Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/12788 E. 2013/22333 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yazılı ihbar↗ ihbar süresi↗ varşova konvansiyonu↗ geç teslim↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ kötüniyet↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile taşıyıcı aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle ihbar süresi içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı yazılı ihbarın 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının kötüniyetinin iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geç teslimden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının yazılı ihbarının ihbar süresi geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, taşıyıcının kötüniyetinin iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını ibraz etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, davacı vekili tarafından ibraz edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2288 E. 2010/4014 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin devri · ihtarname
Benzer bu kararda… rici sebeplere, şirket hisse devir bedelinin 08.11.2005 tarihli sözleşmede nakit olarak kararlaştırılıp bedelin peşin ödendiği belirtilmiş ise de 14.11.2005 tarihli «sözleşmede devrin», bilöbedel yapılacağının kararlaştırılmış olmasına ve tarafların devir esnasında yaptıkları yazışmalar ile karşılıklı olarak gönderdikleri «ihtarnameler» kapsamına göre davacının bedeli ödediğinin mevcut delillerle ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ih …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/12788 E. , 2013/22333 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.01.2011 tarih ve 2010/563-2011/20 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.12.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Frankfurt’ta yapılacak olan fuara katılmak üzere hazırlık yaptığını, fuarda kullanılacak firma katalogları, kişisel firma kartları, firmayı anlatan yazıların olduğu belgeler, el broşürleri, tanıtım evrakının 27.01.2010 tarihinde davalı aracılığıyla 28.01.2010 saat 15:00’te fuardaki standa teslim edilmek üzere gönderildiğini, ancak malların taahhüt edilen sürede teslim edilmeyip 01.02.2010 tarihinde ulaştığını, yapılan telefon görüşmesinde gönderinin Slovakya'ya gönderildiğinin öğrenildiğini, 1 günde ulaşması gereken gönderinin 5 günde teslim yerine ulaştığını, bu gecikme nedeniyle fuar boyunca firmayı tanıtamadıklarını, kişisel kart, broşür, tanıtıcı evrak dağıtamadıklarını, fuar için yapılan tüm emek ve harcamaların davalının hatası nedeniyle boşa gittiğini, davacının ciddi zarara ve prestij kaybına uğradığını, maddi zararın tazmini için davalıya gönderdikleri 24.02.2010 tarihli ihtarnameden de bir sonuç alamadıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının kasta eşdeğer kusuru ile sebep olduğu fuar katılım masrafı 4.463,51 EURO, gönderi içerikleri masrafı 3.180,48 TL, davalı ile yapılan telefon görüşme masrafı 1.100,00 TL, seyahat masrafı 4.724,00 TL, yoksun kalınan fayda 1.000,00 TL olmak üzere toplam 19.138,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Varşova Konvansiyonu’na göre gecikme halinde oluşan zarar nedeni ile taşıyıcı aleyhine dava açılabilmesi için öncelikle ihbar süresi içinde yazılı bir ihbarın yapılması gerektiği, davacının yaptığı yazılı ihbarın 24.02.2010 tarihinde ihbar süresi geçtikten sonra gönderildiği, taşıyıcının kötüniyetinin iddia ve ispat olunmadığını, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geç teslimden doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının yazılı ihbarının ihbar süresi geçtikten sonra 24.02.2010 tarihinde yapıldığı, taşıyıcının kötüniyetinin iddia ve ispat olunmadığı, hak düşürücü süreden sonra yapılan ihbarın dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 20.12.2010 tarihli dilekçesinde müvekkili tarafından 12.02.2010 tarihinde e-posta ile davalıya yazılı bildirimde bulunulduğunu belirterek e-posta yazışmalarını ibraz etmiş, davalı taraf ise bu yazışmalarla ilgili hiçbir beyanda bulunmamıştır. Mahkemece, davacı vekili tarafından ibraz edilen e-posta yazışmalarının Varşova Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde yazılı bildirim kabul edilip edilemeyeceği konusunda hiçbir değerlendirme yapılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/569877900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz