafından yapıldığı, bir kısım sigortalı malların hasara uğraması üzerine davacının ekspertiz raporu sonucu sigortalı şirkete 23/12/2009 tarihinde 8.027,08 TL ödediği, sorumluluğa ilişkin uyuşmazlığın Varşova Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği, kısmi hasarın davalı taşıyıcıya usulüne uygun ihbar edildiğinin kabulü gerektiği, hasara uğrayan emtia ağırlığının 30 kg olarak tespit edildiği, Varşova Konvansiyonu'nun 22/2. maddesine göre kg başına 17 özel çekme talep edilebilme hakkının bulunduğu, bu durumda davacının 1.750,93 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.750,93 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının zararını karşılayarak haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin, sigorta tazminatını sigortalısına ödediği tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece faiz başlangıcının talep gibi ödeme tarihi olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4280 E. 2011/15506 K.
Ortak:taşıyıcı
İncelediğiniz kararda… hkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalı şirketin yabancı şirketten satın aldığı emtianın taşımadan önce davacı tarafından «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, sigortalı emtiaların ABD'den Türkiye'ye taşınmasının davalı hava yolu şirketleri tarafından yapıldığı, bir kısım sigortalı malların «hasara» uğraması üzerine davacının «ekspertiz raporu» sonucu sigortalı şirkete 23/12/2009 tarihinde 8.027,08 TL ödediği, sorumluluğa ilişkin uyuşmazlığın Varşova Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği, kısmi hasarın davalı «taşıyıcıya» usulüne uygun «ihbar» edildiğinin kabulü gerektiği, hasara uğrayan emtia ağırlığının 30 kg olarak tespit edildiği, Varşova Konvansiyonu'nun 22/2. maddesine göre kg başına 17 özel çekme talep edilebilme hakkının bulunduğu, bu durumda davacının 1.750,93 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.750,93 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu madde uyarınca «taşıyıcıya» verilirken varış yerindeki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunulmadıkça ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemedikçe «taşıyıcının sorumluluğu» kilogram başına 17 özel çekme hakkı ile sınırlıdır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırı · hava taşıması · geç teslim · taşıyıcının sorumluluğu · gerçek zarar · kâr kaybı · teslim
Benzer bu karardaDava, hava yolu ile yapılan taşıma sırasında bagajın «geç teslimi» ve içerisinden eşya «kaybı» nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
… kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, davaya konu taşımada davalının sorumluluk üst sınırının 23.206,80 USD olduğu ve bu miktarın altında kalan «gerçek zararın» tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.326 USD’nin BK 83. maddesi uyarınca davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin ise bozma kapsamı dışı …
Mahkemece uyulan Dairemizin bozma ilamında da belirtildiği üzere uyuşmazlık, ABD’den İstanbul’a bagaj taşımasından kaynaklanmakta olup, olaya uygulaması gereken Varşova Konvansiyonu’nun 19. maddesi hükmüne göre «taşıyıcı», «hava taşımasındaki» yolcu, bagaj veya eşyanın gecikmesinden doğan zarardan sorumludur.
Gecikme halinde «taşıyıcının sorumlu» olduğu miktarın nasıl belirleneceği ise, Varşova-Lahey Protokolünün 4 Sayılı Montreal Protokolü ile değişik 22. maddesinde düzenlenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12788 E. 2013/22333 K.
Ortak:taşıyıcı · ihbar
İncelediğiniz kararda… hkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalı şirketin yabancı şirketten satın aldığı emtianın taşımadan önce davacı tarafından «nakliyat emtia sigorta poliçesi» ile sigortalandığı, sigortalı emtiaların ABD'den Türkiye'ye taşınmasının davalı hava yolu şirketleri tarafından yapıldığı, bir kısım sigortalı malların «hasara» uğraması üzerine davacının «ekspertiz raporu» sonucu sigortalı şirkete 23/12/2009 tarihinde 8.027,08 TL ödediği, sorumluluğa ilişkin uyuşmazlığın Varşova Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği, kısmi hasarın davalı «taşıyıcıya» usulüne uygun «ihbar» edildiğinin kabulü gerektiği, hasara uğrayan emtia ağırlığının 30 kg olarak tespit edildiği, Varşova Konvansiyonu'nun 22/2. maddesine göre kg başına 17 özel çekme talep edilebilme hakkının bulunduğu, bu durumda davacının 1.750,93 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.750,93 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı ihbar · ihbar süresi · geç teslim · kötüniyet · ibraz · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, davacının «yazılı ihbarının» «ihbar süresi» geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, «taşıyıcının» «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını «ibraz» etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile «taşıyıcı» aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle «ihbar süresi» içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı «yazılı ihbarın» 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının «kötüniyetinin» iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «geç teslimden» doğan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekili tarafından «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/11410 E. , 2014/18217 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2014 tarih ve 2011/248-2014/6 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yolu ile davalı ... Hava Yolları ve Taş A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Biyomedikal Cihazlar ve Sarf Malzemeleri Tic. Ltd. Şti. tarafından yurtdışında bulunan bir firmadan satın alınan laboratuvar malzemesinin müvekkili şirketçe nakliyat emtia sigortası ile güvence altına alındığını, sigortalı eşyanın ABD'den Türkiye'ye taşınması işinin davalı havayolu firmaları eliyle yapıldığını, taşıma sonunda bir kısım malların ikinci davalı havayolu firmasının antreposuna bırakıldığında zarar gördüğünün tespit edildiğini, sigortalı mallara ilişkin olarak davalı antrepo görevlisinin de katılımı ile 01.10.2009 ve 02.10.2009 tarihli rezerve tutanaklarının imzalandığını, poliçe genel şartları çerçevesinde sigortalı şirkete 8.027,08 TL ödendiğini, taşıyanın eksiksiz bir şekilde taşınan eşyayı varma yerine teslim ile yükümlü olduğunu, bu aşamadaki her türlü ziya ve hasardan sorumlu olduğunu ileri sürerek sigortalı şirkete ödenen tazminatın 23.12.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen rücuan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı sigortalı şirketin yabancı şirketten satın aldığı emtianın taşımadan önce davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, sigortalı emtiaların ABD'den Türkiye'ye taşınmasının davalı hava yolu şirketleri tarafından yapıldığı, bir kısım sigortalı malların hasara uğraması üzerine davacının ekspertiz raporu sonucu sigortalı şirkete 23/12/2009 tarihinde 8.027,08 TL ödediği, sorumluluğa ilişkin uyuşmazlığın Varşova Sözleşmesi'nin 18/2. maddesine göre çözümlenmesi gerektiği, kısmi hasarın davalı taşıyıcıya usulüne uygun ihbar edildiğinin kabulü gerektiği, hasara uğrayan emtia ağırlığının 30 kg olarak tespit edildiği, Varşova Konvansiyonu'nun 22/2.
maddesine göre kg başına 17 özel çekme talep edilebilme hakkının bulunduğu, bu durumda davacının 1.750,93 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.750,93 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının zararını karşılayarak haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin, sigorta tazminatını sigortalısına ödediği tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla mahkemece faiz başlangıcının talep gibi ödeme tarihi olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 1. fıkrasındaki “karar tarihinden” ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine “ödeme tarihi olan 23.12.2009 tarihinden” ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 94,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358619000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz