İtirazın iptali | Protokol gereğince
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2108 E. 2017/2464 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yapılandırma protokolü↗ mutabakat↗ yargılama giderleri↗ icra takibine itiraz↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ asıl alacak↗ harç↗ dosya masrafı↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 04/12/2013 tarihli protokolün düzenlendiği, bu davadaki alacaklara karşılık masraflar da dahil olmak üzere toplam 355.000.00 TL’nin sigorta şirketine ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşmada bu miktarın esas olduğu, bakiye karar ve ilam harcından yasa gereği aleyhine hüküm verilen davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından ödenen ilam harcından taraflar arasında yapılan protokol gereğince davalının sorumlu olduğu iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada, mahkemece verilen karar tarihinden sonra taraflar arasında imzalanan 4.12.2013 tarihli protokolün 3. maddesine göre asıl alacak, faiz, yargılama giderleri, tüm icra ve dava harçları ile vekalet ücretleri bakımından 355.000.000 TL üzerinden mutabakata varılmıştır. Hükmün icrasına ilişkin olarak, taraflar açısından sonuç doğuracak biçimde protokol düzenlenmesine engel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Söz konusu madde hükmüne göre, belirtilen tutarın, aksi kararlaştırılmadığı için, o davada gerek davacıdan peşinen tahsil edilen, gerekse de hüküm gereği davalı tarafa yüklenen bakiye karar ve ilam harcını da içerdiğinin kabulü gerekir. Bakiye karar ve ilam harcının alacaklısının Hazine olması, taraflar açısından bağlayıcı nitelikteki protokol hükümlerine ilişkin bu kabulü etkiler nitelikte olmayıp, protokol ile kararlaştırılan tutar kendisine ödenen davalının, davacı aleyhine, onun tarafından Hazineye ödenen harç tutarı kadar sebepsiz zenginleştiği açıktır. Şu halde, mahkemece söz konusu protokol hükmü yanlış yorumlanmak ve açıklanan hususlar nazara alınmamak suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13345 E. 2014/19646 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz karardaBakiye karar ve ilam harcının alacaklısının Hazine olması, taraflar açısından bağlayıcı nitelikteki «protokol» hükümlerine ilişkin bu kabulü etkiler nitelikte olmayıp, protokol ile kararlaştırılan tutar kendisine ödenen davalının, davacı aleyhine, onun tarafından Hazineye ödenen «harç» tutarı kadar «sebepsiz zenginleştiği» açıktır.
Benzer bu karardaMahkemece davanın «feragat» nedeni ile reddine karar verildikten sonra ret harcı dışında davacı tarafça yatırılan «peşin harcın» iadesine karar verilmişse de; eldeki davanın «itirazın iptali davası» niteliğinde olduğu ve davacı tarafça icra dairesine yatırılan harcın dava harcından «mahsup» edildiği göz önüne alınarak, icra dairesine yatırılan «harç» tutarının da iadesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmişse de; yapılan yanlışlığın gideril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feragat nedeniyle davanın reddi · peşin karar harcı · itirazın iptali davası · mahsup · iptal davası · feragat
Benzer bu karardaMahkemece davanın «feragat» nedeni ile reddine karar verildikten sonra ret harcı dışında davacı tarafça yatırılan «peşin harcın» iadesine karar verilmişse de; eldeki davanın «itirazın iptali davası» niteliğinde olduğu ve davacı tarafça icra dairesine yatırılan harcın dava harcından «mahsup» edildiği göz önüne alınarak, icra dairesine yatırılan «harç» tutarının da iadesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmişse de; yapılan yanlışlığın gideril …
Mahkemece, «feragat nedeniyle davanın reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/696 E. 2015/5596 K.
Ortak:dahili dava
İncelediğiniz karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 04/12/2013 tarihli «protokolün» düzenlendiği, bu davadaki alacaklara karşılık «masraflar» da «dahil» olmak üzere toplam 355.000.00 TL’nin sigorta şirketine ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşmada bu miktarın esas olduğu, bakiye karar ve ilam harcından yasa gereği aleyhine hüküm verilen davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu belirtildikten sonra başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde bu harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ve istem halinde davacıya iadesine yönelik hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · feri müdahil · yargılama gideri · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 11.000,00 TL alacağın 06.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «feri müdahil» TMSF vekilinin tüm davalı ...
… ’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu belirtildikten sonra başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde bu harcın «yargılama giderlerinin» içerisine «dahil» edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi ve istem halinde davacıya iadesine yönelik hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasını …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14874 E. 2013/21402 K.
Ortak:harç
İncelediğiniz karardaBakiye karar ve ilam harcının alacaklısının Hazine olması, taraflar açısından bağlayıcı nitelikteki «protokol» hükümlerine ilişkin bu kabulü etkiler nitelikte olmayıp, protokol ile kararlaştırılan tutar kendisine ödenen davalının, davacı aleyhine, onun tarafından Hazineye ödenen «harç» tutarı kadar «sebepsiz zenginleştiği» açıktır.
Benzer bu kararda2- Dava, davalı «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ve davacı idare yönünden harca hükmedilmiş ise de, davacı bakanlık genel bütçeye tabi kamu kurumu olması nedeniyle yargı harcından muaf olup, red harcından sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde «harç» yüklenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlık, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizin 20.06.2013 gün …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirketin feshi · limited şirket
Benzer bu kararda2- Dava, davalı «limited şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine ve davacı idare yönünden harca hükmedilmiş ise de, davacı bakanlık genel bütçeye tabi kamu kurumu olması nedeniyle yargı harcından muaf olup, red harcından sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde «harç» yüklenmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan bu yanlışlık, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, Dairemizin 20.06.2013 gün …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2108 E. , 2017/2464 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.09.2015 tarih ve 2014/1257-2015/726 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/181 esas sayılı rücuen tazminat davasının bulunduğunu, bu mahkemece verilen karardan sonra tarafların uzlaştığını, alacak ve yargılama giderlerine ilişkin 04/12/2013 tarihli protokolün imzalandığını, tüm alacakları kapsar şekilde 355.000.00 TL’nin ödenmesi konusunda anlaştıklarını, buna göre 09/12/2014 tarihinde davadan ve temyizden feragat edildiğini, ancak mutabakata varılan dava dosyasında davacı aleyhine bakiye karar harcına hükmedildiğini, bu nedenle 26/08/2014 tarihinde bu harcı davacının ödediğini, bakiye karar harcının da protokole dahil olduğunu, bu nedenle davacı tarafça ödenmek zorunda kalınan 16.513.25 TL harcın davalıdan tahsili için icra takibine girişildiğini, haksız olarak takibe itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki protokolde bahsi geçen harç ve yargılama giderlerinin kendileri tarafından yatırılan bedeller olduğunu, zaten ödenmemiş bir harç olan bakiye ilam harcının protokole girmediğini, bakiye karar harcının Hazine'ye ait bir alacak olduğunu, alacaklı olmadığı bir borç için davacıyı ibra edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 04/12/2013 tarihli protokolün düzenlendiği, bu davadaki alacaklara karşılık masraflar da dahil olmak üzere toplam 355.000.00 TL’nin sigorta şirketine ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığı, anlaşmada bu miktarın esas olduğu, bakiye karar ve ilam harcından yasa gereği aleyhine hüküm verilen davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı tarafından ödenen ilam harcından taraflar arasında yapılan protokol gereğince davalının sorumlu olduğu iddiasıyla yapılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Taraflar arasında .... Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davada, mahkemece verilen karar tarihinden sonra taraflar arasında imzalanan 4.12.2013 tarihli protokolün 3. maddesine göre asıl alacak, faiz, yargılama giderleri, tüm icra ve dava harçları ile vekalet ücretleri bakımından 355.000.000 TL üzerinden mutabakata varılmıştır. Hükmün icrasına ilişkin olarak, taraflar açısından sonuç doğuracak biçimde protokol düzenlenmesine engel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Söz konusu madde hükmüne göre, belirtilen tutarın, aksi kararlaştırılmadığı için, o davada gerek davacıdan peşinen tahsil edilen, gerekse de hüküm gereği davalı tarafa yüklenen bakiye karar ve ilam harcını da içerdiğinin kabulü gerekir.
Bakiye karar ve ilam harcının alacaklısının Hazine olması, taraflar açısından bağlayıcı nitelikteki protokol hükümlerine ilişkin bu kabulü etkiler nitelikte olmayıp, protokol ile kararlaştırılan tutar kendisine ödenen davalının, davacı aleyhine, onun tarafından Hazineye ödenen harç tutarı kadar sebepsiz zenginleştiği açıktır. Şu halde, mahkemece söz konusu protokol hükmü yanlış yorumlanmak ve açıklanan hususlar nazara alınmamak suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/358353100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz